GÜNDEM - 05 Kasım 2025 Çarşamba 09:22

Yapay zeka ile gıda israfına akıllı çözüm

A
A
A
Yapay zeka ile gıda israfına akıllı çözüm

Yaşar Üniversitesi öğrencilerinden "Green Minds" ekibi, Avrupa Yenilik ve Teknoloji Enstitüsü’nün (EIT) gıda ayağı olan EIT Food’un yürüttüğü "Waste-to-Value" programında finale kaldı. Öğrencilerin geliştirdiği yapay zeka destekli gıda takip uygulaması "FoodGuard", gıda israfını azaltmayı hedefliyor.


Gıda israfına çözüm üretmek için bir araya gelen Yaşar Üniversitesi öğrencileri, Avrupa’nın en prestijli gıda inovasyon programlarından EIT Food destekli "Food Solutions: Waste-to-Value" yarışmasında büyük başarı elde etti. "Green Minds" adlı ekip, jüri değerlendirmelerini geçerek 11 Kasım 2025’te Impact Hub İstanbul’da yapılacak finale yükseldi. Toplam 23 gruptan finale kalan 10 ekip arasında ayrıca Yaşar Üniversitesinden akademisyen ve uzmanların mentörlük desteği verdiği Ankara Üniversitesi, ODTÜ, Özyeğin Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Tekirdağ Namık Kemal, İzmir Demokrasi ve Harran Üniversitesi gibi üniversitelerden öğrencilerin oluşturduğu üç ekip daha yarışacak.


Yaşar Üniversitesi, hem öğrencilerinin geliştirdiği projelerle hem de akademisyenlerinin verdiği mentörlük desteğiyle programın finalinde güçlü bir temsil sağlayacak. Finale kalan 10 ekipten dördünde üniversite aktif rol oynuyor.



Akıllı gıda takip uygulaması


Endüstri Mühendisliği öğrencileri Deniz Bulduk, İldem Minel Güler, Müfide Defne Akbay, Güzin Yağmur Hızlı ve Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi Beyza Türk’ten oluşan finalist Green Minds ekibi, FoodGuard adlı akıllı gıda takip uygulamasını geliştirdi. Yapay zeka destekli uygulama; son kullanma tarihi tahmini, eldeki gıdalara uygun tarif önerileri, süresi yaklaşan ürünlerin yeniden değerlendirilmesi ve sürdürülebilirlik içgörülerini tek platformda bir araya getiriyor. Proje, Yaşar Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Öğretim Üyesi Eftymia Staiou mentörlüğünde geliştirildi.



Yaşar Üniversitesi dört takımla finalde


Üniversite öğrencilerinin oluşturduğu Green Minds ekibinin yanı sıra, akademisyenlerinin mentörlüğünü yaptığı üç farklı üniversite ekibiyle de finale damga vurdu. Doç. Dr. Ruhan Aşkın Uzel mentörlüğündeki Waste2Biotech takımı, Alperen Kızılkulak mentörlüğündeki WaViva takımı,Başak Kaftan mentörlüğündeki Foodies takımı zorlu elemeleri geçerek İstanbul finaline kalmayı başardı.



Avrupa destekli yedi girişimcilik maratonu


EIT Food desteğiyle, Foodback, Polonya Bilimler Akademisi Gıda Araştırma Enstitüsü, Yaşar Üniversitesi ve İzmir Tarım Teknoloji Merkezi iş birliğinde yürütülen program, Nisan 2025’te başladı.


Avrupa ve Türkiye genelinden 33 üniversiteden 100’ün üzerinde öğrenci katıldı. Katılımcılar, yedi ay boyunca girişimcilik eğitimleri alarak mentörlerle birlikte prototiplerini geliştirdi. 23 ekip arasından finale kalan 10 grup, projelerini 11 Kasım 2025’te Impact Hub İstanbul’da jüriye sunacak. Finalde birinciye 1.500 avro, ikinciye 1.000 avro, üçüncüye ise 500 avro ödül verilecek.



Yapay zeka ile gıda israfına akıllı çözüm

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis BEÜ’de Kur’an-ı Kerim’i güzel okuma heyecanı Bitlis Eren Üniversitesi’nde Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması gerçekleştirildi. Üniversite öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdiği program, manevi atmosferi ve anlamlı anlarıyla dikkat çekti. Bitlis Eren Üniversitesi ile Bitlis Müftülüğü iş birliğinde, Üniversiteler Arası Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması, Bitlis Eren Üniversitesi Seçmeleri yapıldı. Üniversite yerleşkesinde düzenlenen yarışmada, öğrenciler Kur’an-ı Kerim tilavetinde maharetlerini sergiledi. Katılımcılar; tecvid kurallarına riayet, makam bilgisi, ses tonu ve okuyuş ahengi gibi kriterler üzerinden jüri tarafından değerlendirildi. Programın açılışında konuşan Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, Kur’an-ı Kerim’in insan hayatındaki yerine değinerek, bu yıl 3’ncüsünü düzenledikleri yarışmaya katılanlara başarılar diledi. Elmastaş, bu yıl 3’ncüsünü gerçekleştirdikleri bu etkinliğin giderek yoğunlaşan bir programa dönüştüğünü belirterek, "Bu sene maşallah çok güzel bir ilgi var, katılım var. Onun için ben katılan herkese buradan teşekkür etmek istiyorum. İnşallah bu daha güzel bir şekilde devam edecektir. Tabii bunun üniversitemizde yapılıyor olması, Müftülüğümüzün öncülüğünde iki kurum birlikte yapıyor olması ayrı bir anlam ifade ediyor. Bizim için de bu gerçekten değerli bir program. Bizler Bitlis Eren Üniversitesi olarak ilmi çalışmalarımızın yanı sıra, manevi mirasımızı koruyan, onu yarınlara taşıyan gençlerin yetişmesine büyük önem arzu ediyoruz. Dolayısıyla bu tarz programlar, etkinlikler inşallah gençlerimizin manevi açıdan daha iyi yetişmesine de vesile olacaktır. Kur’an-ı Kerim’i okumak, Kur’an-ı Kerim ile hemhal olmak başlı başına bir şereftir hepimiz için. Bu tabii önemli bir program. Program, anlamlı bir program. Birazdan gençler burada Kur’an-ı Kerim’i okuyarak işte bir yarışma gerçekleştirilecek. Yarışmaya katılan tüm katılımcılara başarılar diliyorum." Programda konuşan İl Müftüsü Kadir Koçak ise, "Ramazan ayının manevi atmosferinde düzenlenen bu yarışmaya katılan tüm katılımcılara başarılar diliyorum" dedi. Koçak, "Bugün burada herhangi bir yarışma için değil kalplerimizi aydınlatan hayat rehberimiz olan bize hakkı, batılı, en iyiyi, en doğruyu anlatan yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in tilavetini dinlemek üzere araya geldik. Kur’an-ı Kerim’de yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor. İyilikte, güzellikte, iyi olan şeylerde, güzel olan şeylerde yarışın. Tam bugünkü Kur’an-ı Kerim yarışması da bunun aynısı. Çünkü Allah’ın kelamını okuma noktasında öğrencilerimiz inşallah yetişecekler. Peki en güzel, en iyi iş nedir? En iyi iş elbette ki bir insanın Kur’an’la tanışmasıdır. Bir insanın Kur’an’la tanışması demek onun istikbalinin aydınlanması ve çevresini de aydınlatması demektir. Çünkü Kur’an’la aydınlatmış nesiller ahlaklı, merhametli, adaletli ve sorumluluk sahibi bireylerdir. Sevgili öğrenciler, işte bizim en büyük hedefimiz de bu olmalıdır. Çevresmizi Kur’an’ın nuruyla aydınlatmak olmalıdır." Program Bitlis Eren Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim üyelerinden oluşan İlahi dinletisi ile devam etti. Daha sonra Seçici kurul üyelerinin tanıtımı ile davam eden programda yarışmacılar Kuranı Kerim yarışmasında dereceye girmek için yarıştı.
Bitlis Bitlis’te çığ tatbikatı gerçeğini aratmadı Doğu Anadolu’nun çetin kış şartlarıyla bilinen şehirlerinden Bitlis’te gerçekleştirilen çığ tatbikatı, gerçeğini aratmayan görüntülere sahne oldu. Muhtemel bir çığ felaketine karşı hazırlık amacıyla düzenlenen tatbikatta ekipler, senaryo gereği kar altında kalan vatandaşları kurtarmak için zamanla yarıştı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca (AFAD) Bitlis’te çığda arama kurtarma tatbikatı gerçekleştirildi. Bitlis El Aman Hanı Kayak Merkezi’nde gerçekleştirilen tatbikata Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Barış Soyal, İl Emniyet Müdürü Koray Şensoy, İl Özel İdare Genel Sekreteri Adem Aydoğdu, AFAD İl Müdürü Kerem Oruk, kurum amirleri ve Sivil Toplum Örgütü temsilcileri katıldı. Senaryo gereği kayak yapanların üzerine çığ geldiği ihbarı üzerine olay yerine giden ekipler Bitlis Valisi Ahmet Karakaya’nın talimatıyla arama kurtarma çalışmalarına başladı. Muhtemel afet ve acil durumlarda ekipler arasında iletişimi ve koordinasyonu güçlendirmek, birlikte çalışma kültürünü yaygınlaştırmak, hızlı ve etkin müdahale sağlamak ve Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında görevleri eksiksiz yerine getirmek için çalışmalar aralıksız sürdürülüyor. Başarıyla yapılan tatbikatta çığ altında kalanlar kurtarıldı. Tatbikat sonrası açıklamalarda bulunan Bitlis İl AFAD Müdürü Kerem Oruk, tatbikatı 16 kurum, 15 sivil toplum kurumu, 228 personel ve 53 araçla tamamladıklarını söyledi. Oruk yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Seviye 1 Arama Kurtarma Tatbikatımızda senaryo gereği 4 vatandaşımız kayak yaparken kusurlu bölgeye girip çığ altında kalmıştır. Alınan ihbar üzerine önce jandarma koruyucularımız bölgeye kısa arama yaptı, UMKE ekiplerimiz alana girip detaylı tarama yaptı. Bir vatandaşımızı Life Sign Beep (Yaşam Sinyali) ile, diğerini köpekli arama ile ve 2 vatandaşımızı da son arama çalışmalarıyla bularak UMKE ekiplerine teslim ettik. Tatbikatımızı sorunsuz tamamladık; hedefimiz koordinemizi geliştirmek ve başarılarımızı bir üst seviyeye taşımaktır." Tatbikata, AFAD, Jandarma Komando Arama Kurtarma Timleri (JAK), Polis Arama Kurtarma (PAK) UMKE, İtfaiye, Türk Kızılayı ve AFAD Gönüllülerinden oluşan arama kurtarma ekipleri yer aldı.
İstanbul Arnavutköy’de, ARKENT’le İmrahor’da kentsel dönüşüm hızlanıyor İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında İmrahor Mahallesi’nde hayata geçirilecek proje için protokol imzaları atıldı. 1-7 Mart Deprem Haftası’nda gerçekleştirilen imza töreniyle birlikte mahallede güvenli ve modern yaşam alanlarının inşa edilmesi hedefleniyor. Arnavutköy Belediyesi iştiraki Arkent A.Ş. tarafından yürütülen İmrahor Mahallesi Kentsel Yenileme Projesi’nin protokol imza töreni Nuri Pakdil Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlendi. Programa Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, Arkent A.Ş. Genel Müdürü Fatih Çetindere ve hak sahipleri katıldı. İmrahor’da 119 bağımsız bölüm yapılacak İmzalanan protokol kapsamında İmrahor Mahallesi’nde bulunan 10367 ada 1 parselde önemli bir proje hayata geçirilecek. Toplam 8 bin 213 metrekare arsa alanı üzerinde yükselecek projede 17 bin 186 metrekare inşaat alanı bulunacak. Proje kapsamında 119 bağımsız bölüm inşa edilerek mahalleye güvenli ve modern yaşam alanları kazandırılacak. "Deprem değil, tedbirsizlik öldürür" Törende konuşan Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yaşadığını belirterek, "Bugün 1-7 Mart Deprem Haftası. Depremi en acı şekilde yaşayan toplumlardan biriyiz. Kısa süre önce Kahramanmaraş merkezli depremleri yaşadık. Ben yüksek mimar bir kardeşiniz olarak o depremde ikinci gün Hatay’ın Kırıkhan ilçesine gittim. Enkazdan hayatını kaybeden vatandaşlarımızı çıkardık, yardım çalışmalarına katıldık. Orada gördüğümüz şey şuydu: Deprem öldürmez, tedbirsizlik öldürür. Evlerimizi ve iş yerlerimizi yenileyerek depreme hazırlıklı olmak zorundayız" şeklinde konuştu. Kentsel dönüşümün hem can güvenliği hem de şehirlerin geleceği için önemli olduğunu ifade eden Candaroğlu, "Arnavutköy Belediyesi olarak yaklaşık bir buçuk yıl önce Arkent şirketimizi kurduk. Amacımız vatandaşlarımız ile müteahhitler, kurumlar ve kamu arasında köprü olmaktı. Bugün hamdolsun vatandaşlarımızın desteğiyle çığ gibi büyüyen bir süreç var. Yaklaşık 10 adada maliklerle yüzde yüz anlaşma sağladık. Hiçbir adada pay satışına gitmeden bu süreci yürütüyoruz" diye konuştu. Arnavutköy genelinde 13 adada bin 222 bağımsız bölüm Arnavutköy’de yürütülen kentsel yenileme çalışmalarının yalnızca İmrahor ile sınırlı olmadığını belirten Başkan Candaroğlu, "Bu proje mahallemize değer katacak. Hemşehrilerimize güvenli ve modern yaşam alanları sunacak ve geriden gelen vatandaşlarımıza da örnek olacak. İmrahor Mahallesi’nde sözleşmesini imzaladığımız 10 yapı adasında yaklaşık 763 konut ve 185 ticari bağımsız bölüm olmak üzere toplam 948 bağımsız bölüm üretimine başlanmış durumda. Bunun yanı sıra Haraççı Mahallesi’nde belediyemize ait alanlarda 3 yapı adasında yaklaşık 256 konut ve 18 ticari bağımsız bölüm planlanıyor. Böylece iki mahallede toplam 13 yapı adasında 1.019 konut ve 203 ticari alan olmak üzere toplam bin 222 bağımsız bölümü Arnavutköy’e kazandıracağız" dedi. "Vatandaş talebi her geçen gün artıyor" Projenin her geçen gün vatandaşların ilgisini çektiğini söyleyen Arkent A.Ş. Genel Müdürü Fatih Çetindere, "Bu çalışmalara öncelikle belediyemize ait arsalar üzerinde örnek projeler geliştirerek başladık. Bakanlık protokolü kapsamında ruhsat süreçleri yürütüldü. Daha sonra vatandaşlarla anlaşmalar yaptık. Yapılan projeleri ve inşaatların hızını gören vatandaşlarımızın talepleri arttı. Şu anda sürekli olarak ofisimize başvurular geliyor. Talep gelen bölgelerde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bugün imzasını attığımız ada da talep gelen yerlerden biri" diye konuştu. "Van depremini yaşadım, dönüşüm önemli" Projede yer alan hak sahiplerinden Ahmet Çok ise geçmişte hissedarlar arasında mahkeme süreçleri yaşandığını ancak sürecin anlaşmayla sonuçlandığını belirterek, "Hisseler nedeniyle bir süredir mahkeme süreçleri vardı. Ancak çoğunluk sağlanınca dava geri çekildi. Bugün de imza töreni için bir araya geldik. Ben Van depreminde bulunmuş bir insanım. Depremi birebir yaşayan biriyim. Allah kimseye yaşatmasın. Bu yüzden bu tür dönüşümler çok önemli. Kendi dönüşümümüzün yapılması bizim için çok değerli" dedi. "Arnavutköy’e yeni bir vizyon kazandıracak" Projenin Arnavutköy için önemli bir adım olduğunu söyleyen hak sahiplerinden Mustafa Ateşoğlu ise, "Başkanımızın ve Arkent yönetiminin vizyonuyla ortaya çıkan bu proje bizim için çok değerli ve anlamlı. Arnavutköy’e yeni bir vizyon kazandıracak, yeni bir yol haritası oluşturacak bir çalışma. Böyle bir projenin parçası olduğumuz için memnunuz. Arnavutköy Belediyesi başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Program, protokol imzalarının atılması ve hak sahipleriyle yapılan görüşmelerin ardından sona erdi.