SAĞLIK - 28 Eylül 2025 Pazar 10:51

Arkadaş ikramı hastanelik edebilir

A
A
A
Arkadaş ikramı hastanelik edebilir

Besin alerjisi olan çocukların okulda dikkat etmesi gereken noktalar hakkında önemli bilgiler veren Medicana Sağlık Grubu Çocuk Alerjisi Bölümü’nden Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, özellikle çocukların beslenme çantalarındaki gıdaları birbirleriyle paylaşmasının risk oluşturduğunu söyledi. Sözmen, "Besin alerjisi olan çocukların bir bölümü kazayla besin alımı nedeniyle alerji şikayeti yaşıyor ve bu nedenle hekime başvurabiliyorlar" dedi.


Besin alerjisi olan çocuklar, özellikle okul döneminde bazı risklere daha açık hale gelebiliyor. Arkadaşlarından aldıkları atıştırmalıklardan kantin ürünlerine kadar birçok yerde alerjik gıdaya maruz kalması mümkün olabiliyor. İşte bu noktada ebeveynlere ve okul iradesi ile öğretmenlere çok iş düşüyor. Besin alerjisi olan çocuk için okul dönemi alınması gereken tedbirleri anlatan Medicana International İzmir Hastanesi Çocuk Alerjisi Uzmanı Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, çocukların bir kısmının kazayla besin alımı nedeniyle alerji şikayeti yaşadığını belirtti. Prof. Dr. Sözmen, "En sık görülen besin alerjileri; fındık, fıstık, kaju, ceviz, Antep fıstığı, badem, süt, yumurta, balık gibi besinler oluyor. Çocuğun beslenme çantasına bu tarz gıdaların girmediğinden emin olunsa da, çocukların okulda birbirlerine ikramda bulunduğu gıdalar kontrol edilemeyeceğinden günün sonunda alerjinin tetiklenmesiyle karşı karşıya kalınabilir. Bu nedenle çocuklara beslenme çantasına koyduğu yiyecekleri arkadaşlarına ikram etmemesi söylenmeli. Çünkü onun için zararlı olmayan bir şey diğer arkadaşları için sıkıntı oluşturabilir" diye konuştu. Ayrıca okul menülerine de dikkat çeken Sözmen, "Okulların menülerinde de mutlaka okulun başlangıcında doktorun bilgilendirme yazısıyla çocuğun menüsünde alerjisi olan besine yer verilmemeli ve diğer arkadaşları da bu konuda uyarılmalı. Ayrıca bazı ciddi alerjilerde çocuk, inhalasyon yoluyla da bulaşa maruz kalabilir. Bu nedenle de alerjiye neden olan gıdanın tüm sınıf tarafından tüketilmemesinde fayda olacaktır" açıklamasını yaptı.



Mutfak gereçleri ayrı tutulmalı


Çocuğun alerjisine göre beslenme programı oluşturulması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, "Paketli ve işlenmiş ürünler çocukların beslenme çantasında tercih edilmemeli. Az işlenmiş taze ürünler konulmalı. Eğer paketli ürün konulacaksa bir etiket okuması yapılmalı, alerjiye neden olan ürünün içeriğinde olmamasına dikkat edilmeli" dedi. Çapraz bulaş riskini de ele alan Sözmen, şu ifadeleri kullandı:


"Örneğin yumurta alerjisi olan bir çocuğa ürün hazırlarken yumurta üzerinde işlem yapılmış ve sudan geçirilmiş bir mutfak aletinden bulaş gerçekleşebiliyor. Buğday tüketmemesi gereken bir çocuğa tost hazırlanırken makinede daha önceden ekmek kalıntısı kaldıysa alerjiye sebep olabiliyor. O nedenle mutfak gereçlerinin ayrı tutulması ya da temizliklerinden emin olunması gerekiyor."



Öğretmenler besin alerjisini bilmeli


Alerjisi olan çocukların sağlıklarının korunması adına okul yönetimine ve öğretmenlere çok iş düştüğünü aktaran Prof. Dr. Sözmen, öğretmenlerle okul yönetiminin besin alerjisi belirtilerini tanımasının önemli olduğunu söyledi. Sözmen, "Çocuğun kazara besin alerjisi olan gıdayı tükettiği durumlarda, eğitimcilerin hangi alerjik belirtilerin görülebileceğini bilmeleri hayati önem taşıyor. Kızarıklık, boğazda takılma hissi, kusma gibi belirtiler alerjiye neden olan besinin alımından sonra hızlı ilerleyen belirtiler. Bu belirtileri ve de sonrası çocuğun sağlıklı kalması adına sürecin yönetimini okuldaki idarenin ve öğretmenlerin bilmesi gerekir" diye konuştu.


Alerjisi olan hastalara hazır ve kolay kullanımlı iğneler verildiğini aktaran Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, bu ilaçlarda dikkat edilmesi gerekenleri şöyle anlattı:


"İlaç, iğne içerisinde hazır halde bulunuyor, yalnızca kullanımının bilinmesi yeterli oluyor. Son kullanma tarihine ve nasıl saklanması gerektiğine de dikkat edilmesi önemli. Bu ilaçlardan korkulmamalı. Çünkü bu ilaçların çocukluk döneminde yan etkisi çok çok az oluyor. Bir çarpıntı etkisi de çocuklarda görülmüyor. O alerjik belirtilerden hızlı bir şekilde kurtulmanın en etkili çözümü bu. Bu ilaçla ilk müdahale yapıldıktan sonra ise çocuk sağlık kuruluşuna gönderilmeli."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bahçelievler Belediyesi’nden "tek darbeyle yıkılan 8 katlı bina" videosuna açıklama Bahçelievler Belediyesi, sosyal medyada paylaşılan "tek darbeyle yıkılan 8 katlı bina" başlıklı videonun Bahçelievler ilçesine ait olmadığını, görüntünün Malatya’da gerçekleştirilen bir yıkım çalışmasına ait olduğunu bildirdi. Bahçelievler Belediyesi, sosyal medyada dolaşıma giren bina yıkımıyla ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, "Son günlerde bazı internet siteleri ve sosyal medya hesaplarında, ’Bahçelievler’de kentsel dönüşüm kapsamında 8 katlı bir bina tek darbeyle yıkıldı’ başlığıyla paylaşılan bir video dolaşıma sokulmuştur. Yapılan incelemelerde söz konusu görüntülerin Bahçelievler ilçemize ait olmadığı, daha önce yaz aylarında Malatya’da gerçekleştirilen bir yıkım çalışmasına ait görüntülerden alındığı anlaşılmıştır" belirtildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre Bahçelievler’in, 2024 ve 2025 yılları itibarıyla kentsel dönüşümde Türkiye’de en fazla dönüşüm gerçekleştiren ilçe olduğu belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Ayrıca aynı görüntülerin geçmiş dönemlerde de farklı il ve ilçelerin adı kullanılarak servis edildiği, zaman zaman farklı şehirlerle ilişkilendirilerek paylaşıldığı tespit edilmiştir. Buna rağmen bazı mecralarda görüntüler Bahçelievler’de gerçekleşmiş gibi gösterilerek kamuoyunda yanlış bir algı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bahçelievler Belediyesi olarak ilçemizde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları; ilgili mevzuat, mühendislik kuralları ve gerekli güvenlik önlemleri çerçevesinde titizlikle yürütülmektedir. Nitekim Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre Bahçelievler, 2024 ve 2025 yılları itibarıyla kentsel dönüşümde Türkiye’de en fazla dönüşüm gerçekleştiren ilçe olarak 1. sırada yer almıştır. İlçemizde yürütülen çalışmaların temel amacı; vatandaşlarımızın daha güvenli, sağlam ve modern yapılarda yaşamalarını sağlamaktır. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına ilçemizle ilgisi bulunmayan bu görüntülere itibar edilmemesini önemle rica ederiz."
Ankara Bakan Uraloğlu: "Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldik" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "2002 yılında yaklaşık 11 bin kilometre olan demiryolu ağımız, bugün 2 bin 251 kilometresi Yüksek Hızlı Tren hattı olmak üzere 13 bin 919 kilometreye ulaştı. Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldik" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Taşımacılık çalışanlarıyla Eryaman Yüksek Hızlı Tren Atölyesi’nde düzenlenen iftar programına bir araya geldi. Bakan Uraloğlu, Türkiye’de demiryollarının tarihinin 1856 yılında İzmir-Aydın hattına ilk rayın döşenmesiyle başladığını hatırlatarak, 2002 yılından itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hayata geçirilen gelişim hamleleri sayesinde demiryollarının yeniden devlet politikası olarak ele alındığını ifade etti. "Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldik" 2002 yılında yaklaşık 11 bin kilometre olan demiryolu ağını, bugün yaklaşık 14 bin 13 kilometreye ulaştığını belirten Uraloğlu, "Demiryollarını Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2002 yılından itibaren başlattığımız gelişim hamleleriyle devlet politikası olarak ele aldık. 2002 yılında yaklaşık 11 bin kilometre olan demiryolu ağımız, bugün 2 bin 251 kilometresi Yüksek Hızlı Tren hattı olmak üzere 13 bin 919 kilometreye ulaştı. Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldik. Ancak biz sadece yeni hatlar inşa etmekle yetinmedik; devraldığımız 11 bin kilometrelik demiryolu ağını da baştan aşağı yeniledik, modernize ettik. Böylece hatlarımızın yüzde 61’ini sinyalli, yarısından fazlasını elektrikli hale getirerek, mevcut altyapımızı dünya standartlarında güvenli, hızlı ve verimli bir sisteme dönüştürdük. Şu anda; Halkalı - Kapıkule, Ankara-İzmir, Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, Yerköy-Kayseri, Kırıkkale-Çorum Hızlı Tren Hatları ve Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu Hattı gibi yeni hatların yapımlarına devam ediyoruz. Demiryolu ağımızı 2028’e kadar 17 bin 287 kilometreye, 2053 yılında ise 28 bin 590 kilometreye yükseltmeyi hedefliyoruz" açıklamalarında bulundu. "2009 yılında hizmete giren Yüksek Hızlı Trenlerle bugüne kadar yaklaşık 109 milyon vatandaş seyahat etti" Bakan Uraloğlu, en yoğun demiryolu hattının yaklaşık 6 milyon yolcu ile Ankara-İstanbul hattı olduğunu vurgulayarak, "Ankara’dan, Eskişehir’e, İstanbul’a, Konya’ya, Karaman’a ya da Sivas’a seyahat eden vatandaşlarımızın çok büyük bir bölümü tercihini demiryolundan yana kullanıyor. İlk olarak 2009 yılında Ankara-Eskişehir hattıyla hizmete başlayan yüksek hızlı trenlerle bugüne kadar yaklaşık 109 milyon vatandaşımız yolculuk etti. 2025 yılı da demiryolu taşımacılığı açısından verimli ve başarılı bir yıl oldu. Geçen yıl boyunca yüksek hızlı trenler, anahat trenleri, bölgesel trenler ve kent içi hatlarımızda yaklaşık 283 milyon yolcuya hizmet sunduk. Yaklaşık 12 milyon yolcu yüksek hızlı trenleri tercih etti ve en yoğun hattımız yaklaşık 6 milyon yolcu ile Ankara-İstanbul hattı oldu" diye konuştu. Bakan Uraloğlu, Turistik Doğu Ekspresi’nin 2025-2026 kış sezonunu büyük bir başarıyla tamamladığını belirterek, Ankara-Kars ve Kars-Ankara yönlerinde toplam 60 sefer gerçekleştirildiğini ve 10 bin 166 yolcuya hizmet verildiğini ifade etti. "Toplam 18 bin 568 katılımcı ile yapılan çalışmada memnuniyet oranı yüksek hızlı trenlerde yüzde 91,5 olarak ölçüldü" Demiryollarına yönelik müşteri memnuniyeti araştırmalarında genel memnuniyet oranının yüzde 90,5 olarak ölçüldüğünü aktaran Uraloğlu, "2019’dan bu yana da 91 bini aşkın seyahat sever, fotoğraf tutkunu ve turizm meraklısı, bu unutulmaz deneyimle Anadolu’nun eşsiz doğası ve kültürüyle buluştu. Müşteri memnuniyeti araştırmalarımız da başarılarımızı teyit ediyor. Toplam 18 bin 568 katılımcı ile yapılan çalışmada yüksek hızlı trenlerde yüzde 91,5 olmak üzere genel memnuniyet oranı yüzde 90,5 olarak ölçüldü. Bu tablo, demiryoluna duyulan güvenin en açık göstergelerinden biridir ve emeğimizin en güzel karşılığıdır. Bu oranları önümüzdeki yıllarda daha da yukarı taşıyacağız" şeklinde konuştu. "Ramazan Bayramı tatili boyunca trenlerimizde toplam 8 bin 898 kişilik ek kapasite oluşturduk" Ramazan Bayramı tatili süresince yolcu talebini karşılamak amacıyla Ankara-İstanbul ve İstanbul-Ankara hattında 19, 22 ve 23 Mart tarihlerinde toplam 6 ek Yüksek Hızlı Tren seferi düzenleyeceklerini ifade eden Uraloğlu, şu ifadelere yer verdi: "20-21-22 Mart tarihlerinde idrak edeceğimiz bayramda, vatandaşlarımızın sevdiklerine kavuşma özlemi artacak, şehirler arası ulaşım talebi yükselecek. Biz de bu talebe en güzel şekilde cevap vermek için hazırlıklarımızı tamamladık. Ramazan Bayramı tatili boyunca artan yoğunluğu karşılamak amacıyla trenlerimizde toplam 8 bin 898 kişilik ek kapasite oluşturduk. Özellikle Ankara-İstanbul, İstanbul-Ankara güzergahında 19, 22 ve 23 Mart tarihlerinde 6 ek Yüksek Hızlı Tren seferi düzenleyerek 2 bin 898 yolcumuza daha ulaşım imkânı sağlayacağız. Bunun yanı sıra ana hat ve bölgesel trenlerimize 100 ek vagon ilave ederek 6 bin kişilik ilave koltuk kapasitesi sunacağız. Her bayramda olduğu gibi bu Bayram boyunca da sahada, trenlerimizde, istasyonlarımızda her zamanki gibi görevimizin başında olacağız; siz değerli demiryolcu kardeşlerimle birlikte vatandaşlarımıza en güzel hizmeti sunmaya devam edeceğiz." "Yılda yaklaşık 24 milyon biletin dijitalleşmesi sayesinde 3 bin ağacın kesilmesini önlendi" Trenlerde yolcu kabul işlemlerini QR kod veya kimlik kartı ile saniyeler içinde gerçekleştirildiğini hatırlatan Uraloğlu, "Hayata geçirdiğimiz Yolcu Taşıma Platformu (YTP), biletleme, rezervasyon ve müşteri hizmetleri süreçlerini tek bir çatı altında toplayarak; yılda yaklaşık 24 milyon biletin dijitalleşmesi sayesinde 3 bin ağacın kesilmesini önlemiştir. Artık trenlerimizde yolcu kabul işlemlerini QR kod veya Kimlik Kartı ile saniyeler içinde gerçekleştiriyoruz. Bu sayede yolcu deneyimi önemli ölçüde iyileşti, işlemler daha hızlı ve sorunsuz hale geldi" dedi. "Proje sayesinde son 5 yılda önemli kazalarda yüzde 51 oranında azalma sağladık" Seyrüsefer Güvenliği Platformu ile de 572 lokomotife yapay zeka destekli kamera sistemi monte edildiğini söyleyen Uraloğlu, "Yine diğer bir önemli projemiz olan Tren İzleme ve Koordinasyon Merkezi kapsamında devreye aldığımız Seyrüsefer Güvenliği Platformu ile de 572 lokomotife yapay zeka destekli kamera sistemi monte ettik. Bu sistem, makinistlerimizin dikkat dağınıklığı, yola bakmama, esneme, yorgunluk gibi anomalileri anında tespit ederek gerekli aksiyonları alıyor. Proje sayesinde son 5 yılda önemli kazalarda yüzde 51 oranında azalma sağladık" diye konuştu. Program, Bakan Uraloğlu’nun demiryolları çalışanlarına plaket takdim etmesiyle sona erdi.