KÜLTÜR SANAT - 03 Haziran 2025 Salı 10:48

Dr. Nejat Yentürk: ’Döner dünyanın en demokratik yemeğidir’

A
A
A
Dr. Nejat Yentürk: ’Döner dünyanın en demokratik yemeğidir’

Gastronomi tarihi araştırmacısı Dr. Nejat Yentürk 19. yüzyıl sonlarında yazılan yemek kitaplarında ‘İzmir kebabı’ olarak tabir edilen dönerin, Kemeraltı’nda doğan ve dünyaya mal olan bir lezzet olduğunu söyledi.


Gastronomi tarihi, kozmetoloji tarihi ve İzmir kent tarihi üzerine çalışmalar yapan araştırmacı Dr. Nejat Yentürk "Türk Mutfağı Haftası" kapsamında, Yaşar Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’nün konuğu oldu. "Kemeraltı ve İzmir Mutfağı" konulu seminerde, İl Kültür Turizm Müdürü ve yetkililerinin katılımıyla öğrencilerle bir araya gelen araştırmacı Dr. Nejat Yentürk, yüzlerce yıllık geçmişe sahip döner kebap, şerbet kokoreç gibi kentimizle özdeşleşmiş lezzetlerin tarihini anlattı.



İzmir’den dünyaya


Dr. Yentürk Kemeraltı’nı anlamak için döneri anlamak gerektiğini belirterek şunları söyledi:


"Kemeraltı tarihin en büyük açıkhava çarşısı. Ancak çarşı olarak sınırlamak da eksik olur. Aslında İzmir’in en önemli lezzetlerinin de doğup geliştiği bir yer. 19. yüzyıl sonlarında yazılan yemek kitaplarında ‘İzmir kebabı’ olarak tabir edilen döner, Kemeraltı’nda doğan ve dünyaya mal olan bir lezzettir. Türkiye genelinde yaygınlaştığı gibi dünya metropollerinin de bir numaralı ’ayaküstü’ yemeği haline gelen döner kebabın Bursa’dan yıllar önce İzmir’de yapıldığını gösteren kaynaklar var. Bunun ilk yazılı kaydı Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde yer almaktadır. Daha sonrasında kebap dikey hale getirilerek daha az yer işgal etmesi ve seyyar tezgahta satılabilmesi sağlandı. Adına da ’döner kebap’ denildi. Döner kebap tarihini aydınlatmaya katkı yapacak yazılı kaynakların başında 19’uncu yüzyılda Osmanlı kentlerini ziyaret eden Batılı seyyahların yazdıkları geliyor. Ayrıca 19’uncu yüzyılın sonunda İstanbul’da yayımlanmış yemek kitaplarında döner kebap tarifi verilirken kullanılan ismin ’İzmir kebabı’ olması son derece dikkat çekici."



"Döner demokratik bir yemektir"


Dönerin sınıfsal ayrım oluşturmayan, eşit dağıtılan, demokratik bir yemek olduğunu vurgulayan Dr. Nejat Yentürk, "Et şark toplumlarında sınıfsal değildir. Örneğin garp mutfağındaki bonfile, antrikot sınıfsaldır. Yumuşak et özeldir herkes ulaşamaz. Fakat şark toplumlarındaki kebapta bütün bir kuzu açılır. Yaprak yaprak tek şişe dizilir. Herkes eşit olarak demokratik bir şekilde bu eti paylaşır. Döner kebap bu nedenle dünyanın en demokratik yemeğidir" dedi.



"İzmir usulü" kokoreç


Yentürk, dünyanın en özgün lezzetlerinden biri olan kokoreçin de İzmir’de çok özgün bir tarife kavuştuğunu belirterek, "Aslında Kokoreç bir ortodoks hristiyan geleneğidir. Bir Paskalya yemeği olarak Arnavutluk’ta, Kuzey Makedonya’da ve Yunanistan Makedonya’sında da yapılır. Bir de Türkiye’de bilinir. Ortodoks geleneğinde kırk gün sürdürülen et perhizinin ardından Paskalya kutlamaları sırasında kesilen kuzu açık havada şişte çevrilirken, ikinci bir şişe kuzunun sakatat ve bağırsağından kokoreç sarılır. Burada kokorecin yapılışı İzmir’dekinden farklıdır. Kültürel kökeni bu olabilir, ama her biri ayrı ayrı baskın lezzetlere sahip sakatatı aynı yemeğe sokmak bugünün gastronomik beğenilerine uymaz. İzmir’in ayaküstü mutfağı buna dikkat etmiş, rafine bir beğeninin yol göstermesiyle şişe sadece bumbar ve ince bağırsak sararak damaklardan onay almıştır. Şişte, odun kömüründe pişen kokorece "İzmir usulü" deniyor. Yirmi-otuz yıldır adı böyle ve böyle de kalacak gibi görünüyor. İstanbul’da tantuni yapar gibi sac üstünde kıyılmış bağırsak kavurması şeklinde yapılıyor ama İzmir’de buna kokoreç dedirtemezsiniz. Kokorecin günümüz İzmir’indeki yaygınlığı Arnavutluk, Makedonya ve Yunanistan’la kıyaslanamayacak düzeydedir" diye konuştu.



Şerbet güğümünün mucidi


İzmir’in tarihi en özel ayaküstü lezzetlerinden birinin de şerbet olduğunu söyleyen Dr. Nejat Yentürk, "İzmir Kemeraltı’nın en ünlü esnafı Şerbetçi Kadri. II. Abdülhamit’ten madalya almış tek seyyar satıcıdır. Hastanede yatan yaralı Yunan Harbi gazilerine ücretsiz ve düzenli şerbet sağladığı için Yunan Harbi Madalyası ve "İzmirkari Şerbet Güğümü" adıyla anılan şerbet güğümünün mucidi olması vesilesiyle de Sanayi Madalyası almıştır. Geçici süreyle İstanbul’da bulunduğu dönem onun ünlü güğümü başkent İstanbul’da, sonra da diğer Osmanlı kentlerinde yaygınlaşmıştır. Kentin gastronomi tarihine katkısı oldukça önemlidir" dedi.


Yaşar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu, Kemeraltı’nın İzmir’in kültürel ve tarihsel belleğinin merkezi olduğunu belirterek, "Her İzmirli bir Kemeraltı sevdalısıdır. Üç dinin buluşma noktası olan Kemeraltı hoşgörü ile farklı kültürlerin harmanlandığı bir dünyadır. Türk Mutfağı Haftası bu sene sürdürülebilirlik teması ile düzenleniyor. Üniversite olarak her alanda sürdürülebilirlik ile ilgili çalışmalara çok önem veriyoruz" diy konuştu.


Yaşar Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Ferika Özer de, bu etkinliğin Türk mutfak kültürünün sahip olduğu değerleri gözden geçirmek, onları geleceğe nasıl taşıyabileceğimizi tartışmak için bir fırsat olduğunu söyledi.


Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Seda Genç İzmir mutfağının sadece damakta değil, kalpte de iz bırakan bir mutfak olduğunu belirterek, "Yaşayan bir açık hava müzesi olan Kemeraltı sadece bir çarşı değil, aynı zamanda İzmir’in hafızasıdır. Bugün binlerce yıldır bu kentin kültürü ile yoğrulmuş ve Kemeraltı’nda gelişmiş sokak lezzetlerini ele almaya çalıştık" dedi.



Dr. Nejat Yentürk: ’Döner dünyanın en demokratik yemeğidir’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Havza’da hayat normale dönüyor Samsun’un Havza ilçesinde Hacı Osman Deresi’nin taşmasıyla meydana gelen sel ve su baskınının ardından başlatılan kapsamlı müdahale ve iyileştirme çalışmaları yedinci gününde de aralıksız sürerken, ilçede hayatın büyük oranda normale döndüğü bildirildi. 12 Mayıs Salı akşamı kuvvetli yağış sonucu yaşanan sel sonrası, Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında yürütülen çalışmaların Samsun Valiliği koordinasyonunda devam ettiği belirtildi. Samsun Valiliği tarafından yapılan açıklamada, Büyükşehir Belediyesi, Havza Kaymakamlığı, Havza Belediyesi ve ilgili kurumların koordinasyonuyla yürütülen çalışmaların 7’nci gününde de aralıksız sürdüğü ifade edildi. Süreçte toplam 2 bin 624 personel, 800 beden işçisi, bin 200 AFAD gönüllüsü ve akredite STK gönüllüsü görev aldı. Çalışmalarda 362 kara aracı ve 132 iş makinesi kullanıldı. İçişleri Bakanlığı AFAD Başkanlığı ve Samsun Valiliği tarafından afetten etkilenen vatandaşların acil ihtiyaçlarının karşılanması ve hasarların giderilmesi amacıyla acil yardım ödeneği aktarıldığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından da İl Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına ilk etap kaynak transferinin yapıldığı bildirildi. Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen çalışmalarda 7 gün içinde 25 bin kişilik aperatif ve ana yemek ile 40 bin kişilik su dağıtımı gerçekleştirildi. Ayrıca ücretsiz ekmek dağıtımı yapılırken, seyyar tuvaletler, çadırlar ve dinlenme alanları oluşturuldu. Ekipler tarafından 152 bina altı bodrum ve dükkândan su tahliyesi yapılırken, 285 noktada menfez tıkanıklığı, ızgara temizliği ve su baskını müdahalesi gerçekleştirildi. Dere üzerindeki 5 adet çok katlı yapının yıkımına başlanacak DSİ 7. Bölge Müdürlüğü tarafından 1988-1989 yıllarında Havza Belediyesi’nce üzeri beton yapıyla kapatılan Hacı Osman Deresi’nin 925 metrelik kapalı bölümünde yürütülen çalışmalarda, memba tarafında 250 metre, mansap tarafında ise 280 metrelik kısmın üzeri açıldı. Çalışmalar kapsamında 56 dükkânın yıkımı gerçekleştirilirken, kalan 395 metrelik bölümün iki tarafı apartmanlarla çevrili olması ve yol olarak kullanılması nedeniyle teknik inceleme sürecinin ardından açılacağı bildirildi. Dere yatağı üzerinde bulunan 5 adet çok katlı yapının yıkımına ise Samsun Büyükşehir Belediyesi ile koordineli şekilde başlanacağı ifade edildi. Açıklamada ayrıca psikososyal destek ve ayni yardım çalışmalarının aralıksız sürdüğü, bin 200 hane ve 510 dükkânla görüşme yapıldığı, giyim, gıda ve temizlik malzemesi ihtiyaçlarının karşılandığı belirtildi. İlk etapta 530 haneye nakdi yardım ulaştırıldığı, Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle 5 bin 500’den fazla vatandaşa sıcak yemek dağıtıldığı kaydedildi. Türk Kızılay tarafından da beslenme hizmetleri kapsamında binlerce kişiye öğle ve akşam yemeği, su ve içecek dağıtımı yapıldığı bildirildi. Defterdarlık tarafından yürütülen zarar tespit çalışmalarında 498 bağımsız bölüm ve 239 araç için inceleme gerçekleştirildiği, bağımsız bölümlerin büyük bölümünün temizlendiği ifade edildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerince 674 bina ve 1 ahırda hasar tespiti yapıldığı aktarıldı. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü verilerine göre 10 bin 839 dekar tarım arazisi kısmi zarar görürken, 713 arılı kovan hasar aldı ve 5 büyükbaş hayvan telef oldu. Çiftçilere yönelik destek çalışmalarının sürdüğü belirtildi. İl genelinde altyapı, enerji, sağlık, güvenlik, barınma ve tahliye çalışmalarının tüm kurumların koordinasyonuyla devam ettiği, elektrik firması ekiplerinin müdahaleleri sonucunda enerjisi kesik mahalle kalmadığı ifade edildi. Ekonomik destekler kapsamında TESKOMB ve Halkbank kredilerinin 1 yıl faizsiz erteleneceği, kredi kullanmayan esnafa 1 yıl ödemesiz kredi imkânı sağlanacağı, diğer bankalardaki ticari kredilerin de uygun şartlarda erteleneceği bildirildi. Ayrıca zarar gören iş yeri ve konutların su giderlerinin SASKİ, elektrik giderlerinin firma tarafından yıl sonuna kadar karşılanacağı aktarıldı. Havza Kaymakamlığı tarafından oluşturulan 7 kişilik zarar tespit komisyonunun çalışmalarını sürdürdüğü, 385 esnaf ve 70 konutun zararlarının devlet imkânları çerçevesinde karşılanacağı belirtildi. Vergi ve SGK borçlarının da başvuru halinde 3 ay erteleneceği kaydedildi. Samsun Valiliği açıklamasında, "7 gün boyunca büyük bir koordinasyonla gösterilen özverili çalışmalarla hayatın hızla normale döndüğü Havza ilçemizde sel ve su taşkınının ilk dakikasından itibaren ortaya koymuş oldukları özverili gayretleri için başta İçişleri Bakanlığı AFAD Başkanlığımız ve Samsun Büyükşehir Belediyemiz olmak üzere tüm kurumlarımızın yöneticilerine ve personeline, sivil toplum kuruluşlarımıza ve gönüllülerimize teşekkür ediyor; sel ve su taşkınından etkilenen vatandaşlarımıza bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Çalışmalarımıza ve afetten zarar gören vatandaşlarımıza ve esnafımıza destek olunmaya devam edilmektedir" ifadelerine yer verdi.
Mersin Mersin’de 6 kişinin öldüğü 8 kişinin yaralandığı silahlı saldırının görüntüleri ortaya çıktı Mersin’in Tarsus ve Çamlıyayla ilçelerinde eski eşinin de aralarında olduğu 6 kişiyi silahla vurarak öldüren zanlının yeni görüntüleri ortaya çıktı. Lokantadaki kameraya şüphelinin silahla ateş açtığı anlar yansırken, akaryakıt istasyonundaki görüntülerde ise tır şoförünü öldürme anları yer aldı. Edinilen bilgiye göre, Metin Ö. (37), bugün yaklaşık 1 yıl önce çalıştığı Tarsus ilçesine bağlı Kadelli Mahallesi’ndeki kasap ve lokantada tabanca ile ateş ederek çalışan Ahmet Ercan ile iş yeri sahibi Sabri Pan’ı öldürdü. Olay yerinden 01 B 9171 plakalı beyaz renkli otomobiliyle kaçan şüpheli, Yeniköy Mahallesi’nde bulunan bir akaryakıt istasyonunda tır şoförü Gökay Selfioğlu’nu da vurarak öldürdü. Kaçmaya devam eden şüpheli, Çamlıyayla ilçesi Darıpınarı Mahallesi’nde yol kenarında yürüyen eski eşi Arzu Özden’i tabanca ile vurarak, Yeniköy Mahallesi’nde Abdullah Koca’yı ise motosikletle şarampole yuvarlayarak öldürdü. Kaçmaya devam eden şüpheli, Karakütük Mahallesi’nde çobanlık yapan gençlerden Yusuf Oktay’ı öldürdü. Şüpheli, saldırıları sırasında güzergah üzerindeki 8 kişiyi de yaraladı. Yaralılar, ambulanslarla Tarsus Devlet Hastanesi başta olmak üzere çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. 6 kişinin öldüğü, 8 kişinin de yaralandığı vahşetin ardından şüphelinin yakalanması için bölgeye çok sayıda jandarma ekibi sevk edildi. Kaçan şüpheliyi yakalamak için helikopter destekli çalışmalar sürerken, zanlının kaçtığı 01 B 9171 plakalı otomobile Karakütük Mahallesi kırsalında ulaşıldı. Ormanlık alana kaçtığı değerlendirilen şüphelinin yakalanması için operasyonun devam ettiği öğrenildi. Vahşetin yeni görüntüleri ortaya çıktı Öte yandan, olay anına ait yeni görüntüler ortaya çıktı. Lokantadaki güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, şüphelinin elinde tabanca ile peş peşe ateş açma anları yer aldı. Akaryakıt istasyonunda tır sürücüsü Gökay Selfioğlu’nun öldürülmesi de güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde şüphelinin otomobille gelirken tırın önünde duran sürücüye ateş açarak öldürdüğü görüldü.
Osmaniye Osmaniye merkezli 12 ilde dolandırıcılık operasyonu: 13 tutuklama Osmaniye merkezli 12 ilde kendilerini sosyal yardım görevlisi olarak tanıtarak vatandaşları dolandırdığı öne sürülen şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 19 kişiden 13’ü tutuklandı. Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, telefonla ulaştıkları vatandaşlara sosyal yardımlaşma görevlisi olduklarını söyleyerek banka bilgilerini ele geçiren şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı. Soruşturma doğrultusunda ekipler, 14 Mayıs tarihinde Osmaniye merkezli İstanbul, Kocaeli, Ankara, Samsun, Gaziantep, Adana, Mersin, Muğla, Hatay, Batman ve Ordu’da eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi. Operasyonlarda toplam 19 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda 25 cep telefonu, 24 GSM hattı, 3 dizüstü bilgisayar, 1 tablet, 2 flaş bellek, 29 adet tabanca mermisi, 104 uyuşturucu içerikli ilaç ile çok sayıda kişisel veri ele geçirildi. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri ve yürütülen incelemelerde şüphelilerin son 6 aylık süreçte dolandırıcılık faaliyetlerinden yaklaşık 350 milyon lira haksız gelir elde ettiği belirlendi. Ayrıca banka hesaplarını şüphelilerin kullanımına sunduğu tespit edilen 177 kişi hakkında da işlem başlatıldığı öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 1’i savcılık ifadesi sonrası serbest bırakıldı. Mahkemeye çıkarılan zanlılardan 13’ü tutuklanırken, 5 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi.