ASAYİŞ - 18 Mayıs 2026 Pazartesi 09:58

Alevlerin içine 19’unda girdi

A
A
A
Alevlerin içine 19’unda girdi

İzmirli genç itfaiyeciler 19 yaşındaki Arda Çelik ve 20 yaşındaki Berra Uymaz, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde göreve başlayarak can kurtarmak için alevlerin içine giriyor. Genç yaşlarına rağmen zorlu eğitimleri başarıyla tamamlayan iki cesur isim, "İnsanların hayatına dokunmak büyük gurur" dedi.


İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin genç istihdamını destekleyen politikaları, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı öncesinde gençlerin başarı hikayeleriyle dikkat çekiyor. Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde göreve başlayan genç itfaiyeciler ise hem hayallerindeki mesleği yapıyor hem de toplum için kritik görevlerde yer alıyor.



Çocukluk hayalini gerçekleştirdi


Yaklaşık 10 ay önce göreve başlayan 19 yaşındaki Arda Çellik ise çocukluk hayalini gerçekleştirdiğini söyledi. İtfaiye oyuncaklarıyla büyüdüğünü belirten Çellik, itfaiye lisesini ziyaret ettikten sonra bu mesleği seçmeye karar verdiğini anlattı. Çellik, "KPSS’ye girdikten sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı mülakatlara katıldım. Başarılı oldum ve eğitimlerin ardından göreve başladım. Büyük yangınlarda da görev aldım, küçük olaylarda da çalıştım. Bu işte ekip ruhunun ne kadar önemli olduğunu gördük" dedi.



"İnsanların canını ve malını kurtarmak büyük gurur"


Mesleklerinin dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığını ifade eden Çellik, "Sadece yangınlara gitmiyoruz. Trafik kazaları, su baskınları ve kurtarma operasyonlarında da görev alıyoruz. Yangın kıyafetleriyle çalışmak kolay değil. Aldığımız eğitimlerle sahada profesyonel şekilde görev yapıyoruz. İnsanların hayatına dokunmak ve can kurtarmak büyük gurur" ifadelerini kullandı.



Genç kadın hedefine ulaştı


İtfaiyecilik lisesinden mezun olan 20 yaşındaki Berra Uymaz, geçen yıl eylül ayında İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi’nde göreve başladı. Yaklaşık bir yıldır görev yaptığını belirten Uymaz, mesleğe başlarken tereddüt yaşadığını ancak aldığı eğitimlerle kendine güven kazandığını söyledi. İnsanlara yardım etmeyi sevdiğini ifade eden Uymaz, süreci şöyle anlattı: "Önce okuluna başladım. Eğitimlerden sonra bu işi yapabileceğime karar verdim ve ‘Ben itfaiyeci olmalıyım’ dedim. Liseden sonra üniversitede de eğitim aldım. Ardından belediyenin açtığı alımlara başvurdum. Sınav ve mülakat süreçlerini geçerek göreve başladım."



Büyükşehir’e teşekkür


Mesleğin fiziksel olarak güç gerektirdiğini belirten Uymaz, kendini geliştirmek için düzenli spor yaptığını ve kondisyonuna dikkat ettiğini söyledi. Birçok kişinin bu işi yapamayacağını düşündüğünü ancak azimle çalışarak hedefini gerçekleştirdiğini ifade eden Uymaz, "Bu işi yaptığım için çok mutluyum. Çok sevdiğim ama aynı zamanda dikkat gerektiren bir meslek. En küçük hata insanların canına ve malına zarar verebilir. Bu yüzden çok titiz çalışıyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin gençlere fırsat tanıması çok değerli" dedi. Genç itfaiye personeli, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin genç istihdamını destekleyen yaklaşımı sayesinde hayallerindeki mesleğe kavuştuklarını belirterek Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.



Alevlerin içine 19’unda girdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Anne kedinin ölen yavrusunun yaşaması için verdiği çaba duygulandırdı Sivas’ta anne kedinin ölen yavrusu için verdiği mücadele cep telefonu kamerasına yansıdı. Kedinin şefkati ve yaşadığı üzüntü yürekleri burktu. Sivas’ta kedilere olan sevgisi ve yardımseverliği ile tanınan Uğur Zontul, yaşadığı ilginç bir olayı kayıt altına aldı. Yavruyken beslediği ve büyüyerek anne olan kedinin yavrusu ağzında yanına geldiğini gören Zontul, yavru kediyi avucuna aldı. Yeni doğan ve hayatını kaybeden yavruyu hayata döndürmeye çalışan Zontul, tüm çabalarına rağmen başarılı olamadı. Yavru kediyi tekrar annesinin yanına bırakan Zontul, anne şefkatini kayıt altına aldı. Cep telefonu kamerasına yansıyan görüntüler, izleyenleri duygulandırdı. Anne kedinin, ölen yavrusunu ağzında, yavruyken kendisini besleyen Zortul’a getirmesi ile düşündürdü. "İnsanlar bebeğini çöpe atarken o anne kedi, yavrusu için saatlerce uğraştı" Uğur Zontul insanların anne kedinin şefkatini örnek almaları gerektiğini vurgulayarak, "Olayın yaşandığı gün mahallede her zaman olduğu gibi kedilere yemek veriyordum. Benim büyüttüğüm anne kedi ölen yavrusunu alıp yanıma geldi. Yavruyu önce kucağıma aldım ısınması için masaj yaptım, nefes verdim, dirilmedi. Daha sonra ölen yavruyu yanımda bulunan koltuğun üzerine bıraktım. Anne kedi, yavrusunun başına geçerek yalamaya, koklamaya başladı. O an annenin yavrusuna olan şefkati beni çok duygulandırdı, o şekilde görünce ben de ağladım. Videoda da olduğu gibi annenin o halini görünce konuşamadım tüylerim diken diken oldu, olayın etkisinden hala çıkamadım. Anne kedinin o halde yavrusuna olan çabası bana insanlığı, bir annenin merhametini öğretti. İnsanlar bebeğini çöpe atarken o anne kedi yavrusunun dirilmesi için saatlerce uğraştı. Yavrusu koltuğun üzerindeyken öptü, yaladı, nefes alsın diye yanına yatıp memesini ağzına vermeye çalıştı. Dünyada o an en çok istediğim şey o yavrunun tekrar dirilmesiydi. Annenin yavrusuna olan şefkatini görünce bir iki saat daha bekledim daha sonra yavruyu belirlediğim bir yere götürerek gömdüm. Annenin psikolojisi hala bozuk, yemek yemiyor. Eskiden beslemeye gittiğimde bir kutu ciğeri tek başına yerdi ama şimdi çok az yemek yiyor. Normalde kaldıkları ahşap bir ev vardı yavrusu öldükten sonra artık dışarıda kalmaya başladı. Aslında insanların bu görüntülere basit bir durum gibi bakmaması gerekiyor. Çok büyük bir merhamet örneği. İnsanlar bu hayvanın yaptığını yapamıyor yaşayan çocuğunu sokağa atan insanlar var, hakkını kumarda yiyenler var. O hayvan bize insanlığı öğretiyor" dedi. "Anne kedinin merhametinden herkes örnek almalı" Uğur Zontul’a kendi aralarında ’kedilerin babası’ diye hitap ettiklerini söyleyen esnaf İbrahim Kozan, "Uğur abi çarşımızın güzel esnaflarından birisidir. Her sabah ilk yaptığı işi oturduğu evden buraya gelene kadar yolda karşılaşmış olduğu bütün kedi, köpekleri beslemek artık onun görevi haline geldi. Gelirinin nerdeyse tamamını sokakta yaşayan sahipsiz hayvanlara ayırıyor. Çarşı esnafımız kendisini ’kedilerin babası’ olarak tanımlar. Günümüzde insanların birbirine merhamet etmeyi unuttuğu bir dönemde kedi ve köpeklere gösterdiği merhameti insanlara daha fazla gösteren bir abimiz. Videoyu ben de izledim çok üzücü, hüzünlü bir durumdu anne şefkatini o videoda gördüm ben de. Herkesin o şekilde merhamete sahip olmasını, görüntülerden örnek almasını istiyorum. Uğur abi gibi insanların artmasını, çoğalmasını diliyorum" dedi.
Van İnci kefalinin göç yolculuğunu görmeye gelenler eli boş ayrıldı Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan ve her yıl üremek için mayıs ile temmuz ayları arasında tatlı su ağızlarına göç eden inci kefalinin (Van balığı) yolculuğu su debisinin yüksek ve havanın soğuk olmasından dolayı başlamayınca balıkları izlemeye gelenler eli boş döndü. Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı suyunda yaşayan inci kefalinin, her yıl olduğu gibi bu yıl da tatlı su ağızlarına doğru başladı. Suyun akışının tersine doğru yüzdüğü ve önüne çıkan engeli uçarak aştığı için ’uçan balık’ olarak da adlandırılan inci kefali, üremek için başlattığı yolculuğunu Van Gölü’ne akan tüm tatlı sularda gerçekleştiriyor. Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı sularında yumurtlayamayan inci kefalleri, akarsu sıcaklığı 13 santigrat dereceye ulaştığında tatlı su kaynaklarına doğru göç etmeye başlıyor. Göç yolunda suyun akışına ters yüzen balıklar, şelaleler ve bentlerle karşılaşıyor. Bu engelleri aşmak için suyun yüzeyine doğru metrelerce zıplayıp tatlı su yataklarına ulaşan balıklar yumurtalarını bıraktıktan sonra hayatta kalan yetişkin balıklar tekrar Van Gölü’ne geri dönüyor. Her yıl olduğu gibi bu yılda gerek yurt içinden gerek yurt dışından bu göç yolculuğunu izlemeye uçan balıkları görmeye gelen binlerce turist oluyor. Bu yıl hava şartlarından ve su sıcaklığından dolayı, balıkların göçü geciktiği için bu göçü izlemeye gelenler uçan balıkları göremediler sadece hatıra fotoğrafı çekip hüzünlü bir şekilde dönmek zorunda kaldılar. Göç yolculuğunu izlemeye gelen bazı vatandaşlar ise göç yolculuğu başlamadan bilgi veren sosyal medya kullanıcılarına ve yanlış haber yapanlara tepki gösterdiler. Balıkesir’den gelen Mahir Çağlayan, "Balıkesir’in Bandırma ilçesinden geliyoruz. Balık bendini, uçan balıkları görmeye geldik. Yalnız mevsim durumundan dolayı bu sene havaların soğuk geçmesinden ötürü uçan balıkların gelmesi zaman alacak gibi gözüküyor. İnşallah bir dahaki sefere buraya geldiğimizde bu balıkları da göreceğiz. Coğrafyamız çok zengin bir coğrafya, kültürel zenginlikleri olan bir coğrafya, herkesi burayı görmeyi tavsiye ediyorum, teşekkür ederim" dedi. Akdeniz bölgesinden gelen Önder ise "Akdeniz bölgesinden geldik, sıcak yerlerden soğuk yerlere seyahat ettik. Oğlumla birlikte motorla geliyoruz. Balık bendini uçan balıkları görmeye gelmiştik. Bu mevsimlerde olacağını söylemişlerdi. Lakin havaların soğuk olmasından kaynaklı balıkların şu an göç yolculuğunu göremedik. Bu sene nasip olmadı. İnşallah seneye yine gelir, inşallah yine görürüz" dedi.
Şanlıurfa Jandarma sınırda çocuklarla birlikte uçurtma uçurdu Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde düzenlenen uçurtma şenliğinde çocuklar jandarma ekipleriyle birlikte gökyüzünü uçurtmalarla rengarenk donattı. Suriye sınırında yer alan Ceylanpınar ilçesindeki Kepez tepesinde uçurtma şenliği düzenlendi. Tepede bir araya gelen aileler gökyüzünü uçurtmalarla donattı. Ailelere eşlik eden jandarma ekipleri de çocuklarla birlikte uçurtma uçurarak heyecanlarına ortak oldu. İlçedeki sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle organize edilen şenlikte uçurtması olmayan çocuklara uçurtma hediye edildi. Rengarenk uçurtmaların gökyüzünü kapladığı etkinlikte, hem çocuklar hem de yetişkinler keyifli anlar yaşadı. Çocukların mutluluğu gözlerinden okundu Şenlikler boyunca akranlarıyla birlikte uçurtma uçurmanın heyecanını yaşayan çocukların mutluluğu görülmeye değerdi. Cep telefonları ve kameralarla o anları kaydeden aileler, bu tür sosyal etkinliklerin ilçedeki birlik ve beraberlik duygusunu pekiştirdiğini ifade etti. Etkinliğe katılan vatandaşlar, organizasyonda emeği geçen sivil toplum kuruluşlarına teşekkür ederek, festivalin önümüzdeki yıllarda da büyüyerek devam etmesini istediklerini dile getirdi. Şenlik, çocuklara yönelik çeşitli ikramlar ve müzikli eğlencelerin ardından sona erdi. Ailesiyle birlikte şenliklere katılan Zümrüt Mintaş, "Güzel bir festival oldu. Bizim için bir sosyal etkinlik oldu. Geldik çocuklarla beraber vakit geçirdik. İlçenin bu etkinliğe ihtiyacı olduğunu düşünüyorduk. Tam yerinde bir etkinlik oldu. Güzel vakit geçirdik. Uçurtma uçurduk ailece zaman geçirdik. Çok eğlendik" dedi. Çocuklarıyla birlikte şenliklere katılan Ömer Yılmaz ise "Bu çok güzel bir etkinlik. Çocuklar eğlendi, biz de mutlu olduk. Hafta sonu çocukları böyle bir yere çıkartmak lazımdı" dedi. Uçurtma şenliğinde çok eğlendiğini söyleyen Zelal Avşin Akın isimli kız çocuğu ise "Uçurtma şenliğine geldik. Çok eğlendik. Bize uçurtma verdiler" dedi.