SAĞLIK - 17 Şubat 2026 Salı 09:40

Uzmanından iftar sofraları için sağlıklı beslenme önerileri

A
A
A
Uzmanından iftar sofraları için sağlıklı beslenme önerileri

Ramazan’da iftarda yapılan beslenme hatalarının kan şekeri dengesizliğine ve mide sorunlarına neden olabileceğine dikkat çeken Diyetisyen Şeyma Dinç, "Aşırı yağlı ve kızartılmış yiyecekler, şeker oranı yüksek tatlılar, gazlı içecekler ve çok tuzlu besinlerden uzak durulmalıdır. Bu tür besinler kan şekeri dengesizliğine ve mide rahatsızlıklarına yol açabilir" dedi.



İstinye Üniversitesi Hastanesi Liv Hospital Bahçeşehir’den Diyetisyen Şeyma Dinç, Ramazan ayında uzun süren açlığın ardından yapılan iftarın büyük önem taşıdığını belirterek, doğru besin seçimi ve tüketim sırasının sindirim sistemi ve kilo kontrolü açısından belirleyici olduğunu söyledi.



"İftarda tüketilebilecek besinler"


Ramazan ayında iftar öğününün içeriğine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Dyt. Dinç, "Izgara, haşlama veya fırında pişirilmiş et, tavuk ya da balık gibi protein kaynakları iftarda mutlaka yer almalıdır. Vitamin, mineral ve lif açısından zengin sebze yemekleri ile salatalar bu öğüne eklenmelidir. Yoğurt ve ayran gibi süt ürünleri sindirimi destekleyici özellikleri nedeniyle tercih edilebilir. Hurma gibi kan şekerini dengeli şekilde yükselten besinler de iftarda tüketilebilir. Aşırı yağlı ve kızartılmış yiyecekler, şeker oranı yüksek tatlılar, gazlı içecekler ve çok tuzlu besinlerden uzak durulmalıdır. Bu tür besinler kan şekeri dengesizliğine ve mide rahatsızlıklarına yol açabilir" diye konuştu.



"İftara su ve çorba içerek başlayın"


İftarda besin tüketim sırasının önemli olduğuna dikkat çeken Dyt. Dinç, "İftara önce su içilerek, ardından hafif bir çorba tüketilerek başlanmalıdır. Çorba sonrası kısa bir ara verilmesi sindirimi olumlu etkiler. Daha sonra ana yemekle birlikte lif kaynağı olan sebze yemeği ya da bol salata tüketilmelidir. Tatlı ise ana yemekten 1-2 saat sonra yenmelidir" dedi.



"Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edin"


İftardan sonraki süreçte hafif beslenmenin önemine değinen Dyt. Dinç, "Bu dönemde ağır, yağlı ve kızartılmış yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Şerbetli tatlılar yerine meyve veya az şekerli sütlü tatlılar tercih edilmelidir. Yoğurt, kuruyemiş veya tam tahıllı küçük atıştırmalıklar uygun ara öğün seçenekleri olabilir. Ayrıca sıvı alımı sürdürülmeli, şekerli ve gazlı içeceklerle fazla kafein sınırlandırılmalıdır" açıklamasında bulundu.



"Tok tutan besinler"


Tok tutma süresi uzun olan besinlerin genellikle protein, lif ve sağlıklı yağ içeriği yüksek gıdalar olduğunu belirten Dyt. Dinç, "Yumurta, peynir, kırmızı et, tavuk, balık ve kurubaklagiller protein açısından zengindir. Tam buğday ekmeği, yulaf, bulgur, sebze ve meyveler lif içeriği yüksek besinlerdir. Zeytin, avokado, ceviz, badem ve fındık ise sağlıklı yağ kaynakları arasında yer alır" ifadelerini kullandı.



"Sahur ve iftar menüsü"


Kişiye göre değişmekle birlikte örnek bir menü paylaşan Dinç, şu önerilerde bulundu:


"Sahur:


1-2 adet yumurta


Beyaz peynir veya lor peyniri


5-6 adet zeytin


2 tam ceviz


Bol yeşillik, domates, salatalık


1-2 dilim tam buğday ekmeği


İftar:


1 bardak su ve 1 adet hurma


1 kâse çorba


5-10 dakika aradan sonra; ızgara, fırın veya haşlama et, tavuk ya da balık


Zeytinyağlı sebze yemeği veya bol salata


3-4 yemek kaşığı bulgur pilavı veya makarna


1 kase yoğurt veya cacık."



"Ramazan’da sağlıklı beslenme önerileri"


Ramazan ayında dengeli beslenmenin önemine dikkat çeken Dinç, "Protein ağırlıklı beslenilmeli, tam buğday ekmeği, yulaf ve bulgur gibi kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir. Tuzlu ve çok baharatlı yiyeceklerden kaçınılmalı, basit şeker ve paketli gıdalar sınırlandırılmalıdır. Kızartma yerine haşlama, ızgara veya fırın yöntemleri kullanılmalı ve gün içinde yeterli su içilmelidir" dedi.



"Ramazan’da sık yapılan beslenme hataları"


Ramazan ayında yapılan yanlışlara da değinen Dyt. Dinç, "Sahuru atlamak, iftarda hızlı ve aşırı miktarda yemek yemek, çok baharatlı ve tuzlu besinler tüketmek ve yetersiz sıvı almak en sık yapılan beslenme hataları arasındadır" diye konuştu.



Ramazan ayında sağlıklı ve dengeli beslenmenin, gün boyu aç kalan vücudun ihtiyaç duyduğu besin ögelerinin doğru şekilde alınmasını sağladığını belirten Dyt. Dinç, "Sebze, protein ve yeterli sıvı alımını içeren bilinçli bir beslenme düzeni hem Ramazan süresince hem de uzun vadede sağlığın korunmasına ve yaşam kalitesinin artmasına katkı sağlar" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Atakum Belediyesi’nden ‘elektronik atık’ farkındalığı Samsun’un Atakum Belediyesi, lise öğrencilerine yönelik ‘elektronik atıklar’ konulu bir seminer düzenledi. Seminerde, çevreye bırakıldığında ciddi zararlar oluşturan elektronik atıkların geri dönüşüme kazandırılmasının önemi vurgulandı. Belediye, Katık Otobüsü aracılığıyla kağıttan cama, plastikten metale kadar pek çok atığı geri dönüşüme kazandırırken sıfır atık konusunda da vatandaşları bilinçlendirme çalışmalarını sürdürüyor. Serhat Türkel’in öncülüğünde kentin dört bir yanında düzenlenen çevre etkinlikleri ve seminerler, vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. "Ağır metaller içeriyor" Seminer, Onur Ateş Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirildi. Atakum Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü’nden Mithat Dikmen, öğrencilere elektronik atıkların çevreye etkilerini, doğru ayrıştırma yöntemlerini ve geri dönüşüm sürecini kapsamlı şekilde anlattı. Dikmen, elektronik atıkların kullanım ömrünü tamamlamış cihazlar olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Aydınlatma ürünleri, sensörlü lambalar, küçük ev aletleri ve ısı kontrolü sağlayan cihazların hepsi elektronik atıktır. Bu ürünler kurşun ve civa gibi ağır metaller içerir. Doğa ve insan sağlığına ciddi zararlar verebilir." Seminerde, gençlere elektronik atıkları çöpe atmak yerine yetkili toplama noktalarına teslim etmeleri gerektiği hatırlatılarak çevre bilincinin erken yaşta kazanılmasının önemi vurgulandı.
Mersin Mersin Büyükşehir Belediyesinde futbol heyecanı sona erdi Mersin Büyükşehir Belediyesinin çalışanlar arasındaki birlik ve dayanışmayı güçlendirmek amacıyla düzenlediği 4. Birimler Arası Futbol Turnuvası, final maçının ardından gerçekleştirilen ödül töreniyle tamamlandı. Turnuvanın şampiyonu Ulaşım Dairesi Başkanlığı oldu. Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından her yıl düzenlenen ve çalışanlar arasındaki birlik, beraberlik ve motivasyonu artırmayı amaçlayan ‘Birimler Arası Futbol Turnuvası’, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in destekleri ve her yıl yaptığı başlama vuruşları ile coşkulu bir şekilde tamamlanıyor. Başkan Seçer öncülüğünde düzenlenmeye devam eden turnuva sayesinde, kurum içindeki dayanışma ve takım ruhu güçlendirilirken, sporun çalışanlar arasındaki iletişimi güçlendiren yönü de ortaya çıkıyor. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığına bağlı Gençlik ve Spor Hizmetleri Şube Müdürlüğü koordinesinde Macit Özcan Spor Tesislerinde düzenlenen ‘Mersin Büyükşehir Belediyesi 4. Birimler Arası Futbol Turnuvası’nda heyecan doruğa ulaştı. Final maçında Ulaşım Dairesi Başkanlığı ve Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı karşı karşıya gelirken, centilmenlik içinde geçen turnuvanın galibi Ulaşım Dairesi Başkanlığı oldu. Final maçının ardından Mersin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Olcay Tok, turnuvanın şampiyon takımına kupasını takdim etti. Turnuvayı 2. sırada tamamlayan Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ödülünü, Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Hasan Gökbel’in elinden alırken, 3. olan Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı da kupasını Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Tüba Kaya Sanal’dan aldı. Turnuvanın ‘Fair Play’ ödülü ise Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanı Ahmet Serkan Ataman’a, MESKİ Genel Müdürü Ali Rıza Özdemir tarafından takdim edildi. "Birimler Arası Futbol Turnuvası, kaynaşmayı ve aidiyet duygusunu pekiştiriyor" Ödül töreninde bir konuşma yapan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Olcay Tok, final maçının turnuvaya yakışır bir mücadeleye sahne olduğunu belirterek, "4.’sünü düzenlemiş olduğumuz ‘Birimler Arası Futbol Turnuvası’nda, finale yakışan bir sonuç oldu. 2 takım da gerçekten çok iyi oynadı" dedi. Turnuva’nın kurum içi dayanışmaya katkı sağladığını söyleyen Tok, "Birimler Arası Futbol Turnuvası, bundan sonra da devam edecek. Birimler arası futbol, aynı zamanda aidiyet duygusu ve kaynaşmayı sağlıyor. Gerçekten çok güzel bir final oldu. Bundan sonra da MESKİ şampiyonuyla Büyükşehir şampiyonu karşı karşıya gelecek" diye konuştu. Turnuva, ödüllerin takdim edilmesinin ardından çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
Samsun Ramazan’da en sık yapılan 3 beslenme hatası: "Yetersiz su, sahur yapmama ve hızlı iftar" Samsun İl Sağlık Müdürlüğü Diyetisyeni Sinem Şahin Yazıcı, Ramazan öncesi yaptığı açıklamada ’yetersiz su tüketimi, sahurun atlanması ve iftarda aşırı-hızlı yemek’ yenilmesinin en sık yapılan üç hata olduğunu belirterek vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Diyetisyen Sinem Şahin Yazıcı, Ramazan ayı öncesinde sağlıklı beslenmeye ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Ramazan’da yapılan en büyük üç hataya dikkat çeken Şahin, özellikle su tüketimi, sahur öğünü ve iftardaki beslenme düzeni konusunda uyarılarda bulundu. "İftar ile sahur arasında mutlaka yaklaşık 10–12 bardak su tüketilmeli" Ramazan’da yapılan en büyük üç hatadan ilkinin su tüketiminin yetersiz olması olduğunu vurgulayan Yazıcı, "Uzun süreli açlık ve susuzluk nedeniyle vücutta ciddi su ve mineral kayıpları yaşanır. Bu nedenle iftar ile sahur arasında mutlaka yaklaşık 10–12 bardak su tüketilmelidir. Su tüketimine özellikle dikkat edilmelidir. İkinci önemli hata sahur yapmamaktır. Sahur, günü daha sağlıklı ve enerjik geçirmek için büyük önem taşır. Bu öğünde sağlıklı ve dengeli besinler tercih edilmelidir. Sahur yapılmadığında 12–13 saatlik açlık süresi 20 saate kadar uzayabilir. Bu durum kan şekerinin aşırı düşmesine, günün verimsiz geçmesine ve uzun vadede metabolizmanın yavaşlayarak kilo artışına neden olabilir. Üçüncü hata ise iftarda aşırı ve hızlı besin tüketmektir. Uzun süren açlığın ardından çok hızlı yemek yemek ve ihtiyaçtan fazla porsiyon tüketmek sindirim sorunlarına yol açabilir. Ayrıca yağlı, ağır ve şekerli yiyecekleri tercih etmek de kilo artışına ve kan şekeri dengesinin bozulmasına neden olabilir" diye konuştu. "Sahurda yumurta uzun süreli tok tutar" Yazıcı, günün daha kaliteli geçirilmesi için sahurun kahvaltı öğünü gibi düşünülmesi gerektiğini söyledi. Ramazan’da protein tüketiminin kas kayıplarını önlemek ve metabolizmayı hızlandırmak açısından çok önemli olduğuna dikkat çeken Şahin, protein içeriği yüksek beslenilmesi gerektiğini ifade etti. Sahurda uzun süre tok tutacak besinlerin tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Şahin, "Yumurtayı mutlaka tüketmeliyiz. Özellikle haşlanmış olarak tercih edilirse pişirme yöntemi açısından daha uygun olacaktır" dedi. Peynir çeşitlerinin iyi bir kalsiyum kaynağı olduğunu belirten Şahin, tuz tüketimini azaltmak için peynirlerin akşamdan suda bekletilebileceğini kaydederek, "1–2 dilim peyniri bu şekilde daha az tuzlu hâle getirebiliriz. Tuz tüketiminin fazla olması gün içinde çok fazla susamamıza neden olabilir" diye konuştu. Sahurda zeytin yerine ceviz tercih edilebileceğini aktaran Şahin, ekmek seçiminde ise beyaz ekmek ya da pide yerine tam tahıl ürünlerinden yapılan ekmeklerin tercih edilmesini önerdi. Bu sayede daha uzun süre tokluk sağlanabileceğini belirten Şahin, Ramazan’da sebze ve meyve tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Mevsimine uygun bol yeşillik tüketilmesi ve bir adet taze meyve tercih edilmesinin doğru olacağını; içecek olarak süt ve ayranın tercih edilebileceğini belirten Şahin, çayın ise çok önerilmediğini vurguladı. Şahin, "Hem besin değerinin azalmaması hem de vücuttan fazla su atımına engel olmak adına çayı çok önermiyoruz. İlla içilecekse sahurdan 15–20 dakika sonra ve açık şekilde tüketilebilir" şeklinde konuştu. "İftarda başlangıç yaptıktan sonra 10–15 dakika ara verilmesi gerekiyor" İftarda geleneksel olarak hurma ile başlanabileceğini ancak miktarın abartılmaması gerektiğini kaydeden Diyetisyen Sinem Şahin Yazıcı, ayrıca şu bilgileri verdi: "Şeker oranı yüksek olduğu için bir tane hurma ve bir bardak suyla iftar açılabilir. Sonrasında çorbayla iyi bir başlangıç yapılabilir ancak çok yağlı, kremalı ve un oranı yüksek çorbalar tercih edilmemelidir. Mercimek, tarhana ve ezogelin gibi geleneksel çorbalar iyi bir başlangıç olacaktır. Başlangıç yaptıktan sonra 10–15 dakika ara verilmesi beynin tokluk sinyali alması için gereklidir. Bu arada ev içinde kısa bir yürüyüş yapılabilir ya da namaz kılınabilir, ardından ana yemeğe geçmek daha uygun olacaktır. Ana yemekte aşırıya kaçılmamalıdır. Haftada 2–3 gün etli ya da kıymalı sebze yemeği olabilir, bir gün bitkisel protein kaynağı olan kuru baklagillere yer verilebilir, diğer günlerde ise tavuk, balık ve kırmızı et tercih edilebilir. Ramazan’da balık genellikle az tercih edilir ancak çok iyi bir omega-3 kaynağı olduğu için tüketimine özen gösterilmelidir. Yemeklerin yanında bol salata olmalıdır. Ramazan pidesinden tamamen vazgeçin demiyoruz ancak tüketim 1–2 dilimle sınırlı kalmalıdır."
Hatay Rizeli muhtar Kırıkhan’da karşılaştığı manzarayla gözlerine inanamadı Arama kurtarma çalışmalarına katıldığı Kırıkhan’a 3 yıl sonra giden Rizeli muhtarın, gördüğü manzara karşısındaki tutumu ve anlattıkları 3 yılda yapılanları özetledi. Rizeli muhtar Bayraktar Yamakoğlu, 6 Şubat depremlerinin ilk günü sahibi olduğu 3 iş makinesiyle arama kurtarmalarına destek vermek için Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde görev aldı. Rize ekibiyle birlikte 14 gün boyunca Kırıkhan’da kalan Yamakoğlu, çok sayıda kişinin enkaz altında çıkartılmasına yardım etti. Yamakoğlu, Muhtarlara yönelik bir program çerçevesinde 3 yıl sonra yeniden Hatay’a gitti. Rizeli muhtar Kırıkhan’da karşılaştığı manzarayla gözlerine inanamadı. Yabancı uzmanların "enkazı bile 5 yılda kaldırılamaz" denen Kırıkhan’da, 3 yıl gibi kısa sürede yeniden inşa edilen şehri görünce, devlete ve milleti dualar ederek duygularını paylaştı. Rizeli muhtarın paylaşımı sosyal medyada beğeni topladı. Yamakoğlu, Kırıkhan’da Cumhur Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adı verilen bulvarda çektirdiği videoda, "Depremin yaşandığı gün Rize’den yaklaşık 40 araçla buraya geldik. 14 gün arama kurtarma çalışmalarına katıldık. Burada binalar yerle bir olmuştu. Adeta sağlam bina kalmamıştı. 3 yıl sonra yeniden buraya geldik. Gördüğümüz manzara karşısında hayretler içerisinde kaldık. Burada birlikte çalıştığımız yabancı uzmanların ‘5 yıl enkaz kaldırılamaz’ dedikleri Kırıkhan’da 3 yılda yeni şehir kurulduğunu gördük. Allah devletimize zeval vermesin. Bu hiç kolay değil. Depremden sonra burada olmayanlar bunu bilemez, buradaki değişimi anlayamaz. Halen konuşanlar, ‘devlet nerede’ diyenler boş yere konuşmasın. Devlet ve millet el ele vererek bunu başardı. Rabbim devletimize milletimize zeval vermesin" şeklinde konuştu.
Gaziantep Miniklerin "Hoş Geldin Ramazan" etkinliği göz doldurdu Gaziantep’te 4-6 yaş Anasınıfı öğrencilerinin hazırladığı "Hoş Geldin Ramazan" etkinliği büyük ilgi gördü. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 81 il valiliğine gönderdiği genelge ile Ramazan ayı boyunca okullarda gerçekleştirilecek sosyal ve kültürel etkinlikler kapsamında "Maarif’in Kalbinde Ramazan" temasıyla Gaziantep’te düzenlenen etkinliklerde değerler eğitimi ön plana çıkarıldı. Şahinbey Belediyesi tarafından Binevler Sosyal Tesisinde açılan 4-6 yaş Anasınıfı öğrencileri Ramazan etkinlikleri kapsamında ailelerinin de desteğiyle kartondan Kabe, cami, itikaf çadırı maketleri dualar, balonlar, ışıklar ve hilal süslemeleri hazırladı. Ramazan ayının manevi atmosferini doyasıya yaşadılar Ramazan ayının anlamını çocuklarına aşılamak isteyen ailelerin çocuklarının bu anlamlı etkinliğine büyük destek verdiği programda minik öğrenciler ve aileleri, Ramazan ayının manevi atmosferini doyasıya yaşadı. Ramazan ayının yardımlaşma, paylaşma ve dayanışma ruhunu öğrencilere aşılamak amacıyla yapılan etkinlik kapsamında minik öğrencilerin "Hoş Geldin Ramazan" yazılı süslemeleri büyük ilgi gördü. Minik öğrencilerin sevgi ve heyecanla hazırladığı etkinlikte Ramazan ayının manevi ruhu dolu dolu yaşandı. Program süresince minik öğrenciler, ilahiler seslendirdi ve ezberledikleri manileri okudu. Ramazan ayının bereketini ve coşkusunu hissettirdiler Çocukların samimi duaları ve etkileyici sunumları Ramazan ayının bereketini ve coşkusunu hissettirdi. Osmanlı şerbeti, lokum ve pasta gibi çeşitli ikramlıkların da hazırlandığı etkinlikte çocukların yaptıkları çalışmalar takdir topladı. Hazırlanan ikramlıklar, katılımcılara ikram edildi. "Çocuklarımız çok güzel etkinlikler hazırladı" Öğrencileriyle birlikte ailelerinin de desteğiyle "Hoş Geldin Ramazan" etkinliği düzenlediklerini ifade eden Anasınıfı öğretmeni Naciye Bulut Budak, "Çocuklarımızla ve velilerimizle birlikte çok güzel bir eğitim sistemimiz var. Velileri de eğitimimize katarak güzel etkinlikler yapıyoruz. Böylece çocukların bütün gelişim alanlarını destekliyoruz. Bilimsel, zihinsel ve sosyal alanlarda çocukları en iyi seviyeye çıkarmaya çalışıyoruz. Bu anlamda da bu sene Ramazan ayı etkinlikleriyle ilgili bir sergi düzenledik. Çocuklarımız heyecanla ve özenerek çok güzel etkinlikler hazırladılar. Bizler de bunları sergiledik. Velilerimiz ikramlıklar hazırladılar. Hepsini burada sergiledik. Şahinbey Belediye Başkanımız Mehmet Tahmazoğlu’na bize böyle bir fırsat verdiği için çok teşekkür ediyoruz. Herkesin emeğine sağlık" dedi. "Çocuğum Ramazan ayının ruhunu hissetti" Çocukların Ramazan sevincine ortak oldukları için çok mutlu olduklarını belirten öğrenci velisi Döndü Öne ise, "Çok şükür Ramazan ayının arifesindeyiz. Rabbim bizi bugünlere ulaştırdı. Çocuğum Şahinbey Belediyesi Binevler Sosyal Tesisinde anasınıfına gidiyor. Ramazan ayı için yapılan bu etkinliğe bizlerde dahil olduk. Ramazan ayının manevi değerlerinin yaşaması için yapılan bu etkinliğe dahil olduğumuz için mutlu olduk. Çocuğumla birlikte bizde etkinlik kapsamında yapılan çalışmalara destek verdik" şeklinde konuştu. Ramazan ayının sevincini çocuğuna yaşattığını belirten Merve Çiftçi de, "Kızımla birlikte Kabe ve cami maketi yaptık. Kızım maniler ezberledi. Bu etkinliği çok güzel ve anlamlı buldum. Emeği olan herkese çok teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Öğrencilerden Atakan Eyüp Tabur da, "Annem arkadaşlarıma ikramlar yaptı. Annemle, öğretmenimle birlikte süsleme yaptık. Cami maketi yaptık, etkinlikler yaptık. Çok güzel maniler okuduk ve çok güzel davul çaldık. Elbiselerimizi giydik. Herkese hayırlı Ramazanlar dilerim" diye konuştu.
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "2021’de Türkiye yapay zeka endeksinde 44. sıradaymış. 2024 yılında 34. sıraya yükselmiş durumdayız" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "2021’de Türkiye yapay zeka endeksinde 44. sıradaymış. 2024 yılında 34. sıraya yükselmiş durumdayız. Ama bu yeterli değil tabii. Daha ileriye bu endekslerde yerimizi taşımamız gerekiyor" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ‘Teknoloji Ekosistemi Stratejik Diyalog Toplantısı’na katıldı. Ankara’da özel bir otelde düzenlenen toplantıda konuşan Cevdet Yılmaz gelişen teknoloji ile değiştiğini, Türkiye’nin de bu teknolojiye ayak uydurarak politikalarını buna göre belirlediğini söyledi. "Dünyadaki ekonomik güç dengelerinin dönüştüğü bir dönemdeyiz" Dünyanın bir değişim sürecinden geçtiğini söyleyen Cevdet Yılmaz, "Bir taraftan dünyadaki ekonomik güç dengelerinin dönüştüğü bir dönemdeyiz. Uzakdoğu’nun yükselen üretim gücünü hepimiz biliyoruz. Dünya ekonomisinde, ticaretinde aldığı payı, giderek yükselen payını. Diğer taraftan biraz bununla da bağlantılı diyelim, dünyadaki yeni ekonomik şekillenme ile de bağlantılı jeopolitik bir takım gerilimlerin yaşandığını görüyoruz. Ticaret politikalarının, kurallarının değiştiğini görüyoruz. Daha korumacı bir dünyayla karşı karşıyayız. Bu da aslında küresel büyüme ve ticaret açısından bir meydan okuma İfade ediyor. Dünya büyümesinin ve ticaretinin tarihsel ortalamalarının altında seyrettiği bir dönemdeyiz. Bu yaşadığımız süreçlerle bağlantılı. Bir taraftan da ama dünyada küresel ortamda bunlar yaşanırken teknolojik bir dönüşümünde içindeyiz. Dünyada bir taraftan da yapay zeka başta olmak üzere dijitalleşme büyük bir teknolojik dönüşümü de eş zamanlı bir şekilde yaşıyoruz. Ve bu yeni teknolojilerde büyük oranda sınır tanımayan teknolojiler. Bunlar için de yapay zeka özellikle yatay bir teknoloji olarak ön plana çıkıyor" diye konuştu. "Türkiye olarak genel kamusal stratejilerimizi kalkınma stratejilerimizi formüle ederken küresel düzeydeki bu dönüşümleri dikkati alarak hareket ediyoruz" Yapay zekayı dijitalleşme sürecinde teknolojilerden bir teknoloji olarak görmediklerini ifade eden Yılmaz, "Bazıları işte bu elektriğin İcadına benzetiyorlar biliyorsunuz. Bütün alanları etkileyen her alana sirayet eden bir teknoloji olarak gelişiyor yapay zeka. Kamu yönetiminden enerjiye. Sağlıktan tarıma. Her konuyu dönüştürücü etkisi olan bir teknolojiden bahsediyoruz. Türkiye olarak genel kamusal stratejilerimizi kalkınma stratejilerimizi formüle ederken küresel düzeydeki bu dönüşümleri dikkati alarak hareket ediyoruz. 12. Kalkınma Planımıza bakarsanız orada görürsünüz ki Kalkınma Planımızın özünü dijital ve yeşil dönüşüm oluşturuyor. İçinden geçtiğimiz süreçlerin bütün alanlara etkisini dikkate aldığımızda bunu temel bir öncelik haline getirmiş durumdayız. Dijital dönüşüm vizyonumuz işlem gücü kapasitesini arttıran, veri altyapısını tahkim eden ve teknoloji yatırımlarını bütüncül bir plan çerçevesinde büyüten bir kalkınma perspektifine dayanmaktadır. Buna ‘ikiz dönüşüm’ de deniyor. Ben doğrusu ‘Üçüz dönüşümü’ daha anlamlı buluyorum. Dijital, yeşil ve sosyal dönüşüm" ifadelerini kullandı. "Geçmişte ‘dijital divide’ diye ifade edilen kavram bugün yapay zeka içinde geçerli" Yeniliklerin her zaman iyi sonuçlara yol açmadığını, bazen bunun olumsuz sonuçlarının da oluştuğunu söyleyen Yılmaz, "Yeni teknolojiler bir taraftan büyük bir verimlilik artışı getirirken, rekabet gücü, yenilikçilik kapasitesi doğururken bir taraftan da iyi yönetilemezse kapsayıcı ve insan odaklı kalkınma bakımından ciddi riskler de barındırıyorlar. Biz bu teknolojileri toplumun tamamına yaygınlaştıramazsak toplumun büyük bir kısmı bu teknolojilere erişip yaptıkları işleri bu teknolojilerle ileriye taşıyamazlarsa, sosyal eşitsizlikleri arttırma riskiyle de karşı karşıyayız. Geçmişte ‘dijital divide’ diye ifade edilen kavram bugün yapay zeka içinde geçerli. Yapay zekayı eğitim sistemine entegre etmekten başlayarak tüm topluma hobiler dahil olmak üzere yaygınlaştırarak bu riski bertaraf edebiliriz. Sosyal adaleti de sağlayabiliriz diye düşünüyorum. Dolayısıyla ben ‘Üçüz Dönüşüm’ olarak bu tartışmaları yapmanın ‘dijital yeşil ve sosyal dönüşüm’ olarak meseleye bakmanın daha anlamlı olacağını ifade etmek istiyorum" açıklamasında bulundu. "Şimdi yüksek gelirli ülkeler ligine geçiş sürecindeyiz" Türkiye’nin ekonomik olarak son 23 yılda çok iyi bir noktaya geldiğini ve bu yükselişin devam edeceğini söyleyen Cevdet Yılmaz, "Türkiye son 23 yılda alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi ve burada kalıcı hale geldi. Şimdi yüksek gelirli ülkeler ligine geçiş sürecindeyiz ve bunu da kalıcı hale getireceksek mutlaka burada katma değeri yükselten yenilikçi, girişimci bir yapıyı tahkim etmemiz gerekiyor. Dolayısıyla önümüzdeki dönem ekonomide farklı bir perspektifin giderek güç kazanacağı bir dönem olacak. Bu çerçevede de yapay zekanın dijitalleşmenin çok daha merkezi bir konuma geldiği bir döneme doğru gidiyoruz" diye konuştu. "Bütün teknolojilerin, bütün ekonomik politikalarının nihai amacı insandır" Birçok programla teknolojik gelişmelerin desteklendiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Bütün teknolojilerin, bütün ekonomik politikalarının nihai amacı insandır. İnsanı merkeze alan bir anlayışla bakmak durumundayız. Yapay zeka çağında da olsak gerçek insanlarla bu çağı yaşayacağız. Gerçek zekalarla yaşayacağız, doğal zekalarla. Dolayısıyla bütün bunların insanlığa hizmet etmesi, insanlığın etik değerlerine, refahına, özgürlüğüne, demokratik standartların gelişimine hizmet etmesi gerekiyor. Sosyal boyut kadar demokrasi de bence çok önemli bir tartışma alanı yapay zekada. İnsanların özgür iradeleriyle yapacakları tercihleri çeşitli manipülatif yollarla şekillendirdiğiniz bir ortamda ister istemez demokrasi tartışması da gündeme gelecektir. Biz tabi bu anlamda da farkındalığın artmasını, daha özgürlükçü bir zeminde insanların yine tercihlerini daha geniş bir yelpazede yapabileceği bir ortamı elbette arzu ediyoruz. Bütün bu süreçlerde geniş bir perspektifle politikalarımızı şekillendiriyoruz" dedi. "2021’de Türkiye yapay zeka endeksinde 44. sıradaymış. 2024 yılında 34. sıraya yükselmiş durumdayız" Yapay zeka yatırımlarının sonuçlarının alındığına değinen Yılmaz, "İlk yapay zeka strateji belgemizi 2021-2025 dönemi için hazırlamıştık. Şimdi önümüzdeki dönem yeni bir stratejiye, geldiğimiz noktada yeni bir bakış açısına ihtiyacımız var. Bunu dar bir alan olarak görmüyoruz. Genel kalkınma stratejilerimizin bütüncül bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Bundan sonra da böyle bakmaya devam edeceğiz. İlk dönemde yaptığımız çalışmaların sonuçlarını da görüyoruz. 2021’de Türkiye yapay zeka endeksinde 44. sıradaymış. 2024 yılında 34. sıraya yükselmiş durumdayız. Ama bu yeterli değil tabii. Daha ileriye bu endekslerde yerimizi taşımamız gerekiyor" açıklamasında bulundu.