ASAYİŞ - 17 Kasım 2025 Pazartesi 17:06

İzmir’deki yangında 5 konteyner ve 2 araç kül oldu

A
A
A

İzmir’in Bayraklı ilçesinde bir inşaat firmasına ait şantiyede işçilerin kaldığı konteynerlerde yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen yangında 5 konteyner ve 2 araç küle dönerken alevler nedeniyle işçilerin kişisel eşyaları da tamamen yandı.

Yangın bugün saat 15.30 sıralarında Bayraklı Adalet Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bir inşaat firmasına ait şantiyede işçilerin kaldığı konteynerde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri yangını kontrol altına alarak söndürdü, soğutma çalışmaları ise devam ediyor. İlk belirlemelere göre 5 konteyner ile 2 araç tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. Yangın sırasında konteynerlerde bulunan işçilerin kişisel eşyalarının da tamamen yandığı öğrenildi.

İzmir’deki yangında 5 konteyner ve 2 araç kül oldu

Eşyaları yandı

Yangının çıktığı konteynerde kaldığını ifade eden inşaat işçisi Kadir Alan, "Kaldığımız yer komple yandı. Olayı tam olarak bilmiyoruz, biz zaten sahada çalışıyoruz. Büyük ihtimalle, yüzde 90 elektrik kontağından çıkmış olması lazım. Bir anda duman yükselince koşarak geldik. Sadece bazıları arabasını kurtarabildi, zaten eşya alamadık. Kimisi canını zor kurtardı. Eşyalarımız, her şeyimiz yandı. Hiçbir şeyimiz kalmadı. Bir insanın giymesi için ne gerekiyorsa hepsi, kimliğimiz, ehliyetimiz, her şeyimiz yandı" dedi.

Canlarını zor kurtardılar

Şantiyede kalan bir başka gurbetçi işçi Ahmet Önder ise "5-10 dakika sonra her şey yandı bitti, siyah dumanlar vardı, başka bir şey yoktu. Allah’tan canımıza bir şey olmadı. Yapacak da bir şey yok, bu kadar. Konteynerlarda kalıyorduk, bütün eşyalarımız ve malzemelerimiz vardı. Çantamız, eşyalarımız, kimliklerimiz, kartlarımız hepsi gitti" diye ekledi.

İzmir’deki yangında 5 konteyner ve 2 araç kül oldu

Şantiye sahasına beton dökümü için geldiğini belirten Volkan Marangoz da "Biz tam burada beton döküyorduk. Bir anda koğuşlardan yangın çıktı. Yangın çıkınca millet koğuşlara gidip eşyalarını çıkarmaya çalıştı ama pek kimse bir şey çıkaramadı. Burada arabalar sıralıydı; iki üç tane araba da yandı gitti. Milletin bütün eşyaları yandı. Yangını görünce herkes koşup geldi; biz de betonu durdurup koştuk. İçeride biri var mı yok mu diye baktık ama Allah’tan kimse yoktu. Şuradan mikseri içeri sokup biraz su tutmaya çalıştık ama mikserin suyu da fayda etmedi. Sonra itfaiyeyi çağırdılar; itfaiye gelene kadar duman çoktu, kapkara duman yükseldi. Her yerden duman görünüyordu, konteynerlerin içi trafolu olduğu için daha da fazla duman çıktı. Her yer kapkara oldu, göz gözü görmedi. İçeridekiler can havliyle kendini dışarı attı; kimi ikinci kattan atladı. Milletin içeride eşyaları, telefonları, kiminin yüklü miktarda nakit parası da gitti, kiminin arabası yandı" ifadelerini kullandı.

Abdurrahman Derici - Hasan İnce - Sinan Yeniçeri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Doç. Dr. Bingöl: "Bağımlılıkla mücadele toplumsal seferberliktir" Muş Gençliği Uyuşturucu ile Mücadele Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Zeynep Kantarcı Bingöl, bağımlılıkla mücadelenin toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Bingöl, 1-7 Mart Yeşilay Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, "Her yıl 1-7 Mart tarihleri arasında idrak edilen Yeşilay Haftası, bağımlılıklarla mücadele konusunda toplumsal farkındalığın artırılması adına son derece önemli bir zaman dilimidir. Bu hafta, yalnızca zararlı alışkanlıklara dikkat çekmekten ibaret değil, aynı zamanda sağlıklı birey, güçlü aile ve güvenli toplum anlayışını yeniden hatırlama ve geleceğimizi koruma sorumluluğunu hep birlikte üstlenme çağrısıdır" dedi. Bağımlılığın insanın iradesini zayıflatan, özgürlüğünü elinden alan ve bireyi zamanla hem kendisinden hem de hayattan uzaklaştıran bir süreç olduğuna dikkat çeken Bingöl, "Madde bağımlılığı, alkol ve tütün kullanımı, teknoloji ve dijital bağımlılıklar başta olmak üzere tüm bağımlılık türleri bireyin fiziksel sağlığını, ruhsal dengesini ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyerek, onu adeta görünmez bir esaret altına almaktadır. Bağımlı hale gelen birey yalnızca kendisini değil, ailesini, çevresini ve içinde yaşadığı toplumu da derinden etkilemektedir. Oysa sağlıklı ve nitelikli bir yaşam, insanın en temel hakkıdır. Sporla, sanatla, bilimle, kültürle ve milli-manevi değerlerle desteklenen bir yaşam anlayışı bireyi bağımlılıklardan uzak tutan en güçlü koruyucu kalkandır. Üreten, düşünen, sorumluluk alan ve hedef sahibi bireyler hem kendi geleceklerini hem de toplumun yarınlarını inşa ederler. Gerçek özgürlük, bağımlılıklardan uzak bir hayat sürebilme iradesidir" ifadelerini kullandı. Bağımlılıkla mücadelede en hassas ve öncelikli alanın çocuklar ve gençler olduğunu belirten Bingöl, "Gençlerimizi yalnız bırakmadan, onları anlayarak, dinleyerek ve doğru yönlendirerek korumak zorundayız. Sevgi, ilgi ve rehberlik gören gençler riskli ortamlardan uzak durmakta ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını daha güçlü şekilde benimsemektedir. Bu nedenle eğitim kurumlarına, ailelere, yerel yönetimlere ve sivil toplum kuruluşlarına büyük sorumluluk düşmektedir. Muş ili, genç nüfus potansiyeliyle ülkemizin önemli şehirlerinden biridir. Bu potansiyelin sağlıklı, bilinçli ve üretken bireyler olarak yetişmesi hepimizin ortak sorumluluğudur. Bizler yalnızca akademik bilgi üretmekle kalmayıp, toplumsal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek gençlerimizi bağımlılık risklerinden korumaya yönelik bilimsel, eğitsel ve farkındalık temelli çalışmalar yürütmekteyiz. Üniversitemiz bünyesinde faaliyet gösteren Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi aracılığıyla öğrencilerimize, ailelere ve toplumun farklı kesimlerine yönelik eğitimler, seminerler ve bilinçlendirme faaliyetleri gerçekleştirilmektedir" şeklinde konuştu. Sivil toplumun önemine değinen Bingöl, Muş Gençliği Uyuşturucu ile Mücadele Derneği çatısı altında yürütülen çalışmalarla gençlerin zararlı alışkanlıklardan korunmasının, sağlıklı sosyal alanlara yönlendirilmesinin ve toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirterek, "Çünkü bağımlılıkla mücadele yalnızca kurumların değil, toplumun tüm paydaşlarının birlikte yürütmesi gereken bir seferberliktir. Unutmamalıyız ki güçlü aile, bağımlılığa karşı en etkili koruyucu unsurdur. Çocuklarıyla iletişim kuran, onları dinleyen, değer veren ve rol model olan aileler, sağlıklı nesillerin yetişmesinde belirleyici bir role sahiptir. Aileyi korumak, aslında toplumu ve geleceğimizi korumaktır. Bağımlılıkla mücadele aynı zamanda vatanımıza ve milletimize sahip çıkma meselesidir. Sağlıklı nesiller yetiştirmek, ülkemizin sosyal gücünü artırmak ve geleceğimizi teminat altına almak anlamına gelmektedir. Gençliğini koruyan toplumlar, yarınlarına güvenle yürüyen toplumlar olacaktır" diye konuştu. Bingöl, Yeşilay Haftası vesilesiyle tüm vatandaşları bağımlılıklara karşı bilinçli olmaya ve gençlere daha fazla sahip çıkmaya davet etti.
Manisa Büyükşehirin iftar sofrası Köprübaşı’nda kuruldu Manisa Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayının ruhuna uygun birlik, beraberlik ve dayanışma sofralarını Köprübaşı ilçesinde kurdu. Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, düzenlenen iftar programında vatandaşlarla bir araya gelerek, orucunu açtı. Köprübaşı’ndaki iftar programına Başkan Besim Dutlulu’nun yanı sıra Köprübaşı Belediye Başkanı Fatih Taşlı, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, daire başkanları, CHP İlçe Başkanı Gülay Sönmez, muhtarlar, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Ramazan’ın huzurunu ve bereketini hep birlikte paylaştık" İftar öncesi masaları tek tek gezerek vatandaşlarla sohbet eden Başkan Dutlulu, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma kültürü üzerindeki önemine değindi. Dutlulu, "Dayanışmanın büyüdüğü, ihtiyaç sahiplerinin gözetildiği, sevgi ve hoşgörünün çoğaldığı bir Ramazan geçiriyoruz. 17 ilçemizde kurduğumuz iftar sofralarımızla halkımızla bir araya geliyoruz. Bu akşam da Köprübaşı’nda halkımızla iftar sofrasında bir araya geldik, Ramazan’ın huzurunu ve bereketini hep birlikte paylaştık. Ziyaretimiz kapsamında kıymetli muhtarlarımızla da buluşarak mahallelerimizin taleplerini dinledik, ardından Belediye Başkanımız Fatih Taşlı ile Köprübaşı’mız için yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı konuştuk. Daha sonra baba ocağımız CHP Köprübaşı İlçe Başkanlığımızı ziyaret ederek, yol arkadaşlarımızla bir araya geldik. Misafirperverlikleri için Fatih başkanımıza, muhtarlarımıza ve tüm Köprübaşı halkına teşekkür ediyorum. Tuttuğumuz oruçlar kabul, birliğimiz ve beraberliğimiz daim olsun" ifadelerini kullandı. Geleneksel eğlenceler geceye renk kattı İftar yemeğinin ardından Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen kültürel etkinlikler sahnelendi. Karagöz ve Hacivat gösterilerinden müzikli oyunlara kadar pek çok etkinlik, özellikle çocuklara ve ailelerine keyifli anlar yaşattı. İftar programına katılan vatandaşlar, organizasyondan duydukları memnuniyeti belirtti. Vatandaşlardan Kaan Güç, "İftar programı çok güzeldi, neredeyse tüm Köprübaşı buradaydı. Yemekler lezzetli, ortam samimiydi. Özellikle Karagöz ve Hacivat gösterisi bu yıl ilk kez yapıldı ve çok keyif aldık. Başkanlarımıza teşekkür ediyoruz." derken, Nusret Yılmaz isimli vatandaş, "Manevi atmosferi yüksek, harika bir organizasyondu. Belediye başkanlarımızın bizlerle aynı sofrada olması çok anlamlı. Köprübaşı gibi küçük ilçelerde bu tür sosyal etkinliklere çok ihtiyaç var. Kültürel değerlerimizin yaşatılması bizleri mutlu etti" şeklinde konuştu. Kader Bilgen isimli vatandaş da, "İlçemize hitap eden, birleştirici bir program oldu. Bu tür organizasyonların sadece Ramazan’da değil, yılın farklı dönemlerinde de tekrarlanmasını bekliyoruz. Emeği geçen herkese teşekkürler" dedi.