SAĞLIK - 02 Nisan 2026 Perşembe 14:47

Türkiye’de ortodontik tedaviye ihtiyaç duyanların sayısı 15 milyona ulaştı

A
A
A

Aligner Derneği’nin "Türkiye’de Ortodontik Tedavi Algısı ve Farkındalık Araştırması" sonuçlarına göre, Türkiye’de yaklaşık 15 milyon kişinin ortodontik tedaviye ihtiyaç duyduğu belirtildi. Araştırmada ayrıca ebeveynlerin yüzde 33’ünün ortodonti hakkında bilgi sahibi olmadığı ifade edildi.

Aligner Derneği, Türkiye’de ortodontik tedaviye yönelik algı, farkındalık ve davranışları ortaya koyan araştırma sonuçlarını İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında kamuoyuyla paylaştı. Araştırma ve Danışmanlık Şirketi Twentify tarafından dernek için yapılan "Türkiye’de Ortodontik Tedavi Algısı ve Farkındalık Araştırması" sonuçları, Türkiye’de yaklaşık 15 milyon kişinin ortodontik tedaviye ihtiyaç duyduğunu gösterirken, ailelerin çocuklarında gözlemledikleri belirtileri çoğu zaman ortodontik sorunlarla ilişkilendirmediğini ortaya koydu.

Türkiye’de ortodontik tedaviye ihtiyaç duyanların sayısı 15 milyona ulaştı

Araştırma modern tedavi seçeneklerine yönelik bilgi eksikliğinin önemli bir sorun olduğunu gösterdi. Araştırmaya katılanların yüzde 56’sı şeffaf plak tedavisini bildiğini söylese de tanımlanması istendiğinde sadece yüzde 50’si doğru tanımlayabiliyor. Şeffaf plak tedavisini iyi bildiğini söyleyenlerin oranı ise yalnızca yüzde 12’de kalıyor.

Araştırma sonuçlarından elde edilen çıktılara göre bu durum, sorunların ilerlemesine ve tedavinin gecikmesine neden olurken, çocukların hem fiziksel sağlığını hem de psikolojilerini etkileyebiliyor. Bu sonuçlar doğrultusunda Aligner Derneği, "Çözümü Şeffaf Olabilir" farkındalık kampanyasını başlattı. Kampanya kapsamında ağzı açık uyumak, gülerken ağızı kapatmak ve konuşurken zorlanma gibi davranışların üç kritik belirti olduğuna dikkat çekiliyor.

Dernek, bu kampanya ile ailelerin çocuklarında gördükleri belirtileri doğru yorumlamasını, erken dönemde ortodontik değerlendirme için harekete geçmesini ve uygun tedavi seçenekleri hakkında bilinçlenmesini hedefliyor.

Türkiye’de ortodontik tedaviye ihtiyaç duyanların sayısı 15 milyona ulaştı

Görünümle ilgili kaygılar ağrıdan bile daha rahatsız edici

6-12 yaş arası çocuğu olan ebeveynler ile yapılan ankete dayanan araştırmaya göre diş ve çene sorunları arasında estetik kaygı, oluşturduğu rahatsızlık açısından ağrı ile neredeyse aynı düzeyde algılanıyor. Özellikle çocuklar söz konusu olduğunda görünümle ilgili kaygıların ağrıdan bile daha rahatsız edici olabildiği görülüyor. Katılımcıların kendi deneyimlerine göre en rahatsız edici sorun yüzde 51 ile diş veya diş eti hassasiyeti ve ağrı olurken, bunu yüzde 42 ile görünüm (estetik kaygı) izliyor. Çocuklar için yapılan değerlendirmede ise estetik kaygı yüzde 45 ile ilk sırada yer alırken, diş veya diş eti hassasiyeti ve ağrı yüzde 40 ile ikinci sırada geliyor.

Şeffaf plak tedavileri artıyor ama bilgi düzeyi düşük

Araştırmaya göre ortodontik tedaviye başlama oranı düşük olsa da ilgi oldukça yüksek. Katılımcıların yüzde 50’si ortodontik tedaviye başlamayı düşünüyor ya da değerlendiriyor. Aynı şekilde şeffaf plak tedavilerine ilgi de giderek artıyor. Şu anda ortodontik tedavisi devam eden hastaların yüzde 43’ü ve geçmişte tedavi görmüş hastaların yüzde 33’ü şeffaf plak kullandığını belirtiyor. Buna karşın şeffaf plak tedavisi konusunda toplumdaki bilgi düzeyinin oldukça sınırlı olduğu görülüyor. Katılımcıların yüzde 21’i şeffaf plak tedavisi hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığını, yüzde 34’ü ise sadece adını duyduğunu ifade ediyor.

Türkiye’de ortodontik tedaviye ihtiyaç duyanların sayısı 15 milyona ulaştı

Bilgi sahibi olanların büyük çoğunluğu şeffaf plak tedavisiyle ilgileniyor

Araştırmaya göre, şeffaf plak tedavisi hakkında bilgi sahibi olanların yüzde 70 ile büyük çoğunluğu bu tedaviyle ilgileniyor ve değerlendirmeye alıyor. İlginin oluşmasında hem doktor önerisi hem de kişisel araştırmalar etkili oluyor. Çocuklar için şeffaf plak tedavisini düşünmeye başlamada en önemli faktör yüzde 32 ile doktor önerisi. Bunu yüzde 29 ile estetik uygunluk ve yüzde 25 ile kullanım kolaylığı izliyor. Kişilerin kendileri için tedaviyi değerlendirmeye başlamasında ise yüzde 20 ile rutin kontrolde doktor önerisi ilk sırada yer alıyor. Bunu yüzde 19 ile başkalarından duyma ve yine aynı oranda araştırma takip ediyor.

"Aileler sorunları görüyor ama genel sağlık ile ilişkilendiremiyor"

Aligner Derneği Başkanı ve Ortodonti Uzmanı Dr. Aktan Zeki Çelik araştırma sonuçları hakkında yaptığı değerlendirmede, "Bazen bir diş sorunu, bir çocuğun günlük yaşamını düşündüğümüzden çok daha fazla etkileyebilir. Buna karşın bu araştırma bize ailelerin genel sağlığı diş-çene uyumsuzluğuyla ilişkilendiremediğini, estetik görünüm üzerinden konunun değerlendirildiğini ve bu noktada da erteleme ve normal karşılamanın yaygın olduğunu gösteriyor. Birçok aile ortodontik sorunların sağlık ve gelişim üzerindeki etkileri konusunda yeterli bilgiye sahip değil. Oysa dünyadaki önemli ortodonti otoriteleri çocukların en geç 7 yaşına kadar bir ortodontiste görünmesi ve sonrasında da rutin kontrollerin devam etmesini öneriyor. Buna karşın çalışmada bir kez daha gördük ki çocuklar ancak belirgin bir sorun, ağrı, çürük olduğunda diş hekimine götürülüyor, ortodontik değerlendirme kültürü ise hemen hemen hiç yok. Bu nedenle sorunların ele alınması gecikiyor ve bu gecikme sorunların büyümesine neden olabileceği gibi çocuk ve aile üzerindeki psikolojik yük de artıyor. Bu nedenle dernek olarak yeni bir döneme girerken bu verilerden de yola çıkarak çocuklarda diş çene uyumsuzluğunun fiziksel-psikolojik etkileri başta olmak üzere ağız ve diş sağlığının yanı sıra bu sorunların çözümünde şeffaf plak tedavilerinin önemi hakkında farkındalığı artırmak için kapsamlı bir bilinçlendirme kampanyası başlatıyoruz" dedi.

"Ortodontik sorunlar çocukların duygusal gelişimi açısından da ele alınmalı"

Diş çene uyumsuzluklarının çocukların psikolojisi üzerindeki etkilerine dikkat çeken Uzman Psikolog İlknur Okay ise "Çocukluk döneminde yaşanan fiziksel farklılıklar, özellikle akran ilişkilerinin yoğun olduğu okul çağında özgüven ve psikolojik sağlık üzerinde ciddi etkiler oluşturabiliyor. Diş ve çene uyumsuzlukları nedeniyle özgüveni azalan, konuşurken zorlanan veya arkadaşlarının yorumlarından etkilenen hatta akran zorbalığına uğrayan çocuklarda zamanla sosyal ortamlardan uzaklaşma, içe kapanma, okul ve spor başarısında gerileme görülebiliyor. Çocukluk çağındaki bu psikolojik etkiler yetişkin yaşama da taşınıyor. Bu nedenle ortodontik sorunları yalnızca estetik bir mesele olarak değerlendirmek yerine çocukların duygusal gelişimi açısından da ele almak gerekiyor. Erken fark edilen ve doğru şekilde yönetilen tedavi süreçleri, çocukların hem fiziksel hem de psikolojik sağlıklarını destekleyebilir" ifadelerini kullandı.

"Ortodontik tedavilere yönelik detaylı bilgi oldukça sınırlı"

Araştırmayı gerçekleştiren Twentify Yöneticisi Can Kablan ise ortodonti alanında bilgi seviyesinin düşük olmasına dikkat çekerek, "Araştırmada gördük ki ebeveynler çocuklarında bazı belirtileri fark etse de bunları çoğu zaman ortodontik bir ihtiyaçla ilişkilendirmiyor. Ortodontik tedavilere yönelik genel bir farkındalık bulunsa da detaylı bilgi oldukça sınırlı ve bu durum doğru zamanda aksiyon alınmasını zorlaştırıyor. Özellikle modern tedavi seçeneklerine dair bilgi eksikliği, karar süreçlerini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle yalnızca verileri ortaya koymak değil, aynı zamanda bu alandaki bilgileri daha anlaşılır hale getirmek de çalışmamızın önemli bir parçası oldu" şeklinde konuştu.

"Diş sağlığı çocukları psikolojik şiddetten korumanın en önemli adımlarından biri"

Araştırmanın paylaşıldığı toplantının moderatörlüğünü yapan Oyuncu Müge Boz ise "Ben de çocukluğumda dişlerimin görüntüsü yüzünden aslında akran zorbalığına uğramışım. Şimdi daha iyi anlıyorum. O zamanlar bu kavramlar yoktu. Dişlerim düzgün değil diye çok alay edildi benimle. Tabii o zamanlar şimdiki gibi şeffaf plak teknolojisi yoktu. Günümüzde her şey çok gelişti. Şeffaf plak tedavisi sayesinde dişler hem düzeliyor hem de birçok sağlık sorununun azalmasını sağlıyor. Anne olduktan sonra da kızımın diş yapısıyla ilgili bazı küçük işaretleri fark ettiğimde ortodonti uzmanımızla konuştum ve bu işaretleri erken dönemde fark etmenin ne kadar kritik olduğunu daha iyi anladım. Kızım için şeffaf plak tedavisi planladık. Dolayısıyla kızım Vina için de içim rahat. Kimse dişleri yüzünden akran zorbalığına maruz kalmamalı. Diş sağlığı da çocuklarımızı ve gençlerimizi psikolojik şiddetten korumanın en önemli adımlarından biri olduğunu düşünüyorum. Bir anne olarak kendi deneyimimden yola çıkarak söyleyebilirim ki ebeveynlerin bu konuda erken dönemde bilgiye ulaşması gerçekten büyük fark oluşturuyor" dedi.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Pancarlı Gençlik Kütüphanesi gençlerin yeni adresi oldu Şehitkamil Belediyesi tarafından gençlerin eğitim hayatına katkı sunmak amacıyla hayata geçirilen Pancarlı Gençlik Kütüphanesi, modern yapısı ve sunduğu imkanlarla sınava hazırlanan öğrencilerin vazgeçilmez adreslerinden biri haline geldi. Özellikle üniversite ve meslek hayali kuran gençlerin yoğun ilgi gösterdiği kütüphane, sessiz, konforlu ve teknolojik altyapısıyla dikkat çekiyor. Şehitkamil Belediyesi tarafından gençlerin daha verimli bir ortamda ders çalışabilmesi için tasarlanan kütüphane, geniş çalışma alanları, bireysel ve grup çalışma odaları ile farklı ihtiyaçlara cevap veriyor. Günün büyük bölümünü burada geçiren öğrenciler, hem disiplinli bir çalışma ortamı buluyor hem de motivasyonlarını yüksek tutabiliyor. Gölbucks ve kütüphane bir arada Kütüphanenin hemen yanında bulunan Gölbucks ise gençler için önemli bir sosyal alan oluşturuyor. Uygun fiyatlı içecek seçenekleri sunan mekân, öğrencilerin ders aralarında dinlenebileceği ve sosyalleşebileceği bir alan olarak öne çıkıyor. Gençler, buradan aldıkları içeceklerle tekrar kütüphaneye dönerek çalışmalarına kesintisiz devam edebiliyor. Başkan Yılmaz’a teşekkür Sınav maratonuna hazırlanan öğrenciler, Pancarlı Gençlik Kütüphanesi’nin kendilerine sağladığı imkanlardan oldukça memnun. Ev ortamında yaşanan dikkat dağınıklığından uzak, düzenli ve sessiz bir atmosferde ders çalışmanın başarılarına olumlu katkı sağladığını ifade eden gençler, desteklerinden Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’a teşekkür etti. Örnek proje Şehitkamil Belediyesi’nin eğitime yönelik bu tür projeleri, kentte gençlerin geleceğe daha umutla bakmasına katkı sağlarken, Pancarlı Gençlik Kütüphanesi de kısa sürede Gaziantep’in en yoğun kullanılan eğitim alanlarından biri olmayı başardı. Gençlerin hayallerine giden yolda önemli bir durak haline gelen kütüphane, sunduğu kaliteli hizmetle örnek gösterilen projeler arasında yer alıyor.
Van Muradiye’de yüzde 90 hibeli 50 bin adet meyve fidanı dağıtımı yapıldı Van’ın Muradiye ilçesinde ‘vizyon projesi’ çerçevesinde yüzde 90 hibeli 50 bin adet meyve fidanı dağıtımı yapıldı. Van Valiliği, son yıllarda yaşanan kuraklık ve sulak alanlardan uzak bölgelerdeki ağaçların kurumasıyla şehir merkezi ve tüm ilçelerde ağaçlandırma çalışmalarını kapsayan bir fidan projesi, daha yeşil ve sağlıklı bir gelecek hedefiyle yürütülen vizyon projesiyle, Muradiye ilçesine gönderilen fidanlar çiftçilere dağıtıldı. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen çalışmalarla toplam 50 bin adet fidan toprakla buluşturulmak için çiftçilere dağıtıldı. Konuyla ilgili açıklama yapan Muradiye İlçe Tarım ve Orman Müdürü Harun Altunkaynak, "Bugün burada fidan dağıtımı gerçekleştirdik. Van Valiliği vizyon projelerinden biri olan ‘Meyve ve fidan projesi’ çerçevesinde 50 bin adet fidan dağıtımını gerçekleştirdik. Her çeşit meyve fidanı mevcut olup fidanlarımızın zamanında toprakla buluşması için hafta içi ve hafta sonu açık olacağız. Tüm vatandaşlarımızı bekliyoruz. Bu projeyi hayata geçiren Van Valimiz Ozan Balcı’ya teşekkür ediyoruz" dedi. İlçede ikamet eden vatandaşlar ise, fidan projesinin Van için anlamlı bir çalışma olduğunu, bu çalışmalar nedeniyle Van Valiliği ve İlçe Tarım ve orman Müdürlüğü ekiplerine teşekkür etti.
İstanbul Pendik’te Milli Takım sevinci: 20 bin lokma, 1000 lahmacun dağıtıldı Pendik’te bir esnaf, A Milli Futbol Takımı’nın 24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılma başarısını 20 bin lokma ve 1000 adet lahmacun dağıtarak kutladı. İstanbul’da A Milli Futbol Takımı’nın 24 yıl aradan sonra Dünya Kupası’na katılma başarısı vatandaşlar tarafından coşkuyla karşılandı. Pendik’te de bir esnaf, bu tarihi başarıyı kutlamak amacıyla vatandaşlara lokma ve lahmacun dağıttı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte uzun kuyruklar oluşurken, mahallede bayram havası yaşandı. "Eğer Türkiye Dünya Kupası’nı getirirse yüz bin adet lahmacun dağıtacağız" İşletme sahibi Ramazan Çimen, Türkiye’nin Kosova maçını kazanmasının ardından verdikleri sözü yerine getirdiklerini belirterek, "Yirmi bin kişilik hayır lokması ve bin adet lahmacun dağıtacağız. Amacımız, bu sevinci daha fazla insanla paylaşmak ve ülkemizin Dünya Kupası’na ev sahipliği yapması için motivasyon oluşturmak. Toplamda 1-1,5 saat içerisinde dağıtımı tamamlamayı planlıyoruz. Bu dağıtımı, 24 yıl aradan sonra Türkiye’nin Dünya Kupası’na katılmasının verdiği mutluluğu paylaşmak için yapıyoruz. Eğer Türkiye Dünya Kupası’nı getirirse, yüz bin adet lahmacun dağıtacağız" şeklinde konuştu. Etkinlikte vatandaşlar hem ikramlardan faydalandı hem de milli takımın başarısını birlikte kutladı.