EKONOMİ - 06 Nisan 2026 Pazartesi 13:23

"Dünyada Çimsa’yı All-Star yapacağız"

A
A
A
"Dünyada Çimsa’yı All-Star yapacağız"

Çimsa olarak Türkiye’ye son 5 yılda 250 milyon doların üzerinde yatırım yaptıklarının altını çizen Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, "Küreselde büyümek bizim için önemli ama basketbol tabiriyle bizim pivot ayağımız Türkiye’de. Biz Çimsa ile 5 yıl öncesine kadar lokal ligde mücadele ediyorduk. Bunol ve Mannok ile Euroleague’e geçtik. ABD’deki beyaz ve gri çimento yatırımlarımızla birlikte NBA oyuncusu haline geldik" dedi.



Son yıllarda stratejik yatırımlarla ihracatçı bir çimento şirketinden küresel bir yapı malzemeleri oyuncusuna dönüşen Çimsa, kararlı büyümesine devam ediyor. Bugün dünyanın 3 farklı kıtasındaki üretim tesislerinde 15 milletten 2 binin üzerinde kişiye istihdam sağlayan şirketin büyüme yolculuğunun merkezinde ise Türkiye yer alıyor. Mersin fabrikası başta olmak üzere Türkiye’deki tesislerinden dünyada 80’e yakın ülkeye ihracat gerçekleştiren şirket, bir yandan da İspanya, İrlanda ve ABD’deki tesisleriyle dünyanın en rekabetçi pazarlarında lokal üretici olarak faaliyet gösteriyor.


"Ciro 6 yılda dolar bazında 4 katına çıktı"


Konuyla ilgili düzenlenen basın buluşmasında konuşan Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, şirketin son yıllarda önemli bir dönüşüm sürecine girdiğini hatırlatırken, "Bu dönüşümü üç ayak üzerine inşa ettik. ‘Yerelden Küresele’, ‘Griden Yeşile’ ve ‘Çimentodan Malzeme Teknolojilerine’ olarak çerçevelediğimiz bu dönüşüm süreci kapsamında, şirketi bugün küresel yapı malzemeleri sektöründe çok önemli bir oyuncu haline getirdik. Türkiye’deki fabrika ağımızda optimizasyona giderken, stratejimizle uyumlu alanlara odaklandık. 2019 yılı sonunda yaklaşık 300 milyon dolar seviyesinde olan satışlarımızı 2025 yılı sonunda 1,1 milyar dolara taşıdık. Diğer bir ifadeyle ciromuzu 6 yılda dolar bazında neredeyse 4 katına çıkardık. Aynı dönemde FAVÖK’ümüz 55 milyon dolardan 200 milyon doları aşan bir seviyeye yükseldi. Tüm bunları yaparken; Türkiye’de ve dünyada büyük yatırımlara imza atarken, şirketimizin sağlıklı bilançosunu da iyileştirmeye devam ettik. Son yıllarda yapılan tüm yatırımlara rağmen 2025 yılı sonu itibarıyla net borç/FAVÖK oranımız 2,2x ile sektördeki küresel standartların dahilinde kalmıştır. Tüm bunlar hisse fiyatlarımıza da olumlu şekilde yansıyor. 2019 sonundan bugüne baktığımızda da şirket hissesindeki değer artışı dolar bazında yüzde 460 oldu" dedi.


"Önceliğimiz Türkiye, bu hiçbir zaman değişmeyecek"


Son yıllarda yapılan küresel yatırımlara rağmen, Türkiye’nin Sabancı ve şirket için her zaman en büyük öncelik olduğunu sözlerine ekleyen Umut Zenar, "Bu hiçbir zaman değişmeyecek. Evet, küreselde büyümek bizim için önemli ama basketbol tabiriyle bizim pivot ayağımız Türkiye’de. Türkiye büyüme yolculuğumuzun merkezinde olmaya devam edecek. Biz Çimsa ile 2021’e kadar kadar lokal ligde mücadele ediyorduk. Ürünlerimizi Türkiye’den dünya pazarlarına ihraç ederek değer üretiyorduk. Ardından Euroleague’e geçtik. Bunol ve Mannok bize Avrupa’da gerçekten çok büyük güç kattı. ABD’deki tesislerimizle birlikte artık NBA oyuncusuyuz. Ülkemizi bu pazarda, hem gri hem de beyaz çimento üretimiyle temsil eden tek Türk oyuncuyuz. Ama bunu da yeterli görmüyoruz. Buradaki gücümüzü, etkinliğimizi daha da artırmak istiyoruz. Madem ABD’ye geldik; All-Star olmadan bir anlamı yok. Şimdi hedefimiz bu; All-Star olup, yapı malzemeleri liginin en üst seviyesinde Türk bayrağını gururla dalgalandırmak" dedi.


"Üçlü büyüme formülünü pusula kabul ediyoruz"


Sabancı’nın yol haritasında üç önemli unsur olduğunun altını çizen Zenar, "Sabancı’nın stratejik istikameti ‘sürdürülebilirlik’, ‘dijital’ ve ‘ölçeklenebilir büyüme’ odağında şekilleniyor. Çimsa da aslında Topluluğun bu vizyonunun en güçlü temsilcilerinden biri. Yani şirketimizin rotasında, bu ‘üçlü formül’ bir pusula görevi görüyor. Bugün ‘griden yeşile’ olarak tanımladığımız stratejik dönüşümle birlikte, sürdürülebilirliği operasyonlarımızın merkezine yerleştiriyoruz. Bu alanda son yıllarda yaptığımız yatırımlar ve iyileştirmelerle, klinker kullanım oranımızı düşürürken, yenilenebilir enerji kullanım oranımızı yüzde 66’ya yükselttik. Yine dünyadaki tüm tesislerimize baktığımızda, gri klinker alternatif yakıt kullanımımız ortalama yüzde 28 seviyesinde. Türkiye’deki sektör ortalamalarına baktığımızda, Çimsa’nın farkını daha iyi görebilirsiniz. Bugün Türkiye’de yenilenebilir enerji kullanımı hâlâ yüzde 10, alternatif yakıt kullanımı ise yüzde 13 seviyesinde. Bu veriler, şirketimizin sadece ürün portföyünü dönüştürmekle kalmadığını; aynı zamanda da üretim teknolojilerinde sektöre ışık tuttuğunun bir göstergesi. Diğer yandan, şirketimizin ‘küresel şirket’ konumunu ülkemiz için de çok büyük bir fırsat olarak görüyoruz. Özellikle yurt dışı tesislerimizde uyguladığımız başarılı sürdürülebilirlik çalışmalarını ülkemizdeki fabrikalarımıza da taşıyarak, Türkiye’nin yeşil sanayi dönüşümüne de önemli bir katkı sunuyoruz. Ayrıca, artan dijital kaslarımızla birlikte bugün fabrikalarımızda üretim planlamasından, iş güvenliğine, lojistikten kalite kontrole kadar her alanda yapay zekanın en iyi uygulamalarını kullanıyoruz. Özellikle Avrupa ve ABD’de yaptığımız yatırımlarla da ölçeklenebilir büyümenin izindeyiz" şeklinde konuştu.


"Mersin’deki 31,8 milyon dolarlık CAC yatırımı ilk yarıda tamamlanacak"


Türkiye’de gerçekleştirdikleri yatırımlarda, CAC’ın ayrı bir yeri olduğunu sözlerine ekleyen Zenar, "CAC, dünyada çimentodan yapı malzemelerine geçişte köprü görevi gören çok önemli bir malzeme. Biz bugün CAC’da dünyanın en büyük üçüncü üreticisiyiz. Aynı zamanda Türkiye’de CAC üretme kabiliyetine sahip tek şirketiz. 2024 yılında yaptığımız kapasite artırımıyla, Mersin’deki üretim kapasitemizi yıllık 65 bin tondan 131 bin tona yükseltmiştik. Buradaki kapasitemizi yüzde 50 daha artırarak 200 bin tona yaklaştıracağız. Şu anda Mersin’de devam eden, toplam 31,8 milyon dolarlık ilave CAC yatırımımızın bu senenin ilk yarısında tamamlanmasıyla birlikte, Çin hariç pazarlardaki küresel CAC tüketiminin yaklaşık yüzde 20’sine yanıt verebilecek bir kapasiteye sahip olacağız" şeklinde konuştu.


"Yeni yatırım için odağımız Türkiye, Avrupa ve ABD’de"


2030 yol haritası kapsamında şirketin cirosunun 2,5 milyar dolara ulaştırmak istediklerinin de altını çizen Umut Zenar, büyüme stratejileriyle uyumlu gördükleri satın almalar konusunda ‘iştahlı’ olacaklarını ifade etti. 2024 yılında tamamlanan Mannok alımıyla, Sabancı Topluluğu tarihinin en büyük yurt dışı satın alımını yaptıklarını hatırlatan Zenar, "Önümüzdeki dönem için de yeni yatırım fırsatlarını her zaman takip ediyoruz. Burada en büyük kriterimiz, bizim stratejimizle uyumlu olması. Türkiye, Avrupa ve ABD yeni yatırımlar için odaklandığımız bölgeler" dedi.


"İspanya’da ‘kontratı bağladık’, şirketler kepenk indirirken rekabet avantajı yakaladık"


İran coğrafyasında devam eden savaşın tüm dünyada maliyetleri ciddi şekilde artırdığını ifade eden Zenar, "Bölgede yaşananlar, tedarik zinciri kısmında tabii bütün dengeleri değiştiriyor. Navlun fiyatlarında yıl başından bu yana ciddi artışlar var. Teslim süreleri de önemli ölçüde artıyor. Şirket olarak buradaki en büyük avantajımız, uzun vadeli bağlayıcı kontratlarla çalışmamız. Biz geçen sene tedarik tarafında dünyanın en büyük şirketlerinden biri ile uzun vadeli bir anlaşma yaptık. Yani bizim bu seneki navlun fiyatlarımız geçtiğimiz seneki anlaşmayla aslında belirlendi. Bu bize çok ciddi bir maliyet avantajı sağlıyor. Bugün çok kamuoyuna yansımasa da yine dünya ölçeğinde elektrik fiyatları da önemli miktarda artabilir. Biz bu alanlarda da bağlayıcı kontratlarla çalışıyoruz. Biz bu kontratların ne kadar önemli olduğunu 2023 yılında İspanya’da gördük. O dönemde biz uzun dönemli bir bağlayıcı kontrat yapmıştık, elektrik alımı için. Sonrasında 2023 yılında İspanya’da elektriğe inanılmaz zamlar geldi. Birçok çimento şirketi İspanya’da kepenk indirirken, biz yolumuza devam ettik. Burada önemli olan öngörü yeteneği. Türk şirketlerinin bu alandaki kasları gerçekten çok kuvvetli. Belirsizliğin bu kadar normalleştiği bir ortamda, bu yetkinliğimiz, adaptasyon yeteneklerimiz bize büyük avantaj sağlıyor" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul Valiliği Beşiktaş Kitap Fuarı düzenlenen törenle açıldı İstanbul Valiliği’nin 39 ilçede yürüttüğü ‘Ben Okuyorum İstanbul Okuyor’ projesi çerçevesinde Beşiktaş Kitap Fuarı, düzenlenen törenle açıldı. İstanbul Valiliği’nin 39 ilçede yürüttüğü ‘Ben Okuyorum İstanbul Okuyor’ projesi kapsamında 120’den fazla yayınevi ve 20’den fazla söyleşi ve yazarın okurla buluşacağı, 20 binden fazla günlük ziyaretçi kapasiteli Beşiktaş Kitap Fuarı açıldı. Beşiktaş Meydanı’nda bulunan Beşiktaş İskelesi yanında gerçekleştirilen açılışa İstanbul Vali Yardımcısı Elif Canan Tuncer, Beşiktaş Kaymakamı Oğuzhan Bingöl, İl Milli Eğitim Müdür Murat Mücahit Yentür ile birlikte çok sayıda öğrenci ve bazı davetliler katıldı. Ayrıca katılımcılar arasında, programın ‘Onur konuğu’ olarak araştırmacı gazeteci yazar Mehmet Ali Bulut yer aldı. Bulut, kısa bir söyleşi gerçekleştirdi. Fuarın 12 Nisan’a kadar kitapseverleri ağırlayacağı öğrenildi. "Çocukları dışarı çıkartmak, onları sosyalleştirmek için bir çok proje yapıyoruz" Açılışta konuşan İstanbul Vali Yardımcısı Elif Canan Tuncer, "Fuarın böyle deniz kenarında şehrin ortasında olmasına çok alışık değiliz. O yüzden çocuklar çok şanslıyız. Bence böyle bir ortamda kitap fuarını yapabildiğimiz için çok mutluyum. Emeği geçen herkese öncelikle çok teşekkür ediyorum. Dünyanın en güzel şehrinde içinden deniz geçen tek şehrinde, hemen yanı başında böyle martı seslerinin içinde, böyle güzel bir havada kitap fuarında olmaktan çok mutluyum. Veliler olarak sizi biraz dışarı çıkarmakta zorlanıyoruz. Hep başımız önümüze eğik böyle telefonlarımıza tabletlerimizle uğraşıyoruz. Cumhurbaşkanımızın, İstanbul Valimiz önderliğinde çocukları dışarı çıkartmak, onları sosyalleştirmek için bir çok proje yapıyoruz" dedi. "Kitap en büyük hazinemiz" Vali yardımcısı Elif Canan Tuncer’in ardından konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür ise " Kitap insanın dünyasını zenginleştiren, fikir yolculuğu yaptıran, uzakları yakın eden, bilinmezleri bilinen haline getiren, merakları ve şüphesiyle ilmin kapısını aralayan en büyük hazinemiz. Türkiye Yüzyılı Maarif modeliyle beraber saf bilginin aktarılması yerine bilgiyi analiz eden, sentezleyen oradan yeni bilgiler üreten ve çocuklarımızın içerisindeki merak duygusunu uyandıran bir sistemi öngörüyoruz. Bu sistemde en önemli ölçme değerlendirme öğesi olarak da artık çocuklarımıza bir metin altında 5 tane şık vermek yerine, açık uçlu sorular sorarak çocuklarımızın zihin dünyasını zorlamak, Türkçeyi düzgün zengin bir birikimle kullanarak gelişim süreçlerine katkı sunmak istiyoruz. Bu vesileyle bu sistemde bu süreçte artık okumayan, okumayı düzenli halde kendine bir yol haritası belirlemeyen öğrencilerimizin sadece son günlerde ve son yılda sınava hazırlık yapması çok anlamlı olmayacak" diye konuştu. "Benim için çok müthiş, halkımızı bekliyoruz" Açılışı yapılan fuar hakkında değerlendirmelerde bulunan Yazar Gamze Çetin,"Bu kitap fuarı gibi diğer kitap fuarlarına da katıldım. Bu üçüncü fuara katılışım. Çok mükemmel. Çok teşekkür ediyoruz. İnsanlara kitap okumaya ve kitabı sevdirmek amaçlanmış. İlgi var. Özellikle sabahın ilk saatlerinde okullar geldi. Öğretmenler çocuklara ne almaları gerektiği hakkında bilgi verdi. Biz de bilgilerimizi kendilerine aktardık. Benim için şu anda çok müthiş, çok güzel. Halkımızı bekliyoruz" diye konuştu.
İstanbul Şehit polis memuru Seçkin Yalçın için emniyette tören düzenlendi Başakşehir Kuzey Marmara Otoyolu’nda meydana gelen trafik kazasında ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede dün şehit olan polis memuru Seçkin Yalçın için İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde tören düzenlendi. Güçlükle ayakta duran acılı baba Abdülkadir Yalçın, tören mangasında omuzlarda taşınan şehidin naaşına dokunarak yürüdü. 30 Mart’ta polis minibüsünün karıştığı kazada polis memuru Mustafa Aydın şehit olmuş, 1’i ağır 29 polis memuru yaralanmıştı. Kazada ağır yaralanan polis memuru Seçkin Yalçın’dan (36) da dün acı haber gelmişti. Polis teşkilatına 8 Haziran 2011’de dahil olan Yalçın’ın, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde yapılan tüm müdahaleye rağmen olaydan 7 gün sonra kurtarılamadığı ve şehit olduğu açıklanmıştı. İstanbul Havalimanı Şube Müdürlüğü’nde görevli şehit polis memuru Seçkin Yalçın için bugün İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde tören düzenlendi. Bekar olduğu öğrenilen 15 yıllık emniyet mensubu Yalçın’ın Türk bayrağına sarılı naaşı, Kozlu Gasilhanesi’nden alındıktan sonra tören için İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Vatan Caddesi’ndeki yerleşkesine getirildi. Burada şehit için saygı duruşunda bulunuldu. Okunan duanın ardından Seçkin Yalçın’ın naaşı, tören mangası tarafından omuzlarda taşınarak cenaze aracına konuldu. Bu sırada polisin desteğiyle ayakta durabilen acılı baba, tören mangasında taşınan oğlundan ayrılamadı. Mesleğe 2011 yılında giren şehit polis memuru Seçkin Yalçın’ın cenazesi, bugün memleketi Elazığ’a götürülecek. Yalçın’ın naaşı, yarın Elazığ kent merkezindeki İmam-ı Azam Camii’nde öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazı sonrası aynı gün Keban ilçesi Akçatepe köyünde toprağa verilecek. Törene, şehidin annesi Zeliha Yalçın, babası Abdülkadir Yalçın, kardeşleri Mehmet ve Mustafa Yalçın ile aile yakınları, İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Havalimanı Mülki İdare Valisi İlker Haktankaçmaz, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, İstanbul İl Jandarma Komutanı Korgeneral Yusuf Kenan Topcu, Sahil Güvenlik Marmara Boğazlar Komutanı Tümamiral Serkan Tezel, Kuzey Deniz Saha Komutanı Tümamiral Aziz Bakıoğlu, İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız ve şehidin meslektaşları katıldı.
İzmir Girişimde Kadın Enerjisi Programı’nın 2. dönemi Aliağa’da başladı SOCAR Türkiye, kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımını desteklemek amacıyla Türkiye Girişimcilik Vakfı (GİRVAK) iş birliğiyle hayata geçirdiği "Girişimde Kadın Enerjisi" programının ikinci dönemini, Aliağa’da düzenlenen lansmanla başlattı. Program kapsamında 50 kadın, sekiz ay boyunca eğitim ve mentorluk desteği alarak girişimcilik ekosistemine dahil olacak. Türkiye’de gerçekleşen yaklaşık 19 milyar dolarlık yatırımıyla Türkiye’nin önde gelen doğrudan dış yatırımcılarından olan SOCAR Türkiye, kadınların ekonomik ve sosyal bağımsızlıklarını güçlendirmeyi hedefleyen toplumsal fayda odaklı projelerine devam ediyor. Türkiye Girişimcilik Vakfı (GİRVAK) iş birliğiyle ilk kez geçtiğimiz yıl hayata geçirilen Girişimde Kadın Enerjisi Programı’nın ikinci dönemi, Aliağa’da gerçekleştirilen lansmanla başladı. Programa yapılan 427 başvuru arasından seçilen 50 kadın, sekiz ay sürecek kapsamlı bir girişimcilik ve beceri geliştirme programına katılma hakkı kazandı. Program özellikle ne eğitimde ne de istihdamda olan (NEET) kadınlara yönelik olarak tasarlandı. Katılımcılar program süresince girişimcilik ve iş modeli geliştirme, finansal okuryazarlık, e-ticaret ve dijital pazarlama ile girişim finansmanı ve iş geliştirme gibi alanlarda eğitimler alacak. Ayrıca özgüven geliştirme, stres yönetimi ve kişisel gelişim başlıklarında psikososyal destek programlarıyla güçlendirilecek olan katılımcılar, kadın liderlerin yer aldığı mentorluk buluşmaları ve networking etkinlikleri sayesinde girişimcilik yolculuklarında güçlü bir destek ağına erişim sağlayacak. SOCAR Türkiye İletişim ve Kamu İlişkileri Başkanı Mikayil Yusifov, lansmanda gerçekleştirdiği konuşmada, "Programın Aliağa’da başlatılması, SOCAR Türkiye’nin faaliyet gösterdiği bölgelerde yerel kalkınmayı destekleme ve kadınların ekonomik hayata katılımını güçlendirme yaklaşımının önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Kadınların ekonomik hayatta daha aktif rol almasının sürdürülebilir kalkınmanın en önemli unsurlarından biri olduğuna inanıyoruz. Girişimde Kadın Enerjisi programı ile katılımcılara yalnızca eğitim değil, aynı zamanda güçlü bir mentorluk ve networking ekosistemi sunuyoruz. Kadın girişimcilerin kendi iş fikirlerini geliştirirken bulundukları bölgelerde ekonomik ve sosyal değer üretmelerine katkı sağlamayı hedefliyoruz. SOCAR Türkiye olarak sürdürülebilirlik yaklaşımımız doğrultusunda toplumsal fayda oluşturan ve girişimcilik ekosistemini güçlendiren projeleri desteklemeye devam edeceğiz" dedi.