GÜNDEM - 19 Şubat 2026 Perşembe 13:39

Sabri Ülker Vakfı’ndan, "sahurda denge, iftarda ölçü" uyarısı

A
A
A
Sabri Ülker Vakfı’ndan, "sahurda denge, iftarda ölçü" uyarısı

Gıda, beslenme ve sağlıklı yaşam bilincine doğru bilgiyle katkı sunan Sabri Ülker Vakfı’nın Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Zehra Büyüktuncer Demirel, Ramazan’da enerji seviyesi ve metabolik dengenin sahur ve iftardaki beslenme tercihleriyle korunabileceğini belirtti. Demirel, "Sahurda ve iftarda yeterli, dengeli ve çeşitliliğin sağlandığı öğünlerin oluşturulması önemlidir" dedi.


Ramazan ayında sahur ve iftar arasında ortalama 13 saat süren açlık dönemi, bireylerin günlük beslenme düzeninde değişikliklere yol açıyor. Bu süreçte yapılan küçük hatalar ise kan şekeri dalgalanmaları, sindirim problemleri, halsizlik ve kontrolsüz kilo artışına yol açabiliyor. Toplumun sağlıklı beslenme ve gıda hakkında doğru ve güvenilir bilgiye ulaşması hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Sabri Ülker Vakfı, "sahurda denge, iftarda ölçü" anlayışının, Ramazan ayının sağlık üzerindeki olumlu etkisini artıracağını bildirdi.



Sabri Ülker Vakfı’ndan Ramazan için DSÖ sağlıklı beslenme ilkeleriyle uyumlu yol haritası


Sabri Ülker Vakfı Bilim Kurulu Üyesi ve Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zehra Büyüktuncer Demirel, Ramazan için Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlıklı beslenme ilkeleriyle uyumlu, bilimsel temelli bir yol haritası önerdiklerini belirtti. Prof. Dr. Büyüktuncer Demirel, "Ramazan ayında uzun süre açlığın yanında, öğün sayısı azalmakta, tükettiğimiz besin miktarı ve çeşitliliği azalmakta ve kültürel olarak beslenme örüntüsü değişmektedir. Bu değişiklikler bireylerin zaman zaman enerjisini ve dayanıklılığını, sindirim sistemi sağlığını, vücut ağırlığını, bağışıklık sistemini ve hatta ruh halini etkileyebilmektedir. Bu nedenle, Ramazan ayında sağlıklı beslenmenin sürdürülmesi daha önemli hale gelmektedir" dedi.



Ramazan’da sık yapılan beslenme hataları ve doğru bilinen yanlışlar


Ramazan’da enerji seviyesi ve metabolik dengenin sahur ve iftardaki beslenme tercihleriyle korunabileceğini belirten Büyüktuncer Demirel, şöyle devam etti:


"Ramazan ayında sağlıklı beslenmenin en önemli kurallarından biri, bu bir aylık süreçte sahur ve iftardan oluşan iki ana öğünün yanına ara öğün ekleyerek günlük bir rutin oluşturmaktır. Bu noktada sahurun atlanması sık görülen hatalardan birisidir. Sahura kalkmak açlık ve susuzluk süresinin kontrolü için önemlidir. Sahur öğününde kaliteli protein kaynakları, sağlıklı yağlar ve tam tahıl içeren düşük glisemik indeksli bir öğünün tüketilmesi tokluk süresinin uzatılmasını, gün boyu enerji dengesinin sürdürülmesini ve ani kan şekeri düşüşünün önlenmesini sağlayacaktır. İftarda ise uzun süren açlık sonrası mideye bir anda yüklenmek yerine, su, hurma ve çorba gibi hafif besinler, ardından sebze yemekleri, sağlıklı protein kaynakları ve ölçülü karbonhidrat içeren dengeli bir ana öğüne geçilmesi önemlidir. Bu yaklaşım hem sindirim sistemini korur hem de Ramazan boyunca bireylerin kendilerini daha zinde ve sağlıklı hissetmelerine destek olur."


İftar ile sahur arasında 2-2,5 litre su tüketilmesini, hamur tatlıları yerine meyveli veya sütlü tatlıların küçük porsiyonlarda tercih edilmesini öneren Prof. Dr. Büyüktuncer Demirel, ayrıca yemeklerin haşlama, buğulama veya fırında pişirme yöntemiyle hazırlanmasını da tavsiye etti.



Uzun oruç süresi bağışıklığı desteklemeye engel değil


Prof. Dr. Büyüktuncer Demirel, uzun süreli açlığın değil, yetersiz ve dengesiz beslenmenin bağışıklık sistemini zayıflatabileceğini kaydetti ve renkli sebze ve meyvelerle antioksidan alımını artırmanın, yumurta, balık, kurubaklagiller ve yoğurt gibi protein kaynaklarına yönelmenin, düzenli uyku ve hafif fiziksel aktivitenin büyük önem taşıdığını anlattı.


Bilimsel temelli beslenme bilgilerini toplumla buluşturmayı ve sağlıklı yaşam konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlayan Sabri Ülker Vakfı’nın web sitesi üzerinden Ramazan’a özel detaylı menü örneklerine, pratik önerilere ve dengeli beslenme rehberlerine ulaşılabilecek.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Cenaze aracını "Özgür bunu bize nasıl yaptın" diyerek yolladı Antalya’da birlikte yaşadığı kadını tabancayla öldürüp ardından yaşamına son veren şahıs ile kadının cenazeleri adli tıp kurumu morguna gönderildi. Cenazeler evden alınırken ölen şahsın 3 ablası olay yerinde sinir krizleri geçirdi. Olay, saat 13.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Konuksever Mahallesi 821 sokak üzerinde bulunan bir apartmanın ikinci katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, apartmanın ikinci katında oturan Özgür Yeke (47) ablasını arayarak hayatına son vereceğini söyledi. Aynı saatlerde komşuları Yeke’nin dairesinden 3 el silah sesi duydu. Yeke’nin ablası ve komşuların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kadını öldürüp, hayatına son vermiş Adrese gelen ekipler, kapısı açık bırakılan daireden içeri girdiklerinde Özgür Yeke ve isminin Aysun İnam olduğu öğrenilen bir kadını yatakta hareketsiz olarak buldu. Bunun üzerine adrese Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ve Olay Yeri İnceleme ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde Yeke ve genç kadının hayatını kaybettiği belirlendi. Özgür Yeke’nin önce yatakta uyumakta olan Aysun İnam tabanca ile 2 el ateş ederek öldürdüğü, ardından ise aynı silahla hayatına son verdiği öğrenildi. Cenaze aracına dayanıp gözyaşı döktü Kardeşi ile yaptığı görüşme sonrası Özgür Yeke’nin oturduğu ikamete gelen 3 ablası ve yakınları gözyaşlarına hakim olamadı. Sinir krizi geçiren ve daireye girmesine izin verilmeyen Yeke’nin abla ekiplere "Ölmemiş dimi, polis abi. Ölmemiş" diyerek kardeşinden bir haber almaya çalıştı. Savcılık ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından Özgür Yeke ile Aysun İnam’ın cenazeleri Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Tabutların taşınması sırasında Yeke’nin cenaze aracına dayanan bir ablası "Özgür bunu bize nasıl yaptın" diyerek cenaze gözyaşı döktü.
İstanbul Uyuşturucu soruşturmasında gözaltına alınan Kaan Tangöze ile Murat Dalkılıç serbest bırakıldı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan Kaan Tangöze ile Murat Dalkılıç, modacı Kemal Doğulu ve oyuncu İsmail Hacıoğlu serbest bırakıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından ünlü isimlere yönelik yürütülen ’uyuşturucu’ soruşturması sürüyor. Soruşturma kapsamında ’kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak’, ’fuhşa teşvik ve aracılık etmek’ ve ’uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırmak’ suçlarından 25 şüpheliye yönelik operasyon düzenlenmişti. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyon sonucu Terzi isimli mekanın işletmecisi Hakan Tunçelli, şarkıcı Murat Dalkılıç, Duman grubunun solisti Kaan Tangöze, fenomen Hakan Kakız, modacı Kemal Doğulu, ’Bonivex’ isimli işletmenin sahibi Murat Ö., ’Züber’ isimli firmanın ortakları Murathan K. ile Nailcan K., oyuncu İsmail Hacıoğlu, boksör Adem Kılıçcı ve manken Tolga Kulakçı’nın aralarında olduğu 21 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan sanatçı Edis Görgülü hakkında da dosya kapsamında yakalama kararı çıkarılmıştı. Emniyette işlemleri tamamlanan ve İstanbul Adliyesi’ne sevk edilerek savcılıkta ifade veren şüphelilerden Kaan Tangöze, Kemal Doğulu, Murat Dalkılıç ve İsmail Hacıoğlu serbest bırakıldı. Şüpheliler Barış Talay, Dilara Kırmıt, Ramazan Bayar, Tolga Kulakçı, Tolga Sezgin ise tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. 21 şüpheliden 12’si ise adli kontrol şartı ile serbest bırakılması talebiyle nöbetçi hakimliğe gönderildi.