EĞİTİM - 25 Şubat 2026 Çarşamba 16:49

KBÜ KAPGEM Türkiye organik tarımına ilişkin rapor yayımladı

A
A
A
KBÜ KAPGEM Türkiye organik tarımına ilişkin rapor yayımladı

Karabük Üniversitesi(KBÜ) Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezi (KAPGEM) tarafından hazırlanan "Türkiye Organik Tarım Politikası Raporu" düzenlenen toplantıyla kamuoyuna tanıtıldı.


Rapor, konvansiyonel tarımın çevresel ve ekonomik maliyetlerine dikkat çekerek organik tarıma geçiş için bütüncül politika önerileri sundu.


Karabük Üniversitesi KAPGEM tarafından hazırlanan rapor, Safranbolu Kampüsü Taş Bina’da düzenlenen toplantıda tanıtıldı. KAPGEM’in 13’üncü politika raporu olan çalışmada, Türkiye’de organik tarıma geçişin hangi politika araçlarıyla hızlandırılabileceği ele alındı.


Toplantıya; KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş, Karabük İl Tarım ve Orman Müdürü Yasin Önder ile ilgili kurum temsilcileri, akademisyenler ve davetliler katıldı.


Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık konuşmasında organik tarımın yalnızca tarımsal bir tercih değil, aynı zamanda koruyucu sağlık yaklaşımının önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Kırışık, işlenmiş ürünler yerine doğal ve sağlıklı gıdaya yönelmenin sağlık sistemi üzerindeki yükü azaltabileceğini belirterek, gelişmiş ülkelerde önleyici sağlık politikalarının öne çıktığını ifade etti.


KAPGEM Çevre Politikaları Masası Başkanı Doç. Dr. Ayhan Kocaman ise raporun temel amacının, konvansiyonel tarımın çevresel ve iklimsel haricilikleri ortaya koyarak Türkiye için uygulanabilir bir organik tarım politikası önermek olduğunu söyledi.


Raporda; yoğun kimyasal girdi kullanımının toprak organik maddesini azalttığı, su kaynaklarında kirliliğe yol açtığı ve biyoçeşitlilik üzerinde baskı oluşturduğu vurgulandı. Sentetik gübre üretiminde fosil yakıt kullanımının karbon emisyonlarını artırdığına dikkat çekildi. Ayrıca Türkiye’nin kimyevi gübre üretiminde büyük ölçüde dışa bağımlı olduğu, bu durumun üretici maliyetlerini yükselttiği ifade edildi.


Avrupa Birliği’nde organik tarımın toplam tarım alanları içindeki payının istikrarlı biçimde arttığı ve 2035 yılı için yüzde 25 hedefi bulunduğu belirtilen raporda, Türkiye’de bu oranın yaklaşık yüzde 1,6 seviyesinde olduğu kaydedildi. Sertifikasyon maliyetleri, geçiş sürecinde yaşanan verim dalgalanmaları ve iç pazarda talep sınırlılığı yaygınlaşmanın önündeki temel engeller arasında sıralandı.


Raporda; sertifikasyon ve denetim giderlerinde kamusal destek sağlanması, organik üreticiye düşük faizli finansman sunulması, bölgesel organik pazarların geliştirilmesi, dijital izlenebilirlik uygulamalarının yaygınlaştırılması ve eğitim-danışmanlık kapasitesinin artırılması gibi politika önerileri yer aldı.


"Türkiye Organik Tarım Politikası Raporu"nun editörlüğünü Prof. Dr. Ersin Müezzinoğlu üstlenirken, çalışma farklı disiplinlerden akademisyenlerin katkısıyla hazırlandı.



KBÜ KAPGEM Türkiye organik tarımına ilişkin rapor yayımladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yalova Yalova’da 14 aylık bebeğin yaralandığı komşu kavgasıyla ilgili baba ve anne ifade verdi Yalova’nın Çınarcık ilçesinde aralarında husumet bulunan komşularının saldırısında, kucağındaki 14 aylık çocuğuyla birlikte yaralanan baba ile eşi savcılıkta ifade verdi. Olayla ilgili tutuklanan saldırganın ifadesinde, "Benim amacım Muhammed Baca’ya vurmaktı. Ancak savurduğum cisim kucağındaki çocuğa denk geldi" dediği ortaya çıktı. Alınan bilgiye göre, Çınarcık’a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak bina yapıları nedeniyle çok sayıda tartışma yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammed Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.’nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken, kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra’nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce uzaklaştırma kararı verilen diğer şüpheli Servet E. ise serbest kaldı. Minik İkra, 3 günlük tedavinin ardından taburcu edildi. "İfadelerde hem Servet hem de Şener vurulduğunu kabul etmiştir" Olayla ilgili Muhammed Baca ve eşi B. Baca, Yalova Adliyesi’ne gelerek savcılıkta ifade verdi. Adliye çıkışı açıklama yapan Baca ailesi avukatlarından avukat Tolga Taylı, son günlerde sanki çocuğun yaralanmasının torpidoya çarparak olduğu gibi bir algı oluşturulmak istendiğini belirterek, "Servet E.’nin veyahut da Şener E.’nin ifadeleri de apaçık ortadadır. Muhammed Baca’ya karşı yapılan bir saldırı neticesinde Muhammed Baca’nın elinde çocuğu olduğu görülmesine rağmen cisim vurulmaya ve fırlatılmaya devam edilmiştir. Kaza da olsa elinde bir çocuk olan babaya karşı böyle bir eylemin yapılmasının hiçbir anlamı yoktur ve bunu farklı yerlere çekmeye de gerek yoktur" diye konuştu. "Kalıcı bir hasar olduğu da tespit edilmiştir" Adli Tıp raporunun da dosyada yer aldığını belirten Taylı, "Rapor içerisinde çocuğun kafatasının arka kısmında ciddi ve kalıcı bir hasar olduğu da tespit edilmiştir. Torpidoya çarpmayla oluşacak bir hasar değildir. Nitekim medya servis edilen görüntülerde 18.55 anlarında Muhammed Baca’nın 112’yi arayarak ve aynı zamanda kaymakamlık makamını arayarak yardım istediği bir görüntü sızmış ve burada ‘çocuğun yüzüne ne oldu’ ifadesi geçmiştir. Bu ifade farklı yerlere çekilmektedir. 18.59’da aynı tarihte çocuğun ev içerisindeki bir video kaymakama gönderilirken yüzü burada apaçık ortadır. Herhangi bir hasar yoktur. İkra bebeğin son günlerdeki, hastanedeki görüntüler de hepinizin zaten malumudur. Yani bir torpidoyla çarpmakla değil. Zaten 18.59’da çocuğun yüzünde herhangi bir hasar olmamasına rağmen 3-4 saat sonrasında hastanelik oluyor. Yani torpidoyla ulaşan bir şey değildir. Burada farklı yerlere, farklı yorumlara çekmeye veyahut da sürüklemeye gerek yoktur. Muhammed Baca ve ailesi mağdurdur. Tekrardan mağdur edilmeye çalışılmaktadır. Bu süreçle ilgili dosyaya girmiş ve süreci takip etmeye başlamış bulunmaktayız. İfadelerde hem Servet hem de Şener vurulduğunu kabul etmiştir. Kasti olarak çocuğa yapmadık ama çocuğu Muhammed’in kucağında gördük olarak ifadelerini net olarak söylemişlerdir." "Muhammed Baca bir hedef olarak göstermiştir" Servet E. ile ilgili de şikayetçi olacaklarını kaydeden Taylı, "Son birkaç gündür sanki Muhammed Baca bilinçli olaraktan burnundan akan kanları İkra Bebek’in üzerine akıtaraktan bir mağduriyet oluşturma, mağdur edebiyat yapma çabasında olduğuna yönelik birkaç tane röportajını gördük. Burada halkı da yanlış yönlendirmektedir. Keza gerek x hesabında gerekse diğer sosyal mecralarda Muhammed Baca ve ailesine karşı şu an bir itibar suikastı vardır. Burada halkı kim ve düşmanlığa yöneltmektedir. Muhammed Baca bir hedef olarak göstermiştir. Bugün için buraya gelirken bile sokakta kendisine ters ters bakılaraktan suçlu baba psikolojisi içerisine sokulmuştur. Bu durumla ilgili de ayrıca hukuki süreçler başlatılacaktır" dedi. Avukat Berika Kurt ise sanıkların suçlamaları kabul ettikleri beyanları olduğunu belirtti. Kurt, sosyal medya üzerinden yapılmaya çalışılan algı operasyonlarına halkın inanmaması gerektiğini kaydetti. Baba Muhammed Baca ise sanıkların suçlamaları kabul ettiğini ve Türk adaletine güvendiğini söyledi. "Kasıtlı olarak çocuğa vurmadım" Öte yandan tutuklanan Şener E.’nin ise ifadesinde, "Muhammed’in elinde çocuğu varmış ve savurduğum cisim Muhammed ile çocuğuna çarpmış. Ben olayın siniri ve heyecanı ile kucağındaki çocuğu fark etmemişim bile. Müteakip jandarma müdahale etti ve bizleri ayırdı. Yengem N. ile Muhammed’in eşi arasında da bir kargaşa oldu ancak birbirlerini darbedip etmediklerini görmedim. Olaylar sona erdikten sonra jandarma tarafından karakola getirildik. Muhammed Baca isimli şahıstan şikayetçi ve davacıyım. Benim amacım Muhammed Baca’ya vurmaktı. Ancak savurduğum cisim kucağındaki çocuğa denk geldi. Kasıtlı olarak çocuğa vurmadım" dediği öğrenildi.