SAĞLIK - 15 Ağustos 2025 Cuma 10:19

Boğazından su bile geçmiyordu, başarılı bir operasyonla yeniden yemek yiyebildi

A
A
A
Boğazından su bile geçmiyordu, başarılı bir operasyonla yeniden yemek yiyebildi

Trabzon’da yaşayan 28 yaşındaki Şeydanur Yüce, bir yıl kadar önce yemek yiyememe şikayetiyle doktora başvurdu. Yemek borusunun daralması nedeniyle bir yılda su bile içemez duruma gelen Şeydanur Yüce; Trabzon, Ankara ve Erzurum’da derdine çare bulamayınca soluğu İzmir’de aldı. Medicana Sağlık Grubu Gastroenteroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Süleyman Günay’a ulaşan Şeydanur Yüce, bir yılın ardından ilk lokmasını yutabilmenin sevincini yaşadı.


Trabzon’da yaşayan 28 yaşındaki Şeydanur Yüce, 1 yıl önce başlayan yemek borusundaki daralma nedeniyle ilk başlarda katı gıdaları ve zaman geçtikçe de sıvıları tüketmekte zorlandı. Günden güne kilo kaybeden ve güçsüz düşen Şeydanur Yüce’nin, tedavi olup eskisi gibi yemek yiyebilmek ve su içebilmek için gitmediği kapı kalmadı. Önce yaşadığı şehir olan Trabzon’da, sonrasında Ankara ve Erzurum’da şifa arayan Şeydanur Yüce, Medicana International İzmir Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Süleyman Günay ile tanıştı. Doç. Dr. Süleyman Günay’a kendisiyle ilgili tetkikleri gönderen ve bir çözüm bulup bulamayacaklarını soran Şeydanur Yüce, olumlu cevap alır almaz soluğu ailesiyle İzmir’de aldı. Doç. Dr. Süleyman Günay’ın uyguladığı işlem sonrası Şeydanur Yüce, ilk olarak patates püresi ve tavuk suyu çorbasının tadına yeniden vardı.



Kanser olmasından şüphelendiler


Geçtiğimiz yıl yaz aylarında katı gıda tüketiminde zorluk çekmeye başladığını ve ilerleyen süreçlerde sıvıları bile tüketemediğini aktaran Şeydanur Yüce, başına gelen hastalığın ne olduğunu öğrenmek için gittiği bir hastanede kendisine kanser olduğunu söylediklerini aktardı. Şeydanur Yüce, "İlk önce Trabzon’da bir hastaneye gittim. Orada işlemler yapıldı, biyopsi alındı ama tanı gelmedi. Şikayetlerim başladığı dönemde 57 kiloydum. Hastalık ilerledikçe 48 kiloya kadar düştüm. Sonraki süreçte Ankara ve Erzurum’da da doktorlara göründüm. Her gittiğim hastanede kanserden şüphelenip biyopsi yapıp bir çözüm sunmadan gönderiyorlardı. 4 kez endoskopi ile biyopsi oldum. Bir kere de ameliyatla biyopsi alındı ama hiçbirinde tanı gelmedi. Tanı gelmediği için herhangi bir müdahale de yapılmadı. Gitmediğimiz doktor hastane kalmadı. En son Süleyman Günay’a ulaştık. Kendisi endoskopik bir işlemle yemek borusundaki darlığı açtı" ifadelerini kullandı.



İki aydır sadece kemik suyu içiyordu


Evladını hayatta tutmak için elinden geleni yaptığını belirten Şeydanur Yüce’nin annesi Suna Yüce, "Tanesiz, su kıvamında bir şey içiyordu. İlikle kemiğe güvenerek onları kaynattım. Midesini tutsun diye nişasta pişiriyordum. Sadece kemik suyuyla son iki aydır onunla besleniyordu. Mamalar bile boğazından geçmiyordu. Resmen bir yıldır hayatta kalma mücadelesi veriyoruz. Bir elimde blender, diğerinde süzgeçle kızıma yemek yedirmeye çalışıyordum. Tabi bu süreçte gitmediğimiz doktor da kalmadı. Ortada bir tanı yoktu, bize ‘Kızınız kanser olabilir’ diyorlardı. "Bunun tedavisi yok, kemoterapi ya da radyoterapi alabilir" diyorlardı. Çok zor bir süreçti bizim için" sözlerini kaydetti. Son kez şanslarını İzmir’de denemek için geldiklerini dile getiren Suna Yüce, "Buraya da korka korka geldik. 3 saat süren ameliyat bize 3 gün gibi geldi. Yine biyopsi yapılacak ve çaresizce döneceğiz sandık. ‘Çok güvendiğimiz hastanelerde çare bulamadık, burada nasıl bulacağız’ diye de düşündük. Ama Süleyman Bey bize yeniden umut aşıladı" diye konuştu.



Yemek borusunda ip kadar açıklık kalmıştı


Hastası Şeydanur Yüce’nin durumunu anlatan Doç. Dr. Süleyman Günay, "Şeydanur bize Trabzon’dan geldi. Ama bize gelene kadar Trabzon, Erzurum ve Ankara’da birçok hastaneye gitmiş. Bir sürü endoskopi yapılmış, iki kere PET-CT çekilmiş. Tümörlü doku olduğu düşünülmüş. Göğüsten VATS yapılmış. Ama herhangi bir sonuç çıkmadığı için tedavi de yapılamamış. Neden yemek yiyemediğine ilişkin bir sonuç ortaya konulamamış. Yemek borusunda ip kadar bir açıklık kalmıştı. Nadir olarak görülen demir eksikliği anemisine bağlı bir yapışıklık olabilir. Çocukluk çağında içtiği toksik bir maddenin yapmış olma ihtimali de var. Nedeni çok net olmasa da kanser olmadığını kesin olarak biliyoruz. Bu noktada artık hastalığın nedeninden çok tedavisi önemliydi. Hayata katılması, yemek yemesi, en basiti bir su içmesi bile çok zordu. Tedavi etmek ve hastayı rahatlatmak önemliydi. Birkaç kere buji yani genişletme ameliyatı yapılmış ama onlar da pek etkili olmamıştı. Sonuçta bana ulaştı. Ben de muayene olması gerektiğini söyledim. Darlığın olduğu kısımda yemek borusu kaslarını keserek orayı genişlettik. Bir nevi açık miyotomi yaparak yemek borusunu açtık. Ameliyattan iki gün sonra ilk kez tavuk çorbası ve patates püresi yedi" açıklamasını yaptı. Doç. Dr. Süleyman Günay, bu tarz bir vakaya daha önce de rastladığını söyleyerek, "Ben daha önce bir kere karşılaştım böyle bir vakayla ama yaşadığı sorun yemek borusunun daha alt tarafındaydı. Şeydanur, benim için daha zor bir vaka oldu" dedi.



Boğazından su bile geçmiyordu, başarılı bir operasyonla yeniden yemek yiyebildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET’e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve suçtan elde edilen gelirin aklanması" suçları kapsamında Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ANSET’e yönelik yürütülen soruşturmada adliyeye sevk edilen 27 kişiden 14’ü tutuklandı. Savcılık sorgusunun ardından 11 kişi serbest bırakılırken, 2 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ANSET’e yönelik çalışma başlatıldı. Mülkiye Başmüfettişi tarafından hazırlanan tevdi raporu ve emniyet birimlerince yapılan araştırmalar doğrultusunda, ANSET tarafından gerçekleştirilen ihalelerde usulsüzlük tespit edildiği öğrenildi. Soruşturma kapsamında, ihalelerde yetkili olan kişiler ile aralarında suçtan elde edilen geliri aklama amacıyla para geçişleri tespit edilen şüpheliler hakkında işlem başlatıldı. Dosyada, 113 milyon 426 bin TL kamu zararı tespit edildiği bildirildi. 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi Şüphelilerin yakalanması ve suç unsurlarının ele geçirilmesine yönelik 30 Nisan 2026 tarihinde Antalya merkezli olmak üzere İstanbul, Ankara, İzmir, Muğla, Denizli ve Edirne’de eş zamanlı operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında ilk etapta 34 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Süreç içinde 1 kişinin daha gözaltına alınmasıyla dosya kapsamındaki kişi sayısının 35’e yükseldiği öğrenildi. Muhittin Böcek ve Cansel Tuncer de dosyada yer alıyor Dosya kapsamında, İçişleri Bakanlığı kararıyla Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ile Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer’in de aralarında bulunduğu isimler hakkında işlem yapıldı. 27 kişi adliyeye sevk edildi Operasyon kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden 27’si, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık sorgusunun ardından 11 kişi serbest bırakıldı. Sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 14’ü tutuklanırken, 2 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Dosya kapsamında 2 kişinin emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldığı, 1 kişinin hastanedeki tedavisinin sürdüğü, 3 firari şüpheli hakkında yakalama çalışmalarının devam ettiği, 2 kişinin ise cezaevinde bulunduğu öğrenildi.
Kars Kars’ta Karahan Çayı 30 yılın rekorunu kırdı: Kalkankale’de ekili araziler sular altında Kars’ta etkili olan sağanak yağışlar, Akyaka ilçesine bağlı Kalkankale köyünde taşkına neden oldu. Köyün ortasından geçen Karahan Çayı’nın debisi aniden yükselirken, taşan sular geniş ekili tarım arazilerini sular altında bıraktı. Kars’ın Akyaka ilçesinde son günlerde aralıklarla devam eden yağışların ardından Karahan Çayı taştı. Çayın yatağından çıkarak çevreye yayılması sonucu köydeki çok sayıda tarım arazisi zarar gördü. Sel suları, özellikle ekili alanlarda büyük tahribata yol açarken, çiftçiler zor anlar yaşadı. Kalkankale köyü muhtarı Metin Okcu, yaşanan taşkının son 30 yılın en büyüğü olduğunu belirterek, "Yaklaşık 30 yıldır bu çayın bu kadar taştığını görmedik. Ekili arazilerimiz tamamen su altında kaldı. Yetkililer köyümüzde taşkın koruma projesini hayata geçirmelidir" dedi. Öte yandan Karahan Çayı’nın ıslah edilmesi ve taşkınlara karşı önlem alınması gerektiğine dikkat çeken Muhtar Murcu, sel sularının ekili arazilere zarar verdiğini sözlerine ekledi. Öte yandan bölgede hasar tespit çalışmalarının yapılması beklenirken, Ermenistan sınırına sıfır noktada bulunan Kalkankale köyünden geçen Karahan Çayı’nın debisinin daha fazla yükselmesi köylüleri kara kara düşündürüyor. Kentte yağışlı hava aralıklarla devam ediyor.