KÜLTÜR SANAT - 17 Nisan 2026 Cuma 09:18

Antik kazıda 1500 yıllık bıçak seti bulundu

A
A
A
Antik kazıda 1500 yıllık bıçak seti bulundu

Karabük’ün Eskipazar ilçesinde bulunan ve "Karadeniz’in Zeugması" olarak adlandırılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında, Geç Roma ve Erken Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen bıçak seti ortaya çıkarıldı.


Geç Kalkolitik, Roma ve Erken Bizans dönemlerinde yerleşim yeri olarak kullanılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Geleceğe Miras Projesi çerçevesinde yürütülen kazı çalışmaları sırasında "Hamamlı Yapı Kompleksi" içerisinde yer alan mutfak bölümünde bulunan bıçak setinin, farklı boyutlarda ancak benzer tiplerde olduğu belirlendi. Dört parçadan oluşan bıçak setinin yanında ayrıca bir bileme taşının da bulunduğu tespit edildi.


Karabük Üniversitesi (KBÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Çelikbaş ve ekibi tarafından yapılan incelemelerde, ilk çıkarıldığında oldukça parçalı ve düşük kondisyonda 250 parçadan oluşan bıçak seti, laboratuvar ortamında birleştirilerek özgün formlarına kavuşturuldu.


Ersin Çelikbaş, gazetecilere yaptığı açıklamada, bıçak setinin "Hamamlı Yapı Kompleksi" olarak adlandırılan yapının içerisindeki mutfak bölümünde ortaya çıktığını belirtti.


Bıçak setinin boyutlarının birbirinden farklı olduğunu ifade eden Çelikbaş, "Fakat tip olarak da birbirine çok yakın tiplerde olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar dört tane ortaya çıktı ve yanlarında da bir bileme da taşı da mevcuttu. Bıçaklar ilk çıktığı zaman gerçekten kondisyonları çok düşüktü, çok parçalıydı. Yaklaşık 250 civarında parçadan oluşuyordu. Bu parçaları bu süreç içerisinde laboratuvarımızda birleştirdik ve bıçakları tekrar aynı formlarına kavuşmasını sağladık. Bıçaklar neden önemli? Şöyle; bu dördünün bizden aynı yerden çıkmış olması ’Hamamlı Yapı Kompleksi’nde yaşayan insanların acaba dedik, bir hayvancılık mesleğiyle mi uğraştığını bize işaret ediyor? Çünkü Hadrianopolis de gerçekten antik dönemde özellikle Geç Roma ve Erken Bizans dönemlerinde hayvancılık faaliyetlerinin yoğun bir şekilde yapıldığını zaten arkeolojik veriler bizlere sunmuştu" dedi.


"Bu bıçakların da ortaya çıkması, yine antik dönemde Hadrianopolis bölgesinde hayvancılıkla uğraşan ailelerin de burada yaşadığını bizlere göstermiş oldu" diyen Çelikbaş, "Bıçaklar dediğim gibi tipolojik açıdan gerçekten ender rastlanan örneklere sahip. Bunların set halinde çıkması da gerçekten çok önemli. Hem meteorolojik olarak hem de buradaki sosyal hayatla ilgili önemli veriler sunması açısından önemli arkeolojik veriler olduğunu söyleyebiliriz" ifadelerine yer verdi.


- "Kösele Taşı" bilinenden çok daha eski


Bıçakların yanında bileme taşının da ortaya çıktığını vurgulayan Çelikbaş, şunları kaydetti:


"Bileme taşı da bizim için önemli. Çünkü özellikle Türk-İslam döneminde, Osmanlı döneminde Eskipazar yöresinde ortaya çıkarılan bir taş ocağı var. Buna ’Kösele Taşı’ deniyor. Bu ’Kösele Taşı’ dediğim gibi Osmanlı döneminde özellikle bıçak ve kesici aletlerin bilenmesinde kullanılan bir taştır ve çok ünlü o dönemde. Şu anda günümüzde üreten ustalarımız yok o dönemde üreten veya da yakın zamana kadar bu işle meşgul olmuş insanları biz bölgede tanıyoruz. Bu Kösele Taşı’ndan yapılmış bileme taşının da bu kazı alanında ortaya çıkması, bıçaklarla birlikte ortaya çıkması kürsüde kösele taşının bilinenden çok daha eski dönemlere kadar bilindiğini, insanlar tarafından kullanıldığını bize kanıtlamış oldu."


Eskipazar’da hayvancılık faaliyetlerinin 1500 yıldır devam ettiğini aktaran Çelikbaş, "Bıçak setinin biz Milattan Sonra 5.-6. yüzyıla ait olduğunu da stratigrafik açıdan tespit etmiş olduk. Dolayısıyla Hadrianopolis coğrafyasında ve günümüz Eskipazar’ında da devam eden hayvancılık faaliyetlerinin yaklaşık 1500 yıldır kesintisiz bir şekilde devam ettiğini de bizlere göstermiş oldu" değerlendirmesinde bulundu.


(ET-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla Orman Bölge Müdürlüğü bölge şampiyonu oldu Orman Genel Müdürlüğü tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen Türkiye Ormancılık Yarışmaları (TOY) bölge elemelerinde, Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri tüm rakiplerini geride bırakarak birincilik kürsüsüne çıktı. Ormancılık faaliyetlerinde hız, koordinasyon ve teknik bilgiyi ölçmek amacıyla hayata geçirilen TOY (Türkiye Ormancılık Yarışmaları) bölge elemeleri Denizli’de gerçekleştirildi. 14-15 Nisan tarihlerinde düzenlenen ve kıyasıya mücadeleye sahne olan yarışmalarda, Muğla Orman Bölge Müdürlüğü (OBM) sergilediği üstün performansla şampiyonluğunu ilan etti. Denizli’de kurulan özel parkurda gerçekleştirilen elemelere; Muğla, İzmir, Eskişehir, Denizli, Isparta ve Antalya Orman Bölge Müdürlüklerinden gelen ekipler katıldı. Orman kahramanlarının sahada karşılaştıkları zorlukları simüle eden yarışmalarda sıralama şu şekilde oluştu: Muğla OBM (Birinci),İzmir OBM (İkinci),Eskişehir OBM (Üçüncü) oldu. Ekipler, sadece fiziksel dayanıklılıklarını değil, aynı zamanda profesyonel uzmanlıklarını da sergiledi. Yarışmaları Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger ve Orman Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Özkaya yakından takip ederek ekiplere moral verdi. Tüm etapları başarıyla tamamlayarak birinciliği göğüsleyen Muğla ekibine ödüllerini Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Özkaya takdim etti. Şampiyonluk kupasını Muğla Orman Bölge Müdürü Mustafa Ülküdür ve Bölge Müdür Yardımcısı Özgür Cılız, ekipleriyle birlikte büyük bir gururla kaldırdı. Bu başarının ardından Muğla OBM, Türkiye finallerinde bölgeyi temsil etme hakkı kazandı.
Adıyaman Savran konutlarında sona gelindi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2 Nisan tarihinde açılışı yapılan Çetintepe Barajı’nın suları altında kalacak olan Savran köyü sakinleri için yapılan konutlarda sona gelindi. Dolgu hacmi bakımından ülkemizin 10. Büyük barajı olan Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesindeki Çetintepe Barajı, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Gaziantep illerinde toplam 600 bin dekar tarım arazisini sulayarak bölge ekonomisine yıllık 14 milyar TL katkı sağlaması ve yıllık 24 GWh enerji üretmesi hedeflenen bir proje olarak hayata geçirildi. Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından tamamlanan 563 tesisin toplu açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşirken, Çetintepe Barajı’nda su seviyesi her gecen gün yükseliyor. Savran köyünün bir kısmı da Çetintepe Barajı sularının altında kalacak. 6 Şubat depremlerinde evleri hasar gören hak sahipleri ve evleri baraj suları altında kalan hak sahipleri için devlet tarafından toplam 164 konut, mevcut köyün kuzeyinde 280 bin metrekare olan üzerinde yapılıyor. Yapımında sona gelinen 164 konut, 120 metrekare ve 3+1 olarak yapıldı. Konutların birkaç ay içerisinde teslim edilmesi bekleniyor. Çalışmalarla ilgili bilgi veren Şantiye Şefi Murat Tekin, "280 bin metrekare üzerinde yerleşimimiz var. Biz geçen 1 Ekim’de başladık buranın kaba hafriyatına başlamasına. 1 Martta da ilk betonumuzu döktür ve 13 ayda da yüzde 90 bitirme aşamasına geldik. Şu an bütün alt yapımız ve binalarımız, ince işlerimiz bitti. Sert zeminlere başladık. Sert zeminlerimizde bir 40 gün içerişinde onlarda bitecek ve evleri teslim edeceğiz" dedi. Köylülerden Necati Uzungüney ise "Şu anda su tutuldu. Araziler kamulaştı. Evlerimiz yapılıyor. Evler bittiği zaman buradan vatandaş oraya gidecek" diye konuştu.
Mersin MTSO Başkanı Çakır’dan KOBİ’ler için ’Teknoloji Yatırım Bankası’ çağrısı Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, KOBİ’lerin yeşil ve dijital dönüşümünü hızlandırmak amacıyla teknoloji odaklı bir ’Yatırım Bankası’ kurulması gerektiğini belirterek, "Nasıl Ziraat Bankası tarımı destekliyorsa, KOBİ’lerin dönüşümünü destekleyecek bir yapıya ihtiyaç var" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, KOSGEB iş birliği ve MTSO ev sahipliğinde düzenlenen ’KOBİ’ler için Destek ve Dönüşüm Programı’, KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Meclis Başkanı Hamit İzol ile çok sayıda finans ve iş dünyası temsilcisinin katılımıyla gerçekleştirildi. Programda konuşan Çakır, Türkiye’de yaklaşık 4 milyon KOBİ bulunduğunu belirterek, bu işletmelerin ekonominin temel direğini oluşturduğunu söyledi. Sağlanan desteklerin önemli olduğunu ancak KOBİ sayısının fazlalığı nedeniyle yetersiz kaldığını ifade eden Çakır, "Ciddi kaynaklar dağıtılıyor ancak bu kaynaklar geniş kitlelere yayıldığı için etkisi sınırlı kalıyor. Bu nedenle doğru firmaları seçip daha güçlü desteklemeliyiz" diye konuştu. "Büyüme potansiyeli olan firmalara odaklanmalıyız" KOBİ’lerin farklı yapılara sahip olduğunu dile getiren Çakır, büyüme potansiyeli yüksek işletmelerin önceliklendirilmesi gerektiğini vurguladı. Çakır, "Gerçekten üretip büyüyen firmalarla, finansmana ihtiyacı olmayan ya da verim üretmeyen yapıları ayırmak zorundayız. Odağımız ülkeye katma değer sağlayan işletmeler olmalı" ifadelerini kullandı. Yeşil ve dijital dönüşümün artık zorunluluk haline geldiğini belirten Çakır, bu süreçte en kritik unsurun finansman olduğuna dikkat çekti. Çakır, "Bu dönüşümü gerçekleştirecek firmaları analiz eden, uzun vadeli finansman sağlayan ve aynı zamanda danışmanlık hizmeti sunan teknoloji odaklı bir yatırım bankasına ihtiyaç var. Bu yaklaşım kurumsal değil, ulusal bir politika haline gelmeli" dedi. KOBİ’lerin sürdürülebilirliğinin önemine de değinen Çakır, gençlerin iş kurmaya mesafeli olduğuna dikkat çekerek mevcut işletmelerin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. "Finansman imkanları genişletildi" KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ise konuşmasında kurumun destek mekanizmalarına ilişkin bilgi verdi. KOBİ’lerin küresel değişime uyum sağlaması için kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini belirten İbrahimcioğlu, finansman imkanlarının genişletildiğini ve sahadan elde edilen veriler doğrultusunda yeni destek modellerinin hayata geçirildiğini ifade etti. İbrahimcioğlu, KOSGEB’in bugüne kadar yüz milyarlarca liralık destek sağladığını belirterek, Mersin’in de bu desteklerden önemli ölçüde yararlandığını kaydetti. Desteklerde istihdam, ihracat ve üretim odaklı büyümenin önceliklendirildiğini sözlerine ekledi.