ASAYİŞ - 28 Haziran 2025 Cumartesi 19:47

İzmir’de düğün öncesi silah operasyonu: 2 tutuklama

A
A
A
İzmir’de düğün öncesi silah operasyonu: 2 tutuklama

İzmir’in Bayraklı ilçesinde, düğün eğlencesi öncesi silahlandıkları tespit edilen 4 kişiye yönelik polis ekiplerince baskın düzenlendi. Operasyonda çok sayıda ruhsatsız silah ve fişek ele geçirilirken gözaltına alınan şüphelilerden 2’si tutuklandı.


İzmir İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Bayraklı Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, Gümüşpala Doğançay Mahallesi’nde, düğün sırasında silah kullanılacağı yönünde istihbari bilgi üzerine harekete geçti. Yapılan çalışmalar sonucu B.Ç. (24), A.Ç. (20), E.F.Y. (24) ve S.Z. (21) isimli şüphelilerin silah temin ettiği belirlendi. Belirlenen adrese düzenlenen operasyonda; 2 ruhsatsız tabanca, 3 ruhsatsız pompalı tüfek, 2 ruhsatsız av tüfeği, 1 Uzi tipi havalı tabanca ve 361 adet fişek ele geçirildi. Operasyonda gözaltına alınan 4 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden B.Ç. ve E.F.Y. adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, A.Ç. ve S.Z. çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.



İzmir’de düğün öncesi silah operasyonu: 2 tutuklama

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Eşyalarla kurulan tehlikeli bağın perde arkası Evlerde bir köşeye bırakılan kullanılmayan eşyalar, atılmaya kıyılamayan eski kıyafetler, gazeteler, kutular ya da zamanla yaşam alanını daraltan birikintiler, bazı kişiler için yalnızca dağınıklık değil psikolojik bir zorlantının işareti olabiliyor. Dr. Öğr. Üyesi Ali Ruhan Çelik, son dönemde artış gösteren biriktiricilik ve istifçilik problemlerinin; yalnızlaşma, travma, kaygı ve sosyal temasın azalmasıyla doğrudan ilişkili olabileceğine dikkati çekti. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ali Ruhan Çelik, son dönemde biriktiricilik ve istifçilik problemleriyle çok fazla karşılaştıklarını söyledi. "Bir gün lazım olur" düşüncesiyle başlayan eşya biriktirme davranışının zamanla kişinin yaşam alanını ve sosyal ilişkilerini bozacak ciddi bir boyuta ulaşabileceğini belirten Çelik, "Aslında bunu genel bunaltıların bir sonucu olarak değerlendirebiliriz. Amerikan Psikiyatri Derneği de bu durumu takıntılı zorlantılı davranışlar içerisinde değerlendiriyor, bunaltılı davranışlar içerisinde de ele alıyor. Bireyin dönem dönem yaşadığı problemlere göre biriktiricilik ve istifçilik meydana gelebiliyor. Bu dönemin özelliklerine baktığımızda biraz daha yalnızlaşmanın, travmaların ve kaygıların dışa vurumu gibi değerlendirebiliriz. Davranış temelde eşyaları biriktirme veya onlardan ayrılamama gibi görünse de, ilk bakışta bağ kurmayla ilişkili bir problem olarak tema verse de bunun arkasında yaşanılan mevcut bir olaydan sonra ya da bir travmadan sonra gerçekleşen süreçler de olabilir" dedi. "Sosyal temasın azalması tetikliyor" İstifçiliğin son yıllarda artmasının temel nedeninin sosyal temasın azalması olduğunu vurgulayan Çelik, "İnsan insana iletişimin azalması, değerlerin, ahlak ve maneviyatın zayıflaması, yalnızlaşmanın artması bu tablonun ortaya çıkmasında etkili. En hafif tabiriyle depresif bir tablo, en ağır tablosuyla ise sert bir takıntı-zorlantı (obsesyon) bozukluğudur. Birey eşyalarla kurduğu bağdan kopamıyor ve çoğu zaman yanlış olduğunu bilse de bu davranışından vazgeçemiyor" diye konuştu. Kişi yanlış olduğunu bilse de vazgeçemeyebiliyor Dr. Öğr. Üyesi Ali Ruhan Çelik, istifçiliğin kişinin eşyalarla kurduğu bağdan kopamamasıyla ortaya çıktığına dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Biriktiricilik ve istifçilik, kişinin eşyalarla kurduğu bağdan kopamaması, o eşyaları evinin dışına çıkaramaması ve bu çıkarmayla ilgili bir zorlantı yaşamasıyla karşımıza çıkıyor. Bildiğiniz gibi bazı durumlarda kamu kurumları da burada görev alıyor çünkü çevreye rahatsızlık veren bir durum ortaya çıkabiliyor. Şikayetler yaşansa bile birey zorla oradan çıkarılmadan, çoğu zaman yanlış olduğunu bilse de vazgeçemediği bir davranış olarak bu durum karşımıza çıkıyor." Erken müdahale ve çevre desteği şart Bu durumun önlenebilmesi için yapılması gerekenleri anlatan Çelik, "Bunu nasıl önleyebiliriz? Öncelikle hepimiz toplum içerisinde birbirimizden sorumluyuz. Çevremizde, önce kendi ailemizde, ailemizde yoksa komşularımızda böyle problemler gördüğümüzde bireyi yetkili sağlık kuruluşuna yönlendirmemiz gerekiyor. Önce bireyle iletişim kurulmalı. Bu durum en uç noktada kişinin farkında olmadığı bir zorlantıya kadar gidebilen tablolar da oluşturabilir, yetkili sağlık kuruluşunun bu bireye yönlendirilmesiyle ilk adım atılmış olabilir" ifadelerini kullandı. İstifçiliğin yalnızca belirli bir yaş, cinsiyet ya da sosyokültürel sınıfa özgü olmadığını, herkesin risk altında olabileceğini aktaran Çelik, hastalığın erken dönemde sosyal izolasyon, hayattan keyif almama, uyku düzeninde bozulma ve suçluluk duygusu gibi belirtiler verdiğini söyledi. Çelik, "Bu bunalımla ilgili bir problem olduğu için önce bunun davranışsal izlerini ve alarmlarını vermeye başlar. Birey sosyal izolasyon içerisine giriyorsa, duygularını paylaşmıyorsa, düşüncelerini paylaşmıyorsa, ilişkilerinde bozukluklar varsa, akademik işlevselliğinde veya diğer zihinsel işlevlerinde gerileme ve durgunluk varsa, hayattan keyif almıyorsa, eskiden yaptığı şeyleri artık yapmamaya başlıyorsa, uykuları azalıyorsa veya artıyorsa, suçluluk duyguları varsa, bağ kurmayla ilgili çevresiyle problemler varsa bu işaretlerle birlikte bu ihtimallerin arttığını söyleyebiliriz" diye konuştu. "Küçük işaretlerle başlar, kar topu gibi büyüyebilir" Erken müdahalenin önemine dikkat çeken Çelik, "Bu meseleler küçük küçük başlar, küçük küçük işaretlerini verir, daha sonra kar topu gibi büyüyebilir. Biz ne kadar o mesele küçükken buna el atarsak, bunu önlemeye başlarsak, o kadar muhtemel sonuçları da engelleyebiliriz" sözlerine ekledi.
İstanbul Zeytinburnu Belediyesi tarafından hayata geçirilen Bilgi Evleri’nin 20’nci yılı kutlandı Zeytinburnu Belediyesi tarafından hayata geçirilen ‘Bilgi Evleri’nin 20’nci yılı, düzenlenen etkinliklerle kutlandı. Programda çocuklar ve aileler çeşitli etkinliklere katılarak doyasıya eğlendi. Zeytinburnu Belediyesi tarafından hayata geçirilen Bilgi Evleri’nin hizmete açılışının 20’nci yılı kutlandı. Telsiz Mahallesi’nde bulunan millet bahçesinde çeşitli etkinliklerle düzenlenen kutlama programına, çok sayıda vatandaş katılım sağladı. Etkinlikte, Hacivat - Karagöz gösterisi, masal dinletisi, illüzyon ve jonglör gösterileri, animasyon etkinlikleri ile çeşitli halk oyunları gibi bir çok gösteri yer aldı. Alanda kurulan oyun parkurlarında çocuklar yoğun ilgi gösterirken, düzenlenen yarışmalar renkli görüntülere sahne oldu. Etkinlik alanında rodeo, gladyatör, sumo ringi, trambolin, engelli parkuru, VR simülasyonları, elektronik basketbol, air hockey ve balon futbol gibi birçok aktivite yer aldı. Bilgi Evleri’nin 20’nci yılına özel hazırlanan film de gösterildi Çocuklar gün boyunca kurulan oyun alanlarında vakit geçirirken aileler de etkinlikleri takip etti. Programın akşam bölümünde, halk oyunları gösterileri ve çocuk tiyatrosu izleyenlerden alkış aldı. Etkinlik kapsamında Bilgi Evleri’nin 20’nci yılına özel hazırlanan film de gösterildi. Kutlamalar boyunca vatandaşlara çeşitli ikramlar ve hediyeler dağıtılırken, alanda kurulan maskot karakterler, selfie panoları ve graffiti-resim duvarı özellikle çocukların ilgi odağı oldu. "Çalışkan belediye başkanımız çocuklar için böyle bir fırsat tanıdılar" Etkinliğe oğlu ile katılan Hülya Bahçetepe isimli vatandaş, "Bugün çok eğlendik, çeşitli etkinliklere katıldık. Çocuklar eğlendi, etkinliklere katıldı, yarışmaya katıldı hediye kazandı yani çok güzel bir gün geçirdik" dedi. Birden fazla etkinliğe katıldığını belirten Muhammed Abed, "Bugün Bilgi Evleri’nin 20’nci yılını kutladık, çok mutluyum. Burada birden fazla etkinlik yaptım. Aynı zamanda dans ettim ve evet hayır oyunu oynadık hediye kazandım" şeklinde konuştu. Çocuğu halk oyunlarına katılan ve etkinliğe ailesiyle birlikte gelen Nizamettin Amani, "Çocukları buraya getirdik. Sağ olsun çalışkan belediye başkanımız çocuklar için böyle bir fırsat tanıdılar, böyle etkinlikler yaptıkları için teşekkür ederiz" dedi. Halk oyunlarında gösteri yapan Burhanettin Amani ise, "Bugün halk oyunlarında dans ettik, eğlendik. Çok mutluyuz. Zeytinburnu Belediye Başkanımıza çok teşekkür ederiz" diye konuştu. Etkinlik alanında doyasıya eğlenen çocuklardan Efranur Aksoy da, "Bugün oyunlar oynadım, resim çizdim çok eğlendim. Bugün çok güzeldi" dedi.
Antalya Evde patlayan tüp binayı harabeye çevirdi: 1 yaralı Antalya’nın Serik ilçesinde ev tüpünün patlaması sonucu bir kişi yaralandı. Patlama sonrası 5 katlı bina ve araçlarda hasar meydana geldi. Olay sabaha karşı saat 05.00 sıralarında Serik İlçesi Gedik Mahallesinde 5 katlı bir binanın 2. Katın mutfak bölümünde meydana geldi. Tüp gazı sıkışması sonucu yaşanan patlama sırasında evde bulunan ismi öğrenilemeyen bir kişi yaralandı. Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından önce Serik Devle hastanesi sonrasında Antalya’da bir hastaneye kaldırıldı. Yaralının sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi. Olaya tanıklık eden Apartman sakinlerinden Safa Nergiz, "Saat 5 sıralarıydı evde tek başıma yatıyordum. Bir patlama sesi geldi. İlk önce deprem zannettim. Patladı diye bir bağrışma duydum. Aşağıya indim. Durum bu. Ben ilk deprem zannettim ama tüp patlamasıymış. Binada baya zarar var. Kapılar, pencereler duvarlar yıkıldı. Evde bir kişi vardı vücudunda yanıklar vardı hastaneye götürdüler" dedi. Apartman sakinlerinden Barış Türkdağlı ise, "Yoğun bir gaz sıkışması olmuş patlamadan dolayı bina bu hale geldi. Araçlarımız böyle. En sevindirici haber can kaybı yok. O anda deprem zannettik. Bomba mı atıldı dedik o anda her şey aklımıza geldi. Ailem vardı onları tahliye ettik. Patlama olan evdeki kişi yaralı hastanede" dedi. Patlama sonrası binada ve park halindeki 4 araçta ağır hasar meydana geldi. Polis olayla ilgili inceleme başlattı.
Bursa Sosyal medya üzerinden verilen gayrimenkul ilanlarına dikkat ELFİ Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, "Artık EİDS sistemiyle sahte kira ve satış ilanları paylaşmasının önüne geçiliyor. Ancak, vatandaşlarımız sosyal medya mecraları üzerinden yayınlanan ve yetki belgesi olmayan kişilerin gayrimenkul ilanlarına dikkat etmeli" dedi. ELFİ Gayrimenkul, Nilüfer ilçesi Balkan Mahallesi’nde 4. şubesini düzenlenen törenle hizmete açtı. Açılışa iş dünyası temsilcileri, sektör paydaşları ve çok sayıda davetli katıldı. Açılışta konuşan ELFİ Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, yeni şubenin Bursa’ya ve sektöre hayırlı olmasını dileyerek, büyüme hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti. Gayrimenkul sektöründe güvenli ticaretin önemine dikkat çeken Aydemir, Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS) ile birlikte sektörde önemli bir dönüşüm yaşandığını söyledi. Aydemir, "Artık dolandırıcıların sosyal medya üzerinden sahte kira ve satış ilanları paylaşmasının önüne geçiliyor. EİDS sistemiyle vatandaşlarımız daha güvenli bir şekilde işlem yapabilecek. Bu gelişmeden dolayı mutluyuz. Ancak son aylarda insanlar taşınmaz numaralarla doğru ilan girişleri yapmıyor. Bu da müşterilerin dolandırılmasına neden oluyor. Bu tarz durumlarla karşılaşan vatandaşların mutlaka bakanlıklara şikayet etmelerini tavsiye ediyoruz. Sosyal medya mecraları üzerinden yayınlanan ilanların da gözden geçirilmesi gerekiyor. Yetki belgesi olmayan kişilerin de sosyal medyadan gayrimenkul pazarladığını görmekteyiz. Bakanlığımızın da bu konu hakkında çalışma yapmasını temenni ediyoruz" dedi. Açılışa Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkanı da katılarak yeni şubenin hayırlı olması temennisinde bulundu. Program, kurdele kesimi ve hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.
Erzurum Tarım ve tiyatro bir arada: "Son Hasat" izleyenleri mest etti Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğrencileri tarafından sahnelenen "Son Hasat" adlı tiyatro oyunu, izleyicilerden tam not aldı. Nene Hatun Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşan ve ayakta alkışlanan oyun, tarım alanında çalışan bir profesörün ve ailesinin hikayesini sahneye taşıdı. Atatürk Üniversitesi Öğretim Görevlisi Zübeyir Cinisli’nin uyarlayıp yönettiği oyun, "Bir Aile, Bir Sır, Bir İhanet" başlığı altında sahnelendi. Emek, bilim, umut, açgözlülük, ihanet ve pişmanlık temalarının işlendiği tiyatro gösterisinde; Necmi Burak Türkez, Sudanur Yıldırım, Melike Karasu, Miraç Güler, Mustafa Karasu, Abdullah Efe Şare, Musa Kınık ve Ayşe Horoz rol aldı. Profesyonel sanatçıları aratmadılar Oyunda "Onur Hoca" (Profesör) karakterini canlandıran Spor Bilimleri Fakültesi öğrencisi Necmi Burak Türkez, sergilediği sahne performansıyla izleyicilerin büyük beğenisini topladı. Türkez ve arkadaşları adeta profesyonel oyunculara taş çıkardı. "Bir profesörün karşılaştığı engelleri dile getirdik" Oyunun ardından açıklamalarda bulunan Yönetmen Zübeyir Cinisli, toplumsal değerleri, aile bağlarını ve insan psikolojisinin derinliklerini ele alan bir eserle sanatseverlerin karşısına çıkmaktan onur duyduklarını belirtti. Cinisli, "Atatürk Üniversitesi Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu hocamıza ve dekanımıza destekleri için çok teşekkür ediyorum. Bir profesörün çalışmasıyla ilgili engelleri dile getirmek istedik. Performanslarından dolayı tüm öğrencilerimi kutluyorum" dedi. "Hem güldürdü hem duygulandırdı" Ziraat Fakültesi ile tiyatro etkinliğinin ilk etapta birbiriyle uzak kavramlar gibi algılandığını ifade eden Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Önder Çalmaşur ise oyunun mesleki açıdan taşıdığı öneme dikkat çekti. Dekan Çalmaşur, "Konu itibarıyla tarımla, ziraatla uğraşan bir profesör ve ailesi canlandırıldı. Bu mesleğin sahneye taşınması bizi çok mutlu etti. İlk duyduğumda heyecanlanmıştım ancak bu kadar yüksek bir performans beklemiyordum. İzlerken hem güldük hem duygulandık. Zübeyir hocamıza ve emeği geçen öğrencilerimize teşekkür ediyor, projenin devamını diliyorum" şeklinde konuştu.