GÜNDEM - 09 Kasım 2025 Pazar 10:28

Filmleri çektiler, ödülleri kaptılar

A
A
A
Filmleri çektiler, ödülleri kaptılar

Kadir Has Üniversitesi (KHAS) tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Kısa Film Yarışması’na, İzmir Ekonomi Üniversitesi’ndeki (İEÜ) gençlerin başarısı damga vurdu. İEÜ Sinema ve Dijital Medya Bölümü’nden bu yıl mezun olan Tuğba Yaşar, ‘Taşın Rengi’ isimli belgesel filmiyle birinciliğe ulaşırken; öğrenciler Yağmur Türkmenoğlu ve Bilge Olcay Yılmaz ise ‘Thrifted’ isimli filmleriyle üçüncülük elde etti. Adana Altın Koza Film Festivali’nin ardından KHAS Kısa Film Yarışması’nda da birinciliği kimseye kaptırmayan Yaşar, ödülleri seriye bağladı.


Kadir Has Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü tarafından düzenlenen ve 200’den fazla filmin başvurduğu yarışmada, finale kalmayı başaran birbirinden iddialı 10 film arasında kıyasıya bir rekabet yaşandı. Nezaket Erden, Onur Saylak, Melis Behlil, Esin Paça Cengiz ve Defne Tüzün’den oluşan jüri, tüm filmleri büyük bir titizlikle inceledi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda İEÜ İletişim Fakültesi Sinema ve Dijital Medya Bölümü mezunu Tuğba Yaşar ile üçüncü sınıf öğrencileri Yağmur Türkmenoğlu ve Bilge Olcay Yılmaz, ödüle ulaşarak büyük gurur yaşadı.



"Annesinin hatıralarını anlattı"


Birincilik kazandığı Taşın Rengi/Renge Kevir adlı film hakkında bilgi veren Yaşar, "Sinema ve Dijital Medya Bölümü’nden bu yıl birincilikle mezun oldum. Ödül aldığım film, aslında üçüncü sınıfta yaptığım bir projeydi. ‘Dijital Medya Sanatları Stüdyosu’ dersinde bir medya sanat projesi hazırlamamız istenmişti. Ben de kolaj, arşiv fotoğrafları, videolar ve animasyonu bir araya getiren bir medya çalışması yaptım. Filmin konusunu annemin Mardin’deki çocukluk hatıraları oluşturuyor. Evde, cam kenarına bir masa kurup tripotla kamerayı sabitledim. Kestiğim fotoğraf ve videolarla kolajlar hazırladım. Filmin tamamını ev ortamında çektim" diye konuştu.



"Sinema çocukluk aşkımdı"


Adana Altın Koza Film Festivali’ndeki öğrenci kategorisinde ‘En İyi Belgesel’ ödülünü kazandıktan sonra, aynı filmle KHAS Kısa Film Yarışması’nda da birinciliğe ulaşmanın kendisi için çok özel olduğunu belirten Yaşar, "Sinema, benim çocukluk aşkım. Babamla birlikte izlediğimiz filmler, bu ilgiyi daha da büyüttü. Küçüklükten gelen bu tutkunun, bugün ulaştığım başarıda büyük payı var. Şimdi, okulda başladığım ama tamamlayamadığım projeleri bitirmek ve 2026 kış döneminde sinema alanında yüksek lisans yapmak istiyorum" diye konuştu



"Bitpazarından çıkan hikaye"


Yarışmada ‘Thrifted’ filmiyle üçüncülüğü kazanan Bilge Olcay Yılmaz ve Yağmur Türkmenoğlu ise hazırladıkları arşiv belgeselinin öyküsünü şöyle anlattı: "İzmir’deki bitpazarından eski bir kamera satın aldık. Kamerayı incelemek için açtığımızda, içinde yaklaşık 20 yıl önce çekilmiş videolar bulduk. Videolarda yer alan kişilere ulaşmak ve görüntüleri onlara teslim etmek istedik. Sosyal medya aracılığıyla bu kişilere ulaştık ve videoları verdik. Çok mutlu oldular. O an aklımıza, bu süreci anlatan bir arşiv belgeseli çekme fikri geldi. Böylece, hem o kişiler hem de bizim için anlamlı bir hikaye ortaya çıktı." Yarışmada ödül alacaklarını hissettiklerini belirten Yılmaz ve Türkmenoğlu, "Ödül haberini aldığımızda çok sevindik. Bundan sonra da festivallere katılmayı, mezuniyetin ardından ise sinema sektöründe kariyerimizi sürdürmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.



Filmleri çektiler, ödülleri kaptılar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.