SAĞLIK - 26 Ocak 2026 Pazartesi 13:40

Ufuk Özkan’ın sağlık durumu ile ilgili açıklama

A
A
A

Karaciğer yetmezliği teşhisiyle sevenlerini üzen oyuncu Ufuk Özkan’ın tedavisi Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nde sürüyor. Süreç hakkında Medipol Sağlık Grubu’ndan kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla açıklama yapıldı.

Uzun süredir karaciğer yetmezliği ile mücadele eden oyuncu Ufuk Özkan’ın sağlık durumu, uzman hekimler tarafından yakın takibe alındı. Medipol Mega Üniversite Hastanesi Organ Nakli Bölümü’nden Prof. Dr. Murat Dayangaç, Prof. Dr. Remzi Emiroğlu ve Prof. Dr. Onur Yaprak, Organ Nakil Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Esin Gülkaya Anık ve kardeşi Umut Özkan ünlü oyuncunun tedavi sürecine ilişkin kamuoyunu bilgilendirdi.

Tedavi süreci 2023’te başladı

Prof. Dr. Onur Yaprak, tedavi sürecinin ilk olarak 2023 yılı Temmuz ayında başladığını belirterek, Ufuk Özkan’ın siroz ve karaciğer yetmezliği tablosuyla hastaneye başvurduğunu ifade etti. Yaklaşık 14 gün süreyle yatarak tedavi altına alınan hastanın genel durumunun düzelmesi ve o dönem için karaciğer nakli gereksinimi bulunmaması nedeniyle, gerekli ilaç düzenlemeleri yapılarak taburcu edildiğini bildirdi. Hastanın 2024 yılı içerisinde yeniden rahatsızlanarak yaklaşık bir hafta süreyle yatarak tedavi gördüğü, 2025 yılı Ağustos ayında ise yaklaşık 20 gün süren bir tedavi süreci yaşadığı aktarıldı. Bu dönemde yapılan kapsamlı değerlendirmelerin ardından karaciğer nakli yapılması yönünde karar alındığı ve hastanın donör arayışı konusunda bilgilendirildiği ifade edildi.

Ufuk Özkan’ın sağlık durumu ile ilgili açıklama

Gerekli bilgilendirme yapıldı

Özkan’ın 10 Ocak 2026 tarihinde, önceki klinik tablolarına kıyasla daha ağır bir tabloyla hastanemize yeniden başvurduğunu belirten Prof. Dr. Yaprak, "Acilen yatışı gerçekleştirilmiş ve gerekli tedavisine başlanmıştır. Yapılan değerlendirmelerde, karaciğer yetmezliğini gösteren MELD skoru başvuru anında 22 olarak saptanmıştır. Süreç içerisinde, uygun bir canlı donör adayı bulunması halinde gerekli hazırlıkların yapılması gerektiği kendisine yeniden aktarılmıştır" dedi.

Süreç devam ediyor

Süreç içerisinde hastamızın yakınları ve sevenleri tarafından donör olabilmek amacıyla çok sayıda başvuru alındığının altını çizen Prof. Dr. Yaprak, "Hastamızla daha önce yolları kesişmiş eski çalışma arkadaşları arasından, şu ana kadar anatomik ön değerlendirmeleri geçen 3 verici adayı bulunmaktadır. Gerekli tıbbi ve yasal süreçlerin tamamlanmasının ardından donör adayının netleşmesi halinde, tarafımızca yeniden bilgilendirme yapılacaktır. Mevcut aşamada kesinleşmiş bir verici bulunmamaktadır" ifadelerini kullandı.

Meld skoru 14’e düştü

Prof. Dr. Yaprak açıklamalarını şu sözlerle tamamladı: "Donör arayışı devam ederken, hastamız Ufuk Özkan’ın sağlık durumunda da önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Karaciğer yetmezliği tablosunda yeniden iyileşme sağlanmış, 22 olan MELD skoru nakil gerekliliği açısından eşik değer kabul edilen 15’in altına gerileyerek 14’e düşmüştür. Ancak bu klinik iyileşme, hastamızın uygun şartlar oluştuğunda karaciğer nakli yapılması gerektiği gerçeğini değiştirmemektedir. Yoğun ziyaretçi trafiğine bağlı olarak influenza A enfeksiyonu gelişmiş olup, enfeksiyona ait semptomlar giderek azalmaktadır. Hastamızın genel durumu iyi olup izlem ve tedavisine devam edilmektedir."

Ufuk Özkan’ın sağlık durumu ile ilgili açıklama

Yasal süreç tamamlanmadan donör kararı verilmeyecek

Dr. Öğr. Üyesi Esin Gülkaya Anık ise "Öncelikle, ülkemizdeki kanuna göre alıcı ile verici arasındaki ilişki dördüncü derece akrabalık çerçevesine girmemektedir; bu üç donör için de durum böyledir. Bu nedenle öncelikle yasal izin sürecinin tamamlanması gerekmektedir. Tıbbi onay kadar yasal onay da zorunludur. Bu süreç için devletimizin ilgili ve yetkili organları bulunmaktadır ve gerekli izinler alınacaktır" dedi.

Donör olmak için tıbbi ve yasal uygunluk şart

Dr. Öğr. Üyesi Esin Gülkaya Anık, "Yasal izinlerin ardından donörler için uygunluk değerlendirmesi yapılabilecektir. Bir bireyin donör olarak kabul edilebilmesi için hem tıbbi hem de yasal uygunluğun sağlanmış olması gerekir. Gönüllü bir bağışçının organ donörü olarak kabul edilebilmesi için, daha önce de belirtildiği gibi, tıbbi ve yasal tüm süreçlerin eksiksiz şekilde tamamlanması şarttır" dedi.

Üç donör adayı tıbbi olarak değerlendiriliyor

Dr. Öğr. Üyesi Esin Gülkaya Anık son olarak şunları söyledi:

"Şu anki değerlendirmeler tamamen tıbbi süreçlerle ilgilidir. Hocalarımızın yaptığı değerlendirmeler sonucunda, bu üç donör adayının tıbbi olarak uygun olabileceği belirlenmiştir. Ancak henüz donör seçimiyle ilgili kesin bir karar verilmemiş ve yasal süreçler tamamlanmamıştır. Bu nedenle donör adayının ismini açıklamak için henüz erkendir. Süreç netleştiğinde kamuoyuna gerekli bilgilendirme yapılacaktır. Endikasyona, yani hastanın o andaki durumuna organ nakli ekibi karar verecektir. Hastanın aciliyet durumuna göre hareket edilecektir. Tıbbi ve yasal süreçler tamamlandıktan sonra, Ufuk Özkan’ın tıbbi durumunun nakil için uygun olması halinde son değerlendirmeler yapılacak ve ameliyat planı oluşturulacaktır."

"Naklin gerekliliği net, zamanlaması titizlikle planlanacak"

Prof. Dr. Murat Dayangaç ise şunları söyledi:

"Elbette karaciğer naklini Ufuk’u sağlığına kavuşturmak için yapıyoruz. Ancak karaciğer naklinin büyük riskleri de mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Bir hastaya karaciğer nakli yapılıp yapılmayacağının sınırları, dünya kılavuzlarıyla zaten net bir şekilde belirlenmiştir. Bu açıdan naklin gerekliliği konusunda herhangi bir soru işareti bulunmamaktadır. Ancak en uygun zamanlamayla, sonuçların en iyi olacağı şekilde bir nakil planlaması yapılacaktır" şeklinde konuştu.

"Süreç devam ediyor, umudumuz tam"

Kardeş Umut Özkan, "Birçok kez açıklamalar yaptım. Hocalarımız, zaten kıymetli hocalarımız, gerekli açıklamaları yaptı. Süreç devam ediyor. İnşallah hayırlısıyla ameliyatını olur ve yeniden sahnelere döner diye umut ediyorum" dedi.

Nisanur Şentürk 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Özel eğitim merkezinin düşmedi dediği otizmli gencin düştüğü anın görüntüleri ortaya çıktı Antalya’da gittiği özel eğitim merkezinde fenalaştığı söylenerek evine gönderilen ve ailesine "Cin çarpmış gibiydi" denilerek merdivenden düştüğü gizlenen otizmli gencin merdivenden düştüğü ana ait güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. 25 Temmuz 2025 tarihinde meydana gelen olayda 20 yaşındaki Mehmet Ay, gittiği özel eğitim merkezinde fenalaştığı söylenerek eve gönderildi. Olay sonrası ailesinin hastaneye götürdüğü ancak merdivenden düştüğü söylenmeyen Mehmet’in çekilen MR ve tahlillerinde her hangi bir olumsuzluğa rastlanmayınca taburcu edildi. Günlerce acı içinde kıvranan Mehmet Ay’ın yürümekte zorlanması üzerine ailesi bir kez daha hastaneye götürdü. Özel eğitim merkezi yetkililerinin ailenin ve doktorların ısrarına rağmen Mehmet’in merdivenlerden düştüğünü gizlemesi kalçasının kırıldığı 4 gün sonra fark edilebildi. Çekilen röntgen sonrası kalçasındaki kırık fark edilerek ameliyata alınan Mehmet Ay’a 4 platin takıldı. Aileye olaydan 2 saat sonra haber verilen ve merdivenden düştüğü saklanan Mehmet’in merdivenlerden düştüğü ana ait güvenlik kamerası görüntüsü ise aylar sonra ortaya çıktı. Olayın ardından geçen 7 ay sonra otizmili Mehmet’in merdivenlerden düştüğü ana ait güvenlik kamerası görüntülerinde öğretmeniyle birlikte merdivenden çıkan Mehmet’in bir süre sonra zemine düştüğü, herhangi bir kontrol yapılmadan merdivenlerden çıkarıldığı görüldü. Yürüyemeyecek durumda evine gönderilen ve kalçasına 4 vida takılan Mehmet’in ailesi, çocuklarının düştüğünü kendilerinden sakladığı, bu nedenle tedavisinin aksadığı gerekçesiyle eğitim merkezi yetkililerinden şikayetçi oldu. Özel eğitim merkezinin olay günü Mehmet’in fenalaştığını ve "Cin çarpmış gibiydi. Bir hastaneye götürün" denilerek eve gönderdiğini ve düşmesinin kendilerinden gizlendiğini söyleyen baba Uğur Ay, "Özel eğitime gittiği gün her hangi bir sağlık sorunu yoktu. Merdivenlerden düşme sonucu kalçası kırılmış. Ama bizi aradıklarında bundan kesinlikle bahsedilmedi. ‘Çocuğunuz rahatsızlandı, yürüyemiyor. Servisle gönderiyoruz, karşılayın. Kucaklayarak taşıyacaksınız, yürüyemiyor" denilmişti. Düştüğü konusu gizlenmişti. Biz hastaneye götürdüğümüzde düşme konusu gizlendiği için tedavisi ilk olarak o yönde ilerlemedi. Bize sorulduğunda okulda fenalaştığını söyledik. Düşüp düşmediği soruldu, özellikle bunu öğrenmem için tekrar aramam istendi. Kurum yetkililerini tekrar arayıp doktorların düşüp düşmediğini sorduğunu belirttiğimde kesinlikle düşmediğini söylediler. Dolayısıyla röntgen çekilmedi, diğer nörolojik problemlerinden olduğu düşünülerek MR ve diğer tahliller yapıldı. Hafif bir enfeksiyon çıkınca ondan kaynaklı yürüyemediği düşünülerek taburcu edildi" dedi. Taburcu edilmesinin ardından Mehmet’in şikayetlerinin artarak devam ettiğini ve 3 gün sonra tekrar hastaneye götürdüklerinde kalçasının kırık olduğunun tespit edildiğini söyleyen baba, "Olay Cuma günü olmuştu, taburcu edildikten sonra 3 gün evdeydik. Ama annesi her altını değiştirdiğinde çocuk acı içinde kıvranıyordu. Şikayetlerde her hangi bir azalma olmadığı için tekrar hastaneye götürdük. Pazartesi tekrar hastaneye götürdük. Hastanede durumu anlattık, çekilen röntgeninde kalçasında kırık olduğu, acil ameliyat edilmesi gerektiği söylendi. Ameliyatın ardından doktor ellerinden geleni yaptıklarını ancak kalça kırığında ameliyatın zaman kaybedilmeden yapılması gerektiğini, aradan 3-4 gün sonra geçtikten sonra yapılan ameliyatın ilk günkü kadar sağlıklı olmayacağı söylendi. Şu anda çocuğum ayağa kalktı yürüyor, ama eskisi gibi değil. Aksayarak yürüyor, çabuk yoruluyor. Uzun süre yürüyemiyor, uzun süre ayakta kalamıyor" ifadelerini kullandı. Kalça ameliyatı ile otizmli Mehmet’in kırık olan kalçasına 4 adet platin takıldığını belirten Uğur Ay, "Ameliyatta takılan 4 platin ömür boyu kalçasında kalacak. Epilepsi hastası, belirli aralıklarla MR’a girmesi gerekiyor. Bu vidalar nedeniyle MR’a giremiyor. Bizden düştüğü gizlenmişti, güvenlik kamerası görüntüleri yeni elimize geçti. Kamera görüntülerinde de çocuğumun düştüğü net bir şekilde görülüyor. Ayrıca dosyada kurumda engelli rampası olduğu yönünde bir fatura var, ama görüntülerde rampa bulunmadığı görülüyor. Şikayetçi olduğumuz kurum çalışanı da verdiği beyanda bunu doğruladı. Atıl bir vaziyette depoda bekletildiğini söyledi. Düşen bir kişinin kaldırılmaması gerekirken kaldırılıyor. 112’yi aramıyorlar, 1 mere yanlarında tekerlekli sandalye varken, çocuğumu kaldırıp kırık kalçası ile yürütüyorlar. Yanlış beyanda bulunuyorlar, ‘düşmedi’ denildi, ama düştüğü görülüyor. Kurumdan şikayetçi olduk " şeklinde konuştu.
Kayseri Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi açıldı 99 nadide eserin yer aldığı ’Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi açıldı. İslam medeniyetinin önemli emanetlerini bir araya getiren sergi, Kayserililerle buluştu. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Saraylar Başkanlığı iş birliğinde hazırlanan sergide, İslam dünyası için büyük manevi değere sahip kutsal emanetler ile vakıf kültürünü yansıtan eserler yer alıyor. 99 nadide eserden oluşan sergi, vatandaşların yoğun ilgisiyle ziyaretçilerini ağırlıyor. Bu kapsamda, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Dünya Ticaret Merkezi’nde düzenlenen Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi’nin açılış programına katılarak sergide yer alan eserleri inceledi. Açılış programına Vali Gökmen Çiçek, AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, TBMM Millî Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, AK Parti Kayseri Milletvekili Bayar Özsoy, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu, AK Parti İl Başkanı Hüseyin Okandan, Genel Başkan Vekili Yardımcısı İzzet Buzkan ile il protokolü ve vatandaşlar katıldı. Açılışta konuşan Başkan Büyükkılıç, "Peygamberimizin (sav) sevdalıları, Kayseri’mizin güzel insanları her birinize hoş geldiniz, yapılan bu anlamlı ve önemli çalışma hayırlı uğurlu olsun" dedi. Başkan Büyükkılıç, bu sergide emeği geçenlere teşekkür ederek; "Bu çalışmada emeği geçen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu ve ekibine, sabahlara kadar çalışan hayata geçiren Vakıflarımızla birlikte Kayseri Büyükşehir Belediyemizin çalışkan, gayretli peygamber sevdalısı emektarlara huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun" diye konuştu. Sergide, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e ait Sakal-ı Şerif, Saç-ı Şerif ve Zıbın-ı Şerif gibi kutsal emanetlerin yanı sıra Ravza-i Mutahhara’yı süsleyen, üzerinde dualar ve nakışlar bulunan kıymetli örtüler de ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Manevi değeri yüksek eserler, ziyaretçilere İslam tarihinin önemli hatıralarını yakından görme imkânı sağlıyor. 99 eserden oluşan koleksiyonun, İslamiyet’te Allah’ın 99 güzel ismi olarak bilinen Esmaül Hüsna’ya atfen hazırlandığı ifade edilirken, sergi hem kültürel hem de manevi yönüyle dikkat çekiyor. Kayseri’de açılan sergi, ziyaretçilere medeniyetimizin vakıf geleneğini ve kutsal emanetlere duyulan saygıyı yakından görme fırsatı sunuyor.