SAĞLIK - 15 Kasım 2025 Cumartesi 11:14

EÜ’den Dünya Diyabet Gününde farkındalık oluşturan etkinlik

A
A
A
EÜ’den Dünya Diyabet Gününde farkındalık oluşturan etkinlik

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Bilim Dalı, "14 Kasım Dünya Diyabet Günü" dolayısıyla bir etkinlik düzenledi. EÜ Tıp Fakültesi 20 Mayıs Amfisinde gerçekleştirilen etkinlikte, diyabet konusunda farkındalık oluşturmak ve güncel bilimsel gelişmeleri paylaşmak amacıyla akademisyenler, aileler ve çocukları bir araya geldi.


Etkinlikte, Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Damla Gökşen, "Diyabet Tedavisinde Güncel Yaklaşımlar ve Geleceğe Bakış: Tip 1 Diyabetin Yol Haritası" başlıklı sunumuyla yer alırken; Çocuk Hastanesi Diyabet Hemşiresi Dr. Hemşire Günay Demir ve Diyabet Eğitim Hemşiresi Hafize Işıklar ise, "İnsülin İnfüzyon Pompaları ve Sürekli Glukoz Ölçüm Sistemleri: Kime, Neden, Hangisi?" konulu sunumlarıyla diyabet yönetimindeki teknolojik gelişmelere ilişkin bilgi paylaştı.


Prof. Dr. Damla Gökşen, sunumunda Tip 1 Diyabet’in karmaşık doğasına ve küresel yayılımına dikkat çekti. Hastalığın kalıcı olduğunu ve kan şekeri yönetiminin göründüğünden çok daha karmaşık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gökşen, "Tanı anında diyabet yönetimi için gerekli tüm konuların eğitimi verilmektedir, ancak bilgilerin tekrarı ve pekiştirilmesi her zaman gereklidir" dedi. Küresel rakamların ciddiyetine dikkat çeken Gökşen, "Dünyada tanı konmuş yaklaşık 9 milyon diyabetli var ve bu sayının 2040 yılında iki katına çıkacağı öngörülüyor. Özellikle çocuklarda glikoz seviyesini ideal aralıkta tutmak birden çok faktöre bağlıdır. Bu süreç, hem aile hem de diyabet ekibi için oldukça zorlayıcıdır" diye konuştu.



"Sensör okur-yazarlığı şart"


Dr. Hemş. Günay Demir, güncel diyabet yönetim teknolojileri üzerine kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Demir, sunumda diyabetli bireylerin yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen sürekli glukoz izlem sistemleri (CGMS) ve insülin infüzyon pompa sistemleri detaylı olarak ele alarak incelenen cihazların sensör ömrü, ısınma süresi ve uzaktan izleyebilen kişi sayısı gibi kritik özellikleri karşılaştırıldı. Demir "Sensörlerin sunduğu eğilim ve alarmları doğru okuyabilmek için sensör okuryazarlığı şart; bunun için mutlaka eğitim almak ve yemek-egzersiz gibi olay girişlerini düzenli kaydetmek gerekiyor. Sensör okuryazarlığı, gün içindeki verileri bilinçli takip edip doğru yorumlama becerisi sağlar" dedi.



"Sensörler sayesinde kan şekerini anlık ve eksiksiz takip ediyoruz"


Hemşire Hafize Işıklar ise, "Bugün, insülini keşfeden Frederick Banting’in doğum günü olan 14 Kasım Dünya Diyabet Günü’nde sizlere, kan şekeri izleminde bir devrim olan sensörler ve pompalardan bahsetmek istiyorum. Eskiden parmaktan ölçümle günün sadece belirli anlarını görerek büyük resmi tahmin etmeye çalışırken, sensörler sayesinde artık tablonun bütününü anlık olarak izleyebiliyoruz. Örneğin, parmak ölçümleriniz hedef aralıkta görünse bile, sensör verilerini incelediğinizde gece fark etmediğiniz bir kan şekeri düşüklüğü (hipoglisemi) yaşadığınızı veya yemek sonrası yaptığınız insülinin fazla geldiğini fark edebilirsiniz. Bu da bize, insülin dozlarımızı daha doğru ayarlama imkânı tanır" dedi.


Etkinlik, çocuklar için müzik, dans ve sürprizlerle sona erdi.



EÜ’den Dünya Diyabet Gününde farkındalık oluşturan etkinlik

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta Karahan Çayı 30 yılın rekorunu kırdı: Kalkankale’de ekili araziler sular altında Kars’ta etkili olan sağanak yağışlar, Akyaka ilçesine bağlı Kalkankale köyünde taşkına neden oldu. Köyün ortasından geçen Karahan Çayı’nın debisi aniden yükselirken, taşan sular geniş ekili tarım arazilerini sular altında bıraktı. Kars’ın Akyaka ilçesinde son günlerde aralıklarla devam eden yağışların ardından Karahan Çayı taştı. Çayın yatağından çıkarak çevreye yayılması sonucu köydeki çok sayıda tarım arazisi zarar gördü. Sel suları, özellikle ekili alanlarda büyük tahribata yol açarken, çiftçiler zor anlar yaşadı. Kalkankale köyü muhtarı Metin Okcu, yaşanan taşkının son 30 yılın en büyüğü olduğunu belirterek, "Yaklaşık 30 yıldır bu çayın bu kadar taştığını görmedik. Ekili arazilerimiz tamamen su altında kaldı. Yetkililer köyümüzde taşkın koruma projesini hayata geçirmelidir" dedi. Öte yandan Karahan Çayı’nın ıslah edilmesi ve taşkınlara karşı önlem alınması gerektiğine dikkat çeken Muhtar Murcu, sel sularının ekili arazilere zarar verdiğini sözlerine ekledi. Öte yandan bölgede hasar tespit çalışmalarının yapılması beklenirken, Ermenistan sınırına sıfır noktada bulunan Kalkankale köyünden geçen Karahan Çayı’nın debisinin daha fazla yükselmesi köylüleri kara kara düşündürüyor. Kentte yağışlı hava aralıklarla devam ediyor.
Ankara RTÜK Başkanı Daniş, Bosch’un reklam filmi ile ilgili inceleme başlatıldığını açıkladı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, Bosch’un reklam filme ile ilgili inceleme başlatıldığını açıkladı. RTÜK Başkanı Daniş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Anne sevgisi; insan hayatındaki en derin, en kurucu ve en vazgeçilmez bağdır. Kainattaki tüm canlılara duyulan sevgi elbette kıymetlidir. Hayvanlara merhamet, bizim kültürümüzün de inancımızın da önemli bir parçasıdır. Buna itirazımız yok. Ancak anne-evlat bağı gibi derin, kurucu ve toplumsal devamlılığın temelini oluşturan bir değerin ticari kaygılarla esnetilmesi, sembolleştirilmesi ve sıradanlaştırılması kabul edilemez. Annelik; bir metafor, bir reklam dili ya da bir iletişim kurgusu değildir" dedi. Reklam filmi hakkında RTÜK tarafından inceleme başlatıldığını açıklayan Daniş, şunları kaydetti: "Annelik; bir nesli büyüten, koruyan ve geleceğe hazırlayan en güçlü bağdır. Anayasamızın 41. maddesinde aile yapısının temel unsurları bellidir: Anne, baba ve çocuk. Ailenin kurucu unsurları dışındaki her türlü konumlandırma, hayatın olağan akışına aykırı bir anlatıdır. Bu yaklaşım ne hayvan sevgisini doğru temsil eder ne de annelik kavramına hak ettiği değeri verir. Bizler hem tüm canlılara duyulan sevgiyi savunuruz hem de annelik gibi yüce bir değerin değersizleştirilmesine karşı dururuz. Çünkü annelik reklamla tanımlanmaz, hayatla anlam bulur. Cumhurbaşkanımızın ‘Nüfus ve Aile On Yılı’ ilanıyla ortaya koyduğu vizyon da bize anneliğin bireysel değil, toplumsal bir emanet olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak aile kavramı üzerinden ekranlarda bir değer erozyonuna hiçbir suretle izin vermeyeceğimizi önemle hatırlatıyor, ilgili reklam filmi hakkında Üst Kurulumuzca inceleme başlatıldığını kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."
Kars Kars’ta Möküz Çayı taştı: Evler ve ahırlar sular altında kaldı Kars’ta taşan çay evleri ve ahırları sular altında bıraktı. Ekipler, suyun önüne set çekerek ev ve ahırlarını taşkından korumaya çalıştı. Kars’ın Akyaka ilçesinde bir haftadır etkili olan yoğun kar erimesi ve sağanak yağışlar nedeniyle debisi yükselen Möküz Çayı, ilçeye bağlı Üçpınar Köyü’nü tehdit etmeye başladı. Debisinin yükselmesiyle yerleşim yerine kadar çıkan su, köy sakinlerinden Yurdakul Yıldırım’a ait ev, ahır ve samanlığa doldu. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen Akyaka İlçe Özel İdaresi ve belediye ekipleri, selin etkisini azaltmak için hızlı bir şekilde müdahalede bulundu. Ekipler, taşkın sularının yerleşim alanlarına daha fazla zarar vermesini önlemek amacıyla çevredeki arazilerden toprak taşıyarak set oluşturdu. Yapılan çalışmalar sonucunda suyun yönü değiştirilerek taşkın kısmen kontrol altına alındı. Köyde büyük korku yaşandığını belirten Üçpınar Köyü sakinlerinden Uğurcan Yıldırım, "Sel nedeniyle devletimiz ve belediyemiz hemen yanımızda oldu. Ekipler hızlıca müdahale etti. Şu anda önlemler alındı ancak durumumuz hala zor. Çok dardayız" dedi. Köy Muhtarı İlkan Aydın’da köyü yükselen suyun tehdit ettiğini belirtti. Aydın, "Sağ olsun ekipler hemen müdahale etti. Suyun önüne set yapıyorlar. Şuanda her hangi bir sıkıntı yok" diye konuştu. Öte yandan bölgede su seviyesi yakından takip ediliyor ve yeni bir taşkın riskine karşı ekiplerin hazır bekletiliyor. Eriyen kar ve yağan yağmurun Möküz Çayı’nın sularını daha fazla yükselmesi bekleniyor.
Bursa İnegöl’de dere taştı, çiftlik sahibi ve köpeği ölümden döndü: Nefes kesen kurtarma kamerada Bursa’nın İnegöl ilçesinde sağanak yağışla derenin taşmasıyla küçükbaş hayvan çiftliğini su basması sonucu mahsur kalan çiftlik sahibi ve köpeği itfaiye ekiplerince nefes kesen kurtarma operasyonuyla boğulmaktan kurtarıldı. Kurtarma anı kameraya saniye saniye yansıdı. Ekiplere teşekkür eden çiftlik sahibi Hüseyin Duymuş (63), Ambulansa çamurlu ayakkabılarını çıkarıp girmesi dikkat çekerken, itfaiye ekiplerinin sular altında kalan bayrağımızı da çıkarması beğeni topladı. Olay saat 01.00 sıralarında İnegöl’ün kırsal Hasanpaşa Mahallesi’nde meydana geldi. Küçükbaş hayvan çiftliğine giden Hüseyin Duymuş(63), derenin bir anda taşması sonucu mahsur kaldı. Su seviyesinin yükselmesiyle çiftlik sular altında kalırken, çiftlik sahibi 112’yi arayarak yardım istedi. Olay yerine 112, Jandarma ve İtfaiye arama kurtarma ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri sular altında kalan çiftlikte mahsur kalan Hüseyin Duymuş(63) için seferber oldu. Zamanla yarışan itfaiye ekipleri, sular içine girerek yoğun uğraşı sonucu önce çiftlik sahibinin köpeğini ardından da Hüseyin Duymuş’u kurtardı. İtfaiye ekiplerine, "Evim gitti. Herşeyim gitti. Çok üşüdüm. Allah razı olsun sizden" diyerek teşekkür eden Hüseyin Duymuş, kurtarılan köpeğine de sarılarak mutluluk gözyaşı döktü. Yaşadığı rahatsızlık sonucu yürümekte zorluk çeken çiftlik sahibi, İtfaiye ekiplerinin kollarında 400 metre ilerideki Ambulansa taşındı. Yürümekte zorluk çeken Hüseyin Duymuş’un ambulansa çamurlu ayakkabılarını çıkarıp girmesi dikkat çekti. Sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilen adam, Ambulansla İnegöl Devlet Hastanesine kontrol amaçlı götürüldü. Çiftlikte küçükbaş hayvanların olmaması muhtemel faciayı önledi. Bayrak detayı takdir topladı Kurtarma çalışmaları sırasında itfaiye ekiplerinin sular altında kalan Türk bayrağını da sudan çıkarması, vatandaşlar tarafından takdirle karşılandı.