SAĞLIK - 19 Mart 2026 Perşembe 11:06

Uzmanından uyarı: "Down sendromu bir hastalık değil genetik bir farklılıktır"

A
A
A
Uzmanından uyarı: "Down sendromu bir hastalık değil genetik bir farklılıktır"

Çocuk Genetik Hastalıkları Uzmanı Ceren Yılmaz, Down sendromunun bir hastalık değil, genetik bir farklılık olduğunu belirtti. Yılmaz, erken eğitim ve doğru destekle bu bireylerin topluma tam anlamıyla kazandırılabileceğini ifade etti.


Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli Uzman Dr. Ceren Yılmaz, Down sendromu hakkında toplumda yaygın olan yanlış bilgilere dikkat çekti. Down sendromunun temelinde kromozom sayısındaki farklılık olduğunu belirten Yılmaz, normalde insan hücrelerinde 46 kromozom bulunurken, bu bireylerde 21. kromozomdan fazladan bir kopya yer aldığını ifade etti. Bu durumun tıpta Trizomi 21 olarak adlandırıldığını aktaran Yılmaz, vakaların yaklaşık yüzde 95’inin anne karnında hücre bölünmesi sırasında kromozomların doğru şekilde ayrılmamasından kaynaklandığını kaydetti. Ailelerin kendilerini suçlamaması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, hamilelikte yapılan bir davranışın bu duruma neden olduğu düşüncesinin yanlış olduğunu söyledi.



Eğitimle yeni beceriler kazanabilirler


Down sendromlu bireylerin hiçbir şey öğrenemeyeceği yönündeki inanışın bilimsel olarak doğru olmadığını belirten Yılmaz, uygun eğitim ve destekle bu kişilerin yeni beceriler kazanabildiğini ifade etti. Bu çocukların okula gidebildiğini, spor ve sanatla ilgilenebildiğini söyleyen Yılmaz, toplumun üretken bireyleri olabileceklerini dile getirdi. Down sendromunun gebelik sırasında ve doğumdan sonra çeşitli testlerle belirlenebildiğini aktaran Yılmaz, hamilelik döneminde yapılan kombine test, üçlü-dörtlü tarama testleri ve NIPT gibi yöntemlerin bebeğin risk durumunu gösterebildiğini belirtti. Risk yüksek çıktığında kesin tanı için amniyosentez veya koryon villus örneklemesi gibi ileri testlerin uygulandığını, doğum sonrası şüphe durumunda ise karyotip analizi ile kesin tanı konulabildiğini kaydetti.



Fiziksel ve zihinsel gelişim yavaş ilerleyebiliyor


Down sendromlu çocukların gelişiminin bazı alanlarda akranlarına göre daha yavaş olabileceğini belirten Yılmaz, özellikle fiziksel gelişim, öğrenme ve dil gelişiminde farklılıklar görülebileceğini ifade etti. Kas gevşekliği nedeniyle oturma, emekleme ve yürüme gibi motor becerilerin daha geç kazanılabildiğini aktaran Yılmaz, konuşma gelişiminin de genellikle daha yavaş ilerlediğini söyledi. Erken müdahalenin gelişimdeki en kritik unsur olduğuna dikkat çeken Yılmaz, fizik tedavi, konuşma terapisi, ergoterapi ve özel eğitim gibi desteklerin yaşamın ilk aylarında başlamasının çocukların gelişimini olumlu etkilediğini ve daha bağımsız bir yaşam sürmelerini sağladığını vurguladı.



Düzenli sağlık kontrolleri hayati önem taşıyor


Down sendromlu bireylerde doğuştan kalp hastalıkları başta olmak üzere bazı sağlık sorunlarının daha sık görüldüğüne işaret eden Yılmaz, çocukların yaklaşık yüzde 40 ile 60’ının kalp hastalığıyla doğduğunu belirtti. Tiroid hastalıkları, işitme kaybı, görme sorunları, uyku apnesi ve bazı kan hastalıklarının da sık görülebildiğini söyleyen Yılmaz, kalp değerlendirmesi, tiroid testleri, işitme ve göz muayenelerinin belirli aralıklarla yapılması gerektiğini ifade etti. Çocukların gelişiminde ailenin rolünün büyük olduğunu da hatırlatan Yılmaz, sevgi dolu ve sabırlı bir ortamın çocuğun özgüvenini artırdığını dile getirdi. Evde basit yönergeler, görsel materyaller ve oyunlar yoluyla dil gelişiminin desteklenebileceğini kaydeden Yılmaz, çocukların günlük görevleri kendilerinin yapmasının teşvik edilmesi gerektiğini aktardı.



Toplumsal farkındalık artırılmalı


Down sendromlu bireylerin yaşam kalitesini artırmanın sağlık hizmetlerinin yanı sıra toplumsal farkındalıktan geçtiğini vurgulayan Yılmaz, kaynaştırma eğitiminin önemine dikkat çekti. Çocukların akranlarıyla birlikte eğitim almasının sosyal gelişimleri ve topluma uyumları açısından değerli olduğunu söyleyen Yılmaz, uygun eğitim sağlandığında bu bireylerin çalışma hayatına katılabileceğini ifade etti. Toplumdaki önyargıların en büyük engel olduğunu belirten Yılmaz, "Toplum olarak onları bir hastalık etiketiyle değil, öğrenebilen ve üretebilen bireyler olarak görmeliyiz. Hiçbir çocuk için ’bunu yapamaz’ dememeliyiz. Doğru eğitim, destek ve fırsatlar sağlandığında Down sendromlu bireyler de topluma değer katan bireyler olabilir" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Haluk Özsevim: "AKRA Gran Fondo, sadece bir yarış değil, bir yaşam tarzı" AKRA Gran Fondo, bu yıl da bisiklet tutkunlarını bir araya getirmeye hazırlanıyor. 11-12 Nisan 2026’da Kemer’de "Yeşil Gelecek" temasıyla düzenlenecek etkinlikle ilgili konuşan AKRA Gran Fondo Antalya powered by AG Tohum Bisiklet Yarışı Proje Koordinatörü A. Haluk Özsevim, organizasyonun sadece bir yarıştan ibaret olmadığını, aynı zamanda bir yaşam biçimini yansıttığını söyledi. Argeus Travel & Events ile Yedi İletişim organizasyonuyla Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) ve Türkiye Bisiklet Federasyonu kurallarına uygun olarak düzenlenecek AKRA Gran Fondo Antalya powered by AG Tohum, 2 gün boyunca her seviyeden bisikletçiye hitap edecek. 11 Nisan Cumartesi günü, tırmanış performansının ön planda olduğu 17,81 kilometrelik Fraport TAV Antalya Airport tırmanış etabı koşulacak. 12 Nisan Pazar günü ise 98 kilometrelik AKRA Parkuru ve 48 kilometrelik AG TOHUM Parkuru’nda heyecan yaşanacak. Organizasyonun ödül töreni de aynı gün saat 14.00’te Kemer Olbia Parkı’nda düzenlenecek. AKRA Gran Fondo Antalya powered by AG Tohum Bisiklet Yarışı Proje Koordinatörü A. Haluk Özsevim, organizasyonun farklı yaş ve seviyeden katılımcıları aynı ortamda buluşturduğunu belirterek, "Burada insanlar sadece pedal çevirmiyor; doğayla iç içe, keyifli ve güvenli bir deneyim yaşıyor. Her yıl artan ilgi de bisiklete olan merakın ne kadar hızlı büyüdüğünü gösteriyor" dedi. Parkurlar hakkında da bilgi veren Özsevim, her seviyeye uygun seçenekler sunduklarını vurguladı. Özsevim, "Kısa ve uzun etaplarımız var. Uzun parkur daha çok dayanıklılık isteyen bir rota, kısa parkur ise daha akıcı ve keyifli bir sürüş sunuyor. Tırmanışlar, teknik inişler ve manzarasıyla öne çıkan bölümler sayesinde katılımcılar gerçekten unutulmaz bir deneyim yaşıyor" şeklinde konuştu. Bu yıl eklenen yeni parkura da değinen Özsevim, "Organizasyonda yeni bir heyecana da şahit olacağız. AKRA Gran Fondo Antalya’nın ilk gününde 17,81 kilometrelik tırmanış etabı, katılan sporcuları bir hayli zorlayacak. Sporcular 806 metrelik tırmanışın ardından Kemer’in doğal güzellikleri eşliğinde finişi görecekler" ifadelerini kullandı. Organizasyonun uluslararası alanda da ilgi gördüğünü söyleyen Özsevim, "AKRA Gran Fondo artık sadece sportif değil, aynı zamanda turizm açısından da önemli bir değer haline geldi. Bu tür etkinlikler hem ülkemizi tanıtıyor hem de spor turizmine katkı sağlıyor. Tüm katılımcılara şimdiden keyifli ve başarılı bir yarış diliyorum" diye konuştu. Antalya’nın Kemer ilçesinde düzenlenecek organizasyon; Gençlik ve Spor Bakanlığı, Antalya Valiliği, Türkiye Bisiklet Federasyonu, Antalya Büyükşehir Belediyesi, Konyaaltı Belediyesi ve Kemer Belediyesi, Kemer Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (KETOB), Kemer Yöresel Tanıtım Vakfı (KETAV), Antalya Gazeteciler Cemiyeti ve Akdeniz Reklamcılar Derneği katkılarıyla gerçekleştirilecek. Türkiye’den ve yurt dışından amatör bisikletçileri bir araya getirecek etkinlik için kayıtlar 7 Nisan’a kadar devam edecek.
Zonguldak Rektör Özölçer’den Ramazan Bayramı mesajı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Ramazan Bayramı münasebetiyle bir mesaj yayımladı. Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer mesajında şu ifadelere yer verdi: "Manevi iklimiyle gönüllerimizi ihya eden, rahmet ve bereketiyle kalplerimizi arındıran mübarek Ramazan-ı Şerif’i geride bırakırken; muhabbet, sevgi ve kardeşlik duygularının coşkuyla yaşandığı Ramazan Bayramı’na erişmenin huzur ve saadetini yaşıyoruz. Bayramlar; dargınlıkların unutulduğu, hürmet, şefkat ve muhabbetin gönüllerden gönüllere aktığı müstesna zamanlardır. Aziz milletimizin kültüründe bayram yalnızca bir sevinç günü değil; aynı zamanda birlik ve beraberliğin tahkim edildiği, millî ve manevi değerlerin en güçlü şekilde yaşandığı kutlu bir vuslat anıdır. Nitekim edebiyatımızın güçlü kalemlerinden merhum Abdurrahim Karakoç’un ‘Bayramlar Bayram Olsun’ şiirinde dile getirdiği; ‘Yaza dönsün kışınız, bayramlar bayram olsun. Dert görmesin başınız, bayramlar bayram olsun.’ mısraları, bayramların gönüllere ferahlık, hanelere huzur ve hayatımıza umut getiren müstesna günler olduğunu en latif şekilde ifade etmektedir. Cenabıhak’tan mübarek Ramazan ayında tutulan oruçların, ihlasla edilen duaların ve huşu içinde yaptığımız ibadetlerin dergâh-ı izzette kabul olmasını diliyorum. Bayramın getirdiği bu ulvî atmosferin; başta gönül coğrafyamız olmak üzere, dünyanın muhtelif bölgelerinde zulüm ve mağduriyet yaşayan tüm mazlumlar için bir ferahlık vesilesi olmasını ümit ediyorum. Bilhassa Gazze ve Doğu Türkistan’da yaşanan insanlık dramının son bulmasını, başta İran olmak üzere İslam âleminde süregelen çatışma ve acıların bir an evvel nihayete ermesini temenni ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle her şeyden önce al bayrağımız ve cennet vatanımız uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi saygı, minnet ve dualarla yâd ediyor; kıymetli ailelerinin mübarek bayramlarını en kalbî duygularımla tebrik ediyorum. Kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyor, tedavi görmekte olan gazilerimize acil şifalar diliyorum. Bununla birlikte Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ailemiz başta olmak üzere Zonguldaklı hemşehrilerimizin, aziz milletimizin ve Türk-İslam âleminin Ramazan Bayramı’nı en kalbî duygularımla kutluyor; huzur içinde, sağlık ve mutlulukla hep birlikte nice bayramlara erişmeyi Yüce Rabbimden niyaz ediyorum."
Kütahya Vali Musa Işın’dan Ramazan Bayramı mesajı: "Tüm tedbirler alındı" Kütahya Valisi Musa Işın, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımlayarak vatandaşların bayramını kutladı ve alınan tedbirler hakkında bilgi verdi. Vali Işın, mesajında birlik, beraberlik ve dayanışma duygularının en yoğun şekilde yaşandığı Ramazan Bayramı’na ulaşmanın huzur ve mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, tüm Kütahyalıların bayramını en içten dilekleriyle tebrik etti. Vatandaşlara sağlık, huzur ve esenlik temennisinde bulundu. Bayram süresince huzur ve güvenliğin sağlanması amacıyla il genelinde kapsamlı önlemler alındığını vurgulayan Işın, bu kapsamda bin 752 personelin görev başında olacağını, 303 ekibin sahada aktif şekilde çalışacağını ve 289 aracın vatandaşların hizmetinde bulunacağını açıkladı. Trafik, asayiş ve sağlık başta olmak üzere tüm alanlarda gerekli planlamaların yapıldığını belirten Işın, ilgili birimlerin bayram boyunca görevlerinin başında olacağını ifade etti. Devletin tüm kurum ve imkânlarıyla vatandaşların yanında olmaya devam edeceğini kaydeden Işın, ihtiyaç halinde desteğin hızlı ve etkin şekilde sağlanacağını dile getirdi. Vatandaşların bayramı huzur ve güven içerisinde geçirmesinin en büyük öncelikleri olduğunu vurgulayan Vali Işın, özellikle trafik kurallarına uyulması ve seyahatlerde dikkatli olunması konusunda hassasiyet çağrısında bulundu. Mesajının sonunda bayramın birlik, beraberlik ve kardeşliği güçlendirmesini temenni eden Işın, tüm vatandaşlara sağlıklı ve huzurlu bir bayram diledi.
Ankara Arefe gününde Cebeci Askeri Şehitliği’ni ziyaret eden aileler şehitlerin kabirleri başında dua etti Ankara’da arefe günü Cebeci Askeri Şehitliği’ni ziyaret eden şehit aileleri, yakınlarının mezarları başında dua etti. Şehit aileleri ve yakınları, arefe günü sabah saatlerinden itibaren şehitliklere akın etti. Ankara’da bulunan Cebeci Askeri Şehitliği’ni ziyaret eden aileler, kabirlerin bakımını yaparak, çiçek bıraktı. Kur’an-ı Kerim okunup duaların edildiği kabir ziyaretinde duygusal anlar yaşandı. Bazı aileler gözyaşlarına hakim olamadı. Şehit yakınları, vatan uğruna can veren evlatlarını hiçbir zaman unutmadıklarını belirterek, bayram öncesinde kabir ziyareti yapmanın kendileri için büyük anlam taşıdığını ifade etti. "Allah bu acıyı düşmanıma vermesin" Her bayramda çocuğunu ziyarete geldiğini belirten şehit Piyade Er Mahmut Turan’ın babası Fahri Turan, "Her bayram ve her cuma günü çocuğumuzun mezarına geliyoruz. Ziyaret ediyoruz, okuyoruz. Elimizden başka gelen bir şey yok. Evladım bin kişinin içine girse, yarım saat sonra zannedersin ki hepsiyle can ciğer arkadaş olmuş. Evladım diye demiyorum ama çok değerli bir çocuktu. 27 sene oldu, acısı hala içimde. 7 gün 24 saat içimizden çıkmıyor. Allah bu acıyı düşmanıma vermesin. Evlat acısı çok zor. Dayanmaya çalışıyoruz, şükrediyoruz" diye konuştu. "Kendisi dört dörtlüktü" Oğlunun vatanına ve milletine bağlı bir insan olduğunun altını çizen şehit Başçavuş Ömür Gülünay’ın babası Kamil Gülünay ise, "Oğlum 2016’da şehit oldu. Onun acısıyla ayakta durmaya çalışıyoruz. Kendisi dört dörtlüktü. Vatanını ve bayrağını seven bir insandı. Allah bin kere razı olsun. Yattığı yer, makamı cennet olsun" şeklinde konuştu. "Saat 4’te aldık haberini, arefe günüydü" Oğlunun şehit haberini aldıktan sonra tüm bayramların kendisi için çok zor geçtiğini ifade eden şehit Uzman Çavuş Sercan Öztürk’ün annesi Güler Öztürk ise, "Kendi aç kalırdı başkalarına verirdi. ‘Dağda geziyorsun, neden herkese dağıtıyorsun?’ derdim. ‘Anne bunun için ordayım’ derdi. Saat 4’te aldık haberini, arefe günüydü. Arefe günü kuşların tüyü bile incinmiyor ama bizim kıyametimiz koptu. Bayramlar hiç gelmese. Millet bayram yaparken biz Sercan’ı bekledik ve aldık. Ben onu bir çiziksiz göndermiştim, papatya gibi" dedi.