EĞİTİM - 20 Aralık 2025 Cumartesi 13:36

Yazıköy’ün tarihi ve kültürel mirası Bilim Kafe’de ele alındı

A
A
A
Yazıköy’ün tarihi ve kültürel mirası Bilim Kafe’de ele alındı

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Bilim İletişimi Ofisi tarafından Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) "bilimin toplumla buluşması" hedefi doğrultusunda yürütülen Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında, Yazıköy’de söyleşi programı gerçekleştirildi.


Karabük Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından Yazıköy’de düzenlenen Bilim Kafe etkinliğinde, köyün tarihi ve kültürel mirası bilimsel bakış açısıyla ele alındı.


"Bilim Şehirle Buluşuyor: Tarihi ve Kültürel Mirasın Korunması - Yazıköy Söyleşisi" başlığıyla düzenlenen etkinlik, Yazıköy Muhtarlığı, Yazıköy Kültür ve Dayanışma Derneği, KBÜ Sesli Düşünme Kulübü ile KBÜ Kültür Sanat Çalışma Takımı iş birliğinde Yazıköy Kültür Merkezi’nde yapıldı. Programda akademisyenler ve yerel tarihçiler bölge halkıyla bir araya geldi.


Moderatörlüğünü Öğr. Gör. Mesut Doğan’ın üstlendiği söyleşide; Dr. Öğr. Üyesi Sebahat Kılıç Bülbül, Dr. Öğr. Üyesi Handan Yerli, Dr. Öğr. Üyesi Yaşar Serkal Yıldırım ile yerel tarihçi Ahmet Karakaş konuşmacı olarak yer aldı. Etkinlikte Yazıköy’ün mimari yapısı, sanatsal unsurları ve kültürel mirası bilimsel veriler ışığında değerlendirildi.


Açılış konuşmasında Öğr. Gör. Mesut Doğan, kültürel mirasın kayıt altına alınmasının önemine değinerek, "Bilim şehirle buluşuyor. Karabük Üniversitesi kısa sürede ciddi bir gelişme gösterdi ve bunu şehrimize yansıtmaya çalışıyoruz." dedi.


Dr. Öğr. Üyesi Sebahat Kılıç Bülbül, Safranbolu ve çevresindeki sanatsal mirasa yönelik yürüttükleri çalışmaları anlatarak, Yazıköy’deki bazı eserlerin korunmasına yönelik önerilerini paylaştı. Dr. Öğr. Üyesi Handan Yerli ise Yazıköy’ün kırsal mimari açısından Safranbolu’nun önemli bir devamı niteliğinde olduğunu belirtti.


Dr. Öğr. Üyesi Yaşar Serkal Yıldırım, Yazıköy’ün Batı Karadeniz açısından önemli bir kültürel miras alanı olduğunu vurgulayarak, köy halkının tarihi değerlere sahip çıkmasının bilimsel çalışmalar için büyük önem taşıdığını ifade etti.


Yerel tarihçi Ahmet Karakaş da Yazıköy’ün tarihi geçmişine değinerek, köyün mübadil bir yerleşim olduğunu ve geçmişte farklı kültürlerin bir arada yaşadığını söyledi. Karakaş, "Selçuklular ilk önce Yazıköy’ü alıyorlar, ardından Bulak köyünü alıp Safranbolu’yu kuşatıyorlar." ifadelerini kullandı.


Söyleşinin ardından düzenlenen saha gezisinde, köyde bulunan tarihi yapılar ve kültürel unsurlar yerinde incelendi. Program, değerlendirme bölümünün ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.



Yazıköy’ün tarihi ve kültürel mirası Bilim Kafe’de ele alındı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında Ebubekir Akın ve Mehmet Karataş savunma yaptı ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında ilk duruşmanın 12. oturumunda, sanıklar iş insanı Ebubekir Akın ve eski İSFALT Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Karataş savunma yaptı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 12. oturumu, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada iş insanı Ebubekir Akın savunma yaptı. İddianamede Ebubekir Akın’ın örgüt üyesi İbrahim Bülbüllü’ye bağlı hareket ettiği ve yüklenici firmalar tarafından verilen rüşvet paralarının bir kısmını temin ettiği belirtilmişti. İddianamede Akın’ın HTS kayıtlarında örgüt üyesi Bülbüllü ile yoğun irtibat halinde olduğu, Florya Başkanlık Konutu’nda sıklıkla bir arada bulunduğu, diğer yüklenici firma sahipleriyle de irtibatlı olduğu ifade edilmişti. "Tutuklanma sebebim baz kayıtlarıymış" Ebubekir Akın, iddianamedeki suçlamalara karşı savunmasında, "Yaşadığım sürece hiçbir suça karışmadım. Ailemle birlikte sahip olduğumuz 2 tane İETT otobüsümüz çalışmaktadır. Hak edişlerimiz ayda iki kere yatırılmaktadır. Yaklaşık 1 yıldır tutukluyum. Neden tutuklu olduğumu bilmiyorum. Aylar sonra öğrendiğim kadarıyla tutuklanma sebebim baz kayıtlarıymış. Hakkımda yapılan suçlama anladığım kadarıyla rüşvete aracılık etmek. Ben uzun yıllardır belediye ile çalışmaktayım. Kendi hak edişlerimi gecikmeli alan biriyim. Kendi alacaklarımı bile alamamışken, bir başkasının alacağı için rüşvete aracılık etmem ne kadar akla yatıyor? Ben Aziz İhsan Aktaş’ı tanımıyorum. Bir araya gelmedik, bir temasımız olmadı, suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. "Mustafa Mutlu ifadesinde benden bahsetmese belki tutuklu olmayacaktım" Eski İSFALT Genel Müdür Yardımcısı tutuklu sanık Mehmet Karataş ise savunmasında, "28 Temmuz 2025 tarihinde Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü soruşturmasından gözaltına alındım. Polis sorgusunda adını ilk defa duyduğum Aktaş’ı tanıyıp tanımadığım soruldu. Daha sonra tutuklandım. Söz konusu davada 4 ayrı eylemden ’ihaleye fesat karıştırma’ suçundan yargılanmaktayım. Hakkımda tahliye kararı verilmiştir. 18 Eylül 2025 tarihinde infaz memuru koğuşuma gelerek, saat 06.00 gibi hazır olmamı, Çağlayan Adliyesi’ne gideceğimi söyledi. Sabah adliyeye giderken Aziz İhsan Aktaş davasının sanığı Mustafa Mutlu da yanımdaydı. Mutlu, ’8 ay önce doğan çocuğumu hala görmedim. Ben yandıysam elimden geldiği kadar herkesi yakacağım’ dedi. Mutlu’nun yalan beyanları ve iftiraları neticesinde yıldırım hızıyla ’örgüt üyesi’ olarak tutuklandım. Mustafa Mutlu ifadesinde benden bahsetmese şu anda burada belki tutuklu olmayacaktım" ifadelerini kullandı. Duruşma, sanık avukatlarının savunmasının ardından yarına ertelendi.