GÜNDEM - 20 Ocak 2026 Salı 22:11

Başkan Tugay: "Ya hizmet getirsinler ya da engel olmasınlar"

A
A
A
Başkan Tugay: "Ya hizmet getirsinler ya da engel olmasınlar"

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, belediyeye ait bazı mülklerin Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesine geçirilmesi ve dış kredi onaylarının bekletilmesi konularında açıklamalarda bulundu. Merkezi yönetimden para istemediklerini, sadece buldukları kredilerin onaylanmasını beklediklerini belirten Tugay, "Ya hizmet getirsinler ya da engel olmasınlar biz yapalım" dedi.


İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Fuar İzmir’de kapılarını açan IF Wedding Fashion İzmir 19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı’nın açılış töreninde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Kentin sorunları, kredi onayları ve mülkiyet tartışmaları hakkında konuşan Başkan Tugay, göreve geldiği günden bu yana İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yurt dışından temin ettiği hiçbir kredinin onaylanmadığını ifade etti.



"Hiçbir anlaşma onaylanmadı"


Büyükşehir Belediyesi’nin projeleri için finansman desteğine ihtiyaç duyulduğunu ve belediyenin kendi kredi notuyla uluslararası kuruluşlardan anlaşmalar yaptığını hatırlatan Tugay, "Bu anlaşmaların bakanlıktan onaylanması lazım. Bakanlık onayı, merkezi idarenin bu krediye kefil olması demek değil, bir kefil istenmiyor. Ben 22 aya yakın süredir görevdeyim. Bu süre içinde hiçbir anlaşma onaylanmadı. Maliye Bakanımızla, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımızla görüştük. ’Yapılır, hallederiz’ dediler ama şu ana kadar halledilmiş değil" diye konuştu.


Şakran’a yapılacak kanalizasyon, arıtma tesisleri, Buca metrosunun uzatılması, tramvay ve elektrikli otobüs alımları gibi projelerin kredilerinin beklediğini dile getiren Tugay, bu konuların siyaset üstü görülmesi gerektiğini vurguladı. Tugay, "Biz Ankara’dan para istemiyoruz. Kendi yaptığımız dış kredi anlaşmalarının mevzuat gereği onaylanmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.



"İkinci çevre yolu için adım atılmıyor"


İzmir’in ulaşım projeleri hakkında da konuşan Tugay, AK Partili yerel siyasetçilere seslenerek şunları söyledi:


"İzmir’e ne hizmet getirdiniz? İkinci çevre yolunu yapacağız diye söz verildi ancak hala bir şey yok. O merkezi yönetimin sözüydü aynı zamanda. Altınyol’da, çevre yolunda trafik sıkışıklığını herkes görüyor. Biz belediye olarak ulaşım projeleri yapıyoruz ama asıl çözüm ikinci çevre yolunda. Bir an önce başlaması lazım ama adım atılmıyor. Altyapıda, ulaşımda, kentsel dönüşümde beklediğimiz desteği görmüyorum."



"İzmir halkının malına çökemezler"


Belediyeye ait Eşrefpaşa Hastanesi ek binası, Egemenlik Binası ve Meslek Fabrikası binalarının Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından devralınmasına tepki gösteren Başkan Tugay, konuyu yargıya taşıdıklarını açıkladı.


Tugay, "Haberimiz ve bildirim olmadan, Vakıflar Genel Müdürlüğü bir belge üzerinden üç binayı tapuda kendi üzerine geçirmiş. Bu binalar belediyenin aktif olarak kullandığı, ticari amaç gütmeyen, kamu hizmeti verilen yerler. İzmir halkına ait olan bu binalara el koymak inanılmaz bir tavır. Mahkemeye başvurduk ve ihtiyati tedbir kararı alındı. Bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. İzmir halkının malına çökemezler, buna izin vermeyeceğiz" şeklinde konuştu.



Paylaşımlı yolculuk ve diğer konular


Paylaşımlı yolculuk uygulamalarıyla ilgili toplanan imzalar hakkında da değerlendirmede bulunan Tugay, yasal altyapısı olmadığı için şu aşamada onay vermediklerini, yasama organının buna uygun yasa çıkarması durumunda konuyu değerlendireceklerini belirtti.


Tugay ayrıca kentte bir tarikat tarafından düzenlenen gösteriyle ilgili soru üzerine, "Laik bir ülkede laiklik karşıtı yapılanmanın tehlikelerini yaşayarak gördük. Devletimizin bu tür durumlara izin vermeyeceğini umuyorum" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Beykoz’da tarihi çeşme restorasyonu tartışması büyüyor: "300 yıllık çeşme 1984 yılında yıkıldı, burası 26 yıllık bir yapı" Beykoz Yalıköy’de 300 yıllık İshak Ağa Çeşmesi’nin büyük tepki gören restorasyon çalışmalarıyla ilgili açıklama yapan Yalıköy Mahalle Muhtarı Necmi Gösterit, eski tarihi çeşmenin 1984’te yol çalışmasında yıkıldığını belirterek, "Yıkıldığı zaman yalnızca tarihi sütun Beykoz Belediyesi tarafından korunarak kaldırılmıştır. 1999 yılında belediye buraya yeni bir çeşme yapmıştır. Bu yapılan çeşme o dönem gelişigüzel yapılmış bir çalışmaydı" dedi. Beykoz Yalıköy’deki 300 yıllık İshak Ağa Çeşmesi’nin restorasyon sonrası görüntüsü tartışmalara yol açtı. Tarihi silindir gövdenin yerini dikdörtgen bir yapının alması ve kitabenin akıbetine yönelik iddialar üzerine açıklama yapan Vakıflar Genel Müdürlüğü, uygulamanın İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından gerçekleştirildiğini duyurdu. Beykoz Yalıköy’de yer alan ve 1741 yılında İstanbul Gümrük Emini İshak Ağa tarafından yaptırılan tarihi "sütun çeşme", restorasyon çalışmalarıyla gündeme geldi. Kültür envanterinde silindir gövdesi ve üç satırlık kitabesiyle kayıtlı olan eserin, restorasyon sonrası mevcut formundan farklı bir görünüme bürünmesi "özgün yapının korunamadığı" eleştirilerine neden oldu. Yalıköy Serbostan Mustafa Ağa Camii önündeki tarihi yapının restorasyonun ardından orijinal silindir formunu kaybederek dikdörtgen bir mermer kütle haline getirilmesi sosyal medyada ve kamuoyunda büyük bir tepkiyle karşılandı. 300 yıllık tarihi üzerinde barındıran "Sâhibu’l-hayrât ve’l-hasenât Es-Seyyid İshak Ağa Voyvada-i Galata" yazılı kitabenin akıbeti ise merak konusu oldu. Tepkilerin ardından bölgede bulunan tarihi çeşmenin 1984 yılında yol çalışmaları nedeniyle yıkıldığı; yıkım sırasında yalnızca tarihi sütunun koruma altına alındığı ifade edildi. Ardından 1999 yılında Beykoz Belediyesi tarafından bölgede yeni bir çeşme yapılırken, söz konusu yapının yaklaşık 26 yıllık olduğu ve zamanla yıpranarak kullanılamaz hale geldiği belirtildi. "Vatandaşın talebi doğrultusunda hareket ettik, tarihe zarar verme gibi bir niyetimiz kesinlikle yoktur" Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Beykoz Yalıköy Mahalle Muhtarı Necmi Gösterit, şu ifadelere yer verdi: "Burası yaklaşık 280 yıllık tarihi bir çeşmeydi. Eski çeşme çatılı bir yapıydı, fotoğrafları da elimizde mevcut. 1984 yılında yol çalışması nedeniyle bu çeşme yıkılmıştır. Yıkıldığı zaman yalnızca tarihi sütun Beykoz Belediyesi tarafından korunarak kaldırılmıştır. 1999 yılında belediye buraya yeni bir çeşme yapmıştır. Bu yapılan çeşme o dönem gelişigüzel yapılmış bir çalışmaydı. Yaklaşık 26 yıllık bir yapıdır. Burada şu soru da sorulabilir;’26 yıllık bir yapı gerçekten tarihi doku sayılır mı?’ Bizim kastımız eski bir belediye yapısının da artık yıpranmış, işlevini kaybetmiş olmasıdır. Bu çeşme zamanla mermerleri kırılmış, atıl duruma gelmiş ve artık kullanılmaz hale gelmiştir. Buraya da yakışmadığı için mahalle sakinlerimiz ve esnafımız yenilenmesini talep etti. Biz de vatandaşın talebi doğrultusunda hareket ettik. Tarihe zarar verme gibi bir niyetimiz kesinlikle yoktur. Biz tarihi yok etmek değil, tam tersine koruyarak yenilemek için bu süreci yürüttük. Büyükşehir Belediyesi’ne yazı yazdık ancak süreç uzayınca vatandaş mağdur olmasın diye çalışmayı başlattık. Eski çeşmeden kalan tarihi sütun şu anda mevcut çeşmenin ortasında duruyordu. Bu sütun İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait bir unsurdur. Yeni yapılacak çeşmede tekrar değerlendirilmek üzere alınması planlanmaktadır. Biz tarihi düşman değiliz. Tam tersine mevcut yapıyı koruyarak, vatandaşın ihtiyacına göre yeniledik."
Bolu 2 aylık kızını öldürdüğü iddia edilen anne ‘Canavarca hisle kasten öldürme’ suçundan tutuklandı Bolu’nun Gerede ilçesinde 2 aylık kızını boğazını keserek öldürdüğü iddiasıyla gözaltına alınan anne Serpil Cankurtaran, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı nöbetçi mahkemece ’canavarca hisle kasten öldürme’ suçundan tutuklandı. Olay, önceki gün akşam saatlerinde Gerede ilçesine bağlı Kitirler Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 2 aylık Ela Cankurtaran evde boğazı kesilmiş halde ölü bulundu. Cinayet şüphelisi olan anne Serpil Cankurtaran, evden çıkarak D-100 kara yolu üzerinden Yeniçağa ilçesi istikametine kilometrelerce yürüdükten sonra polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki ilk sorgusunda, "Bebeğimi kesinlikle ben öldürmedim, onu kimin öldürdüğünü de bilmiyorum" diyerek suçlamaları reddeden şüpheli kadın, buradaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Gerede İlçe Adliyesi’ne sevk edildi. Canavarca hisle kasten öldürme suçundan tutuklandı Gerede İlçe Adliyesi’nde Nöbetçi Mahkemeye çıkarılan şüpheli anne Serpil Cankurtaran’ın savcılık ve hakimlik sorgusu tamamlandı. Nöbetçi Hakim Yavuz Selim Karademirtok tarafından sorgulanan Cankurtaran, bebeğe karşı ’canavarca hisle kasten öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hayatını kaybeden minik Ela ise bugün Demircisopran köyünde acılı babasının gözyaşları arasında toprağa verilmişti.