SPOR - 18 Mart 2026 Çarşamba 20:23

Trendyol Süper Lig: Eyüpspor: 0 - Trabzonspor: 0 (Maç devam ediyor)

A
A
A
Trendyol Süper Lig: Eyüpspor: 0 - Trabzonspor: 0 (Maç devam ediyor)

Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında Eyüpspor, sahasında Trabzonspor’u konuk ediyor. Mücadelenin 15 dakikası golsüz eşitlikle geçildi.



Trendyol Süper Lig: Eyüpspor: 0 - Trabzonspor: 0 (Maç devam ediyor)

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bartın BARÜ’de Çanakkale Cephesi ve 18 Mart Boğaz Zaferi anlatıldı Bartın Üniversitesinde (BARÜ) düzenlenen etkinlikte Çanakkale cephesinin açılmasından 18 Mart Çanakkale Zaferi’ne uzanan süreç askerî ve stratejik boyutlarıyla ele alındı. Bartın Üniversitesi (BARÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü tarafından 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümünde bir etkinlik düzenlendi. "Çanakkale Cephesinin Açılması ve 18 Mart Boğaz Zaferi" başlıklı konferansta Çanakkale Savaşları’nın tarihi, arka planı ve sonuçları kapsamlı şekilde değerlendirildi. Çevrim içi gerçekleştirilen etkinliğin moderatörlüğünü İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Yenal Ünal yaparken konuşmacı olarak ise Arş. Gör. Buğra Terzi yer aldı. Etkinliğin açılışında konuşan Prof. Dr. Ünal, Çanakkale Savaşları’nın anlamını, önemini ve tarihi derinliğini çok yönlü biçimde ele alarak geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bilinç köprüsü kurmayı amaçladıklarını ifade etti. Arş. Gör. Terzi ise sunumunda destansı mücadelenin stratejik, askerî ve tarihî boyutlarını anlattı. Çanakkale cephesinin jeopolitik önemine dikkat çeken Terzi, Osmanlı Devleti’nin özellikle Balkan Savaşları sonrasında yaşadığı güç kaybının müttefik arayışını hızlandırdığını belirtti. Bu süreçte Enver Paşa öncülüğünde gerçekleştirilen reformlar ve Almanya ile kurulan yakın ilişkilerin belirleyici olduğundan bahsetti. Çanakkale Savaşı’nın deniz ve kara harekâtlarının birlikte yürütüldüğü çok yönlü bir cephe olduğuna değinen Terzi, İtilaf Devletleri’nin ilk olarak Çanakkale Boğazı’nı geçme girişimlerinde bulunduğunu ancak deniz harekâtında başarısız olunması üzerine kara savaşlarına yöneldiklerini aktardı. Sunumda ayrıca savaşın dönüm noktaları hakkında bilgi verilirken özellikle Nusret mayın gemisinin 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin kazanılmasında kritik rol oynadığı ifade edildi. Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
İstanbul Trendyol Süper Lig: Eyüpspor: 0 - Trabzonspor: 1 (Maç sonucu) Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında Eyüpspor, evinde karşılaştığı Trabzonspor’a 1-0 mağlup oldu. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 54. dakikada sağ taraftan paslaşarak kullanılan serbest vuruşta Zubkov, pasını ceza sahası sağ çaprazındaki Muçi’ye aktardı. Muçi’nin sert şutunda meşin yuvarlak direğin üzerinden auta çıktı. 58. dakikada sağ taraftan Radu’nun ortasına kale önünde iyi yükselen Legowski’nin kafa vuruşunda meşin yuvarlak az farkla dışarıya gitti. 66. dakikada sağ taraftan kullanılan köşe vuruşunda Zubkov’un ortasına kale önünde dokunuşunu yapan Augusto, meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 0-1 75. dakikada kaleci Felipe’nin hatalı pasında sağ tarafta topu alan Zubkov, pasını ceza yayındaki Onuachu’ya aktardı. Onuachu’nun dönerek yaptığı vuruşta meşin yuvarlak auta çıktı. 87. dakikada sol taraftan kullanılan serbest vuruşta topun başına geçen Zubkov, arka direğe orta yaptı. Bu noktada Nwaiwu’nun yakın direğe kafa vuruşunda meşin yuvarlak az farkla auta gitti. Stat: Recep Tayyip Erdoğan Hakemler: Oğuzhan Çakır, Gökhan Barcın, Bilal Gölen Eyüpspor: Marcos Felipe, Calegari (Talha Ülvan dk. 78), Bedirhan Özyurt, Anıl Yaşar (Taşkın İlter dk. 85), Umut Meraş, Baran Ali Gezek, Denis Radu (Ismaila Manga dk. 85), Mateusz Legowski (Raux Yao dk. 78), Angel Torres, Metehan Altunbaş (Lenny Pintor dk. 56), Umut Bozok Yedekler: Jankat Yılmaz, Luccas Claro, Jerome Onguene, Arda Yavuz, Abdou Sy Teknik Direktör: Atila Gerin Trabzonspor: Andre Onana, Ozan Tufan, Chibuike Nwaiwu, Stefan Savic, Mathias Lövik (Wagner Pina dk. 46), Oleksandr Zubkov (Anthony Nwakaeme dk. 89), Christ Oulai (Benjamin Bouchouari dk. 84), Jabol Folcarelli, Ernest Muçi, Umut Nayir (Felipe Augusto dk. 46), Paul Onuachu (Mustafa Eskihellaç dk. 84) Yedekler: Onuralp Çevikkan, Salih Malkoçoğlu, Taha Emre İnce, Okay Yokuşlu, Onuralp Çakıroğlu Teknik Direktör: Fatih Tekke Gol: Felipe Augusto (dk. 66) (Trabzonspor) Sarı kartlar: Metehan Altunbaş, Mateusz Legowski, Taşkın İlter (Eyüpspor), Christ Oulai (Trabzonspor)
İstanbul Trendyol Süper Lig: RAMS Başakşehir: 0 - Antalyaspor: 0 (Maç sonucu) Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında RAMS Başakşehir, konuk ettiği Antalyaspor ile golsüz berabere kaldı. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 64. dakikada ceza yayı solundan Paal’ın havadan pasında topla buluşan Soner Dikmen’in kaleciyle karşı karşıya pozisyonda altıpasın gerisinden yaptığı vuruşta kaleci Muhammed Şengezer meşin yuvarlağı kurtardı. 87. dakikada sol taraftan ceza sahasına giren Brnic’in uzak köşeye yaptığı vuruşta meşin yuvarlak auta gitti. 90+4. dakikada sol kanattan Kazımcan Karataş’ın yaptığı ortada penaltı noktası solundan Nuno da Costa’nın kafa vuruşunda meşin yuvarlak kaleci Julian’da kaldı. Stat: Başakşehir Fatih Terim Hakemler: Reşat Onur Coşkunses, Mehmet Emin Tuğral, Mert Bulut Başakşehir: Muhammed Şengezer, Ömer Ali Şahiner (Brnic dk. 59), Duarte, Jerome Opoku, Kazımcan Karataş, Kemen, Umut Güneş (Crespo dk. 59), Yusuf Sarı (Onur Bulut dk. 60), Harit, Shomurodov (Nuno da Costa dk. 79), Selke (Bertuğ Yıldırım dk. 46) Yedekler: Doğan Alemdar, Berat Özdemir, Onur Ergün, Hamza Güreler, Kaluzinski Teknik Direktör: Nuri Şahin Antalyaspor: Julian Cuesta, Erdoğan Yeşilyurt (Bünyamin Balcı dk. 73), Bahadır Öztürk, Veysel Sarı, Dzhikiya, Paal, Soner Dikmen (Storm dk. 90+4), Safuri, Ceesay, Ballet (Samet Karakoç dk. 90+3), van de Streek (Saric dk. 45+1) Yedekler: Abdullah Yiğiter, Abdülkadir Ömür, Bachir Gueye, Doğukan Sinik, Boli, Kerem Kayaarası Teknik Direktör: Sami Uğurlu Sarı kartlar: Selke, Umut Güneş, Jerome Opoku (Başakşehir), Erdoğan Yeşilyurt, Ceesay, Julian Cuesta, Soner Dikmen (Antalyaspor)
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen Eğitim Ailesi ile İftar Programı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale Zaferi’nin 111. yıldönümünde tüm şehitleri rahmetle ve şükranla andı. Öğretmenlere saygıda kusur edilememesi gerektiğini de söyleyen Erdoğan, öğretmenlerin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceklerinin belirtti. "Ramazan Bayramının buradaki tüm kardeşlerime, ülkemize, milletimize ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum" Bir taraftan Ramazan ayını uğurlamanın burukluğunu yaşarken diğer taraftan da Ramazan Bayramı’na kavuşmanın sevincini yaşadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bildiğiniz gibi Ramazan’a girerken duamız hep şuydu; Ya Rab bizleri Ramazan-ı Şerif’e kavuşturduğun gibi Ramazan Bayramı’na da kavuştur. Ve şimdi Ramazan-ı Şerif’i geride bırakırken hoş geldin Ramazan diyorduk, şimdi elveda Ramazan diyoruz. Ramazan Bayramının buradaki tüm kardeşlerime, ülkemize, milletimize ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı. "Çanakkale, dünya durdukça Türk milletinin hürriyet tutkusunun, yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır" Günün bir değer anlamının Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıldönümünü olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Vatan topraklarının şahit olduğu en büyük kahramanlık sahnelerinden biri olan Çanakkale destanının üzerinden tam 111 sene geçti. Kahramanlıkları tarihe sığmayan ordumuzun, tarih kitaplarına sığmayan Çanakkale Zaferinin 111. yılında kara toprağı al kanlarıyla sulayan tüm şehitlerimizi rahmetle şükranla iade ediyorum. Muhterem hatıralarını gönlümüzün en mutena köşesinde yaşatacağımız o serden geçtikleri merhum Mehmet Akif’in şu muhteşem mısralarıyla bugün bir kez daha selamlamak istiyorum; ‘Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker, gökten ecdad dinerek öpse o pak alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid’i, Bedr’in aslanları ancak bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? Gömelim gel seni tarihe desem, sığmazsın.’ Rabbim hepsinin ruhlarını şad, mekanlarını inşallah cennet eylesin. Merhum Akif İstiklal Marşımızda ‘sen şehit oğlusun, incitme yazıktır atanı’ diyerek milletimizin neredeyse her ferdenin şehit ahfadı, şehit evladı, şehit yakını olduğunu söylüyor. Anadolu her ocağından, her ailesinden şehit veren mübarek toprakların adıdır. Dikkat edin Anadolu, Babadolu denmiyor. Burası çok anlamlı. Şehit ahfadı olan aziz milletimizin nazarında cennet vatanımızın her karış toprağı Conkbayırı’dır, Gelibolu’dur, Çanakkale’dir ve dost düşman iyi bilir ki Çanakkale geçilmez. Çanakkale, dünya durdukça Türk milletinin hürriyet tutkusunun, yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır" diye konuştu. "Son nefesimize kadar Çanakkale ruhuna sahip çıkacak, bu toprakları bize vatan eyleyenlerin fedakarlıklarını asla unutmayacağız" Türkiye’nin sadece 783 bin kilometre kareden ibaret olmadığının en büyük şahidinin Çanakkale olduğunu belirten Erdoğan, "Çanakkale’yi geçilmez kılan iradedir, ittihat fikridir, mücadele azmidir. Çanakkale’de Anadolu’nun her ili bir ilçesi vardır, Çanakkale’de Saraybosna vardır, Çanakkale’de Balkanlar vardır, Çanakkale’de Kafkaslar, Kuzey Afrika vardır. Çanakkale’de gönül ve kültür coğrafyamızın hemen her köşesinin duası, niyazı, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan milyonların muhabbeti vardır. Burada milletimizin seciyesini anlatan şu gerçeği de belirtmek isterim; Çanakkale, Bedir’in aslanlarıyla aynı yüreği taşıyan aslanların, Akif’in ‘Asımın nesli’ diye adlandırdığı o mübarek neslin bize bıraktığı mirastır, bir destandır. Zaferler silsilesinin altın halkalarından biridir. Çanakkale Savaşı epik bir kahramanlık hikayesi olduğu kadar aynı zamanda dramatik bir hikayedir. ‘Çanakkale içinde Aynalı Çarşı, anne ben gidiyorum düşmana karşı’ türküsü henüz bıyığı terlememiş delikanlıların lise ve Darülfünun talebelerinin türküsüdür. Bakınız 1914-1918 yılları arasında Kastamonu Abdurrahman Paşa Lisesi, İstanbul Lisesi, Yozgat Lisesi, Balıkesir Lisesi, Kayseri Lisesi talebelerinin tamamı Çanakkale’de şehit olduğu için mezun verememiştir. Milli şairimiz Akif, ‘şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda’ derken işte bu acı hakikati dile getiriyor. ‘Bir hilal uğruna ya Rab ne güneşler batıyor’ derken sadece Türk şiirinin en güzel mısralarından birini terennüm etmiyor. Bununla birlikte aziz ve asil milletimizin umut güneşi olan gençlerin sönen ocakların destanını da haykırıyor. İnşallah son nefesimize kadar Çanakkale ruhuna sahip çıkacak bu toprakları bize vatan eyleyenlerin fedakarlıklarını asla unutmayacağız. Çanakkale Zaferimizin 111. Sene-i devriyesinde bizlere bu cennet vatanı miras bırakan bu büyük Cumhuriyeti emanet eden bütün İstiklal kahramanlarımızı bütün şehitlerimizi gazilerimizi rahmetle anıyor, aziz hatıralarını bir kez daha kemali hürmetle yad ediyorum" ifadelerine yer verdi. "Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacak kaldıraç şüphesiz nitelikli milli ve zamanın ruhunu yakalamış bir eğitim sistemidir" Güçlü toplum olmanın en önemli etkenlerinden birinin güçlü eğitim sistemine sahip olmak olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir milleti büyük yapan sadece tarihe şanla şerefle yazdırdığı zaferleri değildir. Aynı zamanda eğitimli özgüven sahibi iyi yetişmiş fertleridir. Göreve geldiğimiz günden beri bu hassasiyetle çalışıyor eğitime önem ve öncelik vermeyi imal etmiyoruz. Güçlü toplum güçlü ülke hedefini ancak insan kaynağı iyi eğitim almış, güçlü bir içtimai bünyeyle gerçekleştirebileceğimizin farkındayız. Biliyoruz ki bugünün ve yarının dünyasında ilerlemenin kalkınmanın her alanda muzaffer ve muteber bir ülke olmanın yolu eğitimden geçiyor. Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacak kaldıraç şüphesiz nitelikli milli ve zamanın ruhunu yakalamış bir eğitim sistemidir. Bu yolda son 23 yılda gerçekten çok ciddi mesafe aldık tüm engelleme girişimlerine rağmen tarihi nitelikli reformları ülkemize kazandırdık. Başta başörtüsü olmak üzere eğitimde anlamsız yasakları ve katsayı vari adaletsiz uygulamaları ortadan kaldırdık. Her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Ders müfredatlarını ve kitaplarını gözden geçirerek çağ dışı ve vesayetçi unsurları temizledik. Bunları bilimsel bir anlayışla yeni baştan hazırladık. ‘Köklerden Geleceğe’ şiarıyla hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliyle çalışmalarımızı daha kapsamlı bir zemine oturttuk. Ailelerimizi her yıl kırtasiye kırtasiye gezmek zorunda bırakmıyor, ders kitaplarını çocuklarımıza eğitim yılı başında ücretsiz olarak dağıtıyoruz. Eğitim kurumlarımızı spor salonları, dijital kütüphaneler, laboratuvarlar, akıllı tahtalar ile donatarak modern bir çehreye kavuşturduk. 821 binden fazla öğretmenimizin atamasını yaparak eğitim ordumuzun gücüne güç kattık. Atamaların yanı sıra öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkanlarında da kayda değer iyileştirmeler gerçekleştirdik. Daha burada saymaya kalksak belki de saatlerimizi alacak nice hizmeti öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin istifadesine sunduk" diye konuştu. "Devletleri ve medeniyetleri yapan da yıkan da muallimlerdir" Türkiye’nin son 23 yılda eğitimde önemli bir mesafe aldığını ve bunun mimarlarının da öğretmenler olduğunu dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Merhum Nurettin Topçu’nun öğretmenin ne manaya geldiğini anlatan şu veciz ifadelerini burada altını çizerek hatırlatmak istiyorum. Merhum Topçu şöyle diyor; ‘Ademoğlunu beşikten alarak mezara kadar götürüp teslim eden dünyanın en büyük mesuliyetine sahip insan muallimdir. Kaderimizin hakikatinin işleyicisi, karakterimizin yapıcısı, kalbimizin çevrildiği her yönde kurucusu odur. Fertler gibi nesiller de onun eseridir. Farkında olsun olmasın her ferdin şahsi tarihinde muallimin izleri bulunur. Devletleri ve medeniyetleri yapan da yıkan da muallimlerdir. Evet, muallimler yani öğretmenler devlet ve millet hayatımızda işte böyle hayati bir rol üstlenmekte, varlığımız ve milli bekamız açısından işte böyle bir anlam ifade etmektedir." "Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir" Öğretmenlere saygının bir gelenek olduğunu ve onlara yönelik şiddetin her daim karşısında olacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kültürümüzde anne babadan sonra eli öpülen kişi öğretmendir. Biz de çocukluk ve gençlik çağımızda aile büyüklerimizden bunu gördük. Öğretmene saygıda kusur etmemeyi gördük. Dolayısıyla öğretmene yönelik bırakın şiddeti en küçük bir saygısızlığı dahi kabul etmemiz, hoş görmemiz mümkün değildir. En son Fatma Nur Çelik öğretmenimizin maruz kaldığı gibi menfur şiddet olaylarının lanetlediğimizi, bunları tasvip etmediğimizi, bunların kökünün kazınması gerektiğini burada tekrar vurguluyorum. Şunu bir defa herkes bilmeli ve anlamalıdır; Öğretmene kalkan el geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır. Sayısı azalmakla birlikte zaman zaman karşılaştığımız şiddet sorununun üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Bundan sonra da ödün vermeyeceğiz. Öğretmenlerimizin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceğiz. Türkiye’nin aydınlık yarınlarını, kızıl elmamız olan Türkiye Yüzyılını inşallah sizlerle birlikte inşa edeceğiz" dedi.