GÜNDEM - 08 Nisan 2026 Çarşamba 17:13

Başkan Tugay: "Sonuç alana kadar vazgeçmeyeceğiz"

A
A
A
Başkan Tugay: "Sonuç alana kadar vazgeçmeyeceğiz"

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nce ’Meslek Fabrikası’ olarak kullanılan binanın mülkiyetinin Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilmesi üzerine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın başlattığı tepki nöbetinde üçüncü güne girildi.


Gece boyunca bina önünde nöbet tutan Başkan Tugay’a, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, CHP İzmir Milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra binlerce İzmirli destek verdi. Alanda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Başkan Tugay, "TOMA’ların arasında, Meslek Fabrikası’nın barikatlarla kapatılan kapısının önündeyiz. İçeride çok sayıda polis bulunuyor. İzmir halkının bu konudaki itirazını tüm ülkeye duyurmayı amaçlıyoruz. Gün boyunca on binlerce insan buraya geldi, yüz bin insanı bulmuştur. Her kesimden tepki ve destek alıyorum. Türkiye’nin dört bir yanından telefonlar ve mesajlar geliyor. Mücadelemizin sonuç vereceğine inanıyorum. Bugün 18.00’de düzenlenecek büyük mitinge tüm İzmirlileri davet ediyoruz. Büyük bir katılım olacağına inanıyoruz" dedi.



"Sorun uzlaşı ile çözülmeli"


"Bugün üçüncü gün. Sonuç alana kadar vazgeçmeyeceğiz" diyerek konuşmasını sürdüren Başkan Tugay, "Vakıflar tarafından yapılmamış, 1926’dan bu yana İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mülkü olan bu binalar, önemli bir kamusal hizmet sunarken, oldubittiye getirilen bir el koyma işlemiyle alınamaz. Mesajımız budur. Beklentimiz, bu sorunun mutlaka uzlaşmayla çözülmesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin burayı yeniden kullanabilir hale gelmesidir. Toplumdan gelen tepkilerden, yurttaşlarımızın bu yanlışa karşı güçlü bir kanaat oluşturduğunu görüyoruz. Mücadelemizi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.



"Yanlış uygulamalar tekrar edilmesin"


Haksız karar ve yapılan yanlış uygulamanın ne kadar rahatsız edici olduğunu ifade edebilmek için iki gündür bina önünde sabahladıklarını ifade eden Başkan Tugay, "Aslında istediğimiz şey, yanlış ve hukuksuz şekilde gerçekleşen tahliye işleminin durması, yapılmaması. Polis barikatlarıyla çevresi tamamen kapatılmış, içeride de İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait yüz milyonlarca liralık mal mülkün olduğu bir yapının şu anda kullanıma tamamen kapatılmış, haliyle biz de burada beklemedeyiz. Bir taraftan hukuk yoluyla, mahkeme yoluyla tekrar bu sürecin durması, olması gereken hale dönmesi için mücadele ediyoruz ama diğer taraftan da hem İzmir için de hem de Türkiye’de başka yerlerde de benzer yanlış uygulamaların tekrar edilmemesi için de bir farkındalık sağlamaya çalışıyoruz" dedi.



Seferihisar’dan bisikletiyle gece nöbetine geldi


Başkan Tugay’a destek olmak isteyen İzmirliler barikat önüne gelerek mesajlar verdi. Gece nöbetine destek vermek için Seferihisar’dan bisikletiyle 60 kilometrelik yolu kat ederek gelen Serkan Ödev, "Biz başkanımızın her zaman yanındayız, ona desteğiz ama bugün çok özel bir gün. Birlik olmamız, dayanışma içinde olmamız, İzmir’e sahip çıkmamız lazım" dedi.


Gecenin ilerleyen saatlerinde havanın soğumasıyla birlikte barikat önünde ateş yakıldı. Bağlamalarıyla gelen vatandaşlar, hep bir ağızdan türküler söyledi. Başkan Tugay da türkülere eşlik etti. Gece boyunca ayrıca şiirler okundu, çorbalar içildi.



Başkan Tugay: "Sonuç alana kadar vazgeçmeyeceğiz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ ile akaryakıt istasyonlarında sıfır atık uygulamaları yaygınlaştırılacak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile OPET arasında imzalanan ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ ile akaryakıt istasyonlarının çevre bilincinin güçlendiği ve topluma yayıldığı merkezlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile OPET arasında ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ kapsamında Sıfır Atık İş Birliği Protokolü imzalandı. Protokolü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı adına Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan, OPET adına ise Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk imzaladı. Protokol kapsamında akaryakıt istasyonlarının yalnızca hizmet sunulan alanlar olmaktan çıkarılması, çevre bilincinin güçlendiği ve topluma yayıldığı merkezlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Proje çerçevesinde sıfır atık ilkeleri doğrultusunda sürdürülebilir seyahat kültürüne dikkat çekmek amacıyla ‘Sıfır Atık Yolculuğu Kısa Film Yarışması’ düzenlenmesi planlanıyor. Akaryakıt tesislerinde sıfır atık uygulamalarının yaygınlaştırılması, atıkların kaynağında ayrı toplanması ve geri kazanım süreçlerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında ayrıca sosyal sorumluluk faaliyetleriyle toplumsal farkındalığın artırılması hedefleniyor. Türkiye’nin yedi bölgesinden seçilecek 7 ilde karayolu kenarlarındaki ceplerde çevre temizliği etkinlikleri düzenlenmesi, toplanan atıklarla ‘Sıfır Atık Yolu’ ve ‘Sıfır Atık Duvarı’ gibi konsept uygulamaların hayata geçirilmesi planlanıyor. "90 milyon atığı geri kazanmasaydık bunları bir yere depolama yapacaktık" İstanbul’un iki yıllık su tüketimine eş değer bir su tasarrufu sağladıklarını belirten Çevre Yönetimi Genel Müdürü Turan, "Akaryakıt tasarrufu olarak baktığımızda yine ülkemizdeki kayıtlı motorlu taşıtların dağıtım şirketi olarak OPET’in uzmanlık alanına giriyor. Bir yıldaki tükettiği akaryakıta eş değer akaryakıtı tasarruf etmiş olduk. Doğa ve çevreyle ilgili istatistik şöyle: 90 milyon atığı geri kazanmasaydık bunları bir yere depolama yapacaktık. Düzenli depolama alanına ihtiyacımız olacaktı. 55 bin futbol sahasına eş değer bir alan söz konusu. Alt alta baktığımızda aslında küçük bir hareket, ki buna biz sıfır atık diyoruz" diye konuştu. "Petrol ve türevli ürünlerinde biz ülke olarak dışa bağımlıyız" Petrol ve türevi ürünlerde Türkiye’nin dışa bağımlı olduğunu hatırlatan Turan, "Son bir ayda yaşanan bölgesel savaşta da gördük ki en ufak bir kriz anında özellikle petrole bağımlı ülkelerin ekonomik dengeleri sarsılıyor. Dolayısıyla küçük bir hareket ama çok kıymetli ve önemli bir hareket. Bu çerçevede bizler insanoğlu olarak sanki doğanın, tabiatın sahibiymiş gibi, onun efendisiymiş gibi bir davranış biçimine giriyoruz ama değiliz. Biz aslında bu doğanın bir parçasıyız" şeklinde konuştu. "Havayı kirletiyoruz, suyu kirletiyoruz, toprağı kirletiyoruz" OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk ise, gelecek nesillere sağlıklı bir dünya bırakılması gerektiğini belirterek, "Her birimiz birey olarak üzerimize düşen görevleri tam yapıyor muyuz? Yaptığımızı zannediyoruz. Yeteri kadar duyarlı mıyız? Duyarlı olduğumuzu zannediyoruz. Evet duyarsız olanlar, bilinçsiz olanlar var ama en bilinçli olanlarımız, en duyarlı olanlarımızın dahi hatalarıyla çevremizi kirletiyoruz. Hepimiz kirletiyoruz. Havayı kirletiyoruz, suyu kirletiyoruz, toprağı kirletiyoruz. Bize ait olmayan, çocuklarımıza ait olan bir dünyayı çocuklarımıza sağlıklı bir şekilde bırakamıyoruz. Oysa bunu bırakamamak bizim için bir suç, bir utanç olmalı. Çocuklarımızın geleceğini düşünmek, dünyamızın geleceğini düşünmek öncelikli görevlerimiz arasında olmalı" dedi.