SPOR - 18 Mayıs 2026 Pazartesi 18:06

Serdal Adalı: "Şenol hocayla çalışmayı düşünmüyorum"

A
A
A

Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı, Sergen Yalçın’ın ayrılığının ardından teknik direktörlük görevi için Şenol Güneş ile çalışmayı düşünmediklerini söyledi. Yalçın’ın hiçbir şekilde tazminat talep etmediğini de belirten Adalı, "Şu andan itibaren çalışıp, çok uzatmadan da hocayı belirleyeceğiz" dedi.

 

Beşiktaş’ta bugün öğle saatlerinde Teknik Direktör Sergen Yalçın ile yollar ayrıldı. Söz konusu ayrılığın ardından Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı, BJK Nevzat Demir Tesisleri önünde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Teknik Direktör Sergen Yalçın ile planlandığı üzere bir araya geldiklerini ifade ederek sözlerine başlayan Adalı, "Geçtiğimiz sezonun değerlendirmesini yapmak, önümüzdeki sene için yapacağımız planı, programı görüşmek için bir araya geldik. Kötü bir sezon geçirdik. Dolayısıyla da tepkiler oldu. Hocanın en fazla takıldığı hadise de bu. Önümüzdeki sene de bu tepkiler olacaktır. Canı yanan taraftar bağıracak, biz bunu her zaman saygıyla karşıladık. Bunları konuştuğumuzda da hocada önümüzdeki sene bu tepkilere göğüs gerecek bir durumda olmadığını söyledi. Dolayısıyla karşılıklı olarak konuştuk, yollarımızı ayırdık" şeklinde konuştu.

"Biz bunu başaracağız, başarmak mecburiyetindeyiz"

Sergen Yalçın’ın taraftarlardan gelen tepkiler nedeniyle görevine devam etmek istemediğini belirten Adalı, "Son 3-4 senede Beşiktaş, yani camiamız haklı, taraftarımız haklı. Tepki göstermekte de haklılar. Ortada bir uğraş var, iyi bir sonuç almak için uğraşıyoruz biz elimizden geldiğince. Olmadığı zaman da bu camianın tepkisi, taraftarın tepkisi bana göre çok normal. ‘Niye bağırdılar?’ diyebileceğim bir şey yok. Haklılar. Ortada görünen bir hadise var. Ama biz her bağırıldığında, her tepki geldiğinde bırakıp gidecek olursak, samimi söylüyorum Beşiktaş çok ince bir çizgide. Bir kısmında yürüyerek bazı şeyleri atlatmaya çalışıyoruz. Bu gerek işin finansal tarafında gerek idari kısmında böyle. Böyle bir ortam varken evet, ben de memnun değilim. Hoca da ortaya çıkan durumdan memnun değil. Bir şeyden vazgeçecek değiliz. Biz bunu başaracağız, başarmak mecburiyetindeyiz. Yoksa biz de bırakıp gidersek, samimi söylüyorum iyi olacağını bilsek hoca da aynısını söyledi, en kolayı bırakıp gitmek. Ama biz mücadeleye devam edeceğiz. İşin açıkçası soracaksınız işte alternatif hoca var mı? Samimi söylüyorum, bugün öğleye kadar da aklımın ucundan böyle bir ayrılık geçmedi. Konuşuyorduk, ediyorduk, problemleri tartışacaktık ama geldiğimiz noktada önümüzdeki sene gelecek tepkilere, Allah esirgesin kötü bir sonuçta, kendini çok hazır hissetmedi" şeklinde konuştu.

"Serkan Reçber ile buluşacağım, konuşacağız"

Sergen Yalçın’ın göreve gelmesinin ardından A Takım Genel Koordinatörlüğü görevini yürüten Serkan Reçber ile de bir görüşme gerçekleştireceğini aktaran Başkan Adalı, "Sizden sonra Serkan Reçber ile buluşacağım. Yapılan planlamaları tekrardan gözden geçireceğiz onunla da. Hoca bu camiaya uzak bir insan değil. Gerektiği yerde hocalarının kafasındaki fikirleri sorarız, aklındaki oyuncuları da sorarız. Çok kısa bir zamanda da bir teknik direktörümüz olacak. Şu andan itibaren başladık. Kimse de merak etmesin. Onunla da konuşacağım ama Serkan Reçber de aylardır çalışıyor. En azından şu çalışmaları bir göreyim, bana bir raporlasın. Ondan sonra oturacağız, konuşacağız. Tabii ki yeni bir teknik direktör bulduğumuzda onun fikirleri de önemli" cümlelerine yer verdi.

"Hoca hiçbir şekilde tazminat talep etmedi"

Sergen Yalçın’ın ayrılığı sonrası tazminat konusuna ilişkin de açıklamalarda bulunan Adalı, "Hoca hiçbir şekilde tazminat talep etmedi. Hatta Haziran’da ödeyeceğimiz maaşını da istemedi. Mayıs maaşını zaten ödeyeceğiz. Ekibinin ödemesini de ben teklif ettim. Çocukların bir şeyi yok. Onlara teşekkür mahiyetinde bir şeyler yapacağız. Helalleşeceğiz, ayrılacağız" dedi.

"Şu andan itibaren çalışıp, çok uzatmadan da hocayı belirleyeceğiz

Ayrılığın ardından takımın başına getirilecek yeni teknik direktörle ilgili yöneltilen soruya Başkan Adalı, "Samimi söylüyorum, bakmadık. Şu ana kadar o mu olur, yabancı mı olur, yerli mi olur diye düşünmedik. Okuyorum, ben de okuyorum. Herkes bir şey yazıyor ama hoca buradayken birini aramamız, etmemiz bize yakışan bir şey değil. Başka biri de olsa olmaz ama kaldı ki Sergen hocaya aklımın ucundan bile öyle bir şey geçmez. Şu andan itibaren çalışıp, çok uzatmadan da hocayı belirleyeceğiz" yanıtını verdi.

"Şenol hocayla çalışmayı düşünmüyorum"

Başkan Adalı, Şenol Güneş isminin medyada çok fazla yer almasıyla ilgili şunları söyledi:

"Ben Şenol hocayı çok severim. Beraber de çalıştık. Sergen hocadan sonra bu tarz şeylerde büyük konuşulmaz ama ben şahsen Şenol hocayla çalışmayı düşünmüyorum. Onu da çok net bir şekilde söyleyeyim. Yazıyorlar, çiziyorlar. Şenol hocaya da çok ayıp ediyorlar. Görüşmedik, etmedik. Hatta aylardır telefonda bile görüşmedik. Şenol hocaya da ayıp etmesinler."

Enes Gümüş - Abdülkadir Şengül

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Nevşehir 10 yıllık çifte cinayet JASAT tarafından aydınlatıldı Nevşehir’in Ürgüp ilçesine bağlı Mazı köyünde 10 yıl önce yaşlı bir çiftin öldürüldüğü olay, Nevşehir İl Jandarma Komutanlığı bünyesindeki JASAT dedektiflerinin yürüttüğü titiz çalışma sonucu aydınlatıldı. Olayla ilgili gözaltına alınan 7 şüpheliden 1’i tutuklandı. Olay, 6 Ocak 2016 tarihinde Ürgüp ilçesine bağlı Mazı köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İ.T. (74) ile eşi F.T. (79), tek katlı bahçeli evlerinde av tüfeğiyle vurularak öldürülmüş halde bulundu. Yapılan incelemede cinayetin aslında 5 Ocak 2016 günü saat 20.00 sıralarında işlendiği, ancak o gece bölgede etkili olan şiddetli fırtına ve olumsuz hava koşulları nedeniyle silah seslerinin çevrede duyulmadığı değerlendirildi. Cinayetin ardından jandarma ekipleri olay yerinde geniş çaplı inceleme yaptı. Bölgedeki güvenlik kameraları incelendi, aile bireyleri ve olayla bağlantılı olabilecek kişilerin ifadeleri alındı, çok sayıda adreste arama gerçekleştirildi. Olay yerine ilk ulaşan isimlerden biri olan maktullerin torunu E.T.’nin kıyafetlerinde yapılan kriminal incelemede mont kolunda barut izi tespit edilmesi üzerine şüpheli gözaltına alınarak tutuklandı. Ancak E.T., 14 ay tutuklu kaldıktan sonra delil yetersizliği nedeniyle Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde beraat etti. Böylece dosya yıllarca faili meçhul olarak kaldı. Kamuoyunda uzun süre tartışılan ve televizyon programlarına da konu olan dosya, faili meçhul olayların yeniden ele alınması kapsamında tekrar açıldı. Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Nevşehir İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı JASAT dedektifleri tarafından dosyanın tüm detayları yeniden incelendi. Yapılan teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda aile içindeki çelişkili ifadeler dikkat çekti. Öldürülen yaşlı çiftin bir başka torunları olan Ö.T.’nin olay sonrası psikolojik çöküntü yaşadığı, kabuslar gördüğü ve çevresine tedirgin tavırlar sergilediği belirlendi. Derinleştirilen soruşturmada Ö.T.’nin bağlantıları ve görüşmeleri takibe alındı. Elde edilen yeni deliller doğrultusunda düzenlenen eş zamanlı operasyonla Ö.T., F.T., N.T., R.Ç., E.P., M.G. ve S.T. isimli toplam 7 şüpheli gözaltına alındı. 16 Mayıs’ta cumhuriyet başsavcısının da katıldığı çapraz sorgulamalarda Ö.T. ile annesi N.T., cinayeti aile içi husumet nedeniyle gerçekleştirdiklerini itiraf etti. Şüpheliler ifadelerinde cinayeti Ö.T.’nin işlediğini, anne N.T.’nin olaya tanıklık ettiğini ve olay sonrası birlikte hareket ederek delil ile izleri yok etmek amacıyla detaylı temizlik yaptıklarını belirtti. Ayrıca olayda kullanılan ruhsatsız av tüfeğinin Ö.T. tarafından Kızılırmak Nehri’ne atıldığı öğrenildi. Jandarma ekipleri nehre atılan silahı bulmak için arama çalışması başlattı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden anne N.T. adli kontrol şartıyla ev hapsine alınırken, oğlu Ö.T. tutuklanarak Nevşehir E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na teslim edildi. Yaklaşık 10 yıldır çözülemeyen çifte cinayet, Nevşehir İl Jandarma Komutanlığı JASAT ekiplerinin sabırlı ve çok yönlü çalışmaları sonucu aydınlatılırken, olay kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
İstanbul Beşiktaş’taki gece kulübü yangını davasında ara karar: Mahkeme heyeti yeni bilirkişi raporu istedi Beşiktaş’ta 29 kişinin hayatını kaybettiği gece kulübü yangınına ilişkin 22 sanığın yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. Mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına ve olaya ilişkin yen bir bilirkişi raporu alınmasına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Beşiktaş’ta 2 Nisan günü tadilatta olan gece kulübünde 29 kişinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan yangına ilişkin 4’ü tutuklu 22 sanığın yargılanmasına devam edildi. İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya bir kısım tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları ve hayatını kaybedenlerin yakınları katıldı. Duruşmada müştekiler, hazırlanan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini belirterek, yeni bir rapor alınmasını talep ettiler. Bunun üzerine bazı sanık avukatları ve müştekiler arasında tartışma yaşandı. Tartışmanın büyümesiyle duruşmaya ara verildi. Aranın ardından devam eden duruşmada müştekiler, bilirkişi raporunun eksik ve çelişkili olduğunu, bazı isimlerin ifadelerinin alınmadığını ve kamu görevlilerinin sorumluluğunun yeterince araştırılmadığını belirterek, olay yerinde keşif yapılmasını ve yangına ilişkin yeni bilirkişi raporu hazırlanmasını talep ettiler. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanıklar, mahkemeden tahliyelerini talep ettiler. Ayrıca sanık avukatları, olayın ‘bilinçli taksir’ kapsamında değerlendirilemeyeceğini öne sürerek, müvekkillerinin tahliyelerini talep ettiler. Savunma yapan tutuksuz sanıklar ise, adli kontrol tedbirlerini kaldırılmasını istedi. Yeni bilirkişi raporu hazırlanacak Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, çalışanların sorumluluğunun tespiti ve bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla yeni bir bilirkişi raporu alınmasına, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Bilirkişi raporu ortaya çıktı Öte yandan, son olarak eklenen bilirkişi raporu da ortaya çıktı. Raporda hayatını kaybeden 29 kişi ’müteveffa’ sıfatıyla yer alırken, Beşiktaş Belediyesi ise ’şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. Bilirkişi evrakında, raporun Beşiktaş Belediyesi’nin kusur durumunun tanzimi için hazırlandığı vurgulandı. Raporda Beşiktaş Belediyesi evrakları yönünden olayın yaşandığı gece kulübünün 26 numaralı bağımsız bölüm ile birleştirildiği, söz konusu mekanın ’iş yeri’ ve ’gece kulübü’ olarak Three Brothers Turizm Organizasyon Menajerlik A.Ş.’ye 1 Ocak 2022 tarihinde 3 yıllığına kiraya verildiği vurgulandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığının yangına ilişkin hazırladığı evrak da raporda yer aldı. Evrakta eğlence mekanının mal kabul bölümünde yoğun duman ve alevli yanmanın olduğu, bu alanda bulunan elektrik panosunda ise patlamaların meydana geldiği aktarıldı. Yangının itfaiye tarafından söndürülmesinin ardından yapılan incelemeler de bilirkişi raporunda yer aldı. Raporda, işletmenin mal kabul bölümü girişinde yaklaşık 15 metre mesafede yanmaya dayalı ağır tahribatın ve deformasyonun oluştuğu, bu alanda yapılan detaylı incelemede tadilat amacıyla kullanılan ve prize takılı halde bulunan elektrik kaynak makinesi, elektrikli metal kesme motoru, elektrikli el aletleri ve muhtelif sayıda sanayi tipi oksijen tüplerinin bulunduğu, el aletlerinin işletme dahilinde çeşitli noktalarda olduğu vurgulandı. 2006 yılı sonrası için yeni açılan 7 iş yeriyle ilgili hiçbir belge alınmadığı ortaya çıktı Bilirkişi raporunda, yangın öncesi yapılan tadilat için Beşiktaş Belediyesi’nden herhangi bir izin ve belge alınmadığı da aktarıldı. Ayrıca en son 7 Kasım 2006 tarihli itfaiye ruhsatından sonra aynı taşınmazda 7 iş yerinin el değiştirerek, isim değiştirerek, devredilerek faaliyet göstermiş olduğu, 7 yeni iş yerinin ilçe belediyesince iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verilebilmesi için eksik olan ve tamamlanması gereken evraklardan bir tanesinin de itfaiye raporu olduğu, itfaiye kayıtlarında 2006 yılı sonrası için yeni açılan 7 iş yeri için hiçbir belge alınmadığı hazırlanan raporda ortaya çıktı. Beşiktaş Belediyesinin söz konusu hususlarda yönlendirmesi gerektiği, iş yerinde yapılan, yapılmak istenen tadilatların iş yeri mimarisine ve taşıyıcı sisteme müdahale yönünden herhangi bir uygulamada bulunmadığı, iş yeri alanı olan yaklaşık 500 metrekare alanda oturum ve masa düzeni olarak yapılan değişikliklerin basit çelik ve ahşap elemanlar kullanılarak tadilat yapıldığı, bu işlemin ’basit tadilat’ yönünde olduğu bilgisi yer aldı. Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ile Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılması gereken bildirimlerin yapılmadığı vurgulandı Olayın yaşandığı işin niteliğinin tadilat, yenileme, tamir, söküm, yıkım, restorasyon, bakım, boyama ve temizleme işleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilen bilirkişi raporunda, ilgili mevzuat kapsamında işlemin ’yapı işi’ sayılması gerektiği ifade edildi. Raporda, ayrıca çeşitli yükümlülüklerin yerine getirilmediği, sağlık ve güvenlik koordinatörü görevlendirilmediği, aynı yapı alanında birden fazla işveren veya alt işveren bulunması halinde bu görevlendirmenin zorunlu olduğu belirtildi. Raporda sağlık ve güvenlik planının hazırlanmadığı da ifade edildi. Mevzuata göre yapı işine başlanmadan önce bir planın hazırlanması veya hazırlatılması gerektiği raporda aktarıldı. Çalışmanın süresi ve çalışan sayısı bakımından mevzuattaki sınırların aşıldığı, işin Ramazan ayı boyunca yaklaşık 30 gün sürmesinin hedeflendiği, yalnızca hayatını kaybeden 29 kişi baz alındığında bile 870 yevmiyelik çalışma hesabına ulaşıldığı raporda vurgulandı. Bilirkişi raporunda, yapı işine başlamadan önce tadilat yapılan iş yerine ilişkin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ile Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılması gereken bildirimlerin yapılmadığı, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine ilişkin kayıt bulunmadığı belirtildi. Raporda, iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi hizmeti alınması, risk değerlendirmesi yapılması ve çalışanlara eğitim verilmesine dair bilgiye rastlanmadığı ifade edildi. Olayın mesai sırasında meydana gelmesi nedeniyle ‘iş kazası’ kapsamında değerlendirildiği aktarıldı. Bazı yangın kaçış yollarının da kapatıldığı veya daraltıldığı belirtildi Öte yandan raporda, yangın güvenlik sistemlerine ilişkin hususlar da yer aldı. Raporda, yangın esnasında sprinkler sisteminin çalışmadığı, yangın dolaplarının devre dışı olduğu, acil yönlendirme levhalarının bulunmadığı, acil aydınlatma sistemlerinin çalışmadığının tespit edildiği belirtildi. Ayrıca raporda bazı yangın kaçış yollarının kapatıldığı veya daraltıldığı, tadilat malzemeleri nedeniyle tahliyenin zorlaştığı da kaydedildi. İşletmenin geçmişte diskotek ve içkili lokanta ruhsatları aldığı, 2006 tarihli itfaiye raporunda yangın önlemlerinin yeterli görüldüğü ancak sonraki yıllarda mekanda önemli değişiklikler yapıldığı kaydedildi. Raporda, yangından önce yapılan tadilat için belediyeye herhangi bir başvuru yapılmadığı belirtildi. Raporda, gece kulübü işletmecileri, tadilat ve yenileme işlerini yapan, yaptıran kişi ve firmalar, taşeronlar ve işverenler ’asli kusurlu’ olarak görüldü.