EĞİTİM - 07 Mayıs 2026 Perşembe 12:53

İzmir’de 15 Temmuz manşetleri bir kez daha atıldı

A
A
A
İzmir’de 15 Temmuz manşetleri bir kez daha atıldı

Basın İlan Kurumu (BİK) ile Ege Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen "15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi"nde öğrenciler, toplumsal hafızanın medyadaki yeri ve etik habercilik anlayışı üzerine uygulamalı eğitim aldı. Atölye kapsamında katılımcılar, 15 Temmuz sürecinde atılan manşetleri inceleyerek habercilik dili, kamu sorumluluğu ve medya etiği konularında deneyim kazandı.


Basın İlan Kurumu (BİK) ile Ege Üniversitesi (EÜ) iş birliğinde, EÜ İletişim Fakültesi’nde "15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi" etkinliği "Hafızayı Koru, Hakikati Yaz" sloganıyla düzenlendi. Atölyenin açılış programına BİK İzmir Bölge Müdürü Osman Başeğmez, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürü Cengiz Kutlu Yüksel, EÜ İletişim Fakültesi Dekanı Bilgehan Gültekin, gazeteci-yazar Ekrem Kızıltaş ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı.


Gün boyunca devam eden oturumlarda öğrenciler, 15 Temmuz sürecinde medyanın rolü, toplumsal hafıza ve etik habercilik konularında uygulamalı eğitim alma fırsatı buldu. Atölye çalışmalarını başarıyla tamamlayan katılımcılara ise program sonunda sertifikaları takdim edilecek.


"15 Temmuz, eşsiz bir direnişin adıdır"


BİK İzmir Bölge Müdürü Osman Başeğmez, açılış konuşmasına BİK Genel Müdürü Abdülkadir Çay’ın mesajını okuyarak başladı. Gençlerin Türk basınının geleceğini şekillendirecek güçlü kalemler olduğunu vurgulayan Başeğmez, "15 Temmuz; bir milletin çıplak elleriyle tankları durdurduğu, tarihin akışını değiştirdiği eşsiz bir direnişin adıdır. Gazetecilik ise böylesine kritik anlarda toplumun vicdanı ve hafızası olma sorumluluğunu taşır. Kaosun içinden hakikati ayıklamak ve dezenformasyon dalgalarına karşı bir dalgakıran olmak, bu mesleğin en temel vazifelerindendir. Atölye çalışmalarımız; sizlere yalnızca habercilik becerileri kazandırmayı değil, aynı zamanda mesleki duruşu, etik anlayışı ve toplumsal sorumluluk bilincini güçlendirmeyi de hedeflemiştir. ‘O gece siz olsaydınız nasıl bir manşet atardınız?’ sorusu, aslında her birinizin gazetecilik kimliğine tutulmuş bir aynadır. Bizler, sizlerin demokrasiye sahip çıkan, milli iradeyi esas alan ve hakikatten başka rehberi olmayan gazeteciler olarak yetişeceğinize yürekten inanıyoruz." ifadelerini kullandı.


BİK bünyesinde İletişim Fakültesi öğrencilerine yönelik kapsamlı bir staj programını hayata geçirdiklerini belirten Başeğmez, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kurumumuzun internet sitesi üzerinden 15 Mayıs 2026 tarihine kadar başvurulabilecek olan bu staj programının, sektör ile akademi arasında güçlü bir köprü kuracağına inanıyoruz. Geleceğin gazetecileri olan siz değerli gençlerin, bu önemli fırsatı mutlaka değerlendirmesini arzu ediyorum."


"İnsan, Türk bayrağı için ölür"


Bilgehan Gültekin, toplumsal hafızanın büyük önem taşıdığını vurgulayarak, 15 Temmuz’un üzerinden 10 yıl geçtiğini vurgulayarak, "Bunu nesiller geçtikçe anlatmalıyız. Belki bunlar 10-15 yıl sonra yazılacak siyaset ve demokrasi kitaplarında tarihin en büyük demokrasi zaferlerinden biri olarak yer alacak. 15 Temmuz, halkın büyük bir milli irade zaferidir. Bunu gelecek nesillere aktarmak gerekiyor. Toplumsal hafızayı canlı tutmak ise iletişimcilerin görevidir. İnsan, Türk bayrağı için ölür; ben de hiç düşünmeden ölürüm. Dolayısıyla 15 Temmuz’da yaşadıklarımız, tanklara karşı verilen bir demokrasi ve milli irade zaferidir. Bizler de iletişimciler olarak bu milli duruşu göstermeliyiz. Bu nedenle etkinliği son derece kıymetli buluyorum" ifadelerini kullandı.


"Gazetelerde birlik ve beraberlik ruhu görüldü"


15 Temmuz gecesi darbe girişiminin netleşmesiyle birlikte Türk medyasının tavrının özellikle internet siteleri ve sosyal medya üzerinden açık şekilde görüldüğünü belirten gazeteci-yazar Ekrem Kızıltaş, o geceyi en iyi anlatan kavramın "kenetlenmek" olduğunu söyledi.


Kızıltaş, geçmiş darbelerde medyanın bazı kesimlerinin darbecilere destek verdiğini hatırlatarak, "15 Temmuz’da ise sağından soluna Türkiye’deki medya; yazılı basını, televizyonu, internet medyası ve sosyal medyasıyla büyük ölçüde ortak bir duruş sergiledi. Milletin gösterdiği direnişe medya da eşlik etti. Ertesi gün atılan gazete manşetlerinde de bu birlik ve beraberlik ruhu açıkça görüldü" ifadelerini kullandı.


(Hİ-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla MUSKİ, Gümbet esnafının korkularına 10 günde son verdi MUSKİ Genel Müdürlüğü, Bodrum’un turizm açısından en yoğun bölgelerinden biri olan Gümbet Mahallesi’nde yürüttüğü içme suyu ana isale hattı yenileme çalışmalarına, bölge esnafının eylemleri nedeniyle geçici olarak ara vermek zorunda kalmıştı. Esnafın ‘5 ayda bitmez’ diyerek uzun süreceğini düşündüğü Adnan Menderes Caddesi’ndeki çalışmaların ekiplerin yoğun mesaisiyle sadece 10 gün içerisinde tamamlanması karşısında bölge esnafı memnuniyetini dile getirdi. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, turizm bölgelerindeki içme suyu hatlarının yoğun sezon öncesinde yenilenerek bölge esnafının mağduriyet yaşamaması yönündeki talimatları doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü, projelerini hız kesmeden tamamlamaya devam ediyor. Bu kapsamda, Bodrum ilçesi Gümbet Mahallesi Adnan Menderes Caddesi’nde yürütülen içme suyu ana isale hattı yenileme çalışmalarını ekiplerin yoğun mesaisi sayesinde sadece 10 gün içerisinde tamamlandı. Bölge esnafı çalışmaların kısa sürede tamamlanmasından memnun Bodrum ilçesi Gümbet Mahallesi Adnan Menderes Caddesi’nde, kullanım ömrünü tamamlayan içme suyu ana isale hattında sık sık meydana gelen patlamalar özellikle bölge esnafını zor durumda bırakıyordu. Yaşanan kesintiler nedeniyle artan kayıp-kaçak oranlarının önüne geçmek ve vatandaşların mağduriyetini gidermek amacıyla MUSKİ ekipleri tarafından bölgede 750 metre uzunluğundaki içme suyu ana isale hattının yenilenmesi çalışmalarına başlanmıştı. Çalışmalar sırasında kazı alanında tarihi doku niteliği taşıyan bir lahitin ortaya çıkması, turizm sezonu öncesinde tamamlanması planlanan projede gecikmeye neden oldu. Çalışmaların yeniden başlamasıyla birlikte bazı esnafların ‘turizm sezonu başladı’ ve ‘kazma vurdurmayız’ şeklindeki tepkileri nedeniyle sahada gerginlik yaşandı ve çalışmalar bir süre durduruldu. Ekiplerin sahada yürüttüğü yoğun çalışma temposu ve planlı süreç yönetimi sayesinde proje, belirtilen süreden de önce tamamlandı. Esnafın 3 ay süreceğini ifade ettiği içme suyu ana isale hattı yenileme çalışmaları, vaat edilenden çok daha kısa sürede, 10 gün içerisinde tamamlanarak sıcak asfalt atıldı. Çalışmaların kısa sürede tamamlanmasından memnuniyet duyan bölge esnafı, emeği geçen tüm MUSKİ Genel Müdürlüğü çalışanlarına teşekkür etti. Çalışmaların beklenilenden çok daha hızlı tamamlandığını söyleyen esnaf Erdal Aydın, "Yıllarca su sorunu yaşıyorduk. Bunası turizm yeri. Yollarda devamlı kazılıyordu. 5 günde 10 günde biteceğiz diye söz verdiler. Görünüyor ki bitiriyorlar. Yani 15 günde 20 günde bitecek işi bir haftaya çekmeyi başarabildiler. Teşekkür ederiz" dedi. Bölge esnafının turizm sezonu öncesi yaşamış olduğu endişenin planlanan çalışmanın çok daha hızlı bitirilmesiyle son bulduğunu vurgulayan MUSKİ Genel Müdür Yardımcısı Nuri Kali, "Bir amaç birlikteliğimiz vardı Bodrum ile ilgili. Sürekli suyla gündeme gelen, patlamalarla gündeme gelen Bodrum’u bu gündemden düşürmek, Bodrum’un gerçek değerine, marka değerine kavuşturmasına katkı sağlamaktı. Biz bu isale hatlarını yaptığımız yenileme ile değer kattığımıza inanıyoruz. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz" dedi.
Balıkesir Midilli’den gelenlere şap önlemi Yunanistan’ın Midilli Adası’nda şap hastalığının yaygınlaşması üzerine Ayvalık’ta teyakkuza geçildi. Ayvalık Deniz Hudut Kapısı’na kurulan özel ilaçlama ünitesiyle, adadan gelen araçlar ve turistler dezenfekte edilerek hastalığın Türkiye’ye girişi engelleniyor. Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, komşu ada Midilli’de görülen şap hastalığı vakaları nedeniyle sıkı karantina tedbirleri uygulanmaya başlandı. Özellikle Ayvalık Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nın Midilli’de de tanıtılmasının ardından artması beklenen turist trafiği göz önünde bulundurularak, Ayvalık Gümrük binasına dezenfeksiyon ünitesi kuruldu. Tarım ve Orman Bakanlığı ile ilgili birimlerin koordinasyonunda hayata geçirilen önlem kapsamında, yaz sezonu boyunca Midilli’den feribotlarla Ayvalık’a gelecek olan tüm araçlar ilaçlama bandından geçecek. Araçların yanı sıra turistlerin ayakkabı ve kıyafetleri de özel solüsyonlarla dezenfekte edilerek gümrükten girişlerine izin verilecek. Hastalığın yayılımı önleniyor Şap hastalığının hayvancılık sektörüne verebileceği ekonomik zararların önüne geçmeyi hedefleyen uygulama, gümrük sahasına adım atan her noktada titizlikle sürdürülüyor. Yetkililer, Midilli’de hastalığın yaygınlaşması nedeniyle bu önlemin zorunlu hale geldiğini belirterek, "Ülkemiz hayvancılığını korumak adına sınır kapısında dezenfeksiyon çalışmalarına ara vermeden devam edeceğiz. Yaz boyunca giriş yapan her araç ve yolcu bu kontrolden geçecek" bilgisini paylaştı. Sınır kapısındaki bu koruyucu dezenfeksiyon hattı, hem feribot seferlerini aksatmayacak şekilde hem de maksimum güvenlik sağlayacak düzeyde modernize edildi.