POLİTİKA - 28 Ekim 2025 Salı 14:07

CHP’li Dinçel, kongre üzerinden sitem etti

A
A
A
CHP’li Dinçel, kongre üzerinden sitem etti

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Karabük İl Başkanlığı’nın 39. Olağan İl Kongresi’nde aday olan Avukat Erdoğan Dinçel, kongre sonrası yaptığı açıklamada sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.


Av. Dinçel, 19 Ekim’de gerçekleşen kongrede önemli, çekişmeli ve tartışmalı bir sürecin yaşandığını belirterek, "19 Ekim günü, Cumhuriyet Halk Partisi Karabük İl Başkanlığı’nın 39. İl Kongresi’ni yaptık. Çok önemli, çekişmeli, heyecanlı ve tartışmalı bir kongre gerçekleştirdik. Seçilen il başkanı arkadaşımızı, yönetim kurulu üyelerimizi ve disiplin kurulu üyelerimizi kutluyor, hepsine başarılar diliyorum" dedi.


Kongrede yaşanan bazı gerginliklerin olağan olduğunu ifade eden Dinçel, "Kongrede bir takım tatsızlıklar, ufak tefek tartışmalar olabilir. Bunlar hararetli kongrelerde her zaman karşımıza gelen olağan şeylerdir. Bunları unutmamız gerekiyor. Bu konuda bizlerin, arkadaşlarımın veya benim herhangi bir kusurumuz varsa kamuoyundan ve partililerimizden özür diliyorum" ifadelerini kullandı.


Yeni yönetime destek vereceklerini vurgulayan Dinçel, "Bugüne kadar olan tecrübelerimizi, birikimimizi ve tüm gücümüzü yeni yönetimin yanında, iktidar yolunda onlara destek olmak için kullanmayı bir görev olarak görüyoruz" dedi.


Kongre sürecinde aday belirleme anlayışını eleştiren Dinçel, "Bir il başkanı, il yönetimi seçiminden ziyade kongre sanki milletvekili aday belirleme kongresine dönüştü. Aday tercihleri yapılırken partiyi kim iyi temsil eder, örgütü kim toparlar, muhalefeti kim daha iyi yapar gibi kriterler yerine, kim bana engel olmaz, kim her dediğimizi yapar, kim bir yere talip olmaz, bana sorun çıkarmaz gibi kıstaslar ön plana çıktı" ifadelerine yer verdi.


Kongrede kurulan ittifaklara değinen Dinçel, "Bir takım ittifaklar yapıldı. Bir araya gelmesi mümkün olmayan, birbirine karşı çok ağır hakaretlerde bulunan kişiler bir araya geldi, barıştı. Adaylığımızın birçok insanın barışmasına vesile olmasından dolayı da son derece mutluyum" dedi.


Dinçel, Cumhuriyet Halk Partisi tarihinde ilk kez bir adayın seçime girebilmesi için karşı tarafın önergesine imza verildiğini belirterek, "Seçimi kazanmak için değil, bir adayın kazanamaması için büyük bir mücadele edildi" şeklinde konuştu.


Bazı isimlerle yapılan gizli pazarlıklara da değinen Dinçel, "Birilerine 6 ay, bir yıl sonraya il başkanlığı sözü vererek ittifaklar yapıldı. O söz verilen kişilere de oy pusulasında çizikler atılarak, bunlar devre dışı bırakıldı ve verilen sözler tutulmadı" diye konuştu.


Partiye yıllarca emek veren kişilerin dışlandığını savunan Dinçel, şunları söyledi: "Partiye emek veren birçok kişi, eski il başkanları, eski milletvekili adaylarımız, belediye başkan adaylarımız ve partimizin önemli isimleri dışarıda bırakılırken, merkez ilçe başkanının aşçısı, garsonu, akrabası, arkadaşı, mahalle komşusu delege yapıldı ve partinin geleceğini bu kişiler belirledi."


Sonuç olarak seçimde az farkla kaybettiklerini dile getiren Dinçel, "İl başkanının 30 doğal delegesi, merkez ilçe başkanının 10-15 eş dost delegesi, milletvekili desteği, belediye desteği, ilginç ittifaklar ve gece yarısı operasyonlarına karşı yalnızca bir delege tercihi farkla seçilemedik" dedi.


Dinçel açıklamasının sonunda şu ifadelere yer verdi: "İl Kongresi’ne hiç kimseyle pazarlık yapmadan, etik dışı ittifak yapmadan, ihanet ve yalanla suçlanmadan onurumuzla aday olduk ve kongrenin gerçek kazananı biz olduk, partimiz oldu."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Kuzey Ege’de 9 günlük bayram dopingi: 1 milyon ziyaretçi bekleniyor Hükümetin 9 günlük tatil kararı turizm sektöründe memnuniyetle karşılanırken, Edremit Körfezi’nde hazırlıklar hız kazandı. Edremit Ticaret Odası (ETO) Başkanı Ahmet Çetin ve TÜRSAB Bölge Başkanı Fatih Ergün, bölgedeki doluluk oranlarının yüzde 90’lara ulaşmasını ve 1 milyon turistin ağırlanmasını beklediklerini açıkladı. Dokuz günlük tatil kararı, Türkiye’nin en önemli turizm destinasyonlarından biri olan Kuzey Ege ve Edremit Körfezi’nde büyük heyecan oluşturdu. Bahar aylarıyla birlikte doğanın uyandığı Kazdağları ve Madra Dağları eteklerinde, gastronomi, termal ve butik otelcilik konseptleriyle misafirlerini bekleyen bölge, sezon öncesi en büyük hareketliliğine hazırlanıyor. Ahmet Çetin: "20 bin yatak kapasitesiyle hazırız" Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin, tatilin ekonomik faaliyetleri canlandırmak adına kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Kuzey Ege’nin en güzel döneminin bahar ayları olduğunu ifade eden Çetin, "Bölgemiz, doğanın uyandığı harika bir dönemden geçiyor. Gastronomi etkinliklerimiz, butik ve termal otellerimizle tüm vatandaşlarımızı bekliyoruz. Yaklaşık 20 bine yakın yatak kapasitesiyle hazırlıklar tamamlandı. İstanbul’a 3 saatlik mesafede olmamız büyük bir avantaj. 9 günlük süreçte 1 milyon kişinin Körfez bölgesine gelmesini tahmin ediyoruz. Ayrıca Almanya’nın Duesseldorf, Stuttgart ve Köln kentlerinden yapılacak uluslararası uçuşlarla yabancı turistleri de ağırlayacağız" dedi. Fatih Ergün: "Bilet satışlarında ve ek seferlerde patlama var" TÜRSAB Balıkesir-Çanakkale Bölge Başkanı Fatih Ergün ise kararın ardından turizm acenteleri ve otellerde hareketliliğin zirve yaptığını belirtti. Ergün, "Satışlarda, otobüs ve uçak bileti taleplerinde çok ciddi bir artış gözlemliyoruz. Otobüs firmaları şimdiden ilave seferler koymaya başladı. Bölgedeki otellerimizin hemen hemen yüzde 80-90 oranında doluluğa ulaşacağını öngörüyoruz. Doğa, termal ve kültür turları için bölgemiz büyük avantaj sunuyor. Bu bayram, bizim için sezon öncesi hazırlıklarımızı tamamlayacağımız erken bir sezon açılışı olacak" ifadelerini kullandı. Edremit’ten başlayarak Burhaniye, Ayvalık, Gömeç ve Asos hattındaki tesislerin misafirlerini ağırlamak için gün saydığı belirtilirken, sektör temsilcileri bölgenin büyükşehirlere yakınlığı ve sunduğu konforlu ve makul fiyatlı tatil imkanlarıyla bu dönemi en iyi şekilde değerlendireceğini kaydetti.
Gaziantep Yılmaz’dan yerinde hasar tespiti Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Gaziantep’te önceki gün etkili olan ve hayatı olumsuz etkileyen şiddetli fırtınanın ardından sahadaki çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Fırtınanın ilk anlarından itibaren ekipleriyle birlikte sahaya inen Yılmaz, mahalle mahalle dolaşarak hem hasar tespit çalışmalarını yerinde inceliyor hem de vatandaşlarla birebir görüşerek sorun ve talepleri dinliyor. Son olarak Bedirkent ve Suboğazı mahallelerini ziyaret eden Yılmaz, mahalle sakinleri ve muhtarlarla bir araya geldi. Yaşanan afetin izlerini yerinde inceleyen Yılmaz, özellikle devrilen ağaçlar, zarar gören altyapı ve risk oluşturan elektrik hatlarıyla ilgili ekiplerden detaylı bilgi aldı. Vatandaşlarla sohbet ederek geçmiş olsun dileklerini ileten Yılmaz, belediye olarak tüm imkanların seferber edildiğini vurguladı. Şehitkamil’de seferberlik ilan edildi Yılmaz, Şehitkamil Belediyesi olarak adeta seferberlik ilan ettiklerini belirterek, "Acil durumlar dışında izinleri bir süreliğine askıya aldık. İlk andan itibaren sahada büyük bir özveriyle çalışan ekip arkadaşlarımızla birlikte hemşehrilerimizin yanında olmaya devam ederek, ihtiyaç duyulan her noktada olacağız. Büyük bir fedakarlık örneği sergileyen tüm çalışma arkadaşlarıma emekleri için teşekkür ediyorum" dedi. Fırtına ciddi hasarlara yol açtı Yılmaz, fırtınanın şehir genelinde ciddi hasarlara yol açtığını ifade ederek, "Mahalle mahalle dolaşarak hasar durumlarını yerinde inceliyoruz. Ağaçlar devrilmiş, bazı bölgelerde ağaçların arasında elektrik kabloları bulunuyor. Bu durum ciddi riskler oluşturuyor. Bu nedenle vatandaşlarımızın özellikle bu alanlardan uzak durmalarını rica ediyoruz" dedi. İlk andan itibaren sahadayız Kurumlar arası koordinasyonun kesintisiz sürdüğünü ifade eden Yılmaz, "Valiliğimiz, Büyükşehir Belediyemiz, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğümüz ve AFAD ile sürekli iletişim halindeyiz. Tüm kurumlarımızla birlikte koordineli bir şekilde çalışıyoruz. Fen İşleri, Temizlik İşleri, Sosyal İşler ile Park ve Bahçeler Müdürlüklerimiz olayın ilk anından itibaren sahada aktif olarak görev yapıyor" diye konuştu. Kimse yalnız hissetmeyecek Gaziantep’in daha önce benzer ölçekte bir afetle karşılaşmadığını söyleyen Yılmaz, yaşananların ciddiyetine dikkat çekerek, "Gaziantep ilk defa bu denli etkili bir fırtına yaşadı. Ancak bizler tüm ekiplerimizle birlikte hızlı bir şekilde müdahale ediyor, yaraları sarmak için yoğun bir çaba ortaya koyuyoruz. Hemşehrilerimizden ricamız, devrilen ağaçların ve elektrik hatlarının bulunduğu alanlardan uzak durmalarıdır. Hemşehrilerimiz müsterih olsun. Tüm hasarları tek tek tespit ediyoruz. Gerekli çalışmaların ardından hiçbir vatandaşımız mağdur edilmeyecek. Her zaman olduğu gibi yine kimse kendini yalnız ve çaresiz hissetmeyecek" ifadelerini kullandı.
Kayseri Yedikleriniz kokunuzu değiştiriyor Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, özellikle yaz aylarında terleme problemi ile gelen hastaların en büyük şikayetlerinin kötü koku olduğunu söyleyerek, "Kötü koku çoğu zaman ter ile değil hastaların ne yediği ile alakalı oluyor" dedi. Özellikle yaz aylarında ortaya çıkan terlemelerin ikiye ayrıldığını söyleyen Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, "Yaz aylarının gelmesiyle birlikte hastalarımız, özellikle terleme problemleriyle bize sıkça başvuruyorlar. Tabii terlemeyi tıp literatüründe biz hiperhidroz tanısı olarak biliyoruz. Öncelikle bunu ikiye ayırmak lazım. Birincisinde sekonder yani altında bir sebep olan terleme sebeplerine bakmak lazım. Özellikle tiroid hastalıkları, diyabet, enfeksiyonlar, kullanılan ilaçlar ve tüketilen yiyeceklerle ilgili bölgesel değil ancak genel bütün vücutta gördüğümüz terlemelerin altta yatan sebeplerini biz bu alt başlıklarda mutlaka araştırıyoruz. Dahiliye uzmanlarıyla, endokrin uzmanlarıyla birlikte ve hastanın anamneziyle, hikayesiyle birlikte altta yatan sebep varsa bunu kestiğimiz zaman yaygın terlemelerin tedavisinin olabileceğini hastamızla paylaşıyoruz. Diğeri ise primer hiperhidroz dediğimiz altta herhangi bir sebep bulamadığımız bölgesel terlemeler özellikle bu gruba girmektedir. Hastalarımız da en çok bu gruptan muzdarib olmaktadırlar. Bunlar özellikle günlük hayatta gördüğümüz koltuk altı yoğun terlemeleri, el ayak bölgesi terlemeleri, alın ve yüz bölgesindeki terlemeler de yine bu gruba girmekte. Öncelikle tabii bu grupta kullanabileceğimiz tedavilerimiz çeşitli. Tabii terlemenin sıklığına, şiddetine ve hastayı rahatsız etmesine göre tedavi seçeneklerimiz değişmekte. En hafif ve orta şiddetli bölgesel terlemelerde özellikle alüminyum klorür içeren krem ve losyonları kullanabilmekteyiz. Bunlar o bölgedeki ter bezlerinin ağızlarını kapatarak terin yüzeye çıkışını azaltmakta ve hafif ve orta şiddetli vakalarda bizim elimizi güçlendiren tedavi seçenekleri arasında mutlaka kullanmaktayız" dedi. Muhammed Burak Yücel, daha ileri safhalarda terleme önleyici tedavilere başladıklarını söyleyerek, "Bir ileri düzeyde iyontoforez dediğimiz yine terleme önleyici tedaviler de kullanmaktayız. Burada hastanın terleyen bölgesini su dolu bir küvet düşünebiliriz. Bunun içerisine alıyoruz ve düşük dozda elektrik akımı vererek o bölgeye giden, ter bezlerine giden sinirlerin aktivitesini geçici olarak blokluyoruz. Bu da yine hafif ve orta şiddetli hiperhidrozlarda tercih ettiğimiz ve hastaların fayda gördüğü yöntemlerden birisi. Orta şiddetli ve ağır şiddetli biraz daha terlemenin hastayı rahatsız ettiği durumlarda da biz botulinum toksin dediğimiz botoks uygulamalarını sıkça hem koltuk altında hem yüz ve alın bölgesi terlemelerinde hem de el ve ayak bölgesi terlemelerinde sıkça kullanmaktayız. Hem de hastalarımızdan tedavi sonuçları açısından gayet tatminkar sonuçlar almaktayız. Burada özellikle ter bezine giden sinirlerin aktivitesini baskıladığımız zaman hem en az 4 ay en fazla 6-7 ay olacak şekilde bu ter bezlerinin aktivitelerini biz bloklayabiliyoruz. Dolayısıyla bir yaz başlangıcının girişinde bir de kış mevsiminin başlangıcında senede iki kere bazı durumlarda hastanın semptomuna göre de senede üç kere botoks uygulamalarını etkili şekilde yaparak bölgesel hiperhidrozlarda bölgesel terlemelerin önüne geçiyoruz ve hasta açısından da gayet tatminkar sonuçlar alıyoruz. Bu söylediğimiz yöntemlere ek olarak yanıt alamadığımız, terlemeyi kontrol altına alamadığımız durumlarda da özellikle göğüs cerrahisi uzmanlarıyla konsülte edip hastamızı paylaşıp sempatektomi dediğimiz yani o ter bezlerine giden sinirin ameliyat yöntemiyle kesilip klipslemesi ve o bölgedeki ter aktivitesinin kalıcı olarak durdurulmasına yönelik cerrahi operasyonları, minör ameliyatları da yine göğüs cerrahisi uzmanlarıyla birlikte planlayarak hastamızı yönlendiriyoruz ve bu şekilde de eğer diğer yöntemlerden fayda alamadıysak özellikle ağır hastanın günlük hayatını bozan terleme şikayetlerinde de bu şekilde tedavi yöntemlerini kullanabilmekteyiz" ifadelerini kullandı. "Kötü koku yenilen gıdalarla ilgili olabilir" Hastaların terleme ile birlikte en büyük şikayetlerinin kötü koku olduğunu söyleyen Yücel, "Terleme ile birlikte hastaların genelde bize başvuru sebeplerinden bir tanesi koku oluyor açıkçası. Bu terlemeye genelde eşlik ettiği için özellikle biz terlemenin üzerinde duruyoruz. Yani biz eğer ter salgısını kesersek ter salgısının içerisinde çözülmüş olan koku miktarı da azalacağından dolayı koku şikayeti de hastanın kendiliğinden azalmış oluyor. Bu noktada bilimsel açıdan anlamı olan şeyler aslında biraz da hastanın yedikleriyle ilgili. Ter kokusunun sekonder çok fazla bir sebebinin olduğunu düşünmüyoruz hastalık açısından. Ancak tabii dediğim gibi bu acı baharat yiyecekleri, biraz daha soğan, sarımsak gibi ter kokusunun içerisinde daha uzun süre çözünen koku moleküllerini yayan yiyeceklerden de hastalarımızın uzaklaşmasını söylüyoruz ve özellikle ter şikayetinin azalmasına odaklandığımızda da kokunun da sekonder olarak azaldığını hastalarımızda gözlemliyoruz" dedi.