GÜNDEM - 13 Kasım 2025 Perşembe 11:45

Doğduğu topraklarda 35 yıldır kimliksiz ve vatansız yaşıyor

A
A
A

Türkiye’de doğmasına rağmen annesiyle soybağı tespit edilemediği ve 35 yıldır vatandaşlık alamadığı için kimliksiz yaşamak zorunda kalan Rasim Mert, hukuk mücadelesi veriyor. Rasim’in in büyük hayali, kimliğine kavuşarak Türk ordusuna katılıp bu ülkeye resmen hizmet edebilmek ve vatandaşlık haklarından yararlanabilmek.

1989 yılında Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç eden Türk bir ailenin, Türkiye’de doğan ve 35 yıldır bu topraklarda yaşayan oğulları Rasim Mert, annesiyle soybağını kanıtlayamadığı için vatandaşlık alamadı. Doğum belgesi, diploma ve resmi evrakları bulunmasına rağmen kimliği çıkarılamayan Rasim, "Bu ülkenin insanıyım, kimliğimi almak ve askerlik yapmak istiyorum" diyerek sesini duyurmaya çalışıyor.

Bulgaristan’dan Türkiye’ye uzanan göç hikayesi

1989 yılında Bulgaristan’da uygulanan asimilasyon politikalarından kaçan Türk ailelerden biri de Rasim Mert’in anne ve babasıydı. Türkiye’ye göç eden aile, önce Bursa’ya yerleşti. 1990 yılında Bursa’da dünyaya gelen Rasim, çocukluk yıllarını burada geçirdi. Ancak ailenin göçmenlik sürecinde yaşadığı bürokratik gecikmeler, onun hayatını kökten etkiledi. Baba Mert’in vefatının ardından anne-oğul İzmir’e taşındı. Rasim, doğum belgesiyle okula yazıldı, ilkokul ve ortaokulu başarıyla tamamladı. Ancak reşit olduktan sonra kimlik almak için yaptığı her başvuru, soybağı tespiti eksikliğinden dolayı sonuçsuz kaldı.

"Türkiye’de doğdum ama yok sayılıyorum"

35 yıldır kimliksiz yaşayan Rasim Mert, yaşadığı zorlukları anlatarak, "Annem ve babam Bulgaristan göçmeni. 1989’da geldiler, 1990’da ben Bursa’da doğdum. Onlar kimliklerini ben 18 yaşımı geçtikten sonra alabildiler. Ben ise doğum belgem, diplomam, okul kayıtlarım gibi birçok resmi evrakla defalarca başvurdum ama hiçbir kurumdan olumlu yanıt alamadım. Türkiye Cumhuriyeti’nde doğdum, bu topraklarda yaşadım. Ailem, kardeşlerim, akrabalarım hepsi vatandaş. Ben de kimliğime kavuşmak istiyorum" dedi.

Doğduğu topraklarda 35 yıldır kimliksiz ve vatansız yaşıyor

En büyük hayali askerlik

En büyük hayalinin Türk ordusuna katılarak askerlik yapması olduğunu söyleyen Rasim Mert, "Öncelikle askerlik yapmak istiyorum. Çünkü bu benim en büyük hayalimdi. Daha sonra sigortalı bir işte çalışmak, sağlık hizmetlerinden faydalanmak, her Türk genci gibi hayatımı düzene koymak istiyorum. 35 yıldır bu ülkenin insanı olarak yaşadım ama resmi olarak yok sayılıyorum" diye konuştu.

Eğitim aldı, diploma var ama kimlik yok

Rasim Mert’in elinde Türkiye Cumhuriyeti tarafından düzenlenmiş doğum belgesi, okul diploması ve çeşitli resmi belgeler bulunmasına rağmen, soybağı eksikliğinden ötürü bu belgelerin hiçbiri kimlik çıkarmasına yetmiyor. Devlet dairelerinden ’eksik belge’ gerekçesiyle defalarca geri çevrilen Rasim, "Bana ‘Sen yoksun’ dediler. Ama ben bu ülkede doğdum, büyüdüm. Okula gittim, Türkçe konuştum, bu bayrağın altında yaşadım. Daha ne kadar ispat etmem gerekiyor?" diyerek yaşadığı çaresizliği dile getirdi.

"Tek isteğim kimliğimle asker olmak"

Askerlik yapma hayaliyle büyüyen Rasim, kimliksizliğin yalnızca bürokratik değil, duygusal bir yük olduğunu da söylüyor. "Benim en büyük isteğim Türk ordusuna katılmak. Bu vatanı çok seviyorum. Kimliğim olmadan askere alınmam mümkün değil ama bir gün kimliğime kavuşursam ilk işim askerlik görevimi yapmak olacak" diye konuştu.

Avukat Oktay: "Soybağı tespiti davası emsal teşkil edecek"

Rasim Mert’in avukatı Berivan Şevval Oktay, "Müvekkilimin kimlik çıkaramama sebebi, annesiyle soybağını ispatlayamamasıdır. Bu nedenle Aile Mahkemesi’nde soybağı tespiti davası açtık. Mahkeme sonucu, annenin nüfusuna kayıt işlemini sağlayacak. Ardından Türk vatandaşlığı için başvurumuzu yapacağız" dedi. Oktay, davanın Türkiye’de nadir görülen bir hukuki durum olduğunu belirterek, "Bu dosya, Türk hukukunda emsal teşkil edecek. Çünkü müvekkil, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde doğmuş, eğitim görmüş ve yaşamını burada sürdürmüş olmasına rağmen vatandaşlık hakkından mahrum bırakılmış durumda. Kimliği olmadığı için sağlık, eğitim, sosyal güvence gibi temel haklardan yararlanamıyor. Amacımız, müvekkilimin hukuken var olmasını sağlamak" ifadelerini kullandı. Mahkeme soybağını tespit ettiği takdirde Rasim Mert’in annesi üzerine kaydı yapılacak ve ardından Türk vatandaşlığı için resmi başvuru yapılacak.

Ali İhsan Çiftçi - Hasan İnce

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Yukatel Merkezefendi’den deplasmanda kritik galibiyet Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nde Yukatel Merkezefendi Belediyesi Denizli, deplasmanda Büyükçekmece Basketbol’u mağlup ederek sezonu 9. sırada tamamlamayı garantiledi. Denizli temsilcisi bu sonuçla yalnızca kulüp tarihinin en iyi derecesine ulaşmakla kalmadı, aynı zamanda Avrupa kupalarına katılma hakkı elde ederek önemli bir eşiği de geride bıraktı. Sezonun kritik karşılaşmalarından birinde sahaya çıkan Yukatel Merkezefendi Belediyesi , Büyükçekmece deplasmanında ortaya koyduğu etkili performansla galibiyete uzandı. Bu sonuç, lig sıralamasında 9.’luğu kesinleştirirken takımın sezon boyunca gösterdiği istikrarlı performansın da bir ödülü oldu. Denizli ekibinin elde ettiği en önemli kazanımlardan biri ise Avrupa kupalarına katılma hakkı oldu. Karşılaşmanın ardından açıklamalarda bulunan başantrenör Zafer Aktaş, maçın kendisi adına özel bir anlam taşıdığını dile getirdi. Daha önce Büyükçekmece Basketbol’da görev yaptığını hatırlatan deneyimli isim, duygularını şu sözlerle ifade etti: "Bu salonda çok maç oynadım. Büyükçekmece Basketbol ligimizin değerli kulüplerinden. 2. Lig’den yükseliş hikayelerinde ben de vardım. Şimdi onları bir alt lige uğurlamak benim için duygusal oldu. Ancak tekrar geri döneceklerine inanıyorum. Burada önemli bir basketbol kültürü var." 5 Yıllık Emek, Tarihi Sonuç Yukatel Merkezefendi’de beşinci sezonunu geçiren başantrenör Zafer Aktaş, elde edilen başarının kulüp açısından tarihi bir anlam taşıdığını vurgulayarak, "5 yıldır bu kulüpteyim ve en iyi derecemizi aldık. Çok zorlu bir ligde mücadele ediyoruz. Her maç adeta final gibi. Bu ortamda 9.’luğu garantilemek çok değerli. Avrupa kupalarına katılma hakkı elde ettik. Bundan sonrası kulübün vizyonuyla ilgili. Eğer yatırımlar artarak devam ederse Avrupa sahnesi bizim için çok önemli bir fırsat olabilir. Bu kulüp tarihinin en iyi sonucu. Bu başarı tamamen oyuncularımızın ve teknik ekibimizin emeğiyle geldi. Hepsini gönülden tebrik ediyorum" dedi.
Edirne Edirne’de buğday ekili alanlarda hastalık uyarısı Edirne’nin Suakacağı, Yolüstü, Büyükismailçe, Sarayakpınar, Hacıumur, Musabeyli, Demirhanlı, Kemalköy, Karabulut ve Ekmekçi köylerinde buğday tarlalarında yapılan incelemeler sonucu bazı alanlarda pas ve septorya hastalığı belirtilerine rastlandı. Edirne Ziraat Odası ekiplerince tarım arazilerinde yürütülen haftalık saha çalışmaları kapsamında üreticilere önemli bir uyarı yapıldı. Suakacağı, Yolüstü, Büyükismailçe, Sarayakpınar, Hacıumur, Musabeyli, Demirhanlı, Kemalköy, Karabulut ve Ekmekçi köylerinde gerçekleştirilen incelemelerde, bazı ekili alanlarda pas ve septorya hastalıklarının ilk belirtilerine rastlandığı bildirildi. Yapılan değerlendirmelerde, özellikle bahar aylarında etkili olan yüksek nem oranı ve artan hava sıcaklıklarının bu tür fungal hastalıkların yayılması için oldukça elverişli bir ortam oluşturduğu vurgulandı. Önümüzdeki günlerde sıcaklıkların daha da yükselmesinin beklendiği belirtilirken, bu durumun hastalık riskini ciddi şekilde artırabileceğine dikkat çekildi. Üreticilerin bu süreçte daha dikkatli olması gerektiğinin altını çizerken, tarlaların düzenli ve sık aralıklarla kontrol edilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Hastalığın bitkinin üst kısımlarına doğru ilerlemesi durumunda ise özellikle verim açısından kritik öneme sahip olan "bayrak yaprağının" korunması gerektiği belirtildi. Bu kapsamda, vakit kaybetmeden yeşil aksam ilaçlamasına başlanmasının ürün kaybını önlemede etkili olacağı kaydedildi. Öte yandan, hava şartlarının hastalık lehine seyretmeye devam etmesi halinde, kullanılan ilaçların etki süresine bağlı olarak uygulamaların tekrarlanması gerektiği de üreticilere hatırlatıldı. Ekipler, sadece kimyasal mücadeleye değil, kültürel önlemlere de dikkat çekti. Sık ekimden kaçınılması, aşırı azotlu gübre kullanımının sınırlandırılması ve yabancı otlarla zamanında mücadele edilmesinin hastalıkların yayılımını önlemede önemli rol oynadığı ifade edildi. Üreticilere bereketli bir sezon temennisinde bulunurken, erken teşhis ve doğru müdahalenin verim kaybını en aza indireceğini vurguladı.
Bursa Yıldırım’dan gençlere eğitim danışmanlığı Bursa’da Yıldırım Belediyesi, hayatın her alanında desteklediği gençler için yeni bir projeyi daha hayata geçirdi. Kütüphaneler ve Müze Müdürlüğü tarafından düzenlenen; ‘Akademik Destek ve Rehberlik Programı’ kapsamında yurtdışında eğitim hayali kuran gençlere ‘Yurt Dışı Eğitim Danışmanlığı’ hizmeti veriyor. Yurt dışında eğitim görmeyi planlayan gençlerin doğru ve güvenilir şekilde bilgilendirilmesini amaçlayan program kapsamında; katılımcılara farklı ülkelerdeki lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyindeki eğitim fırsatları hakkında rehberlik hizmeti sunuluyor. Birebir verilen danışmanlık hizmeti ile ülkelerin eğitim sistemleri, başvuru şartları, kabul süreçleri ve dikkat edilmesi gereken hususlar noktasında gençler bilgilendiriliyor. Tamamen ücretsiz olan program lise, lisans ve lisansüstü düzeyinde eğitim planlayan tüm öğrencilere açık. Mümine Şeremet Uyumayan Kütüphanesi’nde verilen danışmanlık hizmetinden faydalanmak isteyen öğrencilerin Yıldırım Belediyesi ve Uyumayan Kütüphane sosyal medya adreslerinden verilen linkler üstünden başvuru formunu doldurmaları gerekiyor. Desteklerimiz devam edecek Gençlerin hayatın her alanında yanında olduklarını vurgulayan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Gençlerimizin hedeflerine emin adımlarla ilerlemesi bizim en büyük önceliğimiz. Sadece fiziki mekanlar oluşturmakla kalmıyor, onların akademik, psikolojik ve sosyal gelişimlerine de destek oluyoruz. Akademik Destek ve Rehberlik Programı Yurt Dışı Eğitim Danışmanlığı projemizle; yurt dışında eğitim almak isteyen gençlerimizin kafalarındaki soru işaretlerini ortadan kaldırmayı ve işlerini kolaylaştırmayı amaçlıyoruz" dedi. Gençlerin sadece sınav başarısına değil, karakter gelişimine ve gelecek planlamasına da katkı sunmayı hedeflediklerini dile getiren Başkan Oktay Yılmaz, "Yıldırım’da gençlerimizin hayallerini gerçekleştirebilecekleri bir eğitim iklimi oluşturuyoruz. Eğitime yapılan yatırımın geleceğe yapılan yatırım olduğuna inanıyoruz. Öğrencilerimizin yanında olmaya, onları her alanda desteklemeye devam edeceğiz" diye konuştu.