SAĞLIK - 11 Haziran 2025 Çarşamba 09:58

"Skolyozun çocuklukta fark edilmesi tedavide kritik önem taşıyor"

A
A
A
"Skolyozun çocuklukta fark edilmesi tedavide kritik önem taşıyor"

Skolyozun, normalde ön arka düzlemde düz olması gereken omurganın sağa veya sola doğru eğrilmesi sonucu ortaya çıkan bir hastalık olduğunu belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Reşid Önen, "Her yaş grubunda görülebilen skolyoz, özellikle çocukluk çağında fark edildiğinde tedavi süreci açısından avantaj sağlar. Çocukların omurga sağlığını korumasında ailelerin dikkatli gözlemi çok değerlidir. Skolyozun erken dönemde fark edilmesi, çoğu zaman cerrahiye gerek kalmadan çocuğun sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlayabilir" dedi.



VM Medical Park Maltepe Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Reşid Önen, Uluslararası Skolyoz Farkındalık Ayı dolayısıyla ailelere önemli uyarılarda bulundu.



Skolyozun tanımını yapan Prof. Dr. Önen, "Skolyoz, normalde ön arka düzlemde düz olması gereken omurganın, sağa veya sola doğru eğrilmesi sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Her yaş grubunda görülebilen bu problem, özellikle çocukluk çağında fark edildiğinde tedavi süreci açısından avantaj sağlar" diye konuştu.



"Ailelere öneriler"


Prof. Dr. Önen, ailelerin çocuklarını gözlemlerken dikkat etmeleri gereken önemli noktaları şöyle paylaştı: "Çocuğun yürüyüş bozukluğu var mı, omuz seviyeleri eşit mi, sırt bölgesinde belirgin bir "hörgüç" çıkıntısı var mı, bel boşluğunda dengesizlik var mı, kıyafetlerin vücuda orantılı oturuyor mu."



Prof. Dr. Önen, "Bu belirtiler gözlemlendiğinde ilk adım olarak bir çocuk doktoruna, ardından gerekirse beyin cerrahi uzmanına başvurmak gerekir" dedi.



"Doğumsal skolyozda kalp, böbrek ve diğer organlarda da problemler olabilir"


Skolyozun tek bir nedeni olmadığı için iki ana grupta değerlendirildiğini anlatan Prof. Dr. Önen, şu bilgileri paylaştı: "Doğumsal (Konjenital) Skolyoz: Bu tür skolyoz, bebeğin anne karnındaki gelişimi sırasında omurgada meydana gelen kemik veya sinirsel yapısal anomalilerden kaynaklanır. Yani, çocuk daha doğmadan kemik ve sinir bozukluğu ile dünyaya gelir. Genellikle küçük yaşta tanı alır ve tedaviye de olabildiğince erken başlanması gerekmektedir. Bu tür skolyozlarda omurga dışında kalp, böbrek gibi diğer organlarda da eşlik eden problemler olabilir.


İdiopatik / Adolesan Skolyoz: Bu tür skolyoz yaşamın erken döneminde ortaya çıkabilir. Nedeni tam olarak bilinmez. Genetik yatkınlık, hormonal değişiklikler ve büyüme faktörlerin etkili olabileceği düşünülür. Başlangıçta belirti vermeden ilerleyebilir, bu yüzden dikkatli gözlem büyük önem taşır. Eğriliğin şiddeti zamanla artabileceğinden düzenli takip ve gerekirse korse veya cerrahi tedavi gündeme gelebilir."



Prof. Dr. Önen, "Her iki skolyoz türünde de erken tanı, tedavinin başarısını belirleyen en önemli etkendir" açıklamasında bulundu.



"Fizik tedavi seçenekler arasında"


Tedavi sürecine değinen Prof. Dr. Önen, "Doğumsal skolyozda altta yatan problemi ortadan kaldırmaya yönelik tedaviler ön plandayken, idiopatik skolyozda izlem, korse tedavisi, fizik tedavi ve gerekli görülürse cerrahi seçenekler devreye girer. Skolyozun tedavisi eğriliğin türüne, derecesine, kişinin yaşına ve ilerleme hızına göre her hastaya özel olarak uygulanır. Doğumsal (konjenital) skolyozda omurga kemiklerinin veya sinir sisteminin gelişiminde doğuştan gelen bir bozukluk söz konusudur. Bu yüzden tedavi yaklaşımı, yalnızca omurgadaki eğriliği düzeltmekten öteye gider, altta yatan anatomik sorunu ortadan kaldırmak önceliklidir. Bu grup hastalarda çoğu zaman erken yaşta cerrahi müdahale gerekebilir. Tedavi planı, eşlik eden nörolojik ya da organik bozukluklara göre şekillendirilir" dedi.



"İdiopatik (nedeni bilinmeyen) skolyozda korse tedavisi tercih edilebilir"


Prof. Dr. Önen, "İdiopatik (nedeni bilinmeyen) skolyozda ise eğriliğin derecesi hafifse düzenli aralıklarla takip tercih edilir. Eğrilik ilerleme gösteriyorsa: Korse tedavisi ile omurgadaki eğriliğin ilerlemesi yavaşlatılabilir. Özellikle büyüme döneminde oldukça etkilidir. Fizik tedavi ve kas güçlendirici egzersizler, duruşu düzeltmeye ve kas dengesini sağlamaya yardımcı olur. Eğrilik ciddi boyutlara ulaştığında ise cerrahi tedavi gündeme gelir. Gelişen teknoloji sayesinde skolyoz cerrahisinde artık sadece omurgayı sabitlemek değil, aynı zamanda çocuğun büyümesini destekleyen ve hareket kabiliyetini koruyan teknikler de uygulanıyor" ifadelerini kullandı.



"Cerrahi tedavi uygulanabilir"


Prof. Dr. Önen, cerrahi tedavi seçeneklerini şöyle sıraladı: "Manyetik Uzatılabilir Rod Sistemleri (MAGEC Rod): Özellikle küçük yaşta skolyoz tanısı alan çocuklarda kullanılır. Cerrahiyle yerleştirilen bu rodlar, çocuğun büyümesine paralel olarak dışarıdan mıknatıs yardımıyla tekrarlayan ameliyat gerektirmeden uzatılabilir. Vertebral Body Tethering (VBT): ‘Omurga ipi gerdirme’ olarak da bilinen bu yöntem, skolyoz cerrahisinde devrim niteliğindedir. Eğrilik yapan tarafın omurgasına özel bir kablo sistemi yerleştirilir. Bu sistem, çocuğun büyümesini yönlendirerek omurganın zamanla düzelmesini sağlar. Omurganın hareketliliği korunur, esnekliği kaybolmaz. Bu yöntem bazı uygun hastalarda füzyon (omurların sabitlenmesi) yerine tercih edilmektedir. Minimal İnvaziv Cerrahi Teknikler: Son yıllarda skolyoz tedavisinde, büyük cerrahi kesiler ve kas hasarına yol açan klasik yöntemler yerine, daha küçük kesilerle uygulanan minimal invaziv teknikler ön plana çıkıyor. ‘Kapalı’ ya da ‘kameralı’ olarak da bilinen bu yöntemler, ameliyat sonrası ağrıyı azaltırken iyileşme sürecini hızlandırıyor."



"Erken teşhis oldukça önemli"


Skolyozda başarılı bir tedavi için en kritik unsurlardan birinin zamanlama olduğunu kaydeden Prof. Dr. Önen, "Eğer çocuklarda saptanan omurga eğriliği belirli bir seviyenin altındaysa, çoğu durumda cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulmadan, düzenli hekim kontrolleriyle takip edilerek sürecin ilerleyişi izlenebilir. Ancak eğrilik ilerler ve hem estetik görünümde bozulmaya hem de akciğer kapasitesinde azalmaya neden olacak seviyelere ulaşırsa, daha aktif tedavi yöntemlerine geçilmesi gerekir. Bu noktada korse kullanımı, fizik tedavi ve cerrahi müdahale gibi seçenekler gündeme gelir. Çocukların omurga sağlığını korumada ailelerin dikkatli gözlemi çok değerlidir. Skolyozun erken dönemde fark edilmesi, çoğu zaman cerrahiye gerek kalmadan çocuğun sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlayabilir. Bu yüzden ailelerin duruş bozukluklarını ciddiye alması ve zamanında uzman görüşü alması sürecin başarısı açısından kritik rol oynar" diyerek açıklamalarını sonlandırdı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Kurtulmuş: "Terörsüz Türkiye hedefinde büyük mesafe alındı" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa’daki programlarında küresel sistemde yaşanan güç değişimlerine, ekonomik adaletsizliklere ve "Terörsüz Türkiye" hedefine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin küresel adalet arayışında öncü rol üstlendiğini belirten Kurtulmuş, terörün tamamen sona erdirilmesiyle birlikte Türkiye’nin önünde yeni bir dönemin başlayacağını söyledi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa programları kapsamında ilk olarak Bursa Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenen "Küresel Adalet Arayışı" konferansına katıldı. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde öğrencilerle bir araya gelen Kurtulmuş, ekonomik ve siyasal alandaki adaletsizliklerin dünyayı büyük bir çıkmaza sürüklediğini belirterek, küresel adalet arayışının insanlığın ortak meselesi olduğunu söyledi. Her dönemde insanlığın ortak arayışlarından birisinin adalet olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "İçinden geçtiğimiz dönem fevkalade zor bir süreçtir. Her şeyin altüst olduğu, yıkılıp neredeyse yeniden yapılmaya başladığı bir dönemin içerisinden geçiyoruz. Dolayısıyla bu süreçte insanlık alemi olarak ihtiyacımız olan en önemli meselenin adalet olduğunun farkında olarak, adalet arayışını küresel bir hale getirmek ve buna da öncülük etmek hepimizin ortak vazifesi olmalıdır" dedi. "Ekonomik adaletsizlik insanlık için tehdit" Konuşmasında ekonomik adaletsizliklere dikkat çeken Kurtulmuş, gelir dağılımındaki uçurumun giderek büyüdüğünü söyledi. Dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesiminin toplam servetin yüzde 50’sine sahip olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "Firavunlar dönemlerinde bile böyle bir eşitsizlik olmadı. Dolayısıyla bu insanlığın kaldırabileceği bir mesele değildir" diye konuştu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sırasında piyasalarda yaşanan dalgalanmalara değinen Kurtulmuş, savaş ekonomisinin küresel sistemde büyük bir araca dönüştüğünü belirtti. "Böyle bir dünyada BM’nin fonksiyonu yok" Birleşmiş Milletler’in işlevsiz kaldığını ifade eden Kurtulmuş, Gazze’de yaşananların insanlık tarihinin en ağır sınavlarından biri olduğunu belirterek, "Böyle bir dünyada Birleşmiş Milletler’in ne önemi vardır, ne fonksiyonu vardır" dedi. Filistin’e destek veren futbolcu Lamine Yamal hakkında da konuşan Kurtulmuş, "Lamine Yamal’ın arkasındayız. O Filistin halkıyla dayanışmanın onurudur" ifadelerini kullandı. "Küresel gelişmeler çerçevesinde Türkiye’nin geleceği toplantısına katıldı" Kurtulmuş, Bursa programları kapsamında daha sonra Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Sivil Toplum Buluşması"nın ardından Birlik Vakfı Bursa Şubesi’nin Geleneksel Cuma Meclisi’nde gerçekleştirilen "Küresel Gelişmeler Çerçevesinde Türkiye’nin Geleceği" toplantısına katıldı. Toplantıya Bursa Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Birlik Vakfı Bursa Şube Başkanı Muhammed Yılmaz ile vakıf üyeleri katıldı. "Dünyada güç dengeleri değişiyor" Burada konuşan Kurtulmuş, dünyada güç dengelerinin hızla değiştiğini belirterek çok kutuplu yeni bir dünya düzenine doğru gidildiğini söyledi. Avrupa ile Atlantik arasındaki gerilimlerin arttığını ifade eden Kurtulmuş, NATO ve Avrupa Birliği’nin yaşanan krizlerde etkisiz kaldığını savundu. Birleşmiş Milletler’in mevcut yapısıyla çözüm üretme kabiliyetini kaybettiğini belirten Kurtulmuş, "Böyle bir dünya sistemi yürümez" dedi. "Türkiye güvenilir bir ortak olarak öne çıkıyor" Türkiye’nin güvenilir bir ortak olarak öne çıktığını ifade eden Kurtulmuş, "Türkiye gücüne itibar edilen ve bu güçten istifade edilmesi gereken önemli bir müttefik olarak görülmeye başlanmıştır" diye konuştu. Türkiye’nin yeni bölgesel ve küresel ittifaklar kurabilecek kapasiteye sahip olduğunu kaydeden Kurtulmuş, siyasi istikrarın Türkiye’nin yükselişinin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. "Terörsüz Türkiye hedefinde büyük mesafe alındı" Konuşmasında "Terörsüz Türkiye" hedefine de değinen Kurtulmuş, Türkiye’nin yaklaşık 50 yılını kaybettiren terör sorununun ülkeye ağır ekonomik ve sosyal maliyetler yüklediğini ifade etti. "Büyük mesafe alınmıştır" diyen Kurtulmuş, terör örgütünün silah bırakmasının kritik eşik olduğunu söyledi. Sürece toplumun geniş kesimlerinin destek verdiğini belirten Kurtulmuş, "Bu işi hep beraber bitireceğiz" ifadelerini kullandı. "Nizam-ı Alem davası devlet geleneğimizde var" Devlet geleneğinde "Nizam-ı Alem" anlayışının bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin yalnızca kendi meseleleriyle değil dünyanın farklı bölgelerindeki mazlum halklarla da ilgilendiğini söyledi. Çeçenistan’dan Filistin’e, Somali’den Doğu Türkistan’a kadar birçok coğrafyada Türkiye’nin vicdani sorumluluk üstlendiğini kaydeden Kurtulmuş, "Terörü ortadan kaldıracağız. Demokrasiyi tam manasıyla tahkim edeceğiz. İnsan hak ve özgürlüklerini en ileri noktada uygulayacağız" dedi. Toplantı daha sonra soru-cevap bölümüyle devam ederken, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş programlarının ardından Bursa’dan ayrıldı.