SAĞLIK - 16 Ocak 2026 Cuma 10:01

Çocuklar için güçlü bağışıklığın üç altın kuralı; beslenme, uyku, hareket

A
A
A
Çocuklar için güçlü bağışıklığın üç altın kuralı; beslenme, uyku, hareket

Havaların soğumasıyla birlikte enfeksiyon hastalıklarındaki artışa dikkat çeken Uzm. Dr. Ceren Hande Seyyar çocukları hastalıklardan korumanın en etkili yolunun dengeli beslenme, düzenli uyku ve düzenli hareketten geçtiğini söyledi. Bu üç kuralı "bağışıklık üçgeni" olarak tanımlayan Uzm. Dr. Seyyar, "Bol su içerek, hijyen kurallarına dikkat ederek ve gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınarak da bağışıklığın destekleneceği unutulmamalı." dedi.


Acıbadem Kent Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ceren Hande Seyyar, kış aylarında hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte solunum yolu enfeksiyonlarının arttığını, ama bu artışın soğuk havadan kaynaklanmadığını söyledi. Seyyar, "Soğuk hava doğrudan hasta etmez; asıl sorun, bu dönemde kapalı ve kalabalık ortamlarda daha fazla vakit geçirmemizdir," diyerek yanlış bir algıya dikkat çekti. Seyyar, okulların, toplu taşıma araçları ve alışveriş merkezlerinin mikropların kolayca yayılabildiği alanlar olduğunu hatırlattı, soğuk havanın burun mukozasını kurutarak savunma sistemini zayıflattığını kaydetti.



Soğuk hava burun savunmasını zayıflatıyor


Burun mukozasının solunum yollarının ilk savunma hattı olduğunu, kuruduğunda virüslerin daha kolay yerleştiğini ifade eden Uzm. Dr. Seyyar, burun yıkaması yapmanın ve ortam havasını nemli tutmanın önemine dikkat çekti. Isınma için kullanılan doğalgaz, klima ve sobaların ortam havasını kurutarak bu riski artırdığını kaydeden Uzm. Dr. Seyyar, "Bu nedenle kış aylarında oda neminin dengede tutulması, burun yıkama gibi basit önlemlerin alınması ve mümkün olduğunca kalabalık ortamlardan uzak durulması önemli." diye konuştu.



Bağışıklık üçgeni: Beslenme, uyku, hareket


Hastalıklardan korunmada güçlü bağışıklık sisteminin önemine dikkat çeken Seyyar, önerilerde de bulundu. Seyyar, çocuklarda bağışıklığı güçlendiren üç temel alışkanlığı "bağışıklık üçgeni" olarak tanımlayarak şöyle konuştu: "Dengeli beslenme, bağışıklığın temel taşlarından biridir. Protein, sağlıklı yağlar, vitamin ve mineraller bağışıklık hücrelerinin gelişiminde kritik rol oynar. Sebze, meyve ve tam tahıllardan zengin beslenme bağırsak sağlığını destekleyerek bağışıklığı güçlendirir. Aşırı işlenmiş ve şekerli gıdaların ise bağışıklık sistemini zayıflattığı akıllardan çıkarılmamalıdır. Bu tür besinler uyku düzenini bozabilir, metabolik dengeyi ve bağışıklık yanıtını zayıflatabilir. Dolayısıyla sağlıklı beslenme sadece ne yediğimizle değil, ne yemediğimizle de ilgilidir.


İkinci faktör uykudur. Uyku, vücudun onarım ve yenilenme zamanıdır. Özellikle derin uyku döneminde bağışıklık maddeleri artar ve vücut mikroplara karşı savunmasını güçlendirir. Yeterli ve kaliteli uyku, bağışıklık sisteminin en doğal destekçisidir. Uykusuzluk ise vücut direncini azaltır, hastalıklara yakalanma riskini artırır ve iyileşme süresini uzatır. Ayrıca yapılan çalışmalar, uykusuz bireylerde aşı sonrası antikor oluşumunun zayıfladığını göstermektedir. Bu nedenle, çocukların yaşına uygun sürede ve karanlık, sakin bir ortamda uyuması bağışıklık için büyük önem taşır. Kısacası; kısa uyku zayıf savunma, kaliteli uyku ise vücudun koruyucu kalkanıdır."



Hareket bağışıklığı destekliyor


Bağışıklık üçgenini tamamlayan üçüncü faktörün hareket olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Seyyar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Egzersiz sadece kasları değil, bağışıklığı da güçlendirir. Açık havada yapılan hafif tempolu yürüyüşler, bisiklet veya oyun aktiviteleri; kan dolaşımını artırarak bağışıklık hücrelerinin vücutta daha etkin dolaşmasını sağlar. Düzenli fiziksel aktivite, bağışıklığın güçlenmesine ve enfeksiyon riskinin azalmasına yardımcı olur. Bol su içmenin, gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınmanın ve hijyen kurallarına dikkat etmenin bağışıklığın en doğal destekleri olduğu unutulmamalı. Sonuç olarak, çocuklarımızı kış hastalıklarından korumanın en güçlü yolu ‘düzen’dir. Düzenli uyku, düzenli hareket, dengeli beslenme ve gerektiğinde doktor kontrolünde takviyeler ile kışı sağlıklı geçirmek mümkündür."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Bir okul, üç nesil, tek karne günü Elazığ Hıdır Sever Anadolu Lisesi’nde 20 yıl önce öğrenci olan öğretmen ile onun öğretmeni ve bugün karne alan öğrenci aynı karede buluştu. Elazığ Hıdır Sever Anadolu Lisesi’nde öğretmenlik yapan Sinan öğretmenin öğrencisi olan Meryem öğretmen, yaklaşık 20 yıl önce bu okuldan karne almıştı. Bugün ise aynı okulda İngilizce öğretmeni olarak görev yapan Meryem öğretmen, bu kez öğrencilerine karne dağıttı. Karne töreninde Sinan öğretmen, eski öğrencisi Meryem öğretmen ve halen eğitimine devam eden 9’uncu sınıf öğrencisi aynı karede bir araya geldi. Üç farklı dönemi temsil eden bu buluşmada, geçmişten bugüne uzanan eğitim bağı gözler önüne serildi. Öte yandan, program kapsamında okulda görev yapan öğretmenlerin gençlik ve üniversite yıllarına ait fotoğrafları, yapay zeka destekli bir çalışma ile günümüz görüntüleriyle birleştirildi. Hazırlanan video, karne töreni sırasında sinevizyon gösterimiyle izletilirken, salonda duygusal anlar yaşandı. Programın anlamına dikkat çeken Okul Müdürü Ahmet Bozdağ, "Bugünkü karne programını gerçekleştirdik. Üç nesil karne programında öğrencisi öğretmen olan öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz ile birlikte buluştuk. Programımızda öncelikle öğretmenlik mesleğine vurgu yapmak üzere yapay zekadan da yararlanarak, bu mesleğin uzun bir yolculuk süreci olduğunu el birliğiyle topluma tekrardan yansıtmak istedik" dedi. Yaşadığı duyguyu ifade eden tarih öğretmeni Sinan Şener, "Yıllar önce karne alma heyecanı yaşadım. Bir süre sonra şu an öğretmen olmuş olan öğrencilerime karne verme heyecanı yaşadım. Üçüncü bir nesil olarak yeni öğrencilerimize karne vereceğiz. Bunun mutluluğunu yaşıyoruz. Önemli olan baki kalan kubbede hoş bir seda bırakabilmek" şeklinde konuştu. İngilizce öğretmeni Meryem Aydın, geçmiş ile bugünün aynı anda yaşandığını vurgulayarak, "Bu okulun öğrencisiydim, şimdi öğretmeni oldum ve bugün benim bu okuldaki son günüm. Bu son günü böyle anlamlı bir etkinlikle bitirmek istedik. Benim zamanındaki öğretmenimden aldığım karnem şu an elimde. 20 sene sonra karne veren bir öğretmenim ama kendi karnemi ve o yılları asla unutmadım. Giderken de böyle son anı ile hatırlanmak ve hatırlatmak istedim" diye konuştu. Karne heyecanını paylaşan 9’uncu sınıf öğrencisi Mustafa Celayir ise, "Hocalarım ile beraber bugün karne heyecanı yaşadık. Üç nesil burada yan yanayız" dedi. Programa ilişkin değerlendirmede bulunan coğrafya öğretmeni Serap Altınbulat da, " Programı düzenleyen arkadaş daha önce bizim öğrencimizdi hem öğrenciliğini hem öğretmenliğini gördük. Bugün bize güzel bir veda hazırlamıştı, kendisine teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Kütahya Tavşanlı 15 Temmuz Fen lisesinden huzurevine ziyaret Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde değerler eğitimi kapsamında gerçekleştirilen huzurevi ziyareti, genç kuşaklar ile çınarlar arasında duygu dolu anlara sahne oldu. Ziyaret sonunda yaşlıların "Bizi unutmayın" isteğine gençler, "Söz veriyoruz, unutmayacağız" diyerek karşılık verdi. Değerler eğitimi çalışmaları çerçevesinde farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen etkinlikte öğrenciler, Dost Kalpler Derneği iş birliğiyle Tavşanlı Cemil Köylü Huzurevi sakinlerini ziyaret etti. Büyüklerin ellerini öpüp hayır dualarını alan gençler, yaşlılarla uzun süre sohbet ederek geçmişin tecrübelerinden faydalandı. Huzurevi sakinleriyle aynı masada oturup çay içen ve dertleşen öğrenciler, yaşlıların yüzündeki tebessüme ortak oldu. Ziyaretin her anı duygu yüklü geçerken, gençlerin gösterdiği vefa örneği huzurevi sakinlerini oldukça memnun etti. Ziyaret sonrası duygularını paylaşan öğrenciler, büyüklerle vakit geçirmenin kendileri için eşsiz bir tecrübe olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandılar: "Büyüklerimizin ellerinden öpüp hayır dualarını almak için buradaydık. Onlarla dertleştik, muhabbeti paylaştık. Vedalaşırken bizlere ’Bizi unutmayın’ dediler. Biz de onlara söz verdik; asla unutmayacağız. Hayır dualarını alarak, gönüllerimizde derin izlerle buradan ayrılıyoruz." Dost Kalpler Derneği yetkilileri ise bu tür etkinliklerin gençlerin merhamet, saygı ve vefa duygularını pekiştirdiğini vurguladı. Huzurevi ziyareti, çekilen hatıra fotoğraflarının ardından dualarla sona erdi.