SAĞLIK - 03 Kasım 2025 Pazartesi 13:44

Çocuk bağışıklığı takviyelerle değil, sağlıklı beslenmeyle güçleniyor

A
A
A
Çocuk bağışıklığı takviyelerle değil, sağlıklı beslenmeyle güçleniyor

Kış aylarında çocuklarda sık görülen hastalıklar, aileleri çözüm arayışına itiyor. Medicana Sağlık Grubu Çocuk Alerjisi Bölümü’nden Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, çocukların bağışıklığını artırmak için vitamin ve mineral takviyelerine yönelmenin tek başına yeterli olmadığını belirterek, sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çekti.


Kış mevsiminin güzel yanları olduğu kadar, hastalık gibi bir gerçeği de var. Bu nedenle özellikle okul çağında çocuğu olan ebeveynler, çocuklarının hastalıklara karşı daha dirençli olması adına bu mevsimde çeşitli takviyelere yönelebiliyor. Söz konusu vitamin ve mineral takviyelerinin uzman kontrolü olmadan alınmasının doğru olmadığını dile getiren Medicana International İzmir Hastanesi Çocuk Alerjisi Uzmanı Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, ebeveynlere uyarılarda bulundu. Çocuklarda güçlü bağışıklık için sürdürülebilir yöntemlere başvurulmasında fayda olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, bu konuda en doğru yöntemin sağlıklı beslenmek olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Sözmen, "Gelir geçer şeylerden fayda beklemek yerine, çocukların mevsim meyve ve sebzelerini tüketmeleri sağlanabilir. Ayrıca Akdeniz diyetine uygun beslenmek bağışıklığa katkı sunabilir. Bunun yanında haftada 3 gün balık tüketiminin de bağışıklığa olumlu etki ettiği biliniyor. Özetle birkaç kez alınmış takviyelerden ve farklı gıdalardan fayda beklemek yerine düzenli ve sağlıklı beslenmek, çocuk sağlığı açısından daha faydalı olacaktır. Tüm bunların yanında çocukların büyüme ve gelişimine fayda sağlayan vitamin ve minerallerin de bir uzman kontrolünde alınması destekleyici olabilir" açıklamasını yaptı.



Çok sık hastalanıyorsa bir alerji testi yaptırın


Üst solunum yollarından çok sık hastalanan ve de hastalığın iyileşme süresi uzayan çocuklar için bir alerji testi yapılmasında yarar olduğunu aktaran Sözmen, alerji belirtilerinin grip gibi viral enfeksiyon belirtileri ile karıştırılabildiğinden çoğu çocuğa yanlış tedavi uygulanabildiğini ifade etti. Prof. Dr. Sözmen, "Mesela bir virüsün başlattığı burun tıkanıklığı, alerjisi olmayan bir çocukta 3-5 günde geçebilirken, temelde bir alerjisi olan bir çocukta basit bir üst solunum enfeksiyonu haftalarca sürebilecek burun tıkanıklığına ya da öksürüğe neden olabilir. O nedenle çocuklara, mevsimsel alerjik rinit tanısının konulması sadece o mevsimde yaşam kalitesini yüksek geçirmesini sağlamaz, aynı zamanda bu tanı konulduğu için çocuk kışı daha rahat geçirebilir" ifadelerini kullandı.


Son olarak çocuklarda grip aşısı hakkında bilgi veren Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, çocuklarda grip aşısının önerildiğini özellikle de alerjisi olan çocuklara grip aşısını her yıl yaptırılmasının tavsiye edildiğini belirtti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Göç İdaresi Başkanlığı uluslararası öğrencilerle iftar yemeğinde bir araya geldi İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı, Ankara’daki üniversitelerde eğitim gören uluslararası öğrenciler için iftar programı düzenledi. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı tarafından Ankara’daki üniversitelerde eğitim gören uluslararası öğrenciler için Ankara Vilayetler Evi’nde gerçekleştirilen iftar programı düzenlendi. Birlik ve beraberlik mesajlarının ön plana çıktığı anlamlı buluşmada, Göç İdaresi yönetimi öğrencilerle iftar sofrasında bir araya gelerek misafirleriyle yakından ilgilendi. Samimi bir ortamda geçen görüşmelerde Türkiye’nin misafirperverliğine dikkat çekilirken öğrencilerin deneyimleri ve talepleri de doğrudan dinleme fırsatı bulundu. "Gönül bağınızı koparmayın" İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir, yaptığı konuşmada uluslararası öğrencilere yönelik geleceklerini inşa ederken üzerinde yükselecekleri yapının iki sağlam ayağının olması gerektiğini belirtti. Bakan Yardımcısı Cangir, "Bu köprünün ilk ayağı, şu an üniversite veya yüksek lisans eğitimi aldığınız ülkemiz Türkiye’dir. Göç İdaresi Başkanlığı tarafından sağlanan kolaylıklardan faydalanarak burada kalmanızdan ve kariyerinize Türkiye’de devam etmenizden büyük memnuniyet duyarız. Ancak rotanız neresi olursa olsun, sizlerden istirhamımız bu ayağı her zaman sağlam tutmanızdır. Mezuniyet sonrası kendi ülkenize dönseniz veya üçüncü bir ülkeye gitseniz dahi burayı unutmayın; kendi aranızdaki iletişimi ve Türkiye ile olan hem gönül hem de fiziki bağınızı koparmayın. Bu sürekliliğin hem sizler hem de bizler için son derece kıymetli olacağına inanıyorum" diye konuştu. Köprünün ikinci ayağının öğrencilerin anavatanları olduğunu vurgulayan Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir, sözlerini şöyle sürdürdü: "Burayı ikinci vatanınız olarak görseniz de kendi topraklarınıza dönme arzusunda olmanız, oraya hizmet etme gayesi taşımanız son derece doğal ve ulvi bir amaçtır. Ancak kendi ülkenize yerleşseniz bile Türkiye ile olan ekonomik, kültürel ve sosyal ilişkilerinizi devam ettirmenizi özellikle rica ediyorum. Nerede olursanız olun, kurduğunuz bu bağları korumanız, ülkelerimiz arasındaki dostluk köprüsünü her zaman diri tutacaktır." "415 bin öğrenciye hızlı hizmet" Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök ise konuşmasında öğrencilere hitap ederek, "Evinizden, ailenizden, sevdiklerinizden ve ülkenizden kilometrelerce uzakta olsanız bile, Göç İdaresi Başkanlığı olarak sizlerin yanında bulunmaktan ve sizleri ülkemizde ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz" dedi. Kök, Ankara’daki üniversitelerde eğitim gören öğrencilerle iftar sofrasını paylaşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Bugün burada sizlerle bir iftar sofrasını paylaşıyor, dostluğumuzu geliştiriyor ve aynı zamanda ortak geleceğimizi birlikte inşa ediyoruz" ifadelerini kullandı. Programa, İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir, Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök, Dışişleri Bakanlığı Göç Politikaları ve Vize İşlemleri Genel Müdürü Büyükelçi Esin Çakıl ile kurum yöneticileri ve uluslararası öğrenciler katıldı.