GÜNDEM - 08 Temmuz 2025 Salı 10:44

Orman şehitlerinin adları Ödemiş’te yaşatılacak

A
A
A
Orman şehitlerinin adları Ödemiş’te yaşatılacak

İzmir’in Ödemiş ilçesinde Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışan 2 personelin şehit olduğu ve 1 vatandaşın hayatını kaybettiği orman yangınında, etkilenen 6 mahalledeki yaralar sarılmaya çalışılıyor. Yangında yeşil vatanı korumaya çalışırken şehit olan orman çalışanları İbrahim Demir ve Ragıp Şahin’in isimleri, Ödemiş’te park ve hatıra ormanlarına verilerek yaşatılacak.


Ödemiş ilçesinde 2 Temmuz’da başlayıp 5 Temmuz’da kontrol altına alınabilen orman yangınında 2 orman çalışanı şehit olurken bir vatandaş ise hayatını kaybetmişti. Bu zor dönemde Ödemiş Belediye Meclisi anlamlı kararlara imza attı. Yangında yeşil vatanı korumaya çalışırken şehit olan orman çalışanları İbrahim Demir ve Ragıp Şahin’in adlarının şehir merkezinde yaşatılması için dün akşam yapılan olağan meclis toplantısında tüm parti grupları önerge sundu. Ayrıca tüm meclis üyeleri, 1 aylık süreçteki meclis toplantısı ve ihtisas komisyonu huzur hakkı ücretlerini yangının yaralarının sarılması için düzenlenecek kampanyaya bağışlama kararı aldı.


Büyük bir yangın felaketiyle yüreklerinin de yandığını ifade eden Ödemiş Belediye Başkanı Mustafa Turan, "Çok zor bir dönemden geçiyoruz. Yangında canlarımızı yitirdik. Çok geniş alanda ormanlarımız yok oldu. Tosunlar ve Karadoğan mahallelerimizde yerleşim alanları yandı. Diğer mahallelerimizde kısmen konutlar, ahırlar, zeytin bahçeleri zarar gördü. Tüm kurumlarımızla koordinasyon içerisinde yaraları hep birlikte saracağımız bir dönem başlıyor. Bu zor günlerde elbette bizleri duygulandıran bir dayanışma da ortaya çıktı" dedi.



Şehitlerin isimleri parklarda ve hatıra ormanlarında yaşatılacak


Yangın felaketinde mahallelerin tahliyesi sırasında çok sayıda üreticinin kamyonlarıyla, kamyonetleriyle büyükbaş küçükbaş hayvanları taşımaya gönüllü olduğunu vurgulayan Başkan Turan, "Traktörünün arkasına tankerini takan, taral takan yangın bölgesine gitti. Mandıralarımız süt tankerlerini su takviyesine yolladı. Beton mikserlerimiz su takviyesine koştu. Türkiye’nin dört bir yanından Orman İşletme ekiplerimiz ilçemize geldi. Zonguldak’tan Kayseri’ye, Bursa’dan Konya’ya dek belediyelerimizin ekipleri yardım için geldi. Tek yürek olduk, kenetlendik. Bu yangında bizler için canlarını feda eden orman işçilerimiz İbrahim Demir ve Ragıp Şahin’in fedakarlıkları asla unutulmayacak. Hatıraları ilçemizde yaşatılacak. Yeni nesiller bu kahramanların öyküsünü bilecek ve doğasına sahip çıkma bilinciyle yetişecek. Bu noktada tüm meclis gruplarımızın önerileri oldu. Biz de bu önergeleri tek önerge olarak kabul ettik. İlgili ihtisas komisyonlarımızda görüşülüp en kısa sürede Ödemişlilerin kararı olarak yeniden meclise gelecek. Şehrimizdeki parklarda ve oluşturulacak hatıra ormanlarında şehitlerimizin adlarını yaşatacağız. Meclis üyelerimiz yine örnek bir dayanışmayla yaraları sarmak üzere düzenlenen yardım kampanyasına bu ayki meclis oturumu ve komisyon huzur haklarını bağışlama kararı aldılar. Bu zor dönemi bu dayanışmayla aşacağız. Orman şehitlerimiz İbrahim Demir ve Ragıp Şahin’e, yangının ilk akşamında yitirdiğimiz İbrahim Erkan amcamıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve sevenlerine sabırlar dilerim" ifadelerini kullandı.



Orman şehitlerinin adları Ödemiş’te yaşatılacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıldönümünde anma etkinliği Ankara’da, Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin’in kararıyla, 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar Türklerinin bir gece içinde insanlık dışı koşullarda kendi vatanlarından Orta Asya’ya sürgün edilişinin üzerinden 82 yıl geçti. Sürgünün yıl dönümünde Ulus Meydanı’nda düzenlenen anma töreninde bir araya gelen Kırım Türkleri, yaşadıkları durumu bir kez daha dile getirdi. "Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar halkının tüm zorluklara rağmen hala var olduğunu söyleyerek, "Bugün, 18 Mayıs 1944’ü anma günü. Halkımızın yok edilmek için hayvan vagonlarına doldurulduğu, Sibirya ve Özbekistan çöllerine sürüldüğü günün yıl dönümü. Bugün halkımızın, nüfusunun yarısını bir yıl içerisinde kaybettiği günün yıl dönümü. Bugün bizim için bir son değil. Bize uygulanan asimile sürecinin bir sonucuydu. Biz bunu 1944’ten öce de görmüştük. Eli kalem tutan bütün halkımızın kurşuna dizilerek yok edildiklerini görmüştük. Bu süreç çok uzun bir süre devam etti. O gün halkımız için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü. O gün başlayan milli hareketimiz daha sonra dünyada sesini duyurmaya başladı. Kırım Tatarları tekrardan ayağa kalkmaya başladı Sovyet Birliğinin en tehlikeli dönemlerinde sesini bütün dünyaya duyurmaya başladı. Bütün dünyada itibar kazandık. Sovyetler yıkıldı. Stalin yok oldu gitti. Bizi sürenler gitti ama Kırım Tatar halkı yaşadı. Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" dedi. "Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek" Kırım Tatar Türklerinin, vatanlarına olan sıkı bağını dile getiren Şahin, "Bize 1944’ü layık gören Rusya tekrardan vatanımızı işgal etti. Milli hareketimiz yok edilmek, kurultayımız ve meclisimiz terörist olarak kabul edilmek istendi. Halkımızın üzerindeki baskı bugün de devam ediyor. Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Oradakiler vatanları olan Kırım’a bağını hiçbir zaman koparmadı. Her geçen gün de bu bağı güçlendiriyorlar. Milli hareketleri devam ettiriyorlar. Bizler her 18 Mayıs’ta yeniden yaşama irademizi, inancımızı ve imanımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek. Bir gün mutlaka dünyanın dört bir yanında yaşayan Kırım Tatar’ı, Ukrayna ile toprak bütünlüğü içerisinde medeniyetlerini ve kültürlerini tekrar ayağa kaldıracaktır" ifadelerini kullandı. "Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov ise törende, "Kırım Tatar halkına karşı gerçekleştirilen bu durum sadece yerinden etmek eylemi değildi. Yerli halkı vatanından, tarihinden, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakma girişimiydi. Aradan 82 yıl geçti ancak bu acı yalnızca tarihi bir sayfa olarak kalmadı. Ne yazık ki Kırım Tatarları için hala yaşamının bir parçası durumunda. Kırım’ın 2014’te işgal edilmesinden sonra Rusya, yarım adaya yeni bir baskı dalgası getirdi. Zulüm, siyasi nedenlerle gerçekleştirilen tutuklamalar, ifade özgürlüğünün bastırılması, Kırım Tatar halkının ulusal kimliğinin çarpıltılmasına ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler yapıldı. Ancak ne 1944’teki sürgün ne de 2014’te işgal bu halkı yok edebildi. Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" ifadelerine yer verdi.
Antalya Denizde can pazarı: Herkes seferber oldu ancak hastanede hayatını kaybetti Antalya’nın Alanya ilçesinde serinlemek için denize giren bir vatandaş, bir süre sonra gözden kayboldu. Cankurtaranların müdahale ettiği olayda denizden çıkartılan ve sağlık ekipleri tarafnıdan sahilde ilk tedavisi yapılan tatilci hastanede hayatını kaybetti. Boğulma tehlikesi geçiren tatilciye yardım etmek için denize giren bir vatandaş ta yine cankurtaranlar tarafından kurtarıldı. Olay, saat 11.00 sıralarında Alanya ilçesi İncekum Halk Plajı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 40 yaşlarında olduğu değerlendirilen ve kimliği henüz öğrenilemeyen bir vatandaş serinlemek için denize girdi. Bir süre sonra denizde açıldığı belirtilen vatandaş gözden kayboldu. Durumu fark eden çevredeki vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine harekete geçen bölgede görevli cankurtaranlar, vatandaşı sudan çıkararak kıyıya getirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından şahsa kalp masajı yapıldı. Daha sonra ambulansa alınan vatandaşa, hastaneye sevki sırasında da müdahalenin sürdüğü öğrenildi. Hastaneye kaldırılan şahıs, doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Denizde boğulma tehllikesi geçin biri olduğunu duyup kurtarmak için denize giren bir vatanadaş ta yine cankurtaranlar tarafından sağ salim kıyıya çıkartıldı. "Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık" Vatandaşı denizden çıkaran cankurtaran Ahmet Payalıoğlu, "Burada vatandaşların bağırışlarını duyunca hepimiz yardıma koştuk ve vatandaşı denizden çıkardık. Aynı anda 3-5 kişi boğulma tehlikesi geçirdi. Daha sonra vatandaşa kıyıda solunum cihazı takılarak suni teneffüs yapıldı. Diğer boğulma tehlikesi geçiren vatandaşların durumu iyiydi ancak bir kişinin durumu ağırdı. Solunum cihazıyla hastaneye götürüldü, daha sonra da hayatını kaybettiğini öğrendik. Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık. ‘Tamam’ dediler ancak biz ayrıldıktan sonra tekrar denize girmişler ve akıntıya kapılmışlar. Biz vatandaşlara denize girmemeleri gerektiğini söylüyoruz ama bazen bizi dinlemiyor, hatta tepki gösteriyorlar" dedi.