GÜNDEM - 08 Kasım 2025 Cumartesi 11:48

ALBEST Meydan Kafe, bir ayda 37 bin ziyaretçi ağırladı

A
A
A
ALBEST Meydan Kafe, bir ayda 37 bin ziyaretçi ağırladı

Aliağa Belediyesi’nin vatandaşlara kaliteli, hijyenik ve uygun fiyatlı hizmet sunma anlayışıyla hayata geçirdiği ALBEST Meydan Kafe, açılışının ardından kısa sürede büyük ilgi gördü. Ekim ayında hizmete giren tesis, ilk bir ayında 37 bin kişiyi ağırlayarak Aliağalıların yeni gözde buluşma noktalarından biri haline geldi.


Şehit Fırat Çakıroğlu Parkı içerisinde yer alan ALBEST Meydan Kafe, modern tasarımı, ferah atmosferi ve güler yüzlü personeliyle dikkat çekiyor. Vatandaşlara konforlu ve güvenli bir ortam sunan tesis, kısa sürede Aliağa’nın sosyal yaşamına canlılık kattı.


Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’ın "sosyal yaşamı güçlendiren şehircilik" anlayışıyla hizmete açılan ALBEST Meydan Kafe, kentin sosyal yaşam kalitesini artıran projelerden biri oldu. Başkan Serkan Acar’ın öncülüğünde hayata geçirilen yeni tesis, hem ekonomik fiyat politikası hem de yüksek hizmet kalitesiyle Aliağa halkının büyük beğenisini kazanıyor.



Lezzetli ve uygun fiyatlı menü seçenekleri


Geniş ürün yelpazesiyle hizmet veren kafede; hamburger, pizza, makarna, tost, salata ve ızgara köfte gibi özenle hazırlanmış lezzetler ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Klasik kahvelerden soğuk içeceklere uzanan zengin içecek menüsünün yanı sıra, sabah saatlerinde sunulan poğaça ve çay servisi de güne ekonomik ve keyifli bir başlangıç yapmak isteyen vatandaşlar için ideal bir seçenek oluşturuyor.



Aile dostu ortam ve kitaplık köşesi


Tesisin çevresindeki yeşil peyzaj alanları, aileler ve arkadaş grupları için huzurlu bir dinlenme ortamı sağlıyor. Çocuklar için özel olarak düzenlenen oyun alanı ise miniklerin güvenle vakit geçirmesine imkan tanıyor. Kafede yer alan kitaplık köşesi, Aliağa Kent Kitaplığı’na ait eserlerle okuma tutkunlarını buluşturuyor.



Şehre estetik ve kültürel katkı


Vatandaşlardan yoğun ilgi gören ALBEST Meydan Kafe, sadece lezzetli menüsüyle değil, şehir yaşamına kattığı estetik ve kültürel değerlerle de ön plana çıkıyor. Aliağa Belediyesi’nin sosyal tesis markası ALBEST, Başkan Serkan Acar’ın vizyoner belediyecilik anlayışıyla, Aliağa halkına yeni sosyal buluşma alanları kazandırmaya devam ediyor.



ALBEST Meydan Kafe, bir ayda 37 bin ziyaretçi ağırladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.