ÇEVRE - 11 Kasım 2025 Salı 09:53

Ege Üniversitesinin endemik tür cenneti: Botanik Bahçesi

A
A
A
Ege Üniversitesinin endemik tür cenneti: Botanik Bahçesi

Akdeniz ülkeleri içerisinde önemli botanik bahçelerinden biri olarak gösterilen Ege Üniversitesi (EÜ) Botanik Bahçesi ve Herbaryum Araştırma ve Uygulama Merkezi, 3 binin üzerinde bitki türüne ev sahipliği yapıyor. Botanik Bahçesi, bir yandan her yaştan bitki severleri ağırlarken bir yandan da Türkiye’nin dört bir köşesinde keşfedilen yeni bitki türlerinin literatüre kazandırılmasına bilimsel katkı sunuyor.


Türkiye’nin bitkisel zenginliği başta olmak üzere dünya florasına ait örnekleri, koruma ve yaşatma stratejileri geliştirerek, bilim dünyasına ve literatüre sunma amacıyla faaliyetlerini sürdüren EÜ Botanik Bahçesi ve Herbaryum Araştırma ve Uygulama Merkezi, Ege Üniversitesi kampüsünde 16 bin 750 metre kare alanda, hem Türkiye hem de yabancı orjinli bitki türlerini barındırıyor. Türkiye’deki en büyük beş botanik bahçesinden biri niteliği taşıyan ve üniversiteler bünyesinde faal olarak görev yapan en kapsamlı Botanik Bahçesi özelliği taşıyor. Kuruluşundan bugüne 100 civarında bitki türünü bilim dünyasına kazandıran merkezi her yıl farklı seviyelerde 15 binin üzerinde öğrenci ziyaret ediyor. Ziyaretçilere Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Botanik Anabilim Dalı lisans ve lisansüstü öğrencileri tarafından tanıtım ve bilgilendirme sunumları yapılıyor.


EÜ Botanik Bahçesi Herbaryum Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Yıldırım, "Merkezimiz tarafından ülkemizin bitkisel zenginliği üzerinde önemli çalışmalar yürütülüyor. Öğrenciler başta olmak üzere ziyaretçilere; bitkilerin tarihsel süreci, doğanın ekosistemi, endemik bitkilerin korunması ve ekolojik düzenin sürdürülebilirliği konularında bilgiler veriliyor. Bunun yanı sıra, yetişkinler ve çocuklara yönelik bitki keşif etkinlikleri ve atölye çalışmaları düzenleniyor" diye konuştu.


Merkezin bugüne kadar pek çok endemik türü bilim dünyasına ve literatüre kazandırdığını ve uluslararası arenada saygın bir konumda bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Hasan Yıldırım, "Botanik Bahçemiz sayesinde bilim dünyasına ve dünya literatürüne kazandırdığımız endemik türlerle saygın bir konumda bulunuyoruz. Özellikle yeni türler keşfederek, bahçemiz bünyesinde yer alan Herbaryum Koleksiyonumuzu zenginleştirmeye çalışıyoruz. Merkezimiz, kurulduğu günden bu yana pek çok endemik bitkiyi bilim dünyasına ve literatüre kazandırdı. Herbaryumda yaklaşık 44 bine civarında kayıtlı bitki türü var. Türkiye’nin dört bir tarafından TÜBİTAK projeleri veya BAP projeleri desteğiyle toplanan bitkiler, herbaryum örneği haline getirmek için, herbaryum tekniklerine uygun olarak toplanıp kâğıt ve kartonlar arasında preslenerek kurtulmaları ardından herbaryum kartonlarına yapıştırılarak, bitkinin künyesi, tür adı, familya adı, toplayan kişinin bilgileri, toplanma yılı ve yeri girilerek herbaryum etiketi veriliyor. Yaklaşık 120 yıl önce preslenip, herbaryuma konulmuş bitkiler var. Bu sayede dünyanın her yerinden gelerek taksonomik çalışmalar yapan araştırmacılar kolayca bitki türlerine erişebiliyor. Başarısını son dönemde artırarak sürdüren Merkezimiz, sadece ülkemiz için değil uluslararası arenada da saygın bir konumda bulunuyor. Merkezin bünyesinde mevsimine göre değişen ve gelen misafirlerin ilgisini çeken çok sayıda değişik endemik bitki de yer alıyor. Mabed ağacı, manolya, kırmızı rengiyle dikkat çeken fener ağacı, renk renk nilüferler bulunuyor. Bahçede, kendine has, coğrafi yapısı farklı bitki türlerine uygun yaşam alanı sağlanıyor. Türkiye’deki en zengin mum çiçeği (Hoya sp.) koleksiyonu da ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor" dedi.



‘Resimli Türkiye Florası’


Prof. Dr. Hasan Yıldırım, Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Türkiye’de yayılış gösteren tüm doğal bitki türlerini kapsayan ve ilk kez Türkçe ve resimli olarak yazılmaya başlanan ‘Resimli Türkiye Florası’ adlı eserin editörleri arasında yer alıyor. Toplamda 30 ciltte tamamlanması planlanan bu çalışmanın da en önemli merkez üslerinden biri olarak Ege Üniversitesi Botanik Bahçesi ve Herbaryum Araştırma ve Uygulama Merkezi öne çıkıyor.



Ege Üniversitesinin endemik tür cenneti: Botanik Bahçesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Zonguldak’ta kafes balıkçılığına karşı eylem kararı Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesi ile Alaplı arasında planlanan kafes balıkçılığı projesine karşı çıkan balıkçılar, düzenlenen toplantıda eylem kararı aldı. Karadeniz Ereğli Su Ürünleri Kooperatifi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda, Bozhane balıkçı esnafı başta olmak üzere çevre il ve ilçelerden gelen balıkçılar projeye yönelik endişelerini dile getirdi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Kooperatif Başkanı Murat Toprak, kafes balıkçılığı projesine karşı çıkışlarının bireysel değil, tamamen üyelerin talepleri doğrultusunda alındığını söyledi. Küçük ölçekli balıkçıların geçim kaynaklarının tehlikeye girebileceğine dikkat çeken Toprak, "Hepimizin bildiği gibi Karadeniz Ereğli-Alaplı arasında planlanan kafes balıkçılığı projesi bölgemizin en önemli gündem maddesi haline geldi. Küçük ölçekli balıkçılar ciddi endişeler yaşıyor. Geçim kaynağını riske atabileceği düşünülen, rekabet şartlarını ağırlaştırabileceği öğrenilen ve deniz üzerindeki faaliyet alanlarının daralmasına kaygı duyan çok sayıda üyemiz var. Hiçbir proje, balıkçı esnafımızın emeğinin ve geleceğinin önüne geçemez. Bu nedenle aldığımız karar bireysel değildir. Sizlerin iradesinin bir sonucudur. Kafes balıkçılığına karşı çıkma tutumumuz tamamen üyelerimizin talepleri sonucu şekillenmiştir. Biz gelişme, yatırım ve bölge ekonomisine katkı sağlayacak projelere karşı değiliz" dedi. Toprak, projeye karşı olmadıkları yatırımların da bulunduğunu ancak bu tür girişimlerin mevcut düzeni bozmayacak ve küçük esnafı koruyacak şekilde planlanması gerektiğini ifade etti. Sürecin şeffaf şekilde yürütüleceğini belirten Toprak, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. "Proje deniz ekosistemine zarar verir" Mali Müşavir Adnan Manaş ise kafes balıkçılığının çevresel etkilerine dikkat çekti. Manaş, denizde yoğun şekilde yapılan kafes balıkçılığının yem atıkları, balık dışkıları ve kimyasal kullanımı nedeniyle deniz kirliliğine yol açtığını belirterek, oksijen seviyesinin düşmesiyle birlikte ekosistemin zarar görebileceğini ifade etti. Kafes balıkçılığının hastalıkların yayılmasına, biyoçeşitliliğin bozulmasına ve kıyı kullanım alanlarının daralmasına neden olabileceğini dile getiren Manaş, "Bu proje hayata geçirilirse sadece balıkçılar değil, bölgedeki tüm kıyı yerleşimleri olumsuz etkilenecek" diye konuştu. Çevre ilçelerden destek Toplantıya Kozlu, Alaplı, Kocaali, Akçakoca ve Karasu’dan gelen su ürünleri kooperatif başkan ve yöneticileri de katılarak, Bozhaneli balıkçılara destek verdi. Katılımcılar, söz konusu projenin bölge balıkçılığı ve denizcilik faaliyetlerine zarar vereceğini savundu. Akçakoca Su Ürünleri Kooperatif Başkan Yardımcısı Çağdaş Özer, "Bu proje de olursa zaten ortalama bizim yasak sahanın bittiği yerde burası başlayacak. Biz Ereğli balıkçıları ile beraber avlanmaya başladık. Şimdi buraya da sığamayacağız. Melen tarafına gitmeye başlayacağız. Orada da fazlasıyla balıkçı var" diyerek endişelerini dile getirdi. Toplantı sonunda balıkçılar, kafes balıkçılığı projesine karşı ortak hareket etme ve süreci birlikte takip etme kararı aldı.