ASAYİŞ - 14 Şubat 2026 Cumartesi 10:18

Ümraniye’de 2’nci cinayeti ortaya çıkaran başvuruyu yapan avukatlar konuştu: "22 Ocak’ta ülkesine dönmek istedi"

A
A
A
Ümraniye’de 2’nci cinayeti ortaya çıkaran başvuruyu yapan avukatlar konuştu: "22 Ocak’ta ülkesine dönmek istedi"

Ümraniye’de dehşet evindeki 2’nci cinayet ortaya çıkarken olayda 2’nci kadına yönelik kayıp başvurusunu yapan Özbek Kadın Hakları Derneği Avukatları Ezgi Ekin Arslan ve Cevat Bozkurt yaşananları anlattı. Avukatlar, "Aynı valiz, bu valizde 2 cesedin taşınmış olması, ceset için emniyet araştırma yapıyor, 400 bin tona yakın bir çöp ayrıştırma gerçekleştirilmiş. Zanlıların tanışması 15-20 gün arasında, 15 günlük tanışıklıkla 2 kadını katledebileceklerine pek ihtimal vermiyoruz. 22 Ocak’ta Sayyora, Özbekistan’dan bir arkadaşını arıyor, ‘Mutlu değilim, bilet alın, döneceğim’ diyor. Sonra fail, bu arkadaşı arıyor, ‘Kalmaya devam edecek’ diyor, sonra da acı olay. Başvurularımız olana kadar 2’inci kadının varlığından haberdar değiller. Bu faillerle başka kadınlar irtibat kurdu mu, kayıp vakaları var mı, araştırılmasını istiyoruz. Belki de başka kadın cinayetleri de açığa çıkacak" dedi.


İstanbul’un Şişli ilçesinde 24 Ocak’ta cesedi parçalar halinde bulunan Durdona Khokimova’nın öldürüldüğü Ümraniye’deki dehşet evinde bir kadının daha öldürüldüğü ortaya çıktı. Edinilen bilgiye göre Sayyora Ergashaliyeva’nın Özbekistan’da yaşayan ailesi, 23 Ocak’tan sonra kızlarından haber alamamaları üzerine Türkiye’deki Özbek Kadın Hakları Derneği’ne ulaştı. Dernek Başkanı Azade İslamova ve Derneğin Avukatları Ezgi Ekin Arslan ile Cevat Bozkurt’un aileyle görüşmesi ve Durdona Khokimova’nın öldüğü evde bulunduğu şüphesi üzerine aileye yapabilecekleri hakkında bilgi verildi. Sonrasında ise 5 Şubat’ta Türkiye’ye gelen aile ile 6 Şubat’ta Savcılığa başvuru yapıldı. Durdona Khokimova cinayeti ve genç kadından alınamaması üzerine derinleştirilen soruşmada genç kadının da vahşice öldürüldüğü ortaya çıktı. 24 Ocak günü D.A.U.T. ve G.A.K’nın aynı evden defalarca siyah çöp torbaları ile çıkış yaptıkları, tekrar adrese dönmeleri ve beyaz renkli bir valizi taşımaları güvenlik kamerasına yansıdı. Yaptıkları kayıp başvurusu sonrası cinayet ortaya çıkarken, Dernek Başkanı Azade İslamova ve Derneğin Avukatları Ezgi Ekin Arslan ile Cevat Bozkurt süreci ilk kez İhlas Haber Ajansı muhabirine anlattı. Olayda 2 kadının cesedinin parçalara ayrılması sonrası taşınmasında aynı valizin kullanıldığı ifade edilirken 22 Ocak tarihinde Ergashaliyeva’nın ülkesine dönmek için bir arkadaşını aradığı ancak failin kişiyi tekrar arayacak dönüş bileti almamasını söylediği iddialarında bulunuldu.


"Başvurumuzla geçmişe dönük kamera kayıtları incelendi"


‘Durdone Hanım’ın 24 Ocak’taki cinayetini tüm Türkiye ile birlikte bizde öğrenmiş olduk’ diyerek sözlerine başlayan Avukat Ezgi Ekin Arslan, "Çok kısa bir süre sonra aile tarafından Özbek Kadın Hakları Derneği Başkanımıza ulaşıldı. Kızlarına da aynı tarihler arasında ulaşamadıklarını ilettiler. Gerekli süreçleri başlatmak için onları Dışişleri Bakanlığı’na yönlendirdik, kayıp müracaatında bulundular. Aile ile iletişime geçerek bir an önce Özbekistan’dan buraya gelmelerini sağladık. 6 Şubat itibariyle resmi olarak kayıp başvurularını Türkiye üzerinden başlatmış olduk. Savcılığa hem kayıp ihbarını hem olaya ilişkin bilgilerimizi aktardığımız bir süreç yaşadık. Savcılık ivedilikle işlemlere başladı. Başvurumuzla geçmişe dönük kamera kayıtları incelendi ve başka bir kadının olma şüphesi o noktadan sonra araştırıldı. Sayyora Hanım da o evde 23’ü 24’e başlayan gece bir vahşice cinayete kurban gitmiş. Cesedi de yine 24 Ocak tarihinde yine o evden çıkmış. Ailesi gözü yaşlı bir şekilde kızlarının bedenini bekliyor. Aileye ‘2 hafta önce kızınız bir çöp konteyner’ına atıldı ve şu an ona ulaşmamız çok da mümkün değil’ diyemiyoruz. ’Beden bulundu’ haberleri var, bu gerçek değil. Umuyorum ki bulunur, aileye teslim edilir" dedi.


"22 Ocak’ta arkadaşını arıyor, ülkeme dönmek istiyorum diye"


‘Durdona Hanım’ın o evde yaşamadığını biliyoruz’ diyen Avukat Ekin Arslan, "Durdona Hanım’ın 2 tane kız çocuğu, bir tane erkek çocuğu var, eşiyle yaşıyor. Sayyora ile Durdona Hanım’ın bir mont alışverişi sırasında tanıştığını biliyoruz. Sayyora’nın faille Özbekistan’dan tanışıklıkları olduğunu biliyoruz. 22 Ocak tarihinde Sayyora Hanım, Özbekistan’dan bir arkadaşını arıyor, ‘Burada mutlu değilim, ülkeme dönmek istiyorum ancak herhangi bir bilet alabilecek durumum yok. Bana Özbekistan bileti alın, döneceğim’ diyor. 5-6 saat sonra fail, bu arkadaşı tekrar arıyor, ‘Bizim aramızdaki sorunlar halloldu, Sayyora burada kalmaya devam edecek’ diyor. Sonrada 24 Ocak tarihindeki acı olayı biliyorsunuz. Belki de bu 2 kadının cinayetinden sonra başka kadın cinayetleri de açığa çıkacak, bunu bilemeyiz. Soğukkanlılıkla 2 kadını parçalara ayırıp çöp konteynerlarına atıp ülkeden çıkmaya çalışan 2 tane fail biliyoruz. Bu faillerle başka kadınlar irtibat kurdu mu, başka kayıp vakaları var mı, ne yazık ki bilmiyoruz. Aile buraya gelmeseydi ne olacaktı; Sayyora’dan hiçbir zaman haber alamayacaktık" diye konuştu.


"Başvurularımız olana kadar herhangi bir 2’inci kadının varlığından haberdar değiller"


‘Aile 5’nde geldi, 6’sında da gerekli işlemleri yapmak için savcılığa suç duyurusunda ve kayıp ihbarında bulunduk’ diyerek sözlerine başlayan Avukat Cevat Bozkurt, "Biz ihbarda bulunduktan sonra araştırmalara başlandı. Önce elbette kayıp olarak aranıyordu sonra şüpheliler ifadeye alındı, sorgularında maalesef ki Sayyora Hanım’ı katlettiklerini itiraf ettiler. Duyduğumuz bilgiler; önce 23’ü ile 24’ü gecesi Sayyora Hanım katlediliyor, sonra zanlılar tarafından cesedi parçalara ayrılıyor. Cesedin bir kısmı bulundukları ikametin yakınındaki bir çöp konteyner’ına, kalan kısmı ise Fatih ilçesinde bir konteyner’a atılıyor. Sonra bu götürdükleri valizi boşattıktan sonra valizle eve geri dönüyorlar. Sayyora Hanım’dan Durdona Hanım’a mesaj atarak gelmesini sağlıyorlar. Aldığımız duyuma göre Durdona Hanım’ın cesedini toplayıcının bulmasından yaklaşık 5 dakika sonra, eğer 5 dakika daha geç kalsaydı Durdona Hanım’ın da cesedinin bulunamama ihtimali vardı. Zira arkasından çöp kamyonu geldiğinin bilgisi var. Emniyet bunu duyar duymaz toplamaları durduruyor. Valizin içinde çöp konteyner’ında başka cesede ait bir parça bulamadıkları için olayın sadece bir cinayet vakası olduğunu düşünüyorlar. Bizim başvurularımız olana kadar herhangi bir 2’inci kadının varlığından haberdar değiller. Daha sonra sorguda ortaya çıktığı için soruşturmayı derinleştirdiler" şeklinde konuştu.


"Cesedi aranıyor, şimdiye kadar 400 bin tona yakın bir çöp ayrıştırma gerçekleştirilmiş"


Sözlerini sürdüren Avukat Bozkurt, "Kamera kayıtlarını elde ettiler, itirafla kamera kayıtlarıyla 12-13 saat önce kadar Sayyora Hanım’ın katledildiği bilgisine ulaştılar. Aynı valiz, bu valizde 2 cesedin taşınmış olması, anne babanın DNA’sını aldırttık. İstanbul çok büyük bir il, özellikle cesedin bir parçasının Anadolu bir parçasının Avrupa Yakası’nda olması çöp toplama alanlarının 2 yaka için farklı noktalar olması, bulunma ihtimalini çok düşük olasılıklara düşürdü. Emniyet hala araştırma yapıyor şimdiye kadar 400 bin tona yakın bir çöp ayrıştırma gerçekleştirilmiş, emniyet arıyor, umarız ki bulunur. Zanlılardan birinin uzun zamandır ülkemizde ikamet etiğini biliyoruz, diğer zanlı ise ülkemizde 1 aydır gelmiş durumda. Zanlıların tanışması 15-20 gün arasında tanıştıktan sonrada aynı evde yaşamaya başlıyorlar, bildiğimiz bu. Gerek cinayetin işlenişi, kurtulma yöntemi bakımından bu cinayetin ilk olmayabileceğinin de değerlendirilmesini istiyoruz. 2 katil zanlısının da 15 günlük bir tanışıklıkla 2 kadını katledebileceğine de pek ihtimal vermiyoruz. Daha önceden planlanmış bir şey olabilir. Olayın arka perdesinde de bir şey çıkabileceğine inanıyoruz. Özbekistan resmi kanallarından ülkelerinde de böyle bir suça karıştıklarına ilişkin geri dönüş olmadı. Aile çok acılı, hala ülkemizdeler, naaşının bulunacağına çok inançları var, toprağa vermek istiyorlar. Elbette katil zanlılarının alabileceği en yüksek cezayı almalarını istiyorlar. Bir daha topluma karışmamalarını istiyorlar. Sayyora ile zanlılardan birinin daha önce memlekette tanıştığını biliyoruz" ifadelerini kullandı.


"İlk cinayetten 2 gün sonra ailesi ulaştı"


Durdona Khokimova cinayetinden sonra ailenin kendilerine ulaştığını aktaran Özbek Kadın Hakları Derneği Başkanı Azade İslamova, "2 gün sonra ailesi bana ulaştı, Kızımız kayıp, kızımız da orada olabilir’ gibi tahminlerde bulundular. Gerekeni söyledik, onlar oradan kayıp müracaatında bulunurken biz buradan pasaport bilgileriyle asliyeden avukatlarımızla birlikte kızımızın dosyada ekli mi diye araştırmak istedik ama gizlilik kararı olduğu için haber olmadığını söylediler. Ailesinden buraya gelmesini rica ettik, bu işlemi sizsiz yapamayacağız. Aile çok çok ağır bir süreçte. Hem psikoloji hem hukuki destek veriyoruz. Bir günde 2 cinayet olması bizi de artık çok korkuttu. Sadece istekleri; Özbekistan’a nasıl gedeceğiz bir bedeni olsaydı, ulaşamadan gitmeyeceğiz, bekleyeceğiz, bulunmasını istiyoruz’ diye bekliyorlar" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Sevgisini çiçekle anlatanlar çiçek tercih ediyor Konya’da 14 Şubat Sevgililer Günü dolayısıyla çiçekçilerde hareketlilik sürüyor. Vatandaşlar, sevgilerini ifade etmek için en çok çiçek göndermeyi tercih ediyor. 14 Şubat Sevgililer Günü dolayısıyla çiçekçilerde hareketlilik yaşanıyor. Sevdiklerine çiçek hediye etmek isteyen vatandaşlar sabah saatlerinden itibaren sipariş verirken, esnaf artan talebe karşılık verebilmek için günler öncesinden hazırlıklarını tamamladı. En fazla kırmızı gül tercih edilirken, papatya ve kır çiçeği buketleri de ilgi görüyor. Buket fiyatları bin liradan başlarken, kır çiçekleri buketleri ise 700 liradan talep görüyor. Çiçekçilerde siparişler gün boyu devam ediyor. Konya’da çiçekçilik yapan Metin Dikici, sevgililer gününden dolayı hareketliliğin oldukça fazla olduğunu belirterek, "Özellikle bu günlerde bizim telaşımız çok fazla oluyor. Biz genellikle müşterilerimizin de bu günlere gelmeden hemen birkaç gün öncesinde isteklerini bize belirtip mağduriyet yaşamamasını planlıyoruz. Bu günlerde genellikle sevgililer gününde gül gidiyor. Kırmızı gül, beyaz gül, ağırlıklı olarak gül satıyoruz. Yaklaşık işte 800-900 adet gül satışımız oluyor. Özel gün geldiğinden dolayı gelen güllere ve gelen çiçeklere talep fazla olduğu için fiyatlar da ona göre maalesef ki fazla oluyor. Ayrıca papatyalar gidiyor, kır çiçekleri, buketleri gidiyor. Ama herkesin favori tercihi gül. Ortalama buketler bin-bin 500 liradan başlıyor. Daha ufak boylu kır çiçekleri buketleri 700-800 liradan başladığı oluyor" dedi. Çiçek almanın yaşının olmadığını söyleyen Metin Dikici, "60-65 yaşındaki amcalarımız da saksı çiçeği ya da tek gül, kırmızı gül buketi, kişinin isteğine göre burada hazırlık yapıyoruz. Bazıları farklı kişiye özel tasarımlar istiyor. Onlarda da tabii ki de yardımcı oluyoruz. Hediye kutusu da yapıyoruz. Kalpli kutularımız var. Örneğin yarısına gül, yarısına çikolata ya da işte baş harfi yazılan etrafı kırmızı güllerle baş harfi örnek veriyorum ’S’, S’yi de beyaz güllerle şık bir aranjmanda tasarlıyoruz" diye konuştu.
Malatya Röveşata golünün kahramanları ödüllendirildi Malatya’da Okul Sporları futbol müsabakalarında attığı röveşata golüyle dikkat çeken Ensar Gölgeli ile asisti yapan Yiğit İlyas Bingöl, Malatya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından ödüllendirildi. Malatya’da düzenlenen Okul Sporları futbol müsabakalarında Atatürk Ortaokulu ile Sümer Ortaokulu arasında oynanan karşılaşma, tribünleri ayağa kaldıran bir gole sahne oldu. Yiğit İlyas Bingöl’ün ceza sahasına gönderdiği isabetli orta, Atatürk Ortaokulu kaptanı Ensar Gölgeli tarafından havada tamamlandı. Topun yere değmesine izin vermeden yapılan röveşata vuruşu ağlarla buluşurken, tribünlerde büyük coşku yaşandı. Golün görüntüleri kısa sürede sosyal medyada yayılırken, genç sporcular spor kamuoyunun da dikkatini çekti. Karşılaşmada yaşanan bu özel anın ardından röveşata golünün sahibi Ensar Gölgeli ile asisti yapan Yiğit İlyas Bingöl, Malatya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen törenle ödüllendirildi. Törende konuşan Malatya Gençlik ve Spor İl Müdürü Ebu Bekir Kayhan, genç sporcuların başarısını takdir ederek, "Genç sporcularımız Yiğit İlyas Bingöl ve Ensar Gölgeli’nin disiplinli çalışması, cesareti ve yeteneği gerçekten takdire şayan. Modern tesislerimizin altyapısından yetişen sporcularımız Türk futbolu adına umut veriyor. Hiçbir başarı tesadüfi değildir her başarının altında mutlaka bir çalışma ve gayret vardır" dedi. Profesyonel futbolcu olmayı hedeflediklerini belirten 13 yaşındaki genç sporcular, pozisyonun tesadüf olmadığını ifade etti. Röveşata golüne imza atan Ensar Gölgeli, pozisyon öncesinde aralarında konuştuklarını belirterek, "Pozisyon öncesinde arkadaşıma ‘Ben içeriye doğru koşu atacağım, bana kavisli orta at’ demiştim. Röveşata vuruşunu bu maça özel planlamadım ancak böyle bir golü her zaman hayal ettim" diye konuştu. Yeşilyurt U14 Gençlik Grubu’nda forma giyen Yiğit İlyas Bingöl orta sahada Sergio Busquets’i, Ensar Gölgeli ise Arda Güler’i örnek aldığını söyledi. Genç sporcular, hedeflerinin "Dört Büyükler"de forma giymek ve Milli Takım’a yükselmek olduğunu kaydetti. Ödül töreni, sporculara çeşitli hediyeler verilmesi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Bursa Osmangazi Belediyesi’nden fırınlara ve tatlıcılara Ramazan denetimi Osmangazi Belediyesi Zabıta ekipleri, Ramazan öncesinde fırın, pastane ve tatlı imalathanelerinde denetimlerini artırarak hijyen, ruhsat ve fiyat kontrollerine ilişkin ilçe genelinde kapsamlı incelemelerde bulundu. Osmangazi Belediyesi’ne bağlı İş Yeri ve Çevre Sağlığı Denetim Birimi ile Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Ramazan ayı öncesinde vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşabilmesi amacıyla ilçe genelinde kapsamlı denetimler gerçekleştirdi. Tatlı imalathaneleri, pastaneler, fırınlar ve gıda satış noktaları tek tek kontrol edilerek işletmelerin mevzuata uygunluğu detaylı şekilde incelendi. Ramazan hazırlıkları kapsamında çalışmalarını yoğunlaştıran ekipler, denetimlere işletmelerin ruhsat ve belge kontrolleriyle başladı. Ardından üretim alanları, depolar ve satış bölümlerinde hijyen standartları mercek altına alındı. Çalışanların kişisel temizliği, kullanılan ekipmanların uygunluğu ve üretim yapılan yerler titizlikle değerlendirildi. İmalathanelerde kullanılan hammaddelerin saklama alanları ile ürünlerin gramajları kontrol edilirken, tüketici haklarının korunması amacıyla fiyat etiketleri ve satış kuralları da denetlendi. Ayrıca gıda satışı yapılan marketlerde fahiş fiyat uygulamaları, gramaj eksiklikleri ve iştigal dışı ürün satışı gibi konularda incelemelerde bulunuldu. Gerçekleştirilen kontrollerde mevzuata aykırı durum tespit edilen işletmeler hakkında gerekli yasal işlemler uygulanırken, eksikliklerin giderilmesi için uyarılar yapıldı. Denetimi yapılan ve mevzuatlara uyduğu belirlenen imalathanenin müdürü Enes Osman, denetimlerin sıklıkla yapılması gerekliliğine işaret ederek, "Osmangazi Belediyesi’nin yaptığı denetimlerden gayet memnunuz. Daha sık olması gerekiyor tabii ki biz de işimizi doğru yaptığımızı gösterebilelim. Müşterilerde bunu güvence altında görebilsin." ifadelerini kullandı. Osmangazi Belediyesi’nin ilçe sakinlerinin sağlığını gözeterek yaptığı denetimler Ramazan ayı boyunca da devam edecek.