SAĞLIK - 26 Şubat 2026 Perşembe 10:17

Uzmandan net tavsiye: Egzersiz için iftardan 1-2 saat sonrasını bekleyin

A
A
A

 Dr. Öğr. Üyesi Berkay Eren Pehlivanoğlu, Ramazan ayında egzersiz planlamasının yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek en güvenli zamanın iftardan 1-2 saat sonrası olduğunu vurguladı. Uzun süreli açlıkta yağ yakımına ilişkin ise net veri bulunmadığını söyledi.

Ramazan ayında değişen beslenme düzeni, egzersiz planlamasında da farklı bir yaklaşımı gerekli kılıyor. Bahçeşehir Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Berkay Eren Pehlivanoğlu, özellikle uzun süreli açlığa bağlı sıvı kaybı ve bunun egzersizle birleştiğinde oluşturabileceği etkilerin dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Pehlivanoğlu, egzersiz için en güvenli zaman aralığının iftardan sonraki 1-2 saatlik periyot olduğunu belirtti.

"Sahur sonrası egzersize dikkat"

Dr. Öğr. Üyesi Pehlivanoğlu şunları söyledi:
"Ramazan ayının gelişiyle orucun oluşturduğu yeni beslenme düzeni, egzersiz planlamasında da bazı değişiklikleri gerekli kılıyor. Bu süreçte özellikle uzun süreli açlığa bağlı dehidrasyon riski ve egzersizin buna paralel oluşturabileceği muhtemel etkilerin göz önünde bulundurulması gerekiyor. Egzersiz için en güvenli zaman dilimi, iftardan sonraki ve beslenme durumuna göre bir ila iki saatlik periyodun ardından başlıyor. Gün içerisinde, özellikle sahurdan sonra yapılan egzersizler sıvı kaybına bağlı farklı sağlık sorunlarına yol açabiliyor. İftardan sonra sıvı depolarının yeniden doldurulması ve kan şekerinin dengelenmesiyle daha güvenli ve daha verimli bir egzersiz periyodu yakalanabiliyor."

"En büyük risk sıvı kaybı ve kan şekeri dengesizliği"

Dr. Öğr. Üyesi Pehlivanoğlu, "Oruçluyken yapılan egzersizde en büyük risk faktörleri sıvı kaybı ve açlığa bağlı kan şekeri dengesizlikleri olarak öne çıkıyor. Bu durumlara tansiyon düşmesi ve hipotansiyon riski de eşlik edebiliyor. Sistemik hastalığı olan bireylerde ise egzersiz planlamasının kişiye özel yapılması gerekiyor. Ancak sağlıklı bireylerde dahi sıvı kaybı ve kan şekeri dengesizlikleri önemli risk faktörleri arasında yer alıyor" şeklinde konuştu.

"Yüksek şiddetli egzersiz ertesi günü etkileyebilir"

"İftardan sonra yapılan egzersizlerde de aşırıya kaçılmaması gerekiyor" diyen Dr. Öğr. Üyesi Pehlivanoğlu, "Ramazan ayının süreklilik gösteren bir dönem olması nedeniyle, gün içerisinde yapılan yüksek şiddetli ve uzun süreli egzersizler ertesi gün toparlanma sürecini olumsuz etkileyebiliyor" uyarısında bulundu.

"Yağ yakımı konusunda net tablo yok"

Dr. Öğr. Üyesi Pehlivanoğlu, "Uzun süreli açlığın yağ yakımı üzerinde etkileri bulunmakla beraber oruç periyodu bu amaçla planlanmış bir süreç değil. Bu nedenle uzun vadeli etkiler ve sistemin vereceği çıktılar konusunda yeterli veri bulunmuyor. Oruçlu egzersizin yağ yakımını kesin olarak artırdığına dair net bir tablo ortaya konulamıyor" dedi.

"30-45 dakikalık yürüyüş ve pilates tercih edilebilir"

Bu dönemde tercih edilmesi gereken egzersizlerin düşük ve orta şiddetli aktiviteler olması gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Pehlivanoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

"İftardan bir ila iki saat sonra, sindirimin dengelendiği periyotta hafif tempolu yürüyüşler önerilebilir. Açık havada ya da spor salonunda yapılan yürüyüşler uygun seçenekler arasında yer alıyor. Pilates de uygulama şiddetine bağlı olarak düşük ve orta yoğunlukta gerçekleştirildiğinde tercih edilebilir. Egzersiz süresi açısından 30-45 dakikalık periyotlar optimal kabul edilebilir. Bu süre, hem ertesi güne aşırı yük binmesini engeller hem de oruç sürecinde güvenli bir aralık sunar. Ancak bu öneriler sağlıklı bireyler için genel çerçeve niteliğindedir; kişisel farklılıklar göz önünde bulundurularak planlama yapılmalıdır."

"Kronik hastalar doktor kontrolünde hareket etmeli"

Dr. Öğr. Üyesi Pehlivanoğlu, "Kronik hastalığı olanlar ve ileri yaştaki bireylerin Ramazan ayı sürecinde mutlaka doktor kontrolünde hareket etmeleri gerekiyor. Egzersiz yapmak isteyen bu gruplar için mevcut hastalık tablosuna göre özel bir egzersiz programı planlanması önem taşıyor. Fiziksel aktivite, vücudu zinde tutan ve metabolik dengenin korunmasına katkı sağlayan bir uygulama olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle bireylerin genel olarak aktif kalmaları öneriliyor" diyerek sözlerini sonlandırdı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas 50 yıllık memleket hasretlerini karavanla gideriyorlar Almanya’ya çalışmak için giden ilk gurbetçilerden Turgay Tahtabaş ve Fazıl Macit, 50 yıllık memleket hasretlerini emekli olduktan sonra aldıkları karavanlarla Türkiye’yi karış karış gezerek gideriyor. Almanya’ya çalışmak için giden ilk gurbetçiler arasında yer alan Turgay Tahtabaş ve Fazıl Macit, yaklaşık 50 yıldır yaşadıkları Almanya’da emekli olduktan sonra hayallerini gerçeğe dönüştürdü. Yıllardır dünyayı gezme hayali kuran iki arkadaş, emekliliklerinin ardından birer karavan alarak eşleriyle birlikte yollara çıktı. Uzun yıllar boyunca çalıştıkları Almanya’da emekli olan Tahtabaş ve Macit, karavanlarıyla önce Avrupa’yı karış karış gezdi. Farklı ülkeleri ziyaret eden gurbetçiler, şimdi ise 50 yıllık memleket hasretlerini Türkiye’yi gezerek gidermeye çalışıyor. Yıllar sonra memleket topraklarında uzun süre kalmanın kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını dile getiren Tahtabaş ve Macit, Türkiye’nin doğal ve kültürel güzelliklerini keşfederek hem geçmişe olan özlemlerini gideriyor hem de yeni hatıralar biriktiriyor. "Herkese tavsiye ediyorum" Dünyayı dolaşmanın uzun süre hayalini yaşadıklarını söyleyen Turgay Tahtabaş, "35 yıl boyunca çalıştıktan sonra dünyayı gezmek ve dünyayı kendime ev yapmam gerekiyor diyerek, eşimle beraber yollara düştük. Ben ilk Almanya’ya gittiğimde 23 yaşındaydım ve oraya alışma sürecim hiç kolay olmadı. Orada 3 çocuk tane çocuk yetiştirdim. Ülkemizi daha iyi tanımak için gezmeye karar verdik. 2023 yılından beri karavanla geziyoruz. İsviçre, İtalya, Slovenya gibi çeşitli yerleri gezdik. Fazıl abimiz ile birlikte yollarda geziyoruz. Dünyayı dolaşmanın hayalini uzun süredir yaşıyorduk. Bu yüzden donanımlı bir karavan aldık. İnsanların hayali varsa sırtına bir sırt çantası ve çadırla da bu hayalini gerçekleştirebilir. Herkese tavsiye ediyorum" dedi. "Türkiye’ye her fırsatta geliyoruz" Devamlı yollarda olduklarını söyleyen Fazlı Macit, "Emekli olduktan sonra karavan aldım. 10 senedir karavanda yaşıyoruz ve devamlı yollardayız. Türkiye’ye her fırsatta geliyoruz. Bütün Avrupa’yı gezdik ve Türkiye’ye severek geliyoruz. Bunları yapmak için de önce çalışmak gerekiyor. Yaşlanınca para lazım değil gibi gözüküyor ama yaşlanınca para daha çok lazım. O yüzden gençken hazırlıkları yapmak lazım" diye konuştu.
Samsun Gürcistan’da kabusu yaşayan kadın çareyi Samsun’da buldu Gençleşmek için Gürcistan’da yaptırdığı iki botoks işleminin ardından göz kapağı düşen 55 yaşındaki kadının, Samsun’daki tetkiklerinde tıp dünyasında nadir görülen bir vakayla karşılaşıldı. Hastanın bir kaş kasının hiç olmadığı belirlenirken, Samsun’da uygulanan tedavi sonrası sağlığına kavuştu. Yüzündeki kırışıklıklardan kurtulmak için memleketinde bir güzellik merkezine giden Gürcistan uyruklu G.A. (55), orada uygulanan ilk enjeksiyonun ardından kaş ve göz kapağındaki ani düşüşle sarsıldı. Uzmanların "geçici bir yan etki" demesi üzerine yine Gürcistan’da ikinci kez koltuğa oturan talihsiz kadın, doz azaltılmasına rağmen aynı sonucu alınca çareyi Türk hekimlerine başvurmakta buldu. Medicana International Samsun Hastanesi’ne gelen G.A., Kulak, Burun, Boğaz Kliniğinde tedavi edilerek sağlığına kavuştu. "Kaş çatmaya yarayan kasın olmadığını gördük" Samsun’da vakayı inceleyen Kulak, Burun, Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Nesrettin Fatih Turgut, sorunun standart bir botoks komplikasyonu olmadığını fark etti. Hastadaki asimetrinin izini süren Dr. Turgut ve ekibi, ultrason ve EMG testleriyle çarpıcı bir sonuca ulaştı. Muayenede de normalin dışında bir durum sezdiğini ifade eden Doç. Dr. Turgut, "İncelemelerimiz sonucunda, kaş çatmaya yarayan ’korugatör’ kasının hastanın bir tarafında hiç var olmadığını gördük. Doğuştan gelen bu anatomik farklılık, standart botoks noktalarının o bölgede ters tepmesine neden oluyordu. Hastanın anatomik haritası çıkarıldıktan sonra botoks planı sil baştan değiştirildi. Kasın bulunmadığı noktalar pas geçilerek, tamamen kişiye özel bir enjeksiyon stratejisi izlendi. Sonuç ise mükemmel oldu. Hasta hem kırışıklıklarından kurtuldu hem de üçüncü kez göz kapağı düşüklüğü yaşamaktan kurtuldu" dedi. Öte yandan bu nadir vakanın, estetik dünyası için de önemli bir ders niteliğinde olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Turgut, her yüzün kendine has bir anatomisi olduğunu ve botoks gibi işlemlerin ezbere yapılmaması gerektiğini vurguladı. Literatüre girecek bu vaka üzerinden uyarılarda bulunan Turgut, "Estetik operasyonlar sadece bir uygulama değil, bir tıp sanatıdır. Anatomik varyasyonlar her zaman hesaba katılmalı ve işlemler uzman hekimler tarafından gerçekleştirilmelidir" şeklinde konuştu. "Türk hekimleri sayesinde sağlığıma kavuştum" Ekran önünde bir iş yapan ve yaşadığı estetik kaza sonrası özgüvenini kaybettiğini dile getiren G.A., "Artık aynalara küsmüştüm ve tekrar botoks yaptırmaya çok korkuyordum. Ancak Fatih Bey’in detaylı incelemesi ve doğru teşhisi bana güven verdi. Türk hekimlerinin tecrübesi ve bilime dayalı yaklaşımı sayesinde sağlığıma kavuştum" diye konuştu. Literatürde çok nadir rastlanan bu ’tek taraflı kas eksikliği’ vakası, bilimsel bir makale olarak da tıp dünyasına sunuldu.
Mardin MARSU, Kabala Mahallesi’nde atıksu hattı döşeme çalışmalarını tamamladı Mardin Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü, Artuklu ilçesine bağlı Kabala Mahallesi’nde yeni imar alanları ve altyapısı bulunmayan yerleşim yerlerinin ihtiyaçlarına yönelik başlattığı atıksu hattı döşeme çalışmalarını tamamladı. Mardin Büyükşehir Belediyesi MARSU Genel Müdürlüğü, Mardin’in güçlü bir altyapıya kavuşması, yeni imar alanlarıyla artan ihtiyaçların karşılanması ve mevcut altyapının modernize edilerek sürdürülebilir hizmet sunulması amacıyla, belirlenen ihtiyaçlar doğrultusunda yatırım programındaki projeleri hayata geçirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Artuklu ilçesine bağlı Kabala Mahallesi’nde, yeni imar alanları ve altyapısı bulunmayan yerleşim alanlarının ihtiyaçlarına yönelik başlatılan atıksu hattı döşeme çalışmaları bitirildi. Yürütülen çalışmalarda 2 bin 300 metre uzunluğunda, 200 milimetre çapında atıksu hattı imalatı gerçekleştirildi. Çalışmalardan memnuniyetlerini dile getiren vatandaşlar, taleplerinin karşılanmasından dolayı MARSU’ya teşekkür etti. MARSU Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, şehrin dört bir yanında vatandaşların yaşam kalitesini artırmak hedefiyle yeni yatırımların hayata geçirildiği, bunun yanı sıra yıllardır süregelen sorunların kalıcı olarak çözüme kavuşturulması için çalışmaların sürdüğü belirtildi.