POLİTİKA - 03 Nisan 2026 Cuma 18:49

Bakan Bayraktar: "Türkiye çok güçlü bir sanayiye sahip olmak zorunda"

A
A
A
Bakan Bayraktar: "Türkiye çok güçlü bir sanayiye sahip olmak zorunda"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kardemir’in 89. kuruluş yıl dönümünde yaptığı konuşmada, yaşanan küresel krizlerin Türkiye’nin milli sanayisini güçlü kılması gerektiğini vurgulayarak, "Türkiye çok güçlü bir sanayiye, imalat sektörüne, kendi kendine yeten milli ağır sanayiye sahip olmak zorunda" dedi.


Karabük’teki temasları kapsamında Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları (Kardemir) A.Ş.’yi ziyaret eden Bakan Bayraktar, burada düzenlenen törene katılarak 2 No’lu Sürekli Döküm Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdi. Törende bir konuşma yapan Bayraktar, Türkiye’nin sanayi geçmişinde ve kalkınmasında Kardemir’in önemli bir yeri olduğunu belirtti.



"Kardemir, 89 yıl sonra hala ülkemizin göz bebeği"


Fabrikanın on yıllar boyunca kritik bir vazife ifa ettiğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:


"Ülkemizin sanayi geçmişinde müstesna bir yeri olan, ülkemizin kalkınmasında en önemli itici güç kaynaklarından biri olan, adeta onun temellerini oluşturan Kardemir, 89 yıl sonra hala ülkemizin en önemli göz bebeği kurumlarından birisi. Fabrikalar yapan fabrika Kardemir, on yıllar boyunca ülkemizin içinden geçtiği dönemde çok önemli bir vazifeyi ifa etti. Ama inanın bundan sonrası çok daha önemli. Zira içerisinde bulunduğumuz, içerisinde yaşadığımız günler, içerisinde olduğumuz kriz dönemleri bize şunu söylüyor: Türkiye çok güçlü olmak zorunda. Türkiye çok güçlü bir sanayiye, imalat sektörüne, kendi kendine yeten milli ağır sanayiye sahip olmak zorunda. Dolayısıyla inşallah Kardemir, adeta cumhuriyetle yaşıt olan bu büyük, köklü kuruluş, Türkiye’nin en önemli markalarından bir tanesi, bundan sonraki yüzyılda da, Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle Türkiye Yüzyılı’nda da bu katkıyı ülkemize vermeye, ülkemizin ekonomisine, gücüne güç katmaya devam edecek."



"Enerjide hedefimiz Türkiye’yi tam bağımsız kılabilmek"


Küresel krizlerin kendi kendine yetebilmenin önemini gösterdiğini vurgulayan Bakan Bayraktar, enerji hedeflerine de değinerek şunları söyledi:


"Dünyada büyük bir kriz var. Hemen bölgemiz bir ateş çemberi. Bütün bu yaşananlar, özellikle son birkaç yıldır yaşananlar, ülkemizin her alanda kendi kendine yetebilir olmasının ne kadar önemli olduğunu ortaya koydu. Bir diğer alan enerji alanı. Enerjide de hedefimiz Türkiye’yi tam bağımsız kılabilmek. Onun için çok büyük çalışmalar yapıyoruz. Onun için Türkiye’nin yerli enerji kaynaklarını, yenilenebilir enerji kaynaklarını hayata geçiriyoruz. Türkiye artık denizlerinde, karalarında petrol, doğal gaz arayan, üreten bir ülke haline geldi. Şimdi bir hafta sonra cuma günü inşallah Somali’de olacağız. Çağrı Bey sondaj gemimiz Somali’de bir sondaj faaliyetine başlayacak. Dolayısıyla şu özellikle 10-15 yılda geliştirdiğimiz kabiliyetle Türkiye’yi enerji alanında da dışa bağımsız hale getirmek için gece gündüz çalışıyoruz."



"Türkiye savunma sanayinde adeta çağ atladı"


Savunma sanayisinin gelişiminde demir çelik sektörünün rolüne dikkat çeken Bayraktar, "Türkiye savunma sanayinde adeta çağ atladı. Ama savunma sanayinin, tüm sanayinin esas itici gücü, esas önemli temeli bu içinde olduğumuz demir çelik endüstrisi, demir çelik sektörü ve onun da hakikaten kurucu babası diyebileceğimiz Kardemir fabrikası. Dolayısıyla Kardemir’in önünde çok önemli bir potansiyel var, çok önemli bir görev var" ifadelerini kullandı.



"Limanın güney kısmını sanayicilerin kullanımına açıyoruz"


Kardemir’in ve bölge sanayicisinin beklediği liman konusuna da değinen Bakan Bayraktar, Filyos Limanı’ndaki çalışmalardan bahsederek, "Tabii uzun yıllardır beklenen konulardan bir tanesi malumunuz liman konusu. Elbette ki Kardemir’in beklediği, elbette ki Karabük’teki diğer haddehanelerin, diğer sanayinin, imalathanelerin beklediği önemli bir konu. Ve o konu da bizim bakanlığımızla alakalı. Çünkü malumunuz Karadeniz gazını biz Filyos Limanı’na getiriyoruz ve Filyos Limanı’nda çok önemli bir çalışma yürütüyoruz. Ama şimdi özellikle limanın güney kısmını ağırlıklı Karabük’teki sanayicilerimiz için, Kardemir başta olmak üzere burada bundan sonra da inşallah gelecek imalatçılarımızın kullanımına açıyoruz. Ve bu sayede inanıyorum ki Karabük gerçek potansiyeline çok daha fazla yaklaşacak, çünkü daha çok ihracat yapacak, daha iyi lojistik imkanlara sahip olacak. Yolda gelirken Eskipazar’ı gördüm, oradaki çalışmalar, OSB’deki çalışmalar inşallah orada olabilecek lojistik çalışmalarla beraber de hakikaten bütün bölgeye faydası olabilecek çok önemli gelişmeleri birlikte yaşayacağız. Yine Kardemir’in Karabük halkıyla buluştuğu mekanları hayata geçiriyoruz. İşte benim dönemimde Mühendisler Kulübü, daha sonra bundan birkaç ay önce geldiğimde gördüm Havuzlu Bahçe... Bunlarla beraber aynı zamanda hem o eski Karabük’ü, eski Kardemir’i yad ediyoruz, onları tekrar Karabük halkıyla buluşturuyoruz. Bunun da güçlü bir şekilde devam edeceğini ben yönetim kurulundaki arkadaşlarımızdan duydum, fevkalade memnun oldum. Değerli kardeşlerim, çok projemiz var. Burada milletvekillerimiz, belediye başkanımız, sayın valimiz, onlarla bunları defaatle konuştuk ama dediğim gibi bunların özünde Karabük’ün Kardemir’le beraber bir bütün olarak çok güçlü olması lazım. Kardemir’in dünyada değişen gelişen gelişmelere göre kendini hazırlaması lazım. Bu konuda enerji konusundaki yaptığı yatırımları destekliyoruz, işte yenilenebilir enerji olsun diğer alanlardaki yatırımların da inşallah biz onlara destek olmaya devam edeceğiz. Ve inanıyorum ki sizlerin çabalarıyla, gayretleriyle inşallah Karabük çok daha farklı bir noktada olacak Kardemir fabrikasıyla beraber. Ben tekrar bu müstesna günün hepinize, bütün Karabük halkına ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. İnşallah hedeflerimizden bir tanesi 3 Nisan’ı Türkiye Sanayi Günü, Milli Sanayi Günü ilan ettirmek. Bunun da Kardemir’e yakışacağına, Karabük’e yakışacağına inanıyorum. Bu teklifimizi de bu vesileyle buradan yapmış olalım. Bir başka öneriyle sözlerimi sonlandırmak istiyorum. Şimdi seneye 90. yıl. Bunlar çok önemli. Türkiye’de bu kadar köklü geçmişi olan çok fazla markamız, şirketimiz yok. 90. yıla şöyle uluslararası güzel bir konferans yakışır. Burada inşallah üniversitemizle beraber de böyle bir konferansı tertip etmek suretiyle önümüzdeki yılki kutlamalar çok daha anlamlı hale gelir. Bunu da bu vesileyle sizlere iletmiş olayım."


Konuşmasını yatırımların hayırlı olması temennisiyle bitiren Bakan Bayraktar, 3 Nisan tarihinin ’Türkiye Milli Sanayi Günü’ ilan edilmesi yönündeki teklifini de yineledi ve Kardemir’in 90. kuruluş yılı için uluslararası bir konferans düzenlenmesi önerisinde bulundu. Törenin ardından yaklaşık 75 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen 2 No’lu Sürekli Döküm Merkezi’nin devreye alınması gerçekleştirildi.



Bakan Bayraktar: "Türkiye çok güçlü bir sanayiye sahip olmak zorunda"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mardin Mardin’de TÜGVA "İhtisas Akademi Lansman Programı" Mardin’de Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından "İhtisas Akademi Lansman Programı" düzenlendi. Artuklu Üniversitesi Konferans Salonu’nda düzenlenen program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. TÜGVA İhtisas Akademi Lansman Programı’nda konuşan Vali Tuncay Akkoyun, Mardin’in tarih boyunca medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu belirterek, şehrin köklü eğitim geleneğine vurgu yaptı. Zinciriye, Kasımiye ve Hatuniye medreselerinin ilim yolculuğundaki önemine değinen Akkoyun, bu mirasın en güçlü taşıyıcılarının gençler olduğunu ifade etti. TÜGVA’nın gençlere yönelik çalışmalarını "gönüllere dokunan bir irfan hareketi" olarak nitelendiren Akkoyun, vakfın sadece projelerle değil gençlerin karakter gelişimine katkı sağlayan faaliyetleriyle de öne çıktığını söyledi. Gençlerin ilmi, ahlaki ve sosyal yönden gelişimini esas alan bu tür programların medeniyet tasavvurunun temelini oluşturduğunu dile getirdi. "İlk emri ‘oku’ olan bir medeniyetin mensuplarıyız" diyen Akkoyun, okuma kültürünün önemine dikkat çekerek, düşünme ve üretme becerilerinin gençlere kazandırılması gerektiğini belirtti. Vali Akkoyun, gençlerin geçmişi bilen, geleceğe yön veren bireyler olarak yetişmesinin önemine işaret etti. Konuşmasında bilim insanlarına da değinen Vali Akkoyun, El-Cezeri ve Aziz Sancar gibi isimlerin izinden gidecek yeni nesillerin yetişeceğine inandığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğine de vurgu yapan Vali Akkoyun, Türkiye’nin küresel gelişmelere karşı adalet ve vicdan eksenli bir duruş sergilediğini belirtti. Mazlumların yanında olmanın ve haksızlıklara karşı durmanın önemli bir sorumluluk olduğunu söyledi. Gençlere yönelik yatırımların süreceğini ifade eden Akkoyun, Mardin’de çocukların ve gençlerin refahı için çalışmaların kararlılıkla devam edeceğini kaydetti. Vali Akkoyun, TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederek, "İhtisas Akademi Programı"nın gençler için hayırlı olmasını temenni etti. Mardin TÜGVA İl Başkanı Emin Kurtay ise, gençliğin sadece geleceğin değil, bugünün de en büyük gücü olduğunu vurguladı. Mardin’in tarihi ve kültürel zenginliğine dikkat çeken Kurtay, "Mardin, tarihin taşlarla nakşedildiği, inançların ve kültürlerin aynı gökyüzü altında kardeşçe yaşadığı kadim bir şehir. Bu şehirde genç olmak sadece bir yaş aralığı değil; bir mirası taşımak, bir medeniyeti omuzlamak demektir" ifadelerini kullandı. Türkiye Gençlik Vakfı olarak gençliğe bakış açılarını da paylaşan Kurtay, gençlerin yalnızca geleceğin teminatı olarak görülmediğini belirterek, "Gençlik bugünün en büyük gücü, en sahici hakikati ve en büyük umududur" dedi. İhtisas Akademi Programı’nın önemine değinen Kurtay, programın sadece bir eğitim faaliyeti olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: "İhtisas Akademi’yi bir akademi programı olmasının ötesinde bir ufuk, bir istikamet ve bir inşa süreci olarak görüyoruz. Bu programla hedefimiz; gençlerimizin entelektüel birikimini güçlendirmek, düşünce dünyasını ve hayallerini derinleştirmek, sadece bilgiyle donanmış değil aynı zamanda hikmetle yoğrulmuş bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamaktır." Programa katılan TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, TÜGVA’nın yaklaşık 13 ana proje ile gençlere ulaştığını belirterek, bu projeler arasında en kıymetlisinin İhtisas Akademi olduğunu ifade etti. Programın mottosunu da paylaşan Beşinci, "Her yerde olan hiçbir yerdedir. Bir yerde olan her yerdedir" sözleriyle ihtisaslaşmanın önemine dikkat çekti. Bu yaklaşımın programın içeriğini, üslubunu ve hedefini yansıttığını belirten Beşinci, gençlerin belirli alanlarda uzmanlaşmasının gerekliliğini vurguladı. Gençlerin kişisel gelişimlerine katkı sunmayı amaçladıklarını dile getiren Beşinci, İhtisas Akademi kapsamında eğitimler, alanında uzman isimler ve tecrübeli gazetecilerle gençlerin bir araya getirileceğini söyledi. Bu buluşmalar sayesinde bilgi ve tecrübe paylaşımının sağlanacağını ifade etti.
Ankara İletişim Başkanı Duran: "Türkiye, nefretin dili yerine; barışın evrensel dilini savunmaya kararlılıkla devam etmektedir" İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Türkiye, nefretin ve çatışmanın dili yerine; barışın, adaletin ve merhametin evrensel dilini savunmaya kararlılıkla devam etmektedir" dedi. İletişim Başkanı Duran sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın son dönemde bölgesel ve küresel gelişmelere yönelik açıklamaları; birlik, kardeşlik ve ortak değerler etrafında kenetlenmemizin tarihi bir sorumluluk olduğunu açıkça ilan etmektedir. Ülkemiz uluslararası alanda ‘Güvenli Liman Türkiye’ olarak anılıyorsa bu, ırk, mezhep, din ve dil ayrımlarını reddeden; insanlık ortak paydasını önceleyen duruşumuzun neticesidir. Türkiye, nefretin ve çatışmanın dili yerine; barışın, adaletin ve merhametin evrensel dilini savunmaya kararlılıkla devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin mazlumların yanında olmaya devam edeceğini vurgulayan Duran, "Bu çerçevede ülkemiz, krizlerin ortasında istikrarı temsil eden, kaos ve savaş çığırtkanlıklarının içinde ‘Barışın Anahtarı’ olmayı sürdürmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği üzere, ülkemiz hakikati korkusuzca dile getiren, mazlumun yanında duran ve küresel barış için sorumluluk üstlenen bir duruş sergilemektedir. Dün olduğu gibi bugün de bölgesel ve küresel gelişmeleri doğru okuyan, sağduyulu ve ilkeli politikalarıyla öne çıkmaktadır. Bu anlayışla; insani ve vicdani duruşumuzu esas alarak nerede bir mazlum varsa yanında olmaya, barış ve istikrar için tüm imkânlarımızla çalışmaya devam edeceğiz" dedi.