SAĞLIK - 04 Kasım 2025 Salı 10:10

Dolandırıcı sanıp reddetti, doktoru görüntülü arayınca böbrek nakline ikna oldu

A
A
A
Dolandırıcı sanıp reddetti, doktoru görüntülü arayınca böbrek nakline ikna oldu

Yüksek tansiyona bağlı gelişen böbrek yetmezliği nedeniyle 8 yıl boyunca diyalize giren 62 yaşındaki Hataylı Nursel Demirel, hastaneden gelen telefonda ’bağış böbrek çıktı’ haberini veren görevliyi dolandırıcı sanarak reddetti. Görevli ısrarla arayınca polise gitmeye karar veren Demirel, doktorunun kendisini görüntülü aramasıyla gerçeği anlayıp nakil için hastaneye gitti. Ankara’dan gönderilen yüzde yüz uyumlu böbrek, İzmir’deki Acıbadem Kent Hastanesi’nde başarıyla nakledildi.


Depremzede olan ve uzun yıllardır böbrek nakli bekleyen Nursel Demirel, Hatay’ın Defne ilçesinde ayakkabı mağazası işletirken Covid-19 salgını döneminde İzmir’e yerleşti. İki çocuk, dört torun sahibi Demirel, salgın sonrası tekrar memleketine gidip gelmeye başladı. Ancak 6 Şubat depremi öncesinde İzmir’e dönmesi onu felaketten korusa da, ailesinden ve dostlarından çok sayıda kayıp verdi. Evi ve dükkanı da yıkılan Demirel, diyaliz tedavisini sürdürürken 3 yıl önce Acıbadem Kent Hastanesi’ne başvurarak kadavra listesine adını yazdırdı.



Dolandırılma korkusuyla nakil şansını reddetti


Telefonla bağış böbrek bulunduğu haberi verilince Demirel, bunu dolandırıcıların yeni bir tuzağı sandı. Daha önce yakın bir arkadaşının yönlendirmesiyle dolandırılan Demirel, o anı şöyle anlattı: "Hatay depreminde kuzenimi, eşini, çocuklarını, çok sayıda dostumu arkadaşımı kaybetmiştim. Üstüne üstlük evim ve dükkanım da yıkılmıştı. Yaşanan bu felekatte herkes yardım için seferber olmuştu. Çok yakın bir arkadaşım bana mesaj atıp yardım yapılacağını söyleyip bilgilerimi istedi. Hiç şüphelenmeden verdim. Bana para gönderileceği söylenirken, mobil bankacılıktan hesabıma girdiğimde gelen değil giden para olduğunu gördüm. Hemen banka şubesine gidip bu işlemleri durdurdum. Hastaneden arandığımda da dolandırıcılar arıyor sandım. Onlar ısrarla ‘bağış böbrek çıktı’ derken, ben inanmadım. Israrlı telefonlar karşısında oğlumla polise gitmeye karar verdik, bunu da arayanlara söyledik. Bunun üzerine doktorumuz telefonla görüntülü aradı. Karşımızda doktorumuzu görünce inandık, ikna olduk. Onlar neden tepki gösterdiğimizi anlamadılar doğal olarak. Dolandırıcı kurbanı olmayalım derken az daha nakil şansımı kaybedecektim. İyi ki doktorlarımız ısrarcı olup beni ikna ettiler. İyi ki de ikna etmişler, az daha büyük bir şansı kaybedecektim. Tüm ekibe çok teşekkür ediyorum."



"Böbrek büyük ikramiye gibiydi"


Arayanın doktorları olduğuna ikna olunca hastaneye gelen Nursel Demirel’e, Ankara’dan gönderilen yüzde yüz uyumlu böbrek geçen yıl, Acıbadem Kent Hastanesi Böbrek Nakli Ekibi tarafından başarıyla nakledildi. Operasyon, Uzm. Dr. Işık Özgü başkanlığında; Uzm. Dr. Uğur Saraçoğlu, Prof. Dr. Hüseyin Töz, Doç. Dr. Ebru Sevinç Ok, Uzm. Dr. Gökhan Ekin ve Doç. Dr. Mert Akan’dan oluşan ekip tarafından gerçekleştirildi.


Rutin kontrol için gelen Demirel, doktorlarına tekrar dolandırılma hikayesini anlatıp o günü anarken, hastayı zorla ikna ettiklerini hatırlatan Uzm. Dr. Özgü, şunları söyledi: "Hastamızı defalarca arayıp ikna edemedik. En sonunda Dr. Gökhan Bey görüntülü aradı ve ancak o zaman inanabildi. Oysa böbrek, bizim tabirimizle büyük ikramiyeydi. Yüzde yüz uyumluydu, bu çok nadir rastlanan bir durum. Hastamıza uygun olan bağış Ankara’dan yapılmıştı, biz de hastayı hemen nakle aldık. Şimdi sağlığı gayet iyi, rutin kontrollere geliyor. Her bağış gibi bu da çok değerli bir bağıştı. İçinde bulunduğumuz Organ Bağış Haftasında bir kez daha kadavradan bağışların artması için çağrı yapıyoruz. Organ bağışının hayat kurtardığını anlatıyoruz."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Süt inekçiliğinden dört çocuğunu büyüterek üniversitede okuttu Bursa’nın Karacabey ilçesinde 22 yıldır süt inekçiliği yapan 62 yaşındaki yetiştirici, 4 çocuğunu okuttuğu hayvancılıkta son birkaç yıldır yem fiyatlarının yüksekliği nedeniyle zorlandığını söyledi. Trabzon’un Sürmene ilçesinden 22 yıl önce Bursa’nın Karacabey ilçesine yerleşen 62 yaşındaki Mustafa Çolakoğlu, inşaatlarda çalışarak ve hayvancılık yaparak geçimini sağladı. Son birkaç yıl yem maliyetlerinin yüksekliği ve çiğ süt fiyatının düşük kalması nedeniyle sorun yaşadığını söyleyen Çolakoğlu, sağılabilir 15 hayvanı bulunduğunu ve günlük 400 litreye yakın süt aldığını, ahırında 25 büyükbaş bulunduğunu ifade etti. Dört çocuğunu okuttu meslek sahibi yaptı Eşiyle her sabah 05.00’te kalktığını, hayvanlarının bakımını yapıp sağdığını dile getiren Çolakoğlu, şöyle konuştu: "Öğlene doğru dışarıya çıkarıyorum. Saat 16.00’ye kadar gezinirler, otlarlar. Sonra ahıra dönerler. Samanını, yemini veririm sağarım, akşam ezanı gibi evime girerim. İznimiz yok her günümüz, bütün hayatımız bu şekilde. Dört çocuğu okuttum süt inekçiliği yaparak ve inşaatlarda çalışarak. Çocuklarımdan biri veteriner, diğeri öğretmen, biri bilgisayar mühendisi oldu. Bir çocuğum da bilgisayar mühendisliğinde okuyor." Hayvancılığın zor olduğunu ancak maliyetler yüzünden daha da zorlaştığını vurgulayan Çolakoğlu, "En son 18,5 liradan verdim. Şimdi 20 lira olduğunu söylüyorlar ama yine de düşük. Kooperatife veriyorum. Süt sudan daha ucuz. Kimse pahalı demesin, en ucuz gıda ürünü şu anda süt" ifadesini kullandı. Otlakların yağışlardan dolayı su altında kaldığını belirten Çolakoğlu, şöyle konuştu: "Hayvanlara buğday ve arpa samanı ile mısır silajı veriyorum. Yonca balyası geçen yıl 200 liraydı bugün 300 lirayı geçti. Bir balyayı 5 hayvan ancak yiyebiliyor. Hayvan sayısı ve günlüğe göre hesap edin. Yonca lüks oldu hayvanlara veremiyoruz. Kirayla mısır ekiyorum, hayvanlara kendi ürettiğim mısır silajı veriyorum. Buğday arpa samanı ile karıştırıp maliyet düşürüyoruz. Hayvanları ne zamandır otlatmaya çıkaramıyorum. Mecbur yeme ağırlık verdik." Şap yüzünden aylarca hayvanları çıkaramayıp ahırda satın aldığı yemle beslediğini anlatan Çolakoğlu, "Şimdi de yağışlardan otlaklar, tarlalar su altında. Bir iki ay daha otlatamayız hayvanları su hemen çekilmez. Bu durum da ilave maliyet demek. Hep bizi etkiliyor yaşanan olumsuzluklar. Hayvancılığa destek çıkılması lazım" diye konuştu.
Trabzon Vali Şahin Akçaabat’ta muhtarlarla buluştu Trabzon Valisi Tahir Şahin başkanlığında düzenlenen Muhtarlar Toplantısı, Akçaabat’ta geniş katılımla gerçekleştirildi. Erol Günaydın Sanat Merkezi’nde düzenlenen toplantıya Trabzon Valisi Tahir Şahin, Akçaabat Kaymakamı Yusuf Cankatar, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, kamu kurumlarının temsilcileri ve mahalle muhtarları katıldı. Toplantıda mahallelerde yürütülen çalışmalar, vatandaşlardan gelen talepler, sahada karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri kapsamlı şekilde ele alındı. Muhtarların mahallelerinde tespit ettikleri ihtiyaç ve beklentileri doğrudan dile getirdiği toplantıda, kamu kurumları ile yerel yönetimler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi ve hizmetlerin daha etkin şekilde yürütülmesi konularında istişarelerde bulunuldu. Programda konuşan Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, Trabzon Valisi Tahir Şahin’e yeni görevinde başarılar dileyerek Akçaabat’ın geniş coğrafyaya yayılan güçlü bir ilçe olduğunu vurguladı. Başkan Ekim konuşmasında "Akçaabat’ımız 78 mahalleden oluşan, sahiliyle, yaylasıyla ve kırsalıyla geniş bir coğrafyaya yayılmış güçlü bir ilçedir. Yaklaşık 3 bin 300 kilometrelik yol ağımızla oldukça geniş bir alana hizmet sunuyoruz. Bu genişlik beraberinde önemli bir sorumluluğu da getiriyor. Bu noktada en önemli çözüm ortaklarımız mahallelerimizin gözü, kulağı ve sesi olan kıymetli muhtarlarımızdır. Muhtarlarımızla kurduğumuz güçlü iletişim ve koordinasyon sayesinde sorunları daha hızlı tespit ediyor ve öncelik sırasına göre çözüme kavuşturuyoruz. Çünkü biliyoruz ki yerelde başarı istişareyle ve ortak akılla mümkündür" dedi. Toplantı, muhtarların mahalleleriyle ilgili talep ve önerilerini dile getirmesi ve kurum temsilcileriyle yapılan değerlendirmelerin ardından sona erdi.