GÜNDEM - 25 Ocak 2026 Pazar 13:12

Usta tiyatrocu Haldun Dormen için Harbiye’de tören düzenlendi

A
A
A
Usta tiyatrocu Haldun Dormen için Harbiye’de tören düzenlendi

Türk Tiyatrosu’nun duayen ismi Haldun Dormen adına Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde tören düzenlendi. Törene sanat camiasından birçok isim katıldı. Törende konuşma yapan Dormen’in oğlu Ömer Dormen, "Dormen ailesi kocaman bir aile oldu. Benim de, çocukluğumdan beri yüzlerce abim, ablam, şimdi de kardeşlerim oldu. O hep üretti. Hastanede 6 ay yattı. 6 ayda iki oyun 1 tane kitap yazdı. Ölene kadar üretmek nedir, hepimize gösterdi" dedi.


Geçtiğimiz günlerde 97 yaşında hayatını kaybeden Türk Tiyatrosu’nun usta ismi Haldun Dormen için Harbiye’de bulunan Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde tören düzenlendi. Törene, Kültür ve Turizm Bakanı Yardımcısı Nadir Alparslan, sanatçı Nevra Serezli, oyuncu Halit Ergenç, seslendirme sanatçısı Göksel Kortay, sanatçı Erol Evgin, tiyatro oyuncusu Murat Ovalı ile çok sayıda sevenleri ve vatandaşlar katıldı. Düzenlen törende saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından sahnede büyük alkışlar tutuldu, sevenleri ise gözyaşlarına boğuldu. Öte yandan törende, Haldun Dormen anısına hazırlanan bir VTR gösterildi.


"Tek bir ömre onlarca ömrü sığdırmış bir insandan bahsediyoruz"


Törende gözyaşlarıyla bir konuşma yapan Halit Ergenç, "Bugüne kadar ki en zor ama en onurlu görevlerimden biri. Bunun için sizlerle karşı karşıyayım. Bizim çok değerli hocamız, dostumuz, arkadaşımız, yol gösterenimiz Haldun Dormen ile onun kendisini adadığı bu sahneyi hayatımızda son defa paylaşıyoruz. Bu töreni de yine ondan öğrendiğimiz şekilde, lafı fazla uzatmadan, tempoyu düşürmeden, doğaçlamaya kaçmadan, mümkün olduğu kadar yapılan programa onun bize öğrettiklerine sadık kalarak bitirmeye gayret edeceğiz. O hepinizin Haldun Dormen’iydi, hepimizin. Herkesin onunla ilgili mutlaka söyleyecek saatleri, anılacak anıları var. Çok özel anları var. Tek bir ömre onlarca ömrü sığdırmış bir insandan bahsediyoruz. Hangimiz ne kadar onun için ne anlatsak azdır ve eksik kalır" şeklinde konuştu.


"Onu anlatmak için sayfalar dolusu kitaplar yazsanız mümkün değil"


Ayrıca, Göksel Kortay, da yaptığı konuşmada, tiyatronun ışığının söndüğünü belirterek, "Karanlıkta kaldık. Biz bugün buraya onu son kez alkışlamaya, Türk Tiyatrosunun yaşayan ismi, kilometre taşlarından biri, parlak yıldızı Haldun Dormen’i uğurlamaya geldik. Haldun Dormen’i anlatmak o kadar zor ki, üstelik zaman kısıtlaması var. Onu anlatmak için sayfalar dolusu kitaplar yazsanız mümkün değil. Ben onun çok önemli iki özelliğini anlatmak istiyorum; Hiç keşkeleri yoktu. En olumsuz olayda bile derhal bir beyaz sayfa açar, ‘evet şekerim şimdi ne yapıyoruz?’ Derdi. Asla arkasına bakmazdı. İnatla, inançla, cesaretiyle, hayalleriyle hep ileriye yürürdü. Hiç dönüp bakmazdı. Bir diğer özelliği, paylaşımcılığıydı. Her şeyi paylaşırdı. Yaşamını, evini, sofrasını, yemeğini, tiyatrosunu, bilgilerini, yani paylaşabileceği ne varsa paylaşırdı. Bir de yaşam biçimini paylaşırdı ama bunu öyle belirgin bir şekilde yapmazdı" dedi.


Sahnede konuşan sanatçı Nevra Serezli, "Haldun Dormen’in Türk Tiyatrosuna katkılarını saymakla bitmez. Onu daha iyi konuşma yapan birileri anlatabilir diye düşündüm. Çok üzgünüm geçmişimi, hocamı, yönetmenimi, rol arkadaşımı, yazarımı, dostumu kaybettim. Eğlendiğim, dertleştiğim, fikir aldığım insanı kaybettim. Mutluluğuma sebep olan insanı kaybettim. Ben Metin’in diğer yarısını kaybettim. 13 yıldır büyük acılar çekmiştim. Maalesef şimdi yine aynı acıyı çekiyorum. Hepimizin başı sağ olsun" diye konuştu.


Öte yandan sanatçı Erol Evgin de sahnede yaptığı konuşmasında, "Lise yıllarında Dormen Tiyatrosunun müdavimiydim. Her oyuna giderdim, gerçekten müthişti oyunları. Haldun Dormen hayranıydım. Modern Türk Tiyatrosuna katkıları sonsuzdur. Eleştirilerini o kadar zarif, o kadar kibarca dile getiren bir başka kimseyi tanımıyorum. Çok şey öğrendim ondan, sadece sahnede değil, insanlık olarak ta çok şey öğrendim. Sahnede öğrendiğim birçok şeyi sahnelerde bugün kullanıyorum. İnsan olarak ta, bir davetin ertesi günü telefon etmeyi Haldun Dormen’den öğrenmiştim. Çok zarif, çok özel bir insandı" dedi.


"O kapsayıcı davranışıyla hepimizi o tutkunun bir parçası yaptı"


Haldun Dormen’in oğlu Ömer Dormen ise, "Herkesin Haldun abisi, dostu, hocası ama o benim babam. Kabul ediyorum tiyatro onun önceliğiydi, tutkusuydu ama o tutkuyu herkesi dışarıda bırakarak yaşamadı. O kapsayıcı davranışıyla hepimizi o tutkunun bir parçası yaptı. Dormen ailesi kocaman bir aile oldu. Benim de, çocukluğumdan beri yüzlerce abim, ablam, şimdi de kardeşlerim oldu. Çok kocaman bir aile olduk. O hep üretti. Hastanede 6 ay yattı. 6 ayda iki oyun 1 tane kitap yazdı. Ölene kadar üretmek nedir, hepimize gösterdi. Bu törenin onun ruhuna ve asaletine uygun olması için çok çaba sarf ettik" şeklinde konuştu.


Edirnekapı Şehitliği’nde toprağa verilecek


Haldun Dormen, Teşvikiye Camii’nde öğle namazının ardından kılınacak cenaze namazının ardından, Edirnekapı Şehitliği Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ordu ODÜ, dünya üniversiteleri sıralamasında yükselişini sürdürüyor Ordu Üniversitesi (ODÜ), Times Higher Education (THE) 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması’na göre 2 alanda dünyadaki en iyi üniversiteler arasında yer aldı. Uluslararası alanda dünyanın önde gelen yükseköğretim derecelendirme kuruluşlarından biri olan Times Higher Education (THE), küresel ölçekte belirli bir standardı yakalayan 2 bin 191 üniversitenin verileriyle hazırladığı "Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması 2026" raporunu açıkladı. Üniversitelerin farklı akademik kriterlere göre değerlendirildiği sıralamada Ordu Üniversitesi, 2 alanda dünyanın en başarılı yükseköğretim kurumları listesine girdi. Tıp ve sağlık bilimlerinde 1001+, yaşam bilimleri alanında ilk 1000 üniversite arasında Ulusal ve uluslararası alandaki akademik başarısını sürdüren ODÜ, 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması’na göre tıp ve sağlık alanında 1001+, yaşam bilimleri alanında ise dünyadaki ilk 1000 üniversite arasında yer alma başarısı gösterdi. Bunun yanı sıra Ordu Üniversitesi ’THE 2026 Konulara Göre Sıralamalar’da Türkiye’den 43 üniversitenin listelendiği yaşam bilimleri alanında 16’ncı sırada yer aldı. ODÜ’nün planlarında yükseliş Üniversitelerin eğitim kalitesi, araştırma ortamı, araştırma kalitesi, sanayi ile iş birliği ve uluslararası görünümünün değerlendirildiği sıralamaya göre Ordu Üniversitesi, söz konusu temel alanlardaki puanını 2025 sıralamasına göre artırdı. Araştırma kalitesi alanında 2025 sıralamasına göre 24.2 puan alan Ordu Üniversitesi, 2026 sıralamasında bu puanını 27.8’e, sanayi iş birliği alanındaki puanını 16.7’den 17.2’ye, uluslararası görünümde 18 olan puanını ise 19.4’e yükseltti. "Başarıyı daha ileriye taşımak için kararlılıkla çalışacağız" Rektör Prof. Dr. Orhan Baş yaptığı açıklamada, "Üniversitemizin Times Higher Education Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması’nda önemli bir başarı elde etmesi araştırma ve kalite odaklı eğitim anlayışımızın somut bir göstergesidir. Ordu Üniversitesi olarak ulusal ve uluslararası alanda akademik gelişimimizi daha üst seviyelere taşımak için çalışmalarımızı karalılıkla sürdürmeye devam ediyoruz. Bu başarıda emeği geçen tüm akademik ve idari personelimize teşekkür ediyorum" dedi.
Manisa Manisa Kurtuluş Müzesi kentin tarihine ışık tutuyor Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı gerçekleştirilen Manisa Kurtuluş Müzesi, kentin tarihi hafızasını yaşatarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Cumhuriyet’in 102’nci yıl dönümünde açılan müze, kurtuluş sürecini belge, görsel ve canlandırmalarla anlatarak milli mücadele ruhunu aktarıyor. Manisa’nın yakın tarihine tanıklık eden, kurtuluş mücadelesinin izlerini bugüne taşıyan Manisa Kurtuluş Müzesi, Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen önemli bir kültür ve hafıza mekânı olarak ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun katılımıyla 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda açılışı gerçekleştirilen müze, Manisa’nın 1918-1923 yılları arasında yaşadığı işgal sürecini, Kuvayımilliye mücadelesini ve kurtuluşun ardından yeniden ayağa kalkışını belge, görsel, panorama ve canlandırmalarla ziyaretçilere aktarıyor. Kuvayı Millîye mücadelesinin hafızası Müze, Birinci Dünya Savaşı sonrası işgale uğrayan Manisa’nın 3 yıl 3 ay 14 gün süren işgal döneminde yaşadığı tüm zorluklara tanıklık ediyor. Bu süreçte, kurtuluş mücadelesini kazanma gayesiyle halkın birbirine kenetlenmesi, işgal kuvvetlerinin şehirden çekilirken Manisa’yı planlı bir şekilde yakıp yıkması ve Türk ordusunun zaferi sonrası şehrin yeniden inşa edilme süreci ziyaretçilerle paylaşılıyor. Felaket günlerinin isimsiz kahramanlarının hatıralarını yaşatmayı amaçlayan müze; yaşamlarını, ailelerini ve çocuklarını bağımsızlık ülküsü için tehlikeye atan halkın mücadelesini, tanıklık edilen tüm acı ve zorluklara rağmen umudun hiç yitirilmediği bir ruhla anlatıyor. Dünyaca ünlü mimarlık dergileri ve sosyal medya sayfalarında yer aldı Manisa Kurtuluş Müzesi, yalnızca içerdiği tarihi anlatımla değil, mimari yapısıyla da dikkat çekiyor. Müze, son dönemde dünyaca ünlü mimarlık dergilerinde yer alan yazılarla uluslararası alanda da ilgi gördü. Binlerce takipçisi bulunan sosyal medya hesaplarında yapılan paylaşımlarla da geniş kitlelere ulaşan müze, hem Türkiye’de hem de uluslararası platformlarda ilgi odağı haline geldi. Manisa’nın kurtuluş mücadelesini tüm yönleriyle anlatan Manisa Kurtuluş Müzesi, tarih bilincini güçlendirmek ve ortak hafızayı canlı tutmak isteyen tüm ziyaretçilerini bekliyor.
Bursa Çocuklar Osmangazi’de sanat dolu günler yaşıyor Osmangazi Belediyesi, çocukların sömestr tatilini verimli, eğlenceli ve öğretici bir şekilde geçirmesi için Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde birbirinden renkli etkinlikler düzenliyor. Tatil boyunca devam eden Çocuk Kitabı Çizim Atölyesi, miniklerin hayal dünyasını zenginleştirirken sanata olan ilgilerini de pekiştiriyor. Osmangazi Belediyesi tarafından Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde gerçekleştirilen Çocuk Kitabı Çizim Atölyesi, renkli görüntülere sahne oldu. Atölye boyunca minik sanatçılar, hayal güçlerini kalem ve boyalarla buluştururken kendi masal dünyalarını kağıda aktardı. Renklerin coşkusu çocukların yüzlerindeki tebessümle birleşirken, her çizgi ve her fırça darbesi yeni bir hikayenin kapısını araladı. Yürütülen çalışmalar kapsamında çocukların karakter tasarlamayı, sahne kurgulamayı ve bir kitabın görsel dilini oluşturmayı öğrendiğini söyleyen kurs eğitmeni Kerem Taydaş, "Dört hafta boyunca sürecek bu atölyede çocuklar, kendi yazdıkları hikayeleri yine kendi çizimleriyle birleştirerek gerçek bir kitap haline getirme fırsatı bulacaklar. Şu anda bu etkinliği iki seans halinde yürütüyoruz. Cumartesi günleri saat 11.00’de, pazar günleri ise saat 14.00’te atölyemiz devam ediyor. Çocukların hem üretip hem de çok keyifli vakit geçirdiğini görmek bizi ayrıca mutlu ediyor. Bu güzel etkinliğin hayata geçmesinde emeği olan herkese yürekten teşekkür ediyorum" diye konuştu. Birlikte üretmenin mutluluğunu yaşayan çocuklar ise atölyede oldukça keyifli vakit geçirdiklerini vurguladı.