SAĞLIK - 09 Şubat 2026 Pazartesi 16:55

Kahramanmaraş sağlık turizmiyle bölgesel kalkınmaya hazırlanıyor

A
A
A
Kahramanmaraş sağlık turizmiyle bölgesel kalkınmaya hazırlanıyor

Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, Kahramanmaraş’a gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında sağlık turizmi yatırımları, bölgesel kalkınma vizyonu ve sürdürülebilir yatırım modelleri üzerine önemli temaslarda bulundu.


Ziyaret çerçevesinde Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel ile ayrı ayrı gerçekleştirilen görüşmelerde ilin sağlık altyapısının güçlendirilmesi, sağlık turizmine yönelik yeni tesis yatırımları, kamu-özel sektör iş birlikleri ve yatırımcılar için oluşturulabilecek stratejik modeller ele alındı. Görüşmelerde, Kahramanmaraş’ın sahip olduğu coğrafi konum, sağlık hizmet kapasitesi ve yatırım potansiyelinin; doğru planlama ve güçlü kurumsal iş birlikleriyle ulusal ve uluslararası sağlık turizmi yatırımları açısından önemli bir cazibe merkezi haline gelebileceği vurgulandı.


SATKOF Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, ziyaret sonrası yaptığı değerlendirmede sağlık turizmi alanında planlanacak yatırımların yalnızca sağlık hizmetlerini değil, aynı zamanda istihdamı, bölgesel ekonomiyi ve sürdürülebilir kalkınmayı da doğrudan destekleyeceğini ifade etti. Gerçekleştirilen temasların Kahramanmaraş’ta sağlık turizmi odaklı yatırımların hayata geçirilmesine, yatırımcı-kamu iş birliklerinin güçlenmesine ve ilin kalkınma vizyonunun kurumsal zeminde ilerlemesine katkı sağlamasının hedeflendiği belirtildi.


SATKOF’un Kahramanmaraş’ın sağlık turizmi ve bölgesel kalkınma hedeflerine yönelik her türlü yapıcı projede kamu kurumları ve yerel yönetimlerle iş birliğini kararlılıkla sürdüreceği ifade edildi.



Kahramanmaraş sağlık turizmiyle bölgesel kalkınmaya hazırlanıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara AK Parti Sözcüsü Çelik: "(Mesut Özarslan’ın AK Parti’ye katılacağı iddiaları) Bugün itibarıyla Keçiören Belediye Başkanı ile ilgili bir gündem ve verilmiş bir karar yok" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa eden Mesut Özarslan’ın AK Parti’ye katılacağı iddialarına ilişkin, "Bugün itibarıyla Keçiören Belediye Başkanı ile ilgili bir gündem ve verilmiş bir karar yok" dedi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında parti genel merkezinde AK Parti MYK toplantısı devam ettiği sırada gündeme dair açıklamalarda bulundu. Çelik, 6 Şubat depremlerinin bu yıl dönümünde yaşanan en üzücü olaylardan birinin CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in sarf ettiği sözler olduğunu ifade ederek, "Burada yapılanları gölgelemeye ve lekelemeye çalışan bir üslup içerisinde, kendilerine ait belediyelerin katkılarını anlatmaya çalışırken aslında bunların birçoğunun katkı olmadığını itiraf eden sözler ortaya koydu. Türkiye Cumhuriyeti Devleti merkezi yönetimiyle, belediyeleriyle bir bütündür ve bununla ilgili bir ayrım söz konusu değildir. Hangi sivil toplum örgütü olursa olsun, hangi partiden belediye olursa olsun, hangi kurum ya da hangi vatandaşımız olursa olsun bu koşturması ve içtenliği her zaman takdiri, saygıyı ve teşekkürü hak eder. Ancak Sayın Özgür Özel’in üslubuna, burada yaptığı konuşmalara ve hakikatleri görmezden gelme gayretine hepimiz çok şaşırdık. Büyük felaketler karşısında millet ve devlet enkaz altında kalmıyor ama bazı siyasi partilerin zihniyeti ve söylemi enkaz altında kalabiliyor. Burada CHP yönetiminin söylemi ve zihniyeti bu yıl dönümünde bir kez daha enkaz altında kaldı. Bu üzücüydü. Ama bunların bir önemi yok. Çalışmaya devam edeceğiz. Gayret etmeye devam edeceğiz. Yaraları sarmaya devam edeceğiz. Dezenformasyonla da mücadele edeceğiz. Diğer konularla da mücadele edeceğiz" dedi. "Yoğun bir Ramazan faaliyeti yürüteceğiz" Ramazan ayının başlangıcının yaklaştığını ve bu sebepten dolayı bütün vatandaşların Ramazan ayını şimdiden tebrik ettiğini dile getiren Çelik, "Allah hayırlı bir Ramazan geçirmeyi iftarıyla, orucuyla, sahuruyla nasip etsin. Bunun yanı sıra hem vatandaşlarımızla teşkilat olarak hem milletvekillerimizle hem de MKYK üyelerimizle buluşacağız. Bakanlarımızla birlikte sahada olacağız. Yoğun bir Ramazan faaliyeti yürüteceğiz. Bununla ilgili olarak Teşkilat Başkanımız Ahmet Büyükgümüş yapılacak faaliyetlere ilişkin bugün bir sunum yaptı. Sunumu merkezimizden onay aldı. Bu faaliyetler Ramazan ayı boyunca güçlü bir şekilde yürütülecek. Ramazan ayı boyunca Suriye’deki kardeşlerimizin hiçbirini de yalnız bırakmayacağız ve buna dönük hazırlıklarımızı sürdürüyoruz" dedi. Davos’ta ilk defa bu sene neoliberal düzenin elitleri tarafından bu düzenin işlemediği ve yanlış gittiğini itiraf eden söylemlerde bulunduğunu aktaran Çelik, "Bunların bazıları örtülü ya da açık birtakım kavgaların sebebi oldu. Hatta bazı diplomatik krizlerin de sebebi oldu. Dolayısıyla belirsizlik çağı herkes tarafından tescil edilmiş oldu. Düzenin bilinen ikiyüzlülüklerin bir şekilde yönetildiği ya da tolere edildiği ifade edilirken artık tolere edilemez bir hâle geldiği görülmüş oldu. Bu düzenin ilkesizliğinin en büyük berraklaştırıcısı Gazze’de ortaya konan çifte standart oldu. Rusya-Ukrayna savaşında batının hatırlattığı ilkelerin hiçbirini Gazze’deki soykırım karşısında hatırlatmaması bu belirsizlik çağı dediğimiz durumun en büyük dönüm noktalarından bir tanesi oldu" açıklamasında bulundu. "Gazze ile ilgili mücadelemize hiçbir kesinti vermeden güçlü bir şekilde devam edeceğiz" Gazze’ye insani yardımların girişinin istenilen düzeye hala ulaşmamış durumda olduğunu kaydeden Çelik, "Halen soykırım faaliyetinin birçok uzantısı devam etmektedir. Ateşkes son derece kırılgandır. Kalıcı barışı sağlayacak bir Filistin devletinin kurulmasına dair yolun yürünmesinde soykırım şebekesinin büyük engelleri vardır. Dolayısıyla uluslararası toplumun, uluslararası hukukun, ilkelerin ve kurumların Gazze karşısındaki teslimiyeti ve çifte standardı, belirsizlik çağı olarak ifade ettiğimiz dönemin tamamen berraklaşmasını ortaya çıkarmıştır. Gazze ile ilgili mücadelemize hiçbir kesinti vermeden güçlü bir şekilde devam edeceğiz. Bütün bu dağılmalar yaşanırken artık kuzey ile küresel güney ya da batı ittifakı ile diğerleri arasındaki gerginliklerin ötesinde bizzat batı ittifakının içerisinde gerginlikler ve çatışmalar ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede bakıldığında uluslararası diyalog ve entegrasyon açısından güçlü faaliyet yürüten ve uluslararası alanda ses getiren tek yaklaşım Sayın Cumhurbaşkanımızın yaklaşımıdır" değerlendirmesinde bulundu. "Dünyanın dikişlerinin söküldüğü ortamda belli bir çerçeve koyabilen yegane ülke Türkiye, yegane lider Cumhurbaşkanımızdır" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diplomasi trafiğine ve uluslararası ziyaretlerine bakıldığında pek çok kriz alanının çözümüne yönelik diyalogların artırılması ve daha büyük büyük yakınlaşmaların sağlanması konusunda güçlü irade ortaya koyduğunun görüldüğünü söyleyen Çelik, "Son olarak Suudi Arabistan ve Mısır ziyaretleri gerçekleştirildi. Ardından Birleşik Arap Emirlikleri ve Etiyopya ziyaretleri olacak. Bu hafta Yunanistan Başbakanı’nın ziyareti olacak. Sudan’dan Somali’ye, Afrika Boynuzu’ndan Rusya-Ukrayna Savaşı’na ve Gazze’deki soykırıma karşı yürütülen faaliyetlere kadar dünyanın dikişlerinin söküldüğü ortamda belli bir çerçeve ortaya koyabilen ve bu doğrultuda faaliyet gösterebilen yegâne ülke Türkiye, yegâne lider ise Sayın Cumhurbaşkanımızdır" dedi. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge konusundaki çalışmaların kesintisiz bir şekilde devam edeceğine dikkati çeken Çelik, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge sürecinin ortaya koyulan ilkeler etrafında ilerlemesinin söz konusu olduğunu söyleyerek, "Buna dönük olarak dezenformasyonlar, maksimalist yaklaşımlar, çerçevenin dışına taşmaya çalışan aşırı söylemler, odağımızı kaybettirmeye dönük birtakım yanlış yaklaşımlar ya da ırkçı söylemler söz konusu olabiliyor. Bunlara gereken cevaplar gerekli yerde verilir, odağımızı kaybetmeyeceğiz" ifadelerine yer verdi. "Cumhurbaşkanı Suriye’deki istikrara verdiği önemi bir kere daha değerlendirdi" MYK Toplantısı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye’deki istikrara verdiği önemi, ‘tek millet ve tek ordu’ ilkesinin kıymetini bir kere daha değerlendirdiğinin altını çizen Çelik, "Suriye’nin kuzeydoğusunda yerleşik terör örgütünün faaliyetlerinin bertaraf edilmesiyle birlikte terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge sürecinin önemli bir engelden kurtulduğunu, önümüzdeki dönemde Suriye’nin birlik ve bütünlük içerisinde Arapların, Kürtlerin ve Türkmenlerin ortak kazananlar olduğu bir çerçevede yoluna devam edeceğini ifade ettiler" diye konuştu. Dünyada yaşanan son olayların ardından sosyal medya konusunun son zamanlarda tartışılan önemli başlıklardan bir tanesi olduğuna vurgu yapan Çelik, sosyal medya konusunda çalışma yürüttüklerini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hem nesilleri korumak, hem dezenformasyonlara karşı direnmek hem de artık milli egemenliğin bir parçası haline gelen siber egemenliği korumak açısından pek çok konuşmasına bu konuya dikkat çektiğini hatırlattı. "Bir yandan çocuklara musallat oluyorlar hem de o ülkelerin egemenlik alanlarına musallat oluyorlar" İspanya Başbakanı Sanchez’in sosyal medya konusuna yönelik açıklamalarına da değinen Çelik, "Teknoloji oligarklarının çocukların cinsiyet algılarını bozmasından çeşitli ülkelerdeki seçimlere müdahaleye kadar algoritmalar yoluyla yürüttükleri pek çok faaliyet bulunmaktadır ve Sayın Cumhurbaşkanımız uzun zamandır buna dikkat çekmektedir. Bu manipülasyonların arkasından, birçok verinin ve bilginin ülkelerin millî egemenliğini manipüle etmek, egemenlik alanlarına sızmak ve seçimlerini yönlendirmek için kullanmaya başladıkları görülüyor. Bir yandan çocuklara musallat oluyorlar hem de o ülkelerin egemenlik alanlarına musallat oluyorlar. Buna karşı hep birlikte güçlü bir direniş sergilemeliyiz. Bunlar özgürlüğü kısıtlamak için değil özgürlüğümüzü korumak için yapmamız gerekenlerdir. Fransa’dan diğer ülkelere kadar 16 yaşından küçük çocukların korunmasına yönelik güçlü yasal tedbirlerin gündeme alınması gerektiği ifade edilmektedir. Dolayısıyla özgürlüğümüzü, egemenliğimizi ve çocuklarımızı korumak için bu konuda daha hassas olmamız gerektiği açıktır. Türkiye siber alandaki egemenliğini korumak için de kararlı bir mücadele sürdürecektir ve bu çerçevede sosyal medya yasasını, özgürlüğümüzü koruma ve teknoloji oligarklarının her şeyi yönetme saldırganlığına karşı bir set oluşturma anlayışıyla ele alacağız" dedi. İran ile ABD arasında müzakerelerin başladığını ve bu müzakereler yoluyla konuların çözülmesinin önemli olduğunu belirten Çelik, İran’a dışarıdan yapılacak bir müdahalenin yanlış analizlere dayanacağını, İran’da var olan sorunların İran toplumu tarafından kendi dinamikleriyle çözülmesi gerektiğini belirtti. "İYİ Parti yetkilileri ilk baştan itibaren çok hızlı karar aldılar" Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Akgün’ün kıyafetlerine yönelik sözlere değinen Çelik, "Bu şahsın İYİ Parti üyesi olduğu söyleniyordu. İYİ Parti yetkilileri ilk baştan itibaren çok hızlı karar aldılar. Sayın Genel Müsavat Dervişoğlu çok net bir açıklama yaptı. Bu nefret söylemini aşağılık bulduğunu ve reddettiklerini parti olarak söyledi. Bütün bu açıklamalar son derece kıymetlidir" ifadelerini kullandı. Cumhur İttifakı’nın ortağı Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) 57’nci kuruluş yıl dönümünde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin konuşmasında anlamlı mesajlar olduğunu da vurgulayan Çelik, bu konuşmada Türkiye’deki gelişmeleri etnik temelde bir ayrışmanın parçası haline getirmeye çalışanlara çok büyük uyarılara işaret ettiğini sözlerine ekledi. Çelik, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "Bugün itibarıyla Keçiören Belediye Başkanı ile ilgili bir gündem ve verilmiş bir karar yok" Bir gazetecinin Keçiören Belediye Başkanı Özarslan’ın AK Parti’ye katılacağı iddiaları ve CHP Genel Başkanı Özel’in Özarslan’a sarf ettiği iddia edilen sözleri sorması üzerine Çelik, şu cevabı verdi: "CHP Genel Başkanı’nın kullandığı ifadeler, Türk siyasi hayatında pek eşi benzeri olmayan bir skandal. Bir genel başkanın bu kadar küfürlü bir şekilde ifade kullanması gerçekten hem üzücü hem de utanç verici bir durum. CHP bu hale nasıl geliyor? Bu şekilde bir savrulmanın içine nasıl düşüyor? Bunu CHP’ye gönül vermiş vatandaşlarımızın değerlendirmesi gerektiği gibi bütün milletimiz de değerlendirecektir. Kürsüye çıktıklarında demokrasi diyorlar, hukuk diyorlar, siyasi diyalog diyorlar fakat burada seviye düşüklüğünü bırakın bu mesajlarda seviye yok. Konuşmak bile utanç verici. Bu şekilde bir gündem çerçevesinde yapılan savunmalar, o mesajlardan daha kötü. Özür dilenmesi gereken bir konu. Genel Başkanımız ve yetkili kurullarımız, Özarslan’ın partimize geçmesi ile ilgili bir konuyu değerlendirmedi. Pek çok belediye başkanının partimize dönük talepleri var. O talepler belli bir yetkili kurullarda ve Genel Başkanımızın başkanlığında değerlendiriliyor. Bugün itibarıyla Keçiören belediye başkanı ile bir gündem yok, verilmiş bir karar yok." "Doğu Akdeniz’deki tansiyonun düşürülmesi gerekiyor" Çelik, açıklamasına şöyle devam etti: "Libya’nın istikrarına büyük önem veriyoruz. Libya’nın doğusu ile batısı arasındaki ayrımın ortadan kalkması, Libya’nın bir bütün olarak bundan sonraki yılları kucaklaması konusunda elimizden gelen pozitif katkıyı Türkiye olarak vermeye çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımız güçlü bir şekilde iradeyi koyuyor. Cumhurbaşkanımızın Mısır ziyareti tarihi bir ziyaretti, pek çok anlaşma imzalandı. Kuşkusuz Doğu Akdeniz’de şöyle bir durum var; o kadar çok savaş gemisi var ki neredeyse balıkçı gemisinin gideceği yer kalmadı. Çok büyük bir tansiyon var. Bunun bir yandan düşürülmesi gerekiyor. Mısır ve Libya ile birçok alanda olduğu gibi savunma alanında da iş birliğimizi artırmaya devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de bu çalışmalar Milli Savunma Bakanlığımızın yakın takibi ile daha da güçlendirilecek. Dışişleri Bakanlığımız, Milli İstihbarat Teşkilatımız, ekonomi ile ilgili bakanlıklarımız olmak üzere her alanda bu yakınlaşmanın sağlanmasına çalışılıyor. Yunanistan Başbakanı’nın ziyareti gerçekleşecek. Biz her zaman şunu söyledik; bütün sorunlarımızı masada çözebiliriz. Çeşitli zamanlarda silahsız olması gereken adaların silahlanması ile ilgili haberler ya da Yunanistan kabine üyesi bir kişinin Türkiye’yi hedef alan söylemleri olumsuz sonuçlar doğuruyor."
Denizli Denizlili dartçılar Hollanda’da tarih yazdı Milli Sporcular Zehra Gemi ve Ayşegül Karagöz, Hollanda Açık Dart Turnuvası’nda elde ettikleri derecelerle Türkiye’ye bir kez daha gurur yaşattı. İki sporcu, "Çift Kadınlar" kategorisinde şampiyonluğa ulaşarak uluslararası başarılarına bir yenisini daha ekledi. Dünya Dart Federasyonu (WDF) organizasyonunda düzenlenen (Dutch Open Darts 2026) Açık Dart Turnuvası, Hollanda’nın Assen kentinde 05-08 Şubat tarihleri arasında gerçekleşti. 15 ülkeden toplam 400 sporcunun yarıştığı turnuvada ülkemizi temsil eden Denizlili Milli dart sporcuları Zehra Gemi ve Ayşegül Karagöz, Çift Kadınlar kategorisinde yarışarak finalde Hollandalı rakiplerini 4-1 mağlup ederek şampiyonluğa ulaştı. Zehra Gemi’den çifte başarı Başarılı sporcu Zehra Gemi, turnuvada "Bireysel Genç Kızlar" kategorisinde de önemli bir derece elde etti. Gemi, bu kategoride ikincilik kazanarak başarısını taçlandırdı. Dart Milli Takımlar Sorumlusu Yusufcan Korucu, elde edilen başarının Türk Sporu adına büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirterek, sporcuların uluslararası arenada ülkemizi en iyi şekilde temsil ettiğini söyledi. Başarıda emeği bulunan başta Milli Takım Antrenörü Murat Dirier olmak üzere federasyon yetkililerine ve katkı sağlayan herkese teşekkür etti. Milli sporcular Zehra Gemi ve Ayşegül Karagöz’ün uluslararası arenada hem Türkiye’yi hem de Denizli’yi başarıyla temsil ettiğini söyleyen belirten Denizli Gençlik ve Spor İl Müdürü Süleyman Erdoğan, elde edilen başarı dolayısıyla sporcuları ve antrenörlerini tebrik etti.
Uşak Uşak Belediyesi uzun yıllardır çözüm bekleyen sorunu uzlaşmayla çözdü Uşak Belediyesi, kentin gelişimini ve halkın refahını önceleyen yaklaşımıyla Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın öncülüğünde uzun yıllardır bekleyen 10. ve 45. İmar Uygulama Bölgesi’ne ilişkin süreci uzlaşmayla çözüme kavuşturdu. Uşak merkeze bağlı Karaağaç Mahallesi’nde bulunan 10. Bölge yaklaşık 39 hektarlık bir alanı kapsıyor. 1200 hak sahibini ilgilendiren bölgede 522 parsel ve 1500 parsel maliki bulunuyor. Göreve geldiği günden bu yana konuyla dikkatle ilgilenen Başkan Yalım davacı vatandaşla uzlaşma sağlanması yönünde görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmeler sonucunda 25 yıldır bekleyen sorun çözüme kavuşmuş oldu. Karaağaç TOKİ, Anıttepe, Şehitler Stadyumu civarında bulunan geniş alan böylece imara açılırken hak sahipleri önemli bir kazanım elde etmiş oldu. Başkan Özkan Yalım hafta sonu Karaağaç Düğün Salonu’nda düzenlenen toplantıda müjdeyi hak sahiplerine bizzat kendisi verdi. Bölgede yeni yaşam alanları kurulabileceğinden bahseden Başkan Yalım "20 yıldır çözülemeyen imar sorununu uzun uğraşlar sonucu çözüme kavuşturduk. 1200 kişi direkt olarak etkileniyor, 500 parselden fazla bir alandan bahsediliyor. Hak sahipleri kendi yerlerine bu imar sorunundan dolayı ne bir çivi çakabiliyordu ne de bir bina inşa edebiliyordu. Bundan böyle hak sahipleri istedikleri gibi arsalarını kullanabilecek ve ister kendileri yapı yapabilecek isterlerse müteahhit ile anlaşıp bina yaptırabilecek" ifadelerini kullandı. Öte yandan Başkan Yalım toplantıda katılımcılara "Su sorununu da çözdük, bundan böyle su kesintisi olmayacak. 103 içme suyu kuyusuna ulaştık, bunlar da artık gelecekte oluşabilecek kuraklıkta sigortamız olacak" diyerek bir müjde daha vermiş oldu. Diğer yandan Çevre ve Mehmet Akif Ersoy Mahallesi içinde yer alan 45. Bölge, 79 hektarlık bir alanı kapsıyor. Sarayaltı Mahallesi’nde bulunan bir alışveriş merkezinin kuzeyi, Karayer mevkii ve hastaneden gelen kuzey 40 metrelik yolun etrafını kapsayan alanda 985 hak sahibi bulunuyor. Her geçen gün geçmişe göre daha hızlı büyüyen kentte halka soluk aldırabilecek yeni yaşam alanlarının açılmasını hedefleyen Başkan Yalım, hak sahipleriyle Atatürk Kültür Merkezi’nde buluşarak bölgedeki imar sorununun çözüme kavuşma sürecini anlattı. 20 yıldır devam eden imar sorununu en nihayetinde çözdüklerini anlatan Başkan Yalım, yapılan çalışmalar sonucunda Maliye Hazinesi’nin belirlediği hazine zararının Uşak Belediyesi tarafından ödendiğini belirtti. Bundan böyle bölgede imar sorunu kalmadığını ve vatandaşların kendi yerlerine istedikleri gibi imar yapabileceklerini anlatan Yalım, yaşanan kuraklık nedeniyle oluşan su krizinin son bulduğunu da açıkladı.