GÜNDEM - 11 Temmuz 2025 Cuma 13:15

Başkan Tugay: "Hiç kimsenin ve hiçbir makamın özel olarak bir görev tevdi etmesine de gerek yok"

A
A
A
Başkan Tugay: "Hiç kimsenin ve hiçbir makamın özel olarak bir görev tevdi etmesine de gerek yok"

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, kooperatif mağduriyetlerine ilişkin kendilerine yönelik suçlayıcı beyanlara yazılı açıklama ile yanıt verdi.

Kentsel dönüşüm alanlarında 2024’ün nisan ayında göreve gelen yeni yönetimin çalışmaları durdurduğuna dair beyanların gerçek dışı olduğunu belirten Başkan Tugay: "İzmir Büyükşehir Belediyesi çalışmaları engelleyecek bir eylem içinde olmamıştır. Bu dönem ve öncesinde kooperatiflerin inşaatlarda yaşadıkları aksamalar bir önceki yönetimin açıklaması gereken durumlardır" dedi.

CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, önceki gün Buca F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nu ziyareti sonrası yaptığı açıklamada, tutuklamalarla ilgili İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ı suçladı. Kentsel dönüşüm alanlarında yarım kalan projeler ve kooperatif mağduriyetlerine ilişkin, "Devlette, kamu kurumlarında süreklilik esastır ancak Tunç Başkan 2024’te yeniden aday gösterilmeyince, yerine seçilen yeni başkanımız ve yeni yönetim bu projeye devam etmiyor ve bu yönde tasarrufta bulunuyor. Kooperatiflerle yapılan sözleşmeler feshediliyor" dedi.

İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya'nın gözaltındaki ifadesinde, CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel'in, eski belediye başkan Tunç Soyer'in, kooperatif mağdurlarının benzer suçlamaları ile karşı karşıya kalan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bugün konuyla ilgili yazılı açıklama yaptı.

"Engelleyici bir eylem içinde olmadık"

Kentsel dönüşüm alanlarında 2024’ün nisan ayında göreve gelen yeni yönetimin çalışmaları durdurduğuna dair beyanların gerçek dışı olduğunu vurgulayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, şu ifadeleri kullandı: "12 yıl önce başlatılan çalışmaların Nisan 2024’de ne aşamada olduğunu daha önceki açıklamamızda ifade etmiştik.

Özetle; kooperatifler eliyle yürütülen bazı projelerde kısmi ilerlemeler mevcuttu ama bir kısmında da inşaatlara hiç başlanmamış durumdaydı. Şantiyelerde devam eden herhangi bir faaliyet mevcut değildi. Nisan ayından temmuz ayına kadar hiçbir idari ve hukuki işlem yapılmamasına rağmen bu süreçte inşaatlarda başlayan hiçbir faaliyet söz konusu olmadı. Bu dönemde İzmir Büyükşehir Belediyesi çalışmaları engelleyecek bir eylem içinde olmamıştır. Bu dönem ve öncesinde kooperatiflerin inşaatlarda yaşadıkları aksamalar bir önceki yönetimin açıklaması gereken durumlardır. Konuyla ilgili gerçekler tarafımızca daha önce birkaç kez dile getirilmiş olmasına rağmen, kamuoyuna yansıyan hayali ifadeler üzerine bazı hususların üzerini daha yalın bir şekilde tekrar çizmek durumundayız. 2024 yılının nisan ayı itibariyle kooperatifler eliyle yürütülen Örnekköy, Uzundere ve Gaziemir’deki toplam beş etabın tamamında ilerlemeler çok düşük seviyelerde kalmış ve şantiye faaliyetleri tamamen durmuş haldeydi. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından söz konusu faaliyetlerle ilgili belediyemize uyarı ve durdurma talimatı yazılı olarak iletilmiş durumdaydı. İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın 2024’ün haziran ve temmuz aylarında belediyemizde yapmış olduğu inceleme ve tespitleri sonrasında kooperatiflerle ilgili idari ve hukuki sorunlar olduğu bildirilmiş ve kurumumuzdan gereğinin yapılması istenmişti. Bu şartlar altında zorunlu olarak 2024 yılı temmuz ayında kooperatiflerin proje alanlarını belediyemize iade etmesi istendi.

Kooperatiflerin inşaatları taahhüt edilen sürede tamamlayamayacakları anlaşıldığı için kentsel dönüşüm projelerinin yapımının tekrar şirketimiz İzbeton’un yapacağı ihaleler ile tamamlanması kararı verildi."

"Projeler devam edecek"

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin geçen dönem yaşanan aksaklık ve gecikmeleri telafi etmek üzere kentsel dönüşüm projelerini en kısa sürede tamamlayacak kararlılık ve iradeye sahip olduğunu kaydeden Başkan Tugay, "Taşıdığımız bu sorumluluk kapsamında hiç kimsenin ve hiçbir makamın özel olarak bir görev tevdi etmesine de gerek bulunmamaktadır.

Belediyemiz kooperatif üyelerinin mağduriyetlerini önlemek adına hukuk ve mevzuat kuralları çerçevesinde harekete geçmiş, Örnekköy 3. ve 4. Etap projelerin ihalelerini yaparak inşaatları geçen aralık ayında zaten tekrar başlatmıştır. Diğer etaplar için de hazırlıklar aralıksız sürdürülmektedir" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Cumalıkızık UNESCO Dünya Mirası Alanı Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi Bursa’da Cumalıkızık’ın UNESCO Dünya Mirası kimliğinin korunması, sürdürülebilir yönetim anlayışının güçlendirilmesi ve geleceğe taşınmasına yönelik kapsamlı bir değerlendirme toplantısı Tayyare Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Gurubu tarafından organize edilen toplantıya yerel yöneticiler, akademisyenler, Bursa alan başkanı ve ekibi, sivil toplum kuruluşları, köy temsilcileri ve koruma uzmanları katıldı. Gündemde tarihi dokunun korunması, restorasyon süreçleri, artan ziyaretçi yoğunluğunun oluşturduğu baskılar, yangın ve afet riskleri, altyapı ihtiyaçları ile yerel halkın sürece aktif katılımı yer aldı. Toplantıda Cumalıkızık’ın yalnızca turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı olduğu vurgulandı. Katılımcılar, UNESCO Dünya Mirası unvanının korunabilmesi için koruma-kullanma dengesinin hassasiyetle yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti. Ziyaretçi yoğunluğu kritik boyutta Geçen yıl bir günde yaklaşık 34 bin kişinin Cumalıkızık’ı ziyaret ettiği belirtilen toplantıda, bu yoğunluğun Bursaspor maç günlerindeki stadyum kalabalığıyla kıyaslanabileceği ifade edildi. Uzmanlar, kontrolsüz yoğunluğun tarihi doku üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek sürdürülebilir turizm politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Toplantıda yeterli sağlık altyapısının olmadığı, acil tahliye planlarının eksik olduğu, güvenlik ve yönlendirme sistemlerinin yetersiz kaldığı, ziyaretçi yönetiminin profesyonel şekilde yapılmadığı ifade edildi. Yapı stoğu ve restorasyon durumu endişe verici Köyde yapılan güncel yapı tespitine göre: Toplam 259 ev bulunuyor, 168’i tarihi yapı niteliğinde, 76’sı betonarme, 21’i tamamen yıkılmış, 17’si harabe ve tehlike arz eder durumda. Toplam 38 yapı oturulamaz durumda Dikkat çeken bir tespit ise kamu ve STK yapılarının neredeyse tamamı restore edilmişken, köy halkına ait tarihi evlerin yaklaşık yüzde 78’inin hâlâ restore edilmemiş olması. Köy halkının kendi imkanlarıyla restore ettiği ev sayısı yalnızca 19 olarak açıklandı. Toplamda 113 evin restorasyon beklediği, harabe durumdakilerle birlikte yaklaşık 151 yapının müdahale gerektirdiği belirtildi. "Koruma yükü köylünün üzerinde kaldı" Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70’inde usulüne uygun olmayan müdahaleler bulunduğu ancak bunun yalnızca "köylünün bilinçsizliği" ile açıklanamayacağı vurgulandı. Restorasyon desteğinin sınırlı kaldığı, köy halkının büyük kısmının yıllardır sıra beklediği ifade edildi. "Benim evim neden restore edilmiyor, komşumun benden ne farkı var?" düşüncesinin yaygınlaştığı belirtilirken, koruma yükünün köylü üzerinde kaldığı eleştirisi yapıldı. Toplantıda dikkat çeken bir eleştiri de önceliklerin yanlış belirlenmesine yönelik oldu. Yoğun ziyaretçi baskısı ve otopark ihtiyacı sürerken yeni piknik alanı yapılmasının yanlış öncelik olduğu ifade edildi. UNESCO alanı çevresinde turistik yükü artıracak projeler yerine altyapı ve koruma önceliği olması gerektiği vurgulandı. "Bir Günde 50 Bin Kişiye Hediyelik Eşya Üretebilecek Bir Köy Değiliz" Konuşmalarda "Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değiliz" sözüyle mevcut turizm baskısının gerçekçi olmadığı ifade edildi. Köy ekonomisinin ve yaşam kapasitesinin ziyaretçi yoğunluğuna göre yeniden planlanması gerektiği belirtildi. Uluslararası iş birlikleri ve tanıtım Toplantıda Safranbolu ve Avrupa’daki örnek miras alanlarıyla iş birliği geliştirilmesi, uluslararası uzmanlarla ortak çalışmalar yapılması, İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin hayata geçirilmesi yönünde öneriler paylaşıldı. Avrupa’daki bazı UNESCO köylerinin mimariyi korumak için geliştirdiği yenilikçi yöntemlerden örnekler verilirken, amaçlarının bu örneklerden öğrenmek ve Cumalıkızık’a uygun modeller geliştirmek olduğu ifade edildi. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmalı" Toplantıda geleneksel üretim kültürünün, kadın emeğinin ve kırsal yaşam kimliğinin korunmasının UNESCO sürecinin temel parçalarından biri olduğu vurgulandı. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmadan yalnızca fiziksel restorasyon yeterli olmaz" görüşü öne çıktı. Boş duran kamu yapılarının kadın üretim merkezi, sağlık destek noktası, ziyaretçi ağırlama alanı ve kültürel buluşma merkezi olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. "UNESCO unvanı sınırsız turizm değildir" UNESCO uzmanlarının geçmişte yaptığı "Sınırsız turist kabul edilemez" uyarısı hatırlatılırken, 34-50 bin kişinin bir günde gelmesinin başarı gibi sunulmaması gerektiği vurgulandı. Kontrollü ziyaretçi sistemi, rezervasyon ve zaman planlaması, kapasite yönetimi, yönlendirilmiş turizm modeli uygulanması gerektiği belirtildi. "Cumalıkızık dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir" Toplantıdaki en önemli uyarılardan biri de Cumalıkızık’ın içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabileceği yönündeydi. Bursa’nın aşırı büyümesi, kent baskısının köylere dayanması, çevre yapılaşmalarının artması, rant baskısı, tarım alanlarının sanayiye dönüşmesi ve doğal alanların kaybedilmesi başlıca kaygılar olarak sıralandı. Ortak akıl vurgusu Toplantı sonunda katılımcılar, Cumalıkızık’ın geleceğinin ancak kurumlar, uzmanlar ve köy halkının ortak hareket etmesiyle sürdürülebilir şekilde korunabileceği görüşünde birleşti. Ortak akıl, şeffaf iletişim ve katılımcı yönetim anlayışının güçlendirilmesi yönünde çalışmaların devam edeceği belirtildi. "Bu mesele siyaset üstüdür. Amaç çocuklara doğru korunmuş bir miras bırakmaktır" görüşü toplantıya damga vuran mesajlardan biri oldu.