EKONOMİ - 13 Kasım 2025 Perşembe 13:06

Sabiha Gökçen’de 2025 rekorların ve dijital dönüşümün yılı oldu

A
A
A

İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı, yapay zekâ destekli dijital sistemlerle yolcu deneyimini hızlandırıyor. "Biniş Kartı Doğrulama Sistemi" ve e-pasaport bankolarıyla geçiş süreleri minimuma inerken, yapay zekâ asistanı "SAVVy" 7/24 hizmet vererek çağrı merkezlerinin yükünü azaltıyor.

İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda yapay zeka teknolojisi kullanılarak yolcu geçiş hızları minimuma düşürülüyor. Havacılık sektöründe son dönemde özellikle yapay zeka tabanlı teknoloji ve altyapı geliştirmeleri, müşteri deneyimini geliştirme noktasında pek çok kolaylık sağlıyor. İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı (SAW) da dijital teknolojileri operasyonel çalışmalarına entegre ederek havalimanı hizmetlerini daha akıllı hale getiriyor. Bu noktada yakın zamanda hizmete giren "Biniş Kartı Doğrulama" ve "e-pasaport" sistemleri yolcuların güvenlik kontrollerinde geçirdikleri süreyi minimuma indiriyor. Yapay zeka destekli teknolojik asistan "SAVVy" ise müşterilerden gelen binlerce soruya 7/24 ve anında yanıt vererek çağrı merkezlerindeki iş yükünü büyük ölçüde azaltmaya yardımcı oluyor.

E-pasaport bankoları sayesinde yolcular birçok işlemi daha kolay ve hızlıca yapabilecek

İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Stratejik Planlama ve Hazine Yönetimi Direktörü Kerem Maybek, Sabiha Gökçen’de hem dijital hem de yapay zeka destekli teknolojiler kullanılarak yapılan geliştirmelerin yolcu deneyimi ve memnuniyetini yüksek ölçüde artırdığını dile getirdi. Maybek, elde edilen sonuçlara dair şunları aktardı:

"Sabiha Gökçen’de teknolojiyi sadece bir araç değil, yolcularımızın her anını kolaylaştıran bir yol arkadaşı olarak görüyoruz. Bizim için dijitalleşme sadece teknoloji değil hız ve güvenlik demek. Biz de bu anlayışla dijital teknolojileri operasyonlarımıza entegre ediyor ve havalimanı hizmetlerini daha akıllı hale getiriyoruz. Son dönemde özellikle güvenlik ve pasaport süreçlerinde önemli teknolojik iyileştirmeler yaptık. Bu noktada 20 saniyede geçiş imkânı sağlayan e-pasaport bankolarımızın sayısını 15’ten 34’e çıkardık. Yakın zamanda devreye aldığımız ’Biniş Kartı Doğrulama Sistemi’ ile güvenlikte bekleme sürelerini ciddi biçimde azalttık. Terminal genelindeki X-Ray sayısını 90’dan 110’a çıkararak giriş akışını hızlandırdık. Yolcu deneyimini tamamen temassız hale getirme hedefiyle mobil uygulamalar ve dijital kioskları yaygınlaştırıyoruz. Artık yolcularımız check-in’den bagaj teslimine kadar birçok işlemi kolay ve hızlıca yapabiliyorlar. Elbette bir diğer gurur kaynağımız ise ’SAVVy’. SAVVy, Türkiye’de ilk kez bir havalimanında kullanılan yapay zekâ asistanı oldu. Yolcularımızın yeni dostu SAVVy’nin yıl sonu 1’inci yaşını kutlayacağız. SAVVy, 1 yıllık çalışma hayatında 30 binden fazla soruya 7/24 anında yanıt verdi ve çağrı merkezimizdeki iş yükünü yüzde 30 azalttı."

Sabiha Gökçen’de 2025 rekorların ve dijital dönüşümün yılı oldu

"Türkiye havacılıkta bölgesel bir güce dönüşüyor"

Küresel ölçekte havacılığın yeniden ivme kazandığı 2025 yılının Türkiye için de önemli bir fırsat dönemi olduğunu değerlendiren Maybek, "Bu yıl 5 milyar yolcu eşiğinin aşılması bekleniyor. Özellikle genç kuşakların artan seyahat tutkusu sektörü destekleyen en önemli dinamikler arasında. Türkiye’mizin benzersiz coğrafi konumu 4 saatlik uçuş menzilinde 2 milyar kişilik nüfusa erişim imkanı veriyor. Bu coğrafi konum ülkemizi dünyanın en verimli aktarma noktalarından biri haline getiriyor. İstanbul da dünyanın en güzel şehirlerinden biri olmanın yanında, Avrupa’nın en güçlü potansiyele sahip iki havalimanına da ev sahipliği yapıyor. Yolcu rakamları her ay yeni rekorlar kırarken bu durum, hem İstanbul’un hem Türkiye’nin bölgesel havacılıktaki yükselişini açıkça gösteriyor. IATA’nın 2024 ‘Dünya Hava Taşımacılığı İstatistikleri’ (WATS) raporuna göre Türkiye’nin gelecek 20 yılda da hava taşımacılığında en büyük merkezlerden biri olması kaçınılmaz. 2044 yılına gelindiğinde, Türkiye içinde uçan ilave 82 milyon hava yolcusu beklenmekte. Bu devasa büyüme potansiyeli, elbette İstanbul’un ana merkezlerinden biri olan havalimanımızın gelecekteki performansını doğrudan ve pozitif yönde etkileyecek. Bunun yanında, bölgesel ve bütçe dostu taşıyıcılar için cazip bir merkez olan Sabiha Gökçen, Türkiye’nin global havacılık haritasındaki stratejik konumunu daha da güçlendirecek. Bugün biz 53 ülkede 152 destinasyonu birbirine bağlıyoruz. 2025’te uluslararası bağlantılarımızı da genişlettik, 14 Kasım itibarıyla Malezyalı AirAsia X (AAX) havayolu Kuala Lumpur direkt seferlerini başlatıyor. Bu hat, Sabiha Gökçen tarihinin en uzun menzilli uçuşu olacak. Bizim hedefimiz 2026’da 47 milyon yolcunun üzerine çıkmak. Bu İstanbul’un toplam nüfusunun 3 katına çıkmak anlamına geliyor. Bizim için sadece bir büyüme değil; İstanbul’un ve Sabiha Gökçen’in küresel havacılıktaki rolünü güçlendiren stratejik bir dönüşüm" şeklinde konuştu.

Sabiha Gökçen, "Şehrin Havalimanı" vizyonuyla etki alanını genişletiyor

Sabiha Gökçen’de 2025 rekorların ve dijital dönüşümün yılı oldu

Sabiha Gökçen’in konumunun sadece İstanbul değil, çevre iller açısından da erişim avantajı sunduğunu vurgulayan Kerem Maybek, "Şehrin Havalimanı" mottosunu şu sözlerle açıkladı:

"İstanbul’un Anadolu Yakası’nda, şehir merkezine yakın bir noktada yer almamız sebebiyle ‘Şehrin Havalimanı’ olarak anılan havalimanımız, özellikle Marmara ve Kuzey Ege bölgesindeki iller için de kolay erişilebilir bir ulaşım merkezi konumunda olduğundan artık kendimizi sadece İstanbul değil, şehirlerin havalimanı olarak görüyoruz. Bu erişim avantajı, büyümemizin en önemli unsurlarından biri. Buna paralel olarak, Pegasus ve AJet gibi bütçe dostu yerli taşıyıcıların da ana üssü konumunda olmamız, özellikle pandemi sonrası dönemde fiyat duyarlılığı artan yolcular için havalimanımızı cazip hale getirdi. Son yıllarda iş seyahatlerinden çok tatil ve eğlence amaçlı seyahatlerin artması, kısa mesafeli ve uygun fiyatlı yurt dışı destinasyonlara ilgiyi yükseltti. Kompakt terminal yapımız, akıcı işlem süreçlerimiz sayesinde Sabiha Gökçen, ‘zaman kazandıran havalimanı’ kimliğini de koruyor. Bu özelliği daha da güçlendirmek için operasyonel ve dijital yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz."

"2025 yılı Sabiha Gökçen için rekor büyümenin ve dijital dönüşümün yılı oldu"

Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın 2025 yılında hem operasyonel hem dijital anlamda güçlü bir büyüme döneminden geçtiğini aktaran Kerem Maybek, 2025 yılının Sabiha Gökçen için "rekorların ve dijitalleşmenin yılı" olduğunu belirterek şunları söyledi:

"Eylül ayı verilerine göre yüzde 28.1’lik büyüme ile Eylül ayında da diğer aylarla paralel olarak Avrupa’nın en hızlı büyüyen havalimanı olduk.

Ağustos ayında 4.7 milyon yolcuyla tüm zamanların en yüksek aylık performansını yakalarken bu ivmeyi Eylül ayında yaklaşık 4.5 milyon yolcuya hizmet vererek devam ettirdik. Bu sayılar, bazı Avrupa ülkelerinin toplam nüfuslarından bile fazla. Tüm bu rekorların arkasında, 2025 yılı boyunca benimsediğimiz üç temel strateji var: dijitalleşme, yolcu memnuniyeti ve sürdürülebilir büyüme. Dijitalleşme bizim için sadece bir araç değil, bir vizyon. Operasyonel verimliliği artırırken, yolcu deneyimini daha akıllı ve hızlı hale getirmeye odaklanıyor, yolcumuza zaman kazandırıyoruz. Bu vizyonun somut bir örneği olarak, geçtiğimiz yıl 34 milyon Euro yatırım ile ‘Yolcu Akışını İyileştirme Projeleri’ serisini hayata geçirdik. Bu proje sayesinde terminal içi akış hızlandı, yoğunluk azaldı ve misafirlerimiz için seyahat çok daha konforlu hale geldi. Terminalin tamamında yürüttüğümüz yenileme çalışmaları da kesintisiz sürüyor. Terminal girişlerinden alışveriş ve bekleme alanlarına, mescit ve dinlenme noktaları da dahil her alanda yolcu konforunu artıran iyileştirmeler yapıyoruz. Otopark kapasitemizi yüzde 25 artırarak 6 bin 150 araca yükselttik; ayrıca terminal genelinde Wi-Fi hizmetini 2025 Mart itibarıyla ücretsiz ve sınırsız hale getirdik. Bunlara ek olarak, mevcut T2 terminaline ek kapasite sağlayacak T1 terminali yenileme projemiz tüm hızıyla devam ediyor. Bu proje tamamlandığında hem kapasitemiz hem de hizmet kalitemiz yeni bir seviyeye taşınacak. Kısacası, 2025 yılı İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı için rekor büyümenin ve dijital dönüşümün yılı oldu."

Buse Aslıhan Karkazan Güneş - Vahit Aldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’da 30 yıllık polis memurundan telsizde arkadaşlarına duygusal veda Manavgat Emniyet Müdürlüğü’nde görev yapan polis memuru Hüseyin Ergül, 30 yıllık meslek hayatını telsizden yaptığı duygu dolu anonsla noktaladı. Amirlerinden ve meslektaşlarından helallik isteyen Ergül’ün vedası duygusal anlara sahne oldu. Manavgat İlçe Emniyet Müdürlüğü bünyesinde Haber Merkezi’nde görev yapan polis memuru Hüseyin Ergül, 1996 yılında başladığı polislik mesleğini emekli olarak tamamladı. Türk Polis Teşkilatı’nda 30 yıl görev yapan Ergül, görev yaptığı haber merkezinde son kez mikrofon başına geçerek amirlerine ve meslektaşlarına veda etti. Bugüne kadar ekipleri yönlendirmek için kullandığı telsizden yaptığı duygu dolu anons sırasında zaman zaman gözleri dolan Ergül, başta Murat Kenan Patat olmak üzere tüm amirlerinden ve çalışma arkadaşlarından helallik istedi. "Bu şanlı üniformayı taşımaktan her zaman gurur duydum" Veda anonsunda 30 yıllık görev sürecini onurla tamamladığını belirten Hüseyin Ergül, "1996 yılında başlamış olduğum polislik mesleğinde acısıyla tatlısıyla 30 yıllık yolculuğumu onurla, şerefle ve gururla tertemiz bir şekilde bugün itibarıyla yaş haddinden emekli olarak noktalıyorum. Görevim sırasında şahsıma duyulan güvene layık olmak için büyük özveriyle çalıştım. Bu şanlı üniformayı taşımaktan her zaman gurur duydum" dedi. Ergül, konuşmasının devamında istemeden kırdığı meslektaşlarından helallik isterken, şehit polisleri rahmetle, gazileri ise minnetle andı. Tüm meslektaşlarına sağlık, huzur ve başarı dileklerinde bulunan Ergül, "Benden yana hakkım varsa herkese helal olsun, sizler de haklarınızı helal edin" ifadelerini kullandı. Meslektaşlarından duygulandıran cevaplar Hüseyin Ergül’ün anonsunun ardından telsizden tek tek söz alan ekip arkadaşları da kendisine hayırlı olsun dileklerini ileterek, emeklilik hayatında sağlık, huzur ve mutluluk temennisinde bulundu. Telsiz konuşmaları emniyet personeline duygu dolu anlar yaşattı.
Konya Cinayete kurban giden kadının cenazesini arayan anne baba: "En azından mezarı olsun" Konya’nın Akşehir ilçesinde 2023 yılında kaybolduğu iddia edilen daha sonrasında da kocası tarafından öldürüldüğü ortaya çıkan 3 çocuk annesi Bedriye Kılıç’ın anne ve babası Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhul dosyaların aydınlatılmasına yönelik çalışma yürütüleceğine yönelik açıklamaları üzerine yeniden umutlandı. Anne ve baba, çocuklarının mezarına kavuşacakları günü bekliyor. Olay, 6 Temmuz 2023 tarihinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, o zamanki süreçte bir televizyon programında kayıp olarak aranan 3 çocuk annesi 35 yaşındaki Bedriye Kılıç’ın ailesi ve yakınları, kadının yıllarca şiddet ve eziyet gördüğü eşi Tayfur Kılıç tarafından ortadan kaybedildiğini iddia etti. Eşinin kaybolmasıyla ilgili çelişkili açıklamalarıyla dikkat çeken Tayfur Kılıç’ın Bedriye Kılıç’ı öldürdüğü öne sürüldü. Bedriye Kılıç’ın kaybının 115. gününde ise kocası Tayfur Kılıç’tan cinayet itirafı geldi ve 28 Ekim 2023 tarihinde tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tayfur Kılıç’ın cesedi attığını iddia ettiği yer olan Akşehir Cankurtaran Mahallesi Harlak mevkiinde yapılan aramalarda bir sonuca ulaşılamazken, ceset ya da parçaları bulunamadı. Aradan tam 35 ayın geçmesine rağmen talihsiz kadının cesedi hala bulunamadı. "Yavrumu istiyorum, mezarı olsun" Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhul dosyaların aydınlatılmasına yönelik çalışma yürütüleceğine yönelik açıklamaları üzerine anne ve baba yeniden umutlandı. Anne Sona Er (55), evladının bulunması için yardım isteyerek, "Gecem belli değil, gündüzüm belli değil. Yavrumu istiyorum, mezarı olsun. Ben de herkes gibi gideyim başında dua okumak istiyorum. Bir çiçek dikmek istiyorum yavrumun mezarına. Ne olur yardım edin, çocuğumu bulun en azından mezarı olsun. Adalet Bakanımıza, Cumhurbaşkanımıza yalvarıyorum yardım edin bize, elimizden tutun. Bütün cesetler bulunuyor, ne olur çocuğumu bulun. Adalet yerini bulsun. Yardım yataklık edenler cezasını çeksin. Yardım edenler varsa sizin de çocuğunuz var, sizin de karınız var, vicdan azabı çekmiyor musunuz, çıkın konuşun. Çocuğumu alın gelin mezarı belli olsun. Ne olur yardım edin bizlere. Elimizden tutsunlar yalvarıyorum. Çocuğumu istiyorum başka bir şey istemiyorum. Zanlı çocuğumu öldürüp atmış ama orada yok. Oradan aldılar yavrumu gömdüler. Yani dışarıda olsa kemiği de mi bulunmaz, saç teli dahi bulunmadı. Yok orada benim erkek çocuğum çok aradı oraları. 2 ay aradık ama bir şey yok orada. Çıkanlar yabancılara ait hiç ona ait bir şey çıkmadı, bulamadık. Olsa çıkardı, sağ olsa benim kızım bağlasanız da durmaz. 3 çocuğunu zorluklarla büyüttü" dedi. "Bakanımdan rica ediyorum kızımın cesedini, herhangi bir izini bulmak istiyorum" Bedriye Kılıç’ın babası Oktay Er ise, "35 ay oldu kızım kaybolalı. Ne cesedini, ne ölüsünü bulabildik. Hiç olmazsa bir kemiği olsa, bir saçının teli olsa bir mezara koyup biz de başına gidip orada Fatiha okumak istiyoruz. Bakanımdan rica ediyorum, kızımın cesedini herhangi bir izini bulmak istiyorum. Bunun araştırılmasını, soruşturulmasını istiyorum. Bakanım, ‘35 aydır ben çektiğimi bir Allah bilir bir biz biliriz eşimle.’ Biz bakanımdan rica ediyoruz kızımın cesedinin bulunmasını, buna bu ekip gelip bir geniş çaplı arama yapılmasını istiyoruz. Ağırlaştırmış müebbet ceza aldı zanlı, Samsun’da cezaevinde yatıyor ama burada üç tane çocuğu var. Yetim kaldı çocuklar, hali belli ve yurtta kalıyorlar. Sadece birisi benim yanımda kalıyor. Ben çocuğumun bulunmasını, hiç olmazsa bir mezar olmasını istiyorum. Bakanlarıma sesleniyorum bana bir yardımcı olsunlar" diye konuştu.
Mersin Anamurlu hacı adayları, dualarla kutsal topraklara uğurlandı Mersin’in Anamur ilçesinde 2026 yılı hac farizasını yerine getirmek üzere kutsal topraklara gidecek hacı adayları, düzenlenen programla dualar ve tekbirler eşliğinde uğurlandı. Anamur Otogar (Kıbrıs) Camii önünde gerçekleştirilen uğurlama programına İlçe Müftülüğü görevlileri, hacı adayları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda ilahiler okunurken, tekbir ve telbiyeler manevi atmosferi artırdı. Hacı adayları ile yakınları arasında yaşanan vedalaşma anlarında duygusal görüntüler oluştu. Programda konuşan Anamur İlçe Müftüsü Mehmet Fidan, hac ibadetinin yalnızca fiziki bir yolculuk olmadığını, aynı zamanda manevi bir eğitim süreci olduğunu belirtti. Fidan, "Hac yolculuğu, Hazreti İbrahim’in davetine icabet etmektir. Sizler Allah’ın çağrısına uydunuz. Kabe’yi ziyaret edecek, Arafat’ta vakfeye duracak ve Peygamber Efendimizi Medine’de ziyaret edeceksiniz. Bu büyük nimetin kıymetini bilin. Haccınızın mebrur olmasını diliyorum" dedi. Hac sürecinde sabrın önemine dikkat çeken Fidan, hacı adaylarına kalp kırmadan ve kimseyi incitmeden ibadetlerini yerine getirmeleri tavsiyesinde bulunarak, dualarında vatanı, milleti ve mazlum coğrafyaları unutmamalarını istedi. Diyanet İşleri Başkanlığı organizasyonuyla oluşturulan ve Kafile Başkanlığını Erdemli İlçe Müftüsü İbrahim Yiğit’in yürüttüğü 240 kişilik ’Çukurova 5. Kafile’ kapsamında Anamur’dan 20 hacı adayının kutsal yolculuğa uğurlandığı bildirildi. Hacı adaylarının Çukurova Havalimanı üzerinden Cidde’ye hareket edeceği, dönüşlerin ise 11 Haziran 2026 tarihinde Medine’den yapılacağı öğrenildi. Program, İlçe Müftüsü Mehmet Fidan’ın yaptığı duanın ardından sona erdi. Hacı adayları yakınlarıyla helalleşerek gözyaşları ve dualar eşliğinde kutsal topraklara uğurlandı. Öte yandan, Erdemli ilçesinde de hac ibadetini yerine getirecek 46 hacı adayı için uğurlama programı düzenlendi. Erdemli İlçe Müftülüğü koordinesinde Ulu Camii’nde gerçekleştirilen program Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. İlçe Müftüsü ve Çukurova 5. Kafile Başkanı İbrahim Yiğit, hac ibadetinin manevi yönüne dikkat çekerek hacı adaylarına sabır, birlik ve ibadet bilinci tavsiyesinde bulundu. Program, yapılan duaların ardından sona erdi.
İzmir İzmir Ticaret Odası, 8 önemli kurumu üyeleri ile ayı masada buluşturdu İzmir Ticaret Odası, KOSGEB’den Eximbank’a, SGK’dan PTT’ye kadar kentin 8 önemli kurumunu üyeleriyle aynı masada buluşturdu. Özellikle finansmana destek konusunda birinci ağızdan en doğru bilgiye ulaşılmasını sağlayan etkinlik kapsamında toplam 149 önemli görüşme yapıldı. Tüm kurumlara yoğun ilgi gösterilen etkinlikte, KOSGEB İzmir İl Müdürlüğü, 32 üyenin sorularını yanıtlayarak ilk sırada yer aldı. İzmir Ticaret Odası, İzmir’de bir ilki gerçekleştirerek, "Kamu Hizmetleriyle Üyelerimizi Aynı Masada Buluşturuyoruz" etkinliği düzenledi. KOSGEB İzmir İl Müdürlüğü, İzmir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü, İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu İzmir İl İrtibat Ofisi, İzmir Kalkınma Ajansı, Türk Eximbank Ege ve Anadolu Bölge Müdürlüğü ile PTT yetkililerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, üyeler ihtiyaç duydukları konularda hızlı ve etkin çözümlere ulaşırken, kamu kurumları ile iş dünyası arasındaki iletişim ve iş birliği de güçlendirildi. Finansmana erişim birinci sırada Randevu sistemiyle yüzyüze yürütülen görüşmelere, tarım, gıda, tekstil, sağlık, tıbbi cihaz, bilişim, bankacılık, taşımacılık, danışmanlık, sigorta, otomotiv, makine, inşaat-yapı ve hizmetler sektörlerinde faaliyet gösteren firmalar katılım sağladı. Görüşülen konular arasında; ihracat finansmanı, sigorta primi teşvik, destek ve indirimleri, istihdam ile asgari ücret desteği, kırsal kalkınma ve tarımsal destekler, yatırım destek ofisi ve kalkınma ajansı destekleri, PTT’nin indirimli tarifleri yer aldı. Üyelerden yoğun ilgi Etkinlikte; KOSGEB İzmir İl Müdürlüğü ile 32,İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile 30, Türk Eximbank Ege ve Anadolu Bölge Müdürlüğü ile 22, İzmir Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü ile 16, İzmir Kalkınma Ajansı ile 14, İzmir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ile 13, T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. (PTT) ile 12, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu İzmir İl İrtibat Ofisi ile 10 olmak üzere toplam 149 görüşme gerçekleştirildi. Özgener: "Zaman en az finansman kadar kritik" Etkinliğe gösterilen yoğun ilginin, iş dünyasının kamu hizmetlerine doğrudan erişim sağlayan bu tür platformlara duyduğu ihtiyacı bir kez daha ortaya koyduğunu ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "Günümüz rekabet koşullarında zaman, en az finansman kadar kritik bir unsur. Üyelerimizin doğru bilgiye en kısa sürede ulaşabilmesi, destek ve teşvik mekanizmalarından etkin şekilde faydalanabilmesi için yeni modeller geliştirmeye devam ediyoruz. Bu buluşmayla yalnızca sorulara yanıt vermedik; aynı zamanda kamu ile iş dünyası arasında güçlü, sürdürülebilir bir iletişim zemini oluşturduk. İzmir Ticaret Odası olarak hedefimiz; üyelerimizin iş süreçlerini hızlandıran, maliyetlerini azaltan ve rekabet güçlerini artıran somut çözümler üretmek. Bu modelin, kentimizde iş yapma kültürünü daha da güçlendireceğine inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de benzer uygulamaları yaygınlaştırarak, üyelerimizi ihtiyaç duydukları her alanda doğru paydaşlarla buluşturmaya devam edeceğiz" dedi.