KÜLTÜR SANAT - 26 Nisan 2026 Pazar 14:30

"Toz ve Işık" pastel sergisi kapılarını açtı

A
A
A
"Toz ve Işık" pastel sergisi kapılarını açtı

İranlı Ressam Javad Soleimanpour öncülüğünde Türkiye Pastel Sanatçıları Topluluğu tarafından düzenlenen "Toz ve Işık" Pastel Resim Sergisi, Mete Plaza’daki Mete Art Galeri’de sanatseverlerin katılımıyla açıldı. 120 sanatçının 120 eserinin yer aldığı serginin açılışında Prof. Dr. Sinan Canan söyleşi gerçekleştirdi.


Javad Soleimanpour öncülüğünde bu yıl beşincisi düzenlenen Türkiye Pastel Sanatçıları Topluluğu’nun "Toz ve Işık" Pastel Resim Sergisi, Mete Plaza içerisinde bulunan Mete Art Galeri’de düzenlenen kokteyl ile açıldı. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği açılış programında pastel sanatının farklı yorumlarını yansıtan 120 eser ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Açılışta onur konuğu olarak yer alan Sinan Canan, sanat ve algı üzerine gerçekleştirdiği söyleşide sanatın insan zihnindeki etkilerine değindi. Programın diğer onur konukları ve seçici kurul üyeleri arasında Olga Abramova ile Remzi İren de yer aldı.


Pastel sanatının zarif dokusu ile ışık ve renk geçişlerini buluşturan sergide, Türkiye’nin farklı illerinden 120 sanatçının eserleri aynı çatı altında sanatseverlerle buluştu. Sergide doğa, portre, kent yaşamı ve soyut temaların işlendiği çalışmalar dikkat çekti. Sanatın toz ve ışıkla şekillenen büyülü dünyasına kapı aralayan sergi, önümüzdeki günlerde de ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.


Sergide konuşan Prof. Dr. Sinan Canan, "Burada olmak benim için çok özel çünkü ben bir fen bilimciyim böyle bir yerlere davet edildiğimde hakikaten kendimi bir üst seviyede bir şey yapıyormuş gibi hissediyorum ve gerçekten böyle de buradaki dostlarla paylaşmaya çalıştığım şey de temelde oydu. Bizim ülkede maalesef böyle garip bir durum var akademik alanlar, fen alanları yüksek seviyede, sanat sepet işleri de böyle düşük seviyede bir şey gibi algılanıyor. Halbuki insan psikolojisinde ve insan kültüründe sanatın, biliminin, felsefenin ne kadar birlikte hareket eden bir bütünün parçaları olduğunu anlamadığımız için yani sanatsız bilim olacağını zannettiğimiz için maalesef biraz bu haldeyiz. Ülkedeki ve dünyadaki bütün insani sorunların temelinde sanatsızlık ve inceliksizlik oluşturuyor maalesef. İnşallah ben de buralarda olarak hem biraz bana bulaşsın hem de bunun başka insanlara bulaşmasına ben nasıl etkili olabilirim diye ar-ge yapıyorum. İnsanın bir sürü farkını çalıştım şimdiye kadar. Diğer canlılardan farkımız, geleceği hayal etmek bilmem ne falan hepsi var ama bunların ekseriyasının bir nüshasını hayvanlarda da görüyorsunuz ama hayvanlarda ya da bitkilerde soyut bir düşünce üretip bunu somutlaştırma çabası anlamında tarif edebileceğimiz sanata benzer hiçbir şey görmüyorsunuz. Bir şey verildiyse bir sebep de verilmiştir şu anki medeniyetimize bakalım bütün güzelliklerini sanatla oluşturduk ama bütün çirkinlikleri sanatsız verim tabanlı düşünceyle oluşturduk. Bir an önce tekrar inceliklere geri dönmemiz lazım" dedi.


İranlı Ressam Javad Soleimanpour ise sergide olmaktan çok mutlu olduğunu dile getirerek kızıyla birlikte hazırladığı tablosuyla ilgili bilgiler verdi.



"Toz ve Işık" pastel sergisi kapılarını açtı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Babadağ Ultra Maratonu tamamlandı Muğla’nın Fethiye ilçesinde, Ölüdeniz’in eşsiz doğasında gerçekleştirilen Babadağ Ultra Maratonu yarışları büyük bir heyecanla tamamlandı. Türkiye’nin yanı sıra İngiltere, Rusya, Belçika, Ukrayna, Norveç, Polonya, İspanya, Bermuda, Avusturya ve Finlandiya başta olmak üzere toplam 15 ülkeden yaklaşık 100 yabancı sporcunun yer aldığı maraton, iki gün boyunca 1000’den fazla sporcuyla uluslararası bir spor şöleni atmosferi oluşturdu. Babadağ Ultra Maratonu, yalnızca profesyonel sporcuların değil, her yaştan katılımcının ilgisini çekti. Sabah saat 09.00 itibariyle başlayan 5K Ölüdeniz Run ve 14K Kayaköy History Run kategorilerinin ardından 23 Nisan’a özel düzenlenen Çocuk Koşusu ile etkinlik alanı adeta festival havasına büründü. Babadağ Ultra Maratonu, bölgeye değer katmaya devam ediyor Muğla Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanı Mustafa Özpoyraz, Babadağ Ultra Maratonu’nun bölgeye hem sportif hem de turistik açıdan önemli katkılar sağladığını belirtti. Özpoyraz, organizasyonun her geçen yıl daha fazla ilgi gördüğünü vurgulayarak, bu yıl da artan sporcu katılımıyla başarılı bir etkinliğe daha imza atıldığını ifade etti. Babadağ’ın eşsiz doğasında gerçekleştirilen maratonun yalnızca bir spor organizasyonu olmanın ötesine geçtiğini dile getiren Özpoyraz, etkinliğin bölgenin tanıtımına, turizm hareketliliğine ve spor kültürünün yaygınlaşmasına önemli katkı sunduğunu söyledi. Ayrıca organizasyonda emeği geçen tüm kurum ve paydaşlara teşekkür ederek, bu tür uluslararası etkinliklerin sürdürülebilir şekilde devam etmesinin hedeflendiğini kaydetti. Maratonda ikinci gün sonuçları 5K Ölüdeniz Run kategorisinden Erkekler de Emre Sevinç birinciliği alırken, Mehmet Aydıngör ikinci ve Yiğit Berk Kurular üçüncü oldu. Kadınlarda ise birinci Elif Karabulut Dağdelen, ikinci Gökçe Bakar ve üçüncü Zehra Seda Yıldız oldu. 14K Kayaköy History yarışında finali gören ilk isim Gökhan Gündoğan olurken, yarışı Uğur Pehlivan ikinci, Ramis Nuraliev ise üçüncü sırada tamamlandı. Kadınlarda ise birinci Elmira Ravilova, ikinci Esra İlik üçüncü ise Ayşe Elifnaz Erbilgin oldu.
Muğla 17’nci Yörük-Türkmen toyu için hazırlıklar sürüyor Muğla Büyükşehir Belediyesi, bu yıl 17’ncisi düzenlenecek Uluslararası Yörük-Türkmen Toyu için hazırlıklarını sürdürüyor. Bu yıl Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın ev sahipliğinde yapılacak olan Yörük-Türkmen Toyu, 6-7 Haziran’da Menteşe ilçesindeki Yılanlı Yörük Ormanı’nda gerçekleştirilecek. 17’nci Uluslararası Yörük-Türkmen Toyu, 16 derneğin katılımıyla düzenlenecek. Derneklerin oy birliğiyle oluşturduğu tertip komisyonunda; Yörük-Türkmen kültürünün yaşatılması ve tanıtılması adına ulusal ve uluslararası çalışmalara öncülük eden İsmail Uzunoğlu, Orhan Akcan, Ramazan Kıvrak ve Mevlüt Kiriş yer alıyor. Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen toyun bu yılki ana teması, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Yörük Türkmen Tarihi ve Kültürü Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğiyle ‘Ocaktan Saca, Sütten Aşa: Göçer Kültürde Yeme İçme Geleneği’ olarak belirlendi. İki gün sürecek etkinlik boyunca kültürel gösteriler, yerel lezzetler ve geleneksel yaşam pratikleriyle Yörük-Türkmen mirası bir kez daha geniş kitlelerle buluşturulacak. Başkan Aras: "Yörük-Türkmen kültürü bizim kökümüz, hafızamızdır" Yörük-Türkmen kültürünün yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çeken Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Yörük-Türkmen kültürü bizim kökümüz, hafızamızdır. Bu kadim geleneği yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Uluslararası Yörük-Türkmen Toyu da bu kültürü yaşatan, birlik ve dayanışmamızı güçlendiren en anlamlı buluşmalardan biri. Tüm hemşehrilerimizi ve misafirlerimizi 6-7 Haziran’da Yılanlı Yörük Ormanı’nda düzenleyeceğimiz 17’nci Uluslararası Yörük-Türkmen Toyu’na bekliyoruz" dedi.
İzmir İzmir’de kaybolan 15 yaşındaki Asya, 7 gündür aranıyor İzmir’in Buca ilçesinde çalıştığı iş yerinden ayrıldıktan sonra sırra kadem basan, yüzde 25 zihinsel engelli 15 yaşındaki kızı arama çalışmaları sürüyor. Gözü yaşlı anne, evladının birileri tarafından alıkonulduğunu iddia ederek yardım istedi. Buca ilçesi Fırat Mahallesi’nde ikamet eden ve yüzde 25 zihinsel engelli Asya Karakuş (15), 20 Nisan’da iş yerinden ayrıldıktan sonra kayıplara karıştı. Ailenin ihbarı üzerine polis ekipleri arama çalışması başlattı. Çevredeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, kayıp kızın Buca ve Bornova çevresinde görüldüğünü tespit etti. Görüntülerde bir erkekle bir süre konuştuğu ve daha sonra şüpheli şahsın yanından ayrıldığı belirlenen Karakuş’un, son olarak saat 22.00 sıralarında Bornova ilçesindeki Küçükpark civarında olduğu öğrenildi. Sahte hesaplardan mesajlar atıldı Olay günü Muğla’nın Bodrum ilçesinde bulunan anne Nesrin Doğan, durumu öğrenince Turgutreis Jandarma Karakolu’na kayıp başvurusunda bulundu. Ardından İzmir’e gelerek emniyet güçleriyle koordineli şekilde arama çalışmalarına katıldı. Bu süreçte Asya adına açılan sahte sosyal medya hesaplarından aileye mesajlar gönderilmeye başlandı. Mesajlarda kayıp ilanlarının ve sosyal medyadaki paylaşımların kaldırılması istendi. Aile ise kızlarının kendi isteğiyle kaçmasının mümkün olmadığını ve bu mesajların başka bir şüpheli tarafından gönderildiğini ileri sürdü. "Kendi iradesiyle gidebilecek bir çocuk değil" Kızının 20 Nisan akşamı iş yerinden çıktıktan sonra kaybolduğunu belirten anne Nesrin Doğan, "Olay tarihinde ben Bodrum’daydım. Ablası kendi imkanlarıyla ulaşmaya çalışıyor. Ulaşamayınca bana haber verildi. Asya isminde sahte bir hesaptan bize ’Ben Asya, ben iyiyim. Beni aramayın’ şeklinde mesaj geldi. Arıyoruz, telefonlara cevap verilmiyor. Ablasının sosyal medya hesabına ’Ararsanız engellerim’ yazıldı. Daha sonra ’Tüm ilanların hepsini kaldıracaksınız. Eğer kaldırmazsanız benden hiçbir şekilde haber alamazsınız’ şeklinde tehdit mesajları geldi. Asya yazmıyor bunu, başkası yazıyor" dedi. "Alıkonulduğundan şüpheleniyorum" Sosyal medyaya yansıyan ve kızının yüzünde darp izleri olduğu iddia edilen bir fotoğrafın kendilerine gönderildiğini anlatan Doğan, "Kelime arasında ablasına bir cümle kullanıyor. Ablası o kelimeden sonra Asya’nın olmadığını anlıyor. Ablası ’Bu sen değilsin. Sen kimsin, seni anandan doğduğuna pişman edeceğim. Çocuk kaçırma suçunu biliyor musun?’ diyor. Hemen ardından hesap engelleniyor ve siliniyor. Benim kızım kendi iradesiyle gidebilecek bir çocuk değil. Yüzde 25 oranında zihinsel engelli ve zeka geriliği olan bir çocuk. Evde gece tek başına kalamaz. Buna mutlaka yardım eden bir yetişkin olduğuna inanıyorum. Çocuğumun alıkonulduğu şüphesiyle hareket ediyorum" ifadelerini kullandı. "3 kişinin ifadesi alındı" Olayla ilgili şüphelendiği kişileri emniyete bildirdiğini söyleyen Doğan, "Emniyette ifadesine başvurulan 3 kişi var. Bunlardan birisi iş arkadaşı, diğeri eski nişanlısı. Kamera görüntülerinde kızımı Buca Üçkuyular Meydanı’ndan arabaya bindirip Bornova Küçükpark’a kadar götüren bir şüpheli şahıs daha var. Güvenlik kamerasında orada bir telefon alışverişi olduğunu görüyoruz. Polisler detaylı olarak inceliyor. Ben ilaçlarla ayakta kalıyorum. Kızımın acilen bulunmasını istiyorum" şeklinde konuştu. "Kızımı sağ salim bulmak istiyorum" Kızına kavuşmak için yetkililerden ve vatandaşlardan yardım bekleyen anne, "Kızımı sağ salim bulmak istiyorum. Nerede olursa olsun, kiminle olursa olsun ben kızımın arkasındayım. O benim canım. Kimsenin evladıma zarar vermesini istemiyorum. İçim yanıyor, 7 gündür haber alamıyorum. Çocuğum anne sevgisine muhtaç bir çocuk. Bu işin arkasını bırakmayacağım ve sonuna kadar gideceğim. Lütfen herkes benimle tek yürek olsun" diye konuştu.