SAĞLIK - 17 Ekim 2025 Cuma 10:39

İzmirli kadınlar dümeni farkındalığa kırdı

A
A
A
İzmirli kadınlar dümeni farkındalığa kırdı

Tarihi Bergama Vapuru, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZDENİZ ev sahipliğinde meme kanserine dikkat çekmek amacıyla anlamlı bir etkinliğe sahne oldu. Medicana International İzmir Hastanesi tarafından düzenlenen "Dümeni Farkındalığa Kırıyoruz!" başlıklı söyleşide, hastanenin uzman hekimleri meme kanseri hakkında güncel bilgiler paylaştı. Yaklaşık 200 kişinin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte katılımcılar hem bilinçlenme fırsatı buldu hem de İzmir Körfezi’nin eşsiz manzarasında keyifli bir yolculuk yaptı. Etkinlikte, erken teşhisin önemine dikkat çekilerek, meme kanserine karşı farkındalık oluşturma amaçlandı.


Medicana International İzmir Hastanesi, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZDENİZ’in destekleriyle "Dümeni Farkındalığa Kırıyoruz" başlıklı söyleşi düzenledi. Kentin simgelerinden biri olan Bergama Vapuru’ndaki söyleşide Medicana International İzmir Hastanesi’nin Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Koray Topgül ve Medikal Onkoloji Uzmanı Dr. Murat Keser, yaklaşık 200 kadına meme kanseri hakkında bilgi verdi. Söyleşinin ardından katılımcılar Tarihi Bergama Vapuru’ndan kentin silüetini seyretti.



Kansere karşı başta sigarayı bırakmalısınız


Kansere karşı önlenemeyen ve önlenebilen riskler olduğunu belirten Prof. Dr. Koray Topgül, "Muayene, tarama testleri gibi rutin kontrolleri yaptırmak gerekiyor. Bunun yanında sigara, alkol, gereksiz hormon ilaçları, obezite gibi nedenler de kansere yakalanılmasına neden olabilir. Kadınlar menopoza girdikten sonra yağ hücreleri östrojen salgılamaya başlıyor. Bu süreçte de kansere yakalanma riski artar. Çünkü bir kadın ne kadar uzun süre östrojene maruz kalırsa kanser olma ihtimali artıyor. Bir de ‘70 yaşındayım kanser olmam bu yaştan sonra’ diye düşünmemek gerekiyor. Risk belki bir miktar düşüyor ama ‘asla kanser olmam’ diye bir şey yok" açıklamasını yaptı. Prof. Dr. Koray Topgül, günlük hayatta kullanılan temizlik ürünlerinden kozmetik ürünlerine kadar birçok noktada kimyasala maruz kalındığını belirterek, bu kimyasalların büyük bir çoğunluğunun kanserojen içerdiğini hatırlattı.



Erken tanı alan hastaların yüzde 90’ı iyileşiyor


Meme kanserine karşı kadınların 20’li yaşlardan itibaren kendilerini elle muayene etmesinin çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Koray Topgül, özellikle adet döneminden 5-6 gün önce elle muayene yapılmasının daha uygun olduğunu hatırlattı. Mamografi hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Koray Topgül, sözlerini şöyle sürdürdü: "Erken tanı araçları, meme ultrasonu ve mamografi. Genç kadınlarda mamografi çekilmiyor. Çünkü meme dokusu çok yoğun olduğu için fikir vermiyor. Genelde 35-40’tan sonra mamografiye yönlendiriliyor. Mamografinin zararlı olduğunu düşünenler var. Mamografi radyasyon içeren bir şey ama günlük hayatımızda alınan birkaç günlük radyasyonla aynı ölçüde. Yani getirdiği yarar, verdiği zarardan çok çok fazla. Çünkü tümörü, mamografide yakalıyoruz. Kanser ilerlediğinde tedavi noktasında hekimlerin işi çok zorlaşıyor. Erken tanı alan hastalar yüzde 90 iyileşiyor. Erken tanı alan hastalar, çoğu zaman kemoterapi bile almadan sadece cerrahi müdahale ile iyileşebilir. Bu yüzden mutlaka yıllık kontrollerinizi aksatmayın."



Gençlerde kansere yakalanma oranları artıyor


Teknolojinin ilerlemesi ve sağlık alanındaki olumlu gelişmeler sayesinde insan ömrünün giderek uzadığına vurgu yapan Uzm. Dr. Murat Keser, bu durumun kanser hastası görülme sıklığının artmasına neden olabileceğini ifade etti. Uzm. Dr. Murat Keser, "2030 yılında dünya çapında en az bir 40 milyon insana kanser tanısı konulacağı düşünülüyor" dedi. Öte yandan 40 yaş altı kanser vakalarında ciddi bir artış gözlemlendiğini aktaran Uzm. Dr. Murat Keser, "İstatistiklerde Türkiye’de özellikle 40 yaş altı kanser görülme sıklığı Amerika ve Avrupa’nın da ötesinde gibi görünüyor. İstatistikler biraz zayıf, ama klinik gözlemlerde 20’li yaşlarda çok fazla meme kanseri tanısı almış hasta olduğunu biliniyor. Kanser artık sadece 60-65 yaş üstünde görülmüyor. Kanser teşhisi alanların yaşı giderek düşüyor" mesajını verdi. Stresin kansere neden olduğu yönünde ortaya konan net bir bilimsel çalışmanın olmadığını hatırlatan Uzm. Dr. Murat Keser de, "Stresin direkt kanser yaptığını net ispatlanamadı ama vücut stresle baş edemediğinde alarm sinyalleri veriyor" diye konuştu.



Genetik testlerle yatkınlık saptanabiliyor


Meme kanserinin çeşitleri olduğunu ve bu çeşitlere göre tedavi şeklinin belirlendiğini aktaran Uzm. Dr. Murat Keser, bu tespitin yapılabilmesi için biyopsinin çok önemli olduğunu dile getirdi. "Biyopsi altın standartları veriyor" diyen Uzm. Dr. Murat Keser, "Biyopsiden korkmayın. Bazı hastalıklarda kitlenin temizlenmesi çok önemli. Biyopsi hekime, bunun için yol haritası sunuyor" ifadesini kullandı. Ayrıca genetik testlerle de meme kanseri olma ihtimalinin tahmin edilebileceğini aktaran Uzm. Dr. Murat Keser, şöyle konuştu: "Genetik testlerle bazı kanser türlerine yatkınlık saptanabiliyor. Örneğin BRCA1 geninin pozitif olması, yaşam boyu meme kanseri gelişme riskinin yaklaşık yüzde 80’e kadar çıkabileceği anlamına gelir. Ancak her genin taşıdığı risk oranı farklıdır. Ailede bu genin bulunması yalnızca kadınlar için değil, erkeklerde prostat kanseri riskini de artırabilir. Ayrıca bazı genetik mutasyonlar, aile içinde birden fazla kanser türünün görülmesine yol açabilir. Bu nedenle, genetik değerlendirmelerin bireysel değil, aile düzeyinde yapılması büyük önem taşır. Bununla birlikte meme kanseri tanısı alan kadınların yaklaşık yüzde 70’inde bilinen herhangi bir risk faktörü yoktur. Yani kanser her zaman önceden uyarı vermez; "geliyorum" demez. Bu nedenle düzenli kontroller ve taramalar, erken tanı ve etkili tedavi için hayati önem taşır."


Söyleşinin son bölümünde katılımcılardan bazıları kendi kanser öykülerini paylaşırken, bazıları da meme sağlığına dair soruların yanıtlarını alma fırsatı buldu. Ardından Konak İskelesi’nden kalkan vapur, misafirlerine eşsiz bir Körfez turu yaptırdı.



İzmirli kadınlar dümeni farkındalığa kırdı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Özel sporculardan tarihi zafer VIRTUS Para Atletizm Dünya Salon Şampiyonası’nda milli takım 4x200 metre bayrakta dünya şampiyonu oldu. VIRTUS Para Atletizm Dünya Salon Şampiyonası’nda özel sporcular Aysel Önder, Fatma Damla Altın, Esra Bayrak ve Reyhan Taşdelen’den oluşan milli takım, T20 kategorisi 4x200 metre kızlar bayrak yarışında 1:52.35’lik derecesiyle dünya şampiyonluğunu elde etti. Uyumları, mücadeleleri ve güçlü performanslarıyla rakiplerini geride bırakan özel sporcular, ay-yıldızlı bayrağı bir kez daha dünya sahnesinde zirveye taşıyarak Türkiye’ye büyük bir gurur yaşattı. Federasyon Başkan Vekili Sadettin Akçi, Ourense’de düzenlenen şampiyonayı yerinden takip ederek özel sporcularımıza destek verdi. Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu Başkanı Birol Aydın, kazanılan dünya şampiyonluğunun ardından yaptığı açıklamada büyük gurur duyduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: "VIRTUS Para Atletizm Dünya Salon Şampiyonası’nda 4x200 metre bayrak yarışında dünya şampiyonu olarak bizlere tarifsiz bir gurur yaşatan özel sporcularımız Aysel Önder, Fatma Damla Altın, Esra Bayrak ve Reyhan Taşdelen’i yürekten tebrik ediyorum. Özel sporcularımızın ortaya koyduğu birlik, mücadele ve inanmışlık duygusu gerçekten takdire şayandır. Ay-yıldızlı bayrağımızı dünya arenasında zirveye taşıyan bu başarı, ülkemiz adına son derece anlamlı ve gurur vericidir. Özel sporcularımızın her biri bizler için birer ilham kaynağıdır. Bu büyük başarıda emeği geçen tüm sporcularımızla gurur duyuyoruz."
İstanbul Sergen Yalçın derbiye 4 değişiklikle çıktı Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, Türkiye Kupası’nda oynadıkları Çaykur Rizespor maçının 11’inden 4 değişiklik yaparak Galatasaray maçına çıktı. Trendyol Süper Lig’in 25. haftasında Beşiktaş, sahasında Galatasaray ile karşılaşıyor. Siyah-beyazlıların teknik direktörü Sergen Yalçın, Türkiye Kupası’nda 4-1 kazandıkları Çaykur Rizespor maçının 11’inden 4 değişiklikle derbiye çıktı. Yalçın; savunmada Tiago Djalo ve Yasin Özcan’ın yerine Felix Uduokhai ile Rıdvan Yılmaz’a şans verdi. Orta sahada ise Salih Uçan ve Milot Rashica kulübeye geçerken; Kristjan Asllani ile Vaclav Cerny formayı giydi. Beşiktaş’ın, Galatasaray maçı 11’i şu şekilde: "Ersin Destanoğlu - Amir Murillo, Emmanuel Agbadou, Felix Uduokhai, Rıdvan Yılmaz - Wilfred Ndidi, Vaclav Cerny, Kristjan Asllani, Orkun Kökçü, Junior Olaitan - Hyeon-Gyu Oh." 5 futbolcunun ilk derbi heyecanı Siyah-beyazlı takımda 5 futbolcu ilk kez derbi heyecanı yaşıyor. Kartal’da devre arasında kadroya katılan Murillo, Agbadou, Asllani, Olaitan ve Oh Galatasaray mücadelesiyle birlikte ilk derbilerine çıktılar. Ayrıca yedek kulübesinde bulunan Yasin Özcan, Taylan Bulut ile Devis Vazquez de Sergen Yalçın’dan ilk derbileri için şans bekliyor. Tüpraş Stadyumu kapalı gişe Beşiktaş - Galatasaray derbisine siyah-beyazlı taraftarlar da yoğun ilgi gösterdi. Biletleri satışa çıktıktan yaklaşık 2 dakika sonra tüketen taraftarlar, Tüpraş Stadyumu’nu da tam kapasite doldurdu. 40 bin Beşiktaş taraftarı, Galatasaray derbisinde takımlarını desteklemek için stattaki yerlerini aldılar. Beşiktaş taraftarından görsel şölen Beşiktaş taraftarı, Galatasaray derbisi öncesi görsel bir şölen de gerçekleştirdi. Kendilerine dağıtılan siyah ve beyaz bayrakları sallayarak marşlar söyleyen futbolseverler, daha sonra ‘1903’ten beri kral biziz bu alemde’ ve ‘Ne bir heves ne bir tutku’ yazılı pankartlar açtılar. Ayrıca elinde Beşiktaş atkısı olan bir taraftar görseli de koreografi olarak tribünlerde gösterildi.
İstanbul Galatasaray’da 4 değişiklik Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, ligde son oynadıkları Corendon Alanyaspor maçının 11’ine göre Beşiktaş derbisinde sahaya 4 değişiklikle çıktı. Trendyol Süper Lig’in 25. haftasında Galatasaray deplasmanda Beşiktaş ile karşılaşıyor. Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk ligde son oynadıkları Corendon Alanyaspor maçının 11’ine göre değişiklik yaptı. Buruk; Sacha Boey, Eren Elmalı, Wilfried Singo ve Noa Lang’ın yerine Ismail Jakobs, Roland Sallai, Abdülkerim Bardakcı ve Mario Lemina’ya görev verdi. Abdülkerim Bardakcı ve Roland Sallai, 2 maç sonra 11’de Sarı-kırmızılılarda, Abdülkerim Bardakcı ve Roland Sallai derbiye 11’de başladı. Son olarak UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 play-off turu rövanşında İtalyan ekibi Juventus karşı 11’de görev alan iki futbolcu daha sonraki lig ve kupadaki Corendon Alanyaspor müsabakalarında oynamamıştı. Bu karşılaşmalarda Abdülkerim Bardakcı dinlendirilirken, Roland Sallai ise hafif sakatlığından dolayı kadroya alınmamıştı. En son Juventus mücadelesinde kadroda bulunan fakat oynamayan Yunus Akgün de 2 maç sonra 21 kişilik kadroda yer aldı. Galatasaray’ın 11’i Sarı-kırmızılılar derbiye; Uğurcan Çakır, Roland Sallai, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Ismail Jakobs, Mario Lemina, Lucas Torriera, Gabriel Sara, Leroy Sane, Barış Alper Yılmaz ve Victor Osimhen 11’i ile başladı. Yedeklerde ise Günay Güvenç, Eren Elmalı, Kaan Ayhan, Wilfried Singo, Sacha Boey, İlkay Gündoğan, Renato Nhaga, Noa Lang, Mauro Icardi ve Yunus Akgün bekledi. Galatasaray yönetimi, deplasmana gelen sarı-kırmızılı taraftarlara iftar verirken, ayrıca atkı dağıttı. Yaklaşık 2 bin Galatasaray taraftarı derbide Galatasaray taraftarı, derbide takımını yalnız bırakmadı. Taksim Gezi Parkı’nda toplanan sarı-kırmızılı taraftarlar, üst arama ve bilet kontrolünün ardından stadyuma giriş yaptı. Deplasman tribününde yaklaşık 2 bin sarı-kırmızılı taraftarlar yer aldı. Galatasaraylı taraftarlar, derbi öncesinde yaptıkları tezahüratlarla futbolcuları maça hazırladı. Öte yandan sarı-kırmızılı futbolcular, ısınmaya üzerinde 8 Mart Kadınlar Günü için özel yapılan tişörtlerle çıktı.
Balıkesir Başkan Akın’dan Kadınlar Günü mesajı Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, yayımladığı mesajla 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Toplumların gelişmişlik düzeyinin, kadınların hayatın her alanında ne kadar güçlü ve eşit şekilde yer aldığıyla ölçüldüğünü vurgulayan Başkan Akın, devamında şu ifadelere yer verdi: "Kadınların emeği, fedakârlığı ve kararlılığı; aileden ekonomiye, eğitimden yerel yönetime kadar hayatın her alanına değer katmaktadır. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü; kadınların hak, eşitlik ve adalet mücadelesini hatırlamak, onların toplumdaki yerini güçlendirmek ve daha adil bir gelecek için sorumluluğumuzu bir kez daha vurgulamak açısından büyük anlam taşımaktadır. Bu simge gün sadece bir çiçekle geçiştirilemeyecek kadar büyük önem taşıyor. Maalesef son zamanlarda vicdan sahibi herkesi derinden yaralayan kadına karşı şiddet ve istismar suçlarının sona ermesi için sadece devletimiz değil, toplumun tüm kesimleri sorumluluk üstlenmeli ve kamuoyu buna göre şekillendirilmelidir. Kadınlar vardır, buradadır, onları görmezden gelip bir kenara atmanın hiç kimseye ve hiçbir topluma yararı olmaz. Beşikteki bebeğini bırakıp cepheye mermi taşıyan Türk kadını, Cumhuriyet ağacı büyütülürken Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde toplum katmanlarının üzerinde öncü rol oynayan, seçen ve seçilen Türk kadını, bugün bilimsel, sportif ve sanatsal anlamda ülkemizi dünyaya tanıtan Türk kadını vardır. Onu görmek herkesin karına, herkesin yararınadır. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi olarak bizler de kadınların sosyal, ekonomik ve kültürel hayatta daha güçlü yer alması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Kadınların üretimde, yönetimde ve karar alma mekanizmalarında daha fazla yer aldığı bir Balıkesir için projeler geliştirmeye devam ediyoruz. Hayatın her alanında emek veren, üreten, büyüten ve geleceğimizi şekillendiren tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü yürekten kutluyor; eşit, adil ve umut dolu bir gelecek diliyorum."