SAĞLIK - 13 Ağustos 2025 Çarşamba 12:13

Uzmanlar uyarıyor: "Hamilelik planlaması varsa önce diş tedavileri yapılmalı"

A
A
A

Diş eti problemlerinin hafife alınmaması gerektiğine dikkat çeken uzmanlar uyarıyor. Periodontoloji Uzm. Dt. Ömercan Aktar, "Diş eti hastalığı yavaş ve sinsi ilerleyen bir hastalık. Toplumda diş veya ağız içerisindeki sorunun ağız içerisiyle sınırlı kaldığıyla alakalı bir algı var, böyle değil, iltihabi bir durum tüm vücudu etkileyen biyolojik bir süreci tetikliyor. Özellikle kalp kapak hastalığı bulunan hastalarda dikkat etmek gerekiyor, kalp kapak iltihabını ve hayatı tehdit eden tabloya neden olabiliyor. Hamilelik planlaması varsa önce mutlaka diş tedavilerini yaptırmalarını öneriyoruz. Erken doğum riskini ciddi manada artırdığını gösteren güncel veriler söz konusu" dedi.

Toplumda ağız ve diş sağlığının önemine dikkat çeken uzmanlar, diş eti hastalıkları ve neden olabileceği problemlere karşı uyarıyor. Diş eti problemlerinin diş eti kanaması, ağız kokusu, diş etlerinde ağrı veya hassasiyet gibi belirtilerle kendini gösterebildiğini söyleyen Güngören Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nden Periodontoloji Uzm. Dt. Ömercan Aktar da tedavi edilmemesi halinde hastalığın sessiz bir şekilde ilerleyerek daha ciddi bir süreç oluşturabileceğine dikkat çekti. Kalp hastaları ve hamileler gibi gruplarda etkilerini anlattı.

"İlerlediğinde kalıcı doku hasarı oluyor"

"Dişleri çevreleyen dokuların iltihaplanmasıyla diş eti hastalığı oluşuyor" diyerek sözlerine başlayan Periodontoloji Uzm. Dt. Ömercan Aktar, "İlk aşamada kızarıklık, kanama, şişkinlik gibi belirtiler veriyor, bu aşamaya gingivit diyoruz, doku hasarı genelde geri dönebilir oluyor. Tedaviye başlanmadığında, ilerlediğinde artık kalıcı doku hasarı oluyor, ileri cerrahi tedaviler gerekebiliyor. Temel nedeni; mikrobiyal dental plak dediğimiz bir oluşum. Bu balçık kıvamımda bir tabaka, içerisinde organizmalar canlı ve ölü bakteri, gıda artıkları, tükürük bileşenleri var. Her yaş skalasında görülebilir, illa yaşlı hastalarda görülecek diye bir şey söz konusu değil. Ağız bakımı iyi olmayan, sistemik hastalığı olan, genetik olarak yatkın bireylerde de çok sıklıkla görülüyor. Beslenmenin özellikle çok önemli bir rolü var. Bireylerdeki vitamin, mineral ve protein eksiklikleri diş eti hastalığının alevlenmesini ve gidişatını çok etkiliyor. Özellikle uzak durulması gereken bir gıda grubu var; rafine karbonhidratlar. Düzenli tüketildiğinde ağızda asidik ortam oluşuyor, asit üreten bakterilerin sayısı oldukça artıyor. Erken tanı gerçekten önemli, hastalar kolaylıkla fark edebilir. Örneğin; dişlerini fırçaladığında, bir şeyi ısırdıklarında oluşan bir kanama, ağız içerisinde kötü tat, koku en basit belirtileri diyebiliriz" dedi.

"Kalp kapağı hastalarında hayatı tehdit eden tabloya neden olabiliyor"

Tüketilen ürünlerin ağız ve diş sağlığına etkileri olduğunu söyleyen Uzm. Dt. Aktar, "Fast food dediğimiz gıdalar enerji yoğunluğu olarak yüksek ama lifli değiller, tok tutmuyorlar, gün içerisinde sürekli bir atıştırmalık hissi olacağı için tekrar tekrar ağız içerisi asit atağına maruz kalıyor. Bu da hem diş çürükleri hem diş eti hastalıkları bakımından bir risk teşkil ediyor. Genelde toplumda diş veya ağız içerisindeki bir sorunun ağız içerisiyle sınırlı kaldığıyla alakalı bir algı var, böyle değil. Ağız içerisindeki iltihabi bir durum tüm vücudu etkileyen biyolojik bir süreci tetikliyor. Özellikle kalp kapak hastalığı bulunan hastalarda dikkat etmek gerekiyor. Tedaviye başladığımız zaman eğer kanamalı bir işlem yapılacaksa bakteriyemi riski var, bu ne demek; bakterilerin kana karışması. Normal insanlarda bu durum pek bir problem oluşturmazken kalp kapağı hastalarında kalp kapak iltihabını ve hayatı tehdit eden tabloya neden olabiliyor. Geldiğinde gerçekten bu bilinçle hareket eden hastalarımız da var ama haberi olmayan hastalarımız da oluyor. Şeker hastalarının tedavilerine başlarken mutlaka son 3 aylık şeker regülasyonunu gösteren sonuçları istiyoruz. Konsültasyon isteyip tedavilerine başlayabiliyoruz. Kontrol altında olmayan şeker hastalığı diş eti hastalığını da alevlendirip daha da şiddetlendirebiliyor" ifadelerini kullandı.

Uzmanlar uyarıyor:

"Hamilelik planlaması varsa önce mutlaka diş tedavileri yapılmalı"

Hamilelik düşünen kişilerin mutlaka öncesinde diş tedavilerini tamamlamaları gerektiğini ifade eden Uzm. Dt. Aktar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hamile hastalarımızda erken doğumla beraber düşük doğum ağırlıklı bebek riskini barındırıyor çünkü ağız içerisinde sürekli devam eden inflamatuar bir durum, enfeksiyon, kana karışan bakteriler sebebiyle de rahim duvarını kasarak erken doğuma risk hazırlayabilir, bu riski artırabiliyor. Hamilelik planlaması varsa önce mutlaka diş tedavilerini yaptırmalarını öneriyoruz. Yaptıramadılarsa mutlaka 2’nci 3 aylık dönemde bu diş tedavileri yapılabilir. Bazen cerrahi tedavi, medikal tedavi, antibiyotik kullanımı gibi ihtiyaçlar doğabiliyor, bu durum hamilelik sürecinde özellikle ilk 3 ayda önerilen bir durum değil. Diş eti hastalığı bulunmayanlara göre erken doğum riskini ciddi manada artık artırdığını gösteren güncel veriler söz konusu"

"Sülük tedavisine başlayan hastamız vardı, durumun daha geriye gittiğini gördük"

Sözlerini sürdüren Uzm. Dt. Aktar, "Sigara bağışıklık sistemini baskılıyor. Nötrofil dediğimiz savunma hücrelerinin bakterilerle savaşma potansiyelini ciddi manada düşürüyor. Dişleri fırçalarken bir kanama söz konusuysa orada iltihabi durum var demek, o yüzden aslında fırçalamayı bırakmak yerine doğru teknik ve düzenli bir şekilde devam etmek önemli. Diş taşı temizlemek, diş eti hastalığının ilk başlangıç tedavisi hastalarımız bundan korkmasın. Bir hastamız dışarıda sülük tedavisine başlamıştı, genç bir hastaydı, ciddi bir kemik kaybı vardı. Hastalar dişleri kurtarmak için arayışa girdiklerinde maalesef böyle yollara da gidebiliyor. Geldiğinde durumun istediğimiz aşamadan daha geriye gittiğini gördük, tedaviye yeni baştan başladık. Diş eti hastalığı yavaş, sinsi ve gizli ilerleyen bir hastalık, 6 aylık kontroller çok önemli. Hastalar dişlerini fırçaladığında muhtemel kanamalar, şişlikler için mutlaka bir diş hekimine görünmelerini tavsiye ediyoruz" diye konuştu.

Hasibe Karadağ - Emre Baba

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ Trakya’nın dış ticaret verileri açıklandı: Tekirdağ zirvede Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Mart 2026 döneminde Trakya’da en yüksek ihracat ve ithalat rakamları Tekirdağ’da gerçekleşti. TÜİK’in "Edirne, Tekirdağ, Kırklareli İlleri Dış Ticaret İstatistikleri, Mart 2026" verilerine göre bölge ekonomisinin dış ticaret performansı açıklandı. Buna göre Tekirdağ’da Mart ayında ihracat 277 milyon 827 bin dolar olarak gerçekleşirken, ithalat 226 milyon 406 bin dolar oldu. Tekirdağ bu rakamlarla Türkiye genelinde en fazla ihracat yapan iller arasında 14’üncü sırada, ithalatta ise 12’nci sırada yer aldı. Aynı dönemde Edirne’de ihracat 11 milyon 571 bin dolar, ithalat ise 40 milyon 838 bin dolar olarak kayıtlara geçti. Kırklareli’nde ise ihracat 19 milyon 671 bin dolar, ithalat 40 milyon 643 bin dolar oldu. Tekirdağ’ın dış ticaretinde en dikkat çekici pazarlar da verilerde öne çıktı. Mart ayında en fazla ihracat 34 milyon 895 bin 433 dolarla Almanya’ya yapılırken, en fazla ithalat 50 milyon 492 bin 662 dolarla Çin’den gerçekleştirildi. Almanya, Sırbistan ve ABD ihracatta öne çıkan diğer ülkeler olurken, ithalatta Çin’i Güney Kore ve Almanya takip etti. Edirne’de en fazla ihracat Bulgaristan’a yapılırken, ithalatta Moldova ilk sırada yer aldı. Kırklareli’nde ise ihracatta Küba, ithalatta Rusya Federasyonu öne çıkan ülkeler arasında yer aldı. Türkiye genelinde ise Mart ayında ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,4 azalarak 21 milyar 899 milyon dolar, ithalat ise yüzde 8,2 artarak 33 milyar 120 milyon dolar olarak gerçekleşti.
İstanbul Esenyurt Belediyesi Mayıs ayı kültür sanat etkinlikleri başlıyor Esenyurt’ta Mayıs ayı boyunca her yaş grubuna hitap eden kültür ve sanat etkinlikleriyle ilçe sakinlerini dopdolu bir programla buluşacak. Sergiden söyleşiye, tiyatrodan konsere, çocuk etkinliklerinden sinema gösterimlerine kadar birçok etkinlik, ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Esenyurt Belediyesi, Mayıs ayı boyunca her yaş grubuna hitap eden kültür ve sanat etkinlikleriyle ilçe sakinlerini dopdolu bir programla buluşturuyor. Sergiden söyleşiye, tiyatrodan konsere, çocuk etkinliklerinden sinema gösterimlerine kadar birçok etkinlik, Mayıs ayı boyunca Esenyurt’un farklı kültür merkezlerinde ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Program kapsamında ilk olarak 4-10 Mayıs tarihleri arasında Torium AVM’de "Anneler Günü El Emeği Sergisi" sanatseverlerle buluşacak. 5 Mayıs Salı günü saat 14.00’te Şehit Erol Olçok Kültür Merkezi’nde Pedagog ve Yazar Necla Koytak’ın katılımıyla "Annenin Önemi ve Ailedeki Yeri" başlıklı söyleşi düzenlenecek. Çocuklara yönelik etkinlikler kapsamında 9 Mayıs Cumartesi günü saat 13.00’te Nene Hatun Kültür Merkezi’nde "Pepo Show" sahnelenecek. Aynı gün saat 19.30’da Şehit Erol Olçok Kültür Merkezi’nde Klasiklerden Günümüze Türk Müziği mini fasıl konseri gerçekleştirilecek. Anneler Günü’ne özel programlar çerçevesinde 10 Mayıs Pazar günü saat 18.00’de Şehit Erol Olçok Kültür Merkezi’nde "Kalbimizden Annelere Türküler" konseri düzenlenecek. Kültür sanat takvimi kapsamında 11 Mayıs Pazartesi günü saat 10.00, 12.00 ve 14.00’te Recep Tayyip Erdoğan Eğitim Külliyesi’nde "Türkülerle Tarih ve Medeniyet Söyleşileri" programı yapılacak. 12 Mayıs Salı günü saat 14.30’da Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde Eğitimci-Yazar Gri Koç gençlerle buluşarak "YKS’de Derece Taktikleri" söyleşisini gerçekleştirecek. Sanat etkinlikleri kapsamında 13 Mayıs Çarşamba günü saat 14.00’te Kadın Sanat Merkezi’nde "Tezhip Sanatında Üslup" söyleşisi yapılacak. Aynı gün saat 20.00’de Şehit Erol Olçok Kültür Merkezi’nde Esenyurt Belediye Tiyatrosu tarafından "Sara’yı Evlendirmek" adlı yetişkin tiyatrosu sahnelenecek. Müzikseverler için 14 Mayıs Perşembe günü saat 20.00’de Şehit Erol Olçok Kültür Merkezi’nde İstanbul Devlet Türk Halk Müziği Korosu’nun sahne alacağı "Ses Ver Anadolu" konseri gerçekleştirilecek.
İstanbul Fatih’te 11 kişinin kurtarıldığı yangında güçlükle uyandırıldı: "Çok ağır depremde bile uyanmadım" İstanbul’un Fatih ilçesinde bir binanın altında bulunan Happy Center isimli zincir marketin deposunda çıkan yangın paniğe neden oldu. Üst katlara yayılan duman nedeniyle binada mahsur kalan 11 kişi itfaiye ekiplerince kurtarılırken, güçlükle uyandırıldığını söyleyen vatandaş, "Çok ağır depremde bile uyanmadım" dedi. Edinilen bilgiye göre, Fatih ilçesi Cibali Mahallesi Karadeniz Caddesi’nde bulunan Happy Center isimli zincir marketin deposunda saat 10.00 sıralarında bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. 5 katlı binanın altında yer alan depoda büyüyen yangın nedeniyle yoğun duman binanın üst katlarına yayıldı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Bu sırada caddede kurulan pazarda bulunan esnafın yangına ilk müdahaleyi yaptığı öğrenildi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, yangına müdahale ederken binada mahsur kalan vatandaşları da tahliye etti. "Çok ağır depremde bile uyanmadım" Üst katlarda mahsur kalan 11 kişi, itfaiye ekiplerinin merdivenli araçlarıyla kurtarıldı. Yangına uykusunda yakalanan şahsı bir yanda eşi telefonla arayarak uyandırmaya çalışırken, diğer yandan da itfaiye ekipleri yoğun çaba sarf etti. Ekipler uzun uğraşlar sonucu Mehmet Sıtkı Erdoğdu’yu uyandırarak dışarı çıkardı. Uykusunun ağır olduğunu belirten Mehmet Sıtkı Erdoğdu "Uyuyordum. Eşim aradı. Çok ağır depremde bile uyanmadım. Sağ olun teşekkürler" dedi. Yangına müdahale eden pazarcı Tuncay Ege, "İlk önce sigara dumanı zannettik. Olayı ilk başta anlayamadık. Benim tezgahın arkasında giriş var. On palet mal gelmiş. Ondan dolayı söndüremiyorlar. 5 dakika içinde duman sızınca anlayamadık. Depo yanıyor. Esnaf olarak 10 dakika içinde çadırları kaldırdık. Esnaf olmasa şu an bu marketi göremezdik. Esnaf olarak yardım ettik. Birlik ve beraberlik içinde pazarcı olarak itfaiyeye yol açtık. Bu esnafın sayesinde olan bir şey" diye konuştu. Yangın itfaiyenin müdahalesiyle kontrol altına alınırken, olay yerinde soğutma çalışmalarının sürdüğü öğrenildi. Yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlattı.