SAĞLIK - 27 Mayıs 2025 Salı 11:12

Akıllı ilaçla dördüncü evre iki kanseri yendi

A
A
A
Akıllı ilaçla dördüncü evre iki kanseri yendi

İzmir’de yaşayan Banu Öğüt, gördüğü tedaviyle 4’üncü evre yumurtalık ve rahim ağzı kanserini yendi. Kendisi gibi hasta olan birçok kişi bulunduğuna değinen Öğüt, "Kesinlikle tedaviye sırtlarını dönmesinler, çünkü bu süreç biraz zorlu bir süreçtir, insan psikolojik olarak çok düşüyor. Çaresi olan herkes tedaviye devam etsin" dedi.


İzmir’de yaşayan ve bir çocuk annesi olan Banu Öğüt (32), 2022 yılında vücudundaki çeşitli şikayetler nedeniyle rahim ağzı ve yumurtalık kanseri tanısı aldı. Teşhisin ardından etkili bir tedaviye ulaşamayan Öğüt, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Elvina Almuradova ve ekibi tarafından tedavi altına alındı. Öğüt, hastalığın dördüncü evrede teşhis edilmesi nedeniyle umutsuzluğa kapılsa da ailesinin desteği, uygulanan kemoterapi ve akıllı ilaç tedavisi sayesinde 2,5 yıl süren zorlu bir sürecin ardından kanseri yenmeyi başardı. Teşhisin ardından tedavi sırasında zor süreçler geçirdiğini ifade eden Öğüt, "2022 yılında tanı aldım, bunun üzerine bir ameliyat geçirdim. Ardından çeşitli tedaviler gördüm ama hastalık tam olarak bitmedi. Daha sonra gördük ki bu tedavi de fayda etmedi. Sonrasında Elvina Hocam’ın teşhisiyle akıllı ilaç tedavisine başladık. Onun tedavisiyle birlikte fayda gördüm, hastalığım gerilemeye başladı. Yaklaşık 2-2,5 yıldır bu tedaviyi görüyorum. Şu an hastalığım tamamen bitmiş durumda. Önümüzdeki süreçte ilacım kesilecek, artık devam etmeyeceğiz. Bu işlemin ardından doktorumla görüştüğümüzde, tedavimin başarılı olduğunu söylediğinde çok mutlu oldum. Benim gibi hasta olan birçok insan varsa kesinlikle tedaviye sırtlarını dönmesinler, çünkü bu süreç biraz zorlu bir süreçtir, insan psikolojik olarak çok düşüyor. Çaresi olan herkes tedaviye devam etsin" ifadelerini kullandı.



Dr. Almuradova: "Hastalığı 4’üncü evredeydi"


Hastası Banu Öğüt’ün kendisine başvurduğunda umudunu kaybetmiş bir durumda olduğunu vurgulayan Can Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Elvina Almuradova, "Banu Hanım’a hem yumurtalık hem de rahim kanseri tanısı konulmuştu. Hastamız ilk tanı anında birkaç ameliyat geçirdi, ardından ilaçlı tedaviye başlandı. İlk tedavi süreci tamamlandıktan sonra hastalık tekrar ortaya çıktı ve başka organlara da sıçradı, farklı ilaçlarla tedavi sürdürüldü. Benim gördüğümde artık dördüncü evreye gelmiş, umudunu yitirmiş bir durumdaydı. Güzel olan taraf ise, böyle bir dönemde yapılan özel kalıtsal incelemelerle tespit edilen bir değişim sayesinde hedefe yönelik ilaçlara ve bağışıklık sistemini harekete geçiren tedavilere uygun olduğunun görülmesiydi. Her kanser türünde olmasa da bazılarında hala bir dönüm noktası mümkün olabiliyor; bizim hastamızda da bu şekilde oldu. Yapılan incelemelerde bağışıklık sistemini güçlendiren ve tümöre özgü etkili ilaçlara çok iyi yanıt verebileceği anlaşıldı ve bu tedaviye başladık. Tedaviye 2,5 yıl önce başladık ve ilk 6 ayın sonunda yapılan görüntülemelerde hastalığın tamamen gerilediği görüldü. Bu kadar iyi yanıt alınmasına rağmen tedaviye bir süre daha devam ettik. Artık tedaviyi sonlandırıp hastamızı düzenli aralıklarla izlemeye almayı planlıyoruz" sözlerini kullandı.



Akıllı ilaçla dördüncü evre iki kanseri yendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aksaray Şırdan ve mumbar yapıp pazarlarda sattı, şimdi kendi dükkanının patronu oldu Aksaray’da 9 yıl önce evinde şırdan ve mumbar yapıp semt pazarlarında satarak geçimini sağlamaya çalışan 44 yaşındaki Ayten Mert, zorlu bir damak tadını Aksaray’a sevdirmeyi başarıp şimdi açtığı kendi dükkanında kendi işinin patronu oldu. Aksaray’ın ilk ve tek şırdan ve mumbarcısı olan 44 yaşındaki Ayten Mert, 9 yıl öncesine kadar evlere temizliğe giderek geçimini sağlamaya çalışıyordu. Semt pazarında açılan bir yemek etkinliğine şırdan ve mumbar yapıp katılan Ayten Mert, yaptığı şırdan ve mumbarın beğenilmesi üzerine temizlik işlerini bırakıp semt pazarlarında şırdan ve mumbar yapıp satmaya başladı. Zorlu bir damak tadı olan şırdan ve mumbarı tüm Aksaraylılarla tanıştıran ve sevdiren Ayten Mert yıllarca kız çocuğuyla birlikte gidip geldiği semt pazarlarından elde ettiği gelirle açtığı dükkanda kendi işinin patronu oldu. Şırdan ve mumbar başta olmak üzere ev yemekleri de yaparak satışa sunan Ayten Mert, Aksaray’ın tek şırdancısı olarak vatandaşlara hizmet ederken, kızı ise gastronomi eğitiminden sonra bir iş yerinde staja başlayarak annesinin yolunda ilerliyor. 9 yıldır Aksaray’a şırdan ve mumbarı sevdiren kadın Semt pazarlarında şırdan ve mumbar satışına başladığını anlatan Ayten Mert, "9 yıldır şırdan, mumbar ve ev yemekleri yapıyorum. Bu semt pazarlarında şırdan mumbar satarak başladım. Cumartesi Semt Pazarında bir etkinlik vardı. O etkinliğe katılıp bende şırdan ve mumbar yapmaya başladım. İlk başta Aksaray halkının ön yargısı olarak ‘Şırdan gitmez, Aksaray’da yapılmaz’ dediler ama şu anda elhamdülillah 9 yıldır bu işi yapıyorum, şırdan, mumbar, ev yemekleri. Şu anda binlerce şükürler olsun. Şırdan ve mumbar yapmadan önce ev temizliklerine gidiyordum. Bir kız çocuğum var, onunla birlikte temizliğe gidip geliyordum. Sonra bu pazarda şırdan mumbar yapımına başladım. Şimdi ise dükkanımızı açtık, kız çocuğum da okudu ve oda annesi gibi yemekçi olmak için staj görüyor" dedi. Şırdan ve mumbarın temizliği her şeyden önemli Şırdan ve mumbarın zahmetli bir yemek olduğunu ve temizliğinin çok önemli olduğunu anlatan Ayten Mert, "Şırdanı biz alıyoruz toptan olarak. Alıp getiriyoruz ve ilk önce temizliğini yapıyoruz. Temizlikten sonra iç hazırlamasını yapıyoruz. Pirincini, baharatlarını, tuz ve yağını ayarlayıp doluma başlıyorum. Doldurduktan sonra dikim işlemini yapıyorum, dikiminden sonra tekrar bir temizlik aşaması var, o temizliğin ardından da 3 saat pişirmeye bırakıyorum" diye konuştu. Şırdan ve mumbara talebin de yoğun olduğunu anlatan Ayten Mert, "Aksaray’da talebimiz çok fazla. Allah’a şükürler olsun. Çünkü kendim yapıyorum, taze taze her gün temizliği olsun, pişirme aşaması gibi her şeyini kendimiz yaptığımız için Aksaray halkına şırdan ve mumbarı sevdirdik. Vatandaşlarda epey beğendi, her gün akşam da gelirler" şeklinde konuştu.
Bursa 400 uzman, Antalya’da romatizmal hastalıkları ele alacak Uluslararası katılımlı ’Türk Romatoloji Kongresi’ 20-24 Mayıs 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek. Antalya’da düzenlenecek Türk Romatoloji Kongresi’nde, GLP1 reseptör agonistleri ve inflamatuar romatizmal hastalıklar, obezite romatizmal hastalık aktivitesini ve ilaçların etkinliğini etkiler mi?, yapay zekâ çağında FTR hekiminin sosyal medya kullanımı, hukuki sorumluluklar, Car-T tedaviler, tedavisi zor PsA yaklaşımı, MR erken tanıya mı yol açıyor?, fibromiyalji, mikrobiyata ve beslenme, vitaminler, obezite ve ilaç etkinliği, romatolojide steroidlerin akılcı kullanımı ve osteoporoz ile eklem ağrılı çocuk konuları ele alınacak. Türk Romatoloji Kongresi hakkında bilgi veren Kongre Eş Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Ketenci, "Romatoloji günümüzde bir yan dal olarak tanımlansa da, romatolojik hastalıkların geniş yelpazesi nedeniyle her FTR hekiminin bu alanda bilgi sahibi olması; farklı alanlarda uzmanlaşmış hekimlerimizin ise ayırıcı tanıda romatoloji bilgilerini geliştirmesi büyük önem taşımaktadır" dedi. Kongre Eş Başkanı Prof. Dr. Özgür Akgül ise, "Kongremizde, romatolojik hastalıkların tanı ve tedavisindeki güncel gelişmeler, bilimsel veriler ışığında ele alınacak, vaka sunumları, interaktif oturumlar, kurslar, ‘Uzmanına Danış’ platformları ve bilimsel tartışmalar ile zengin bir program sunulacaktır. Bu içerik, alanımızda bilgi paylaşımını güçlendirmeyi ve klinik uygulamalarımıza yeni yaklaşımlar kazandırmayı hedeflemektedir" şeklinde konuştu. Türk Romatoloji Kongresi’nde 19 panel, 5 Uydu Sempozyumu, Görüntüleme Okulu MR Görüntüleme Kursu, 6 sözel bildiri oturumu, 83 sözel bildiri ve 70 poster bildiri sunumu gerçekleştirilecek. Hasan Eker yönetimindeki BURKON tarafından organize edilen Türk Romatoloji Kongresi, 400 uzmanın katılımıyla bilimsel düzeyi yüksek toplantılar ve bildirilerle 4 gün sürecek.
İstanbul Şişli’de kontrolden çıkan lüks otomobil dükkana daldı: O anların görüntüsü ortaya çıktı Şişli Büyükdere Caddesi’nde kontrolden çıkan lüks otomobil dükkana daldı, ardından alev aldı. Biri yabancı uyruklu 2 kişinin yaralandığı kazanın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Kaza, saat 05.15 sıralarında Şişli Esentepe Mahallesi Büyükdere Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Büyükdere Caddesi’nde seyir halinde olan 34 GND 034 plakalı lüks otomobilin henüz bilinmeyen bir nedenle direksiyon hakimiyetini kaybetti. Kontrolden çıkan araç, cadde üzerindeki bir dükkana girdi. Çarpmanın etkisiyle araç ve iş yerinde yangın çıktı. Araç içerisinde bulunan, biri yabancı uyruklu 2 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Ekiplerin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından yaralılar ambulansla hastaneye kaldırıldı. İtfaiye ekipleri tarafından kısa sürede söndürülen yangının ardından kullanılamaz hale gelen lüks otomobil ve hasar oluşan dükkanda soğutma çalışması yapıldı. Tamamen yanan araç, çekici yardımıyla olay yerinden kaldırıldı. Polis ekipleri kazaya ilişkin inceleme başlattı. Kaza anının güvenlik kamerası ortaya çıktı Öte yandan, lüks otomobilin dükkana girdiği anlara ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, sürücüsünün kontrolünü kaybettiği aracın hızla dükkana çarptığı, çarpmanın ardından bir süre sonra yanmaya başladığı görüldü. Araç içerisinden çıkarılan bir yaralının ise çevredekilerin yardımıyla alandan uzaklaştırıldığı görüntülere yansıdı.