SAĞLIK - 24 Şubat 2026 Salı 10:27

"Ramazan’da yapılan bazı beslenme hataları kilo aldırabiliyor"

A
A
A
"Ramazan’da yapılan bazı beslenme hataları kilo aldırabiliyor"

Ramazan ayında öğün düzeninin ve sıvı alımının değiştiğine dikkat çeken Diyetisyen Beste Mum, "Ramazan, doğru beslenme stratejileriyle kilo vermek için bir fırsata dönüşebilir. Ancak yanlış uygulamalar vücudu yağ depolamaya yöneltebilir. Sadece tek öğünle beslenmek, yetersiz protein tüketmek ve sık şerbetli tatlı yemek kas kaybına ve metabolizmanın yavaşlamasına neden olabilir. Bu durum Ramazan sonrasında hızlı kilo alımına zemin hazırlar" dedi.



Ramazan ayının metabolizma üzerinde belirgin etkiler oluşturduğunu dile getiren İstinye Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi’nden Diyetisyen Beste Mum, "Öğün sayısının azalması, uzun süren açlık ve sıvı alımının kısıtlanması metabolizmanın çalışma düzenini değiştirir. Bu süreç doğru yönetilmediğinde vücut kendini korumaya alarak yağ depolamaya daha yatkın hale gelir" diye konuştu.



"Doğru planlandığında yağ yakımı desteklenebilir"


Ramazan’ın aralıklı oruç sistemine benzer özellikler taşıdığını ifade eden Dyt. Mum, "Bu dönemde beslenme doğru planlandığında vücudun yağ yakım mekanizmaları daha aktif çalışabilir. Burada önemli olan, iftar ile sahur arasındaki sürede neyin, ne kadar ve hangi sırayla tüketildiğidir" dedi.



"Kan şekeri dengesi kilo kontrolünü belirler"


Uzun süren açlık sonrası kan şekerinde düşüş yaşandığını vurgulayan Dyt. Mum, "İftarda hızlı sindirilen besinler tüketildiğinde kan şekeri ani yükselir. Buna bağlı olarak insülin seviyeleri artar ve fazla enerji yağ olarak depolanabilir. Bu nedenle kan şekeri kontrolü kilo verme sürecinde temel belirleyicidir" ifadelerini kullandı.



"Sahuru atlamak metabolizmayı yavaşlatır"


Sahurun kilo kontrolünde kritik rol oynadığına değinen Dyt. Mum, "Kilo vermek amacıyla sahura kalkmamak yapılan en büyük hatalardan biridir. Sahur öğünü, gün boyunca metabolizmanın daha dengeli çalışmasını sağlar ve uzun süreli açlığa karşı vücudu destekler" açıklamasında bulundu.



"Yanlış uygulamalar kilo geri alımına yol açabilir"


Ramazan’da verilen kiloların bayram sonrası hızla geri alınabildiğine dikkat çeken Dyt. Mum, "Sadece tek öğünle beslenmek, yetersiz protein tüketmek ve sık şerbetli tatlı yemek kas kaybına ve metabolizmanın yavaşlamasına neden olabilir. Bu durum Ramazan sonrasında hızlı kilo alımına zemin hazırlar" dedi.



"İftarı ikiye bölmek aşırı tüketimi önler"


Sağlıklı kilo kaybı için önerilerde bulunan Dyt. Mum, şu bilgileri paylaştı: "Orucun su ve hurma ile açılması, ardından çorba içilip kısa bir ara verilmesi mideyi ana öğüne hazırlar. Bu yöntem hem porsiyon kontrolünü kolaylaştırır hem de aşırı yeme isteğini azaltır."



"Pişirme yöntemi kaloriyi belirler"


Kızartma yerine daha hafif pişirme yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Dyt. Mum, "Haşlama, fırın ve ızgara yöntemleriyle hazırlanan besinler, hem sindirimi kolaylaştırır hem de gereksiz kalori alımını önler" dedi.



"Hareketsizlik kilo kontrolünü zorlaştırır"


Ramazan’da fiziksel aktivitenin tamamen bırakılmaması gerektiğini söyleyen Dyt. Mum, "İftar sonrası uzun süre hareketsiz kalmak metabolizmayı yavaşlatır. Yemekten yaklaşık bir saat sonra yapılacak hafif tempolu yürüyüş kilo kontrolünü destekler" uyarısında bulundu.



"Meyve tüketimi iftardan en az 2 saat sonra olmalı"


İftardan hemen sonra meyve tüketilmemesi gerektiğini vurgulayan Dyt. Mum, şunları söyledi: "Yemek üzerine yenilen meyve mideye ek şeker yükü bindirir ve şişkinliğe neden olabilir. Meyve tüketimi iftardan en az iki saat sonra yapılmalıdır."



"Çay ve kahve suyun yerini tutmaz"


Sıvı tüketiminin Ramazan’da kritik öneme sahip olduğunu belirten Dyt. Mum, "Çay ve kahve su yerine geçmez. Bu içecekler vücuttan su atımını artırabilir. Sahurda çok koyu çay ve kahveden kaçınılmalı, su, ayran ve süt gibi içecekler tercih edilmelidir" dedi.



"Ramazan bir beslenme disiplini oluşturma dönemidir"


Ramazan’ın yalnızca kilo vermek için değil, sağlıklı alışkanlıklar kazanmak için de önemli bir dönem olduğunu kaydeden Dyt. Mum, "Ağır ve yağlı beslenmek ile uykusuz kalmak metabolizmayı olumsuz etkiler. Ramazan, doğru tercihlerle hem bedeni hem yaşam düzenini dengelemek için bir fırsat sunar" diyerek açıklamalarını sonlandırdı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla, boşanmada Türkiye dördüncüsü Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) illere göre açıkladığı evlilik ve boşanma istatistikleri, Muğla’da dikkat çekici bir tabloyu ortaya koydu. Son üç yılda evlilik sayıları düşerken, boşanma sayılarında ise artış yaşandı. Muğla, 2025 yılı kaba boşanma oranında Türkiye genelinde dördüncü sıraya yerleşti. Evlilik sayıları üç yıldır geriliyor Verilere göre Muğla’da 2023 yılında 7 bin 530 olan evlilik sayısı, 2024 yılında 7 bin 257’ye, 2025 yılında ise 6 bin 845’e düştü. Kaba evlilik oranları da aynı dönemde gerileme gösterdi. 2023 yılında 7,12 olan oran, 2024’te 6,76’ya, 2025’te ise 6,28’e indi. Bu veriler, kentte evlenme eğiliminin son üç yılda düzenli olarak azaldığını ortaya koydu. Boşanma sayıları artışta Boşanma istatistikleri ise evlilik verilerinin tersine yükseliş gösterdi. 2023 yılında 2 bin 933 olan boşanma sayısı, 2024’te 3 bin 228’e, 2025 yılında ise 3 bin 410’a çıktı. Kaba boşanma oranı da 2023’te 2,77 iken 2024’te 3’e, 2025’te ise 3,13’e yükseldi. Üç yıllık süreçte boşanma oranındaki artış dikkat çekti. Muğla boşanmada Türkiye’de 4. sırada 2025 yılı verilerine göre Muğla, kaba boşanma oranında; İzmir, Antalya ve Denizli illerinin ardından Türkiye’de en yüksek boşanma oranına sahip dördüncü il oldu. Evlilik oranlarındaki düşüş ve boşanma oranlarındaki artışın sosyo-ekonomik faktörler, yaşam maliyetleri ve toplumsal değişimlerle bağlantılı olabileceğine dikkat çekildi.
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı politikalarımız ile sosyal refahı kalıcı bir şekilde artırmayı amaçlıyoruz" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı politikalarımız ile dengeli büyüme ve istikrarı güçlendirme perspektifi içinde sosyal refahı kalıcı bir şekilde artırmayı amaçlıyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) Toplantısı’nın açılışında konuştu. Yılmaz, kurul toplantısında 2025-2026 dönemini kapsayan YOİKK Eylem Planı kapsamındaki gelişmeleri ele alacaklarını kaydetti. Kurulun, 25 yıllık birikimiyle kamu ile özel sektör arasında kalıcı ve kurumsal bir istişare zemini oluşturan önemli bir mekanizma olduğunu aktaran Yılmaz, kurul çalışmalarında özel sektör temsilcilerinin değerlendirmelerini ve katkılarını alarak Türkiye’nin yatırım ortamının öngörülebilir, rekabetçi ve yatırımcı dostu yapısına güç katmayı hedeflediklerini söyledi. Özel sektör temsilcileri ve kurumlarıyla gerçekleştirilen istişareler neticesinde geçen yıl açıklanan eylem planının 39 maddeden oluştuğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bu maddelerden 4 tanesinin süreklilik arz ettiğini, şubat ayı itibarıyla 9 maddenin tamamlandığını aktardı. Ayrıca Yılmaz, tamamlanan eylemlerde dahil olmak üzere 26 eylemde yüzde 50’nin üzerinde gerçekleşme sağlandığına da vurgu yaptı. "Türkiye, 2025 yılında kaydettiği yüzde 12,2’lik artışla pozitif ayrışan ülkeler arasında yer aldı" Küresel ölçekte risklerin ve belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçildiğini, jeopolitik gelişmeler, finansal dalgalanmalar ve ticaret akımlarındaki kırılganlıkların yatırım kararlarını doğrudan etkilediğini söyleyen Yılmaz, "Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’nın öncü göstergeleri, 2025 yılında küresel doğrudan yatırım akımlarında yüzde 14’lük bir artışa işaret ediyor. Ancak bu artışın büyük ölçüde gelişmiş ülkeler arasındaki finansal hareketlerden kaynaklandığını; bu işlemler dışarıda bırakıldığında reel artışın yüzde 4 seviyesinde kaldığını görüyoruz. Gelişmekte olan ülkelere yönelen yatırımlarda ise yüzde 2’lik bir gerileme söz konusu. Böylesi bir küresel görünüm içerisinde Türkiye, 2025 yılında kaydettiği yüzde 12,2’lik artışla pozitif ayrışan ülkeler arasında yer aldı. Ülkemize gelen uluslararası doğrudan yatırım tutarı 13,1 milyar dolara ulaşarak yatırım ortamımıza duyulan güveni bir kez daha ortaya koydu" dedi. "Amacımız, ülkemizi tercih eden yatırımları daha ileri bir seviyeye taşımaktır" Uluslararası Doğrudan Yatırım Stratejisi doğrultusunda; iklim dostu, dijital, küresel tedarik zinciri odaklı ve bilgi yoğun yatırımları önceleyen bir yaklaşımı kararlılıkla sürdürdüklerini kaydeden Yılmaz, "Nitelikli yatırımların payının artması, doğru bir yönelim içerisinde olduğumuzu göstermektedir. Amacımız, ülkemizi tercih eden yatırımları hem nicelik hem nitelik bakımından daha ileri bir seviyeye taşımaktır" ifadelerine yer verdi. Yılmaz, hükümet olarak enflasyonu düşürme konusunda kararlı ve koordineli çalışmaların devam ettiğini, finansal istikrarı güçlendirerek reel sektörü daha sağlam bir zemine kavuşturmayı hedeflediklerini belirtti. "Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı politikalarımız ile sosyal refahı kalıcı bir şekilde artırmayı amaçlıyoruz" İstikrarlı bir ortamda, teknolojik seviyeyi yükselterek emeğin katma değerini ve verimliliğini artırmanın sürdürülebilir büyümenin temel şartı olduğunun bilincinde olduklarını ve politikaları da bu çerçevede şekillendirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "2026 yılında genel finansal koşulların daha olumlu seyretmesini bekliyoruz. Bir taraftan da selektif bir şekilde finansmana erişimi kolaylaştırıcı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Reel sektörümüzün özellikle finansmana erişim konusunda yaşadığı sıkıntıların farkındayız ve bu alanda emek yoğun sektörler ve KOBİ’ler başta olmak üzere gerekli tedbirleri hayata geçirmeye devam ediyoruz. Cumhurbaşkanımız tarafından kamuoyuna duyurulan, imalat sanayii işletmelerine yönelik istihdam koruma odaklı 100 milyar lira büyüklüğündeki yeni finansman paketi ile özellikle KOBİ’lerimizin finansa erişimini daha da güçlendirmeyi amaçlamış durumdayız. İŞKUR tarafından hayata geçirilecek olan Gençlerin Üretim Çağı (GÜÇ) programı ile de hem genç istihdamına destek olmayı hem de imalat sanayindeki emek yoğun işletmelerimizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı politikalarımız ile dengeli büyüme ve istikrarı güçlendirme perspektifi içinde sosyal refahı kalıcı bir şekilde artırmayı amaçlıyoruz."
Ordu Başkan Güler: "Lokmalarımızı paylaşıp, sevgiyi büyüteceğiz" Ordu’da Ramazan coşkusunu 19 ilçeye taşıyan Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından Korgan ilçesinde program düzenlendi. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, "Ramazan ayının bereketiyle bir araya gelmekten mutluluk duyuyoruz. Sizlerle lokmalarımızı paylaşacağız, sevgiyi büyüteceğiz" dedi. Her yıl Ramazan ayında geleneksel olarak sürdürülen ilçe iftar programları Korgan’da devam etti. İftar programı dolayısıyla Korgan ilçesinde bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler, gün boyunca ilçe sokaklarında esnaf ve hane ziyaretleri gerçekleştirdi. İlçede düzenlenen iftar programına vatandaşlar yoğun ilgi gösterirken, kültür ve sanat faaliyetleriyle başlayan programda çocuklar ve aileleri için çeşitli etkinlikler yapıldı. Ardından, vatandaşların yoğun katılımıyla toplu iftar gerçekleştirildi. "Sevgiyi büyüteceğiz" İftar programında konuşan Başkan Güler, Korgan ilçesinin kendileri için önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Güler, "Ramazan ayının bereketiyle bir araya gelmekten mutluluk duyuyoruz. Sizlerle lokmalarımızı paylaşacağız, sevgiyi büyüteceğiz. Allah ibadetlerimizi kabul etsin. Büyükşehir Belediyesi olarak hizmetlerimizi aksatmadan sürdürüyoruz. Korgan ilçemizi özellikle seviyoruz. Her zaman ilçemizin yanında olduk, olmaya devam edeceğiz. Korgan Belediye Başkanımız Sait Korgan ile uyum içinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yol, su, asfalt, altyapı gibi tüm yatırımlarımızı aralıksız hayata geçiriyoruz" şeklinde konuştu. Başkan Güler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ileterek birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekti. Korgan’da düzenlenen iftar programı, okunan duaların ardından oruçların açılması ve yapılan ikramlarla sona erdi.
Manisa Başkan Balaban projelerini anlattı Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, mahalle ziyaretleri kapsamında Üçpınar Mahallesi sakinleriyle bir araya gelerek bölgede hayata geçirilmesi planlanan projelerle ilgili saha incelemesi yaptı. Katılımcı ve çözüm odaklı belediyecilik anlayışıyla ziyaretlerini sürdüren Başkan Balaban, mahalle kıraathanesinde vatandaşlarla buluştu. Toplantıya CHP Yunusemre İlçe Başkanı Yalçın Arcak ve Üçpınar Mahalle Muhtarı Levent Ay da katıldı. Samimi bir ortamda gerçekleşen buluşmada mahalle sakinlerinin talep ve önerilerini dinleyen Başkan Balaban, özellikle çevre iyileştirmeleri ve sosyal alan ihtiyaçlarına ilişkin iletilen konuları not aldı. Vatandaşları tek tek dinleyen Balaban, taleplerin en kısa sürede değerlendirilerek çözüme kavuşturulacağını ifade etti. Sahada incelemelerde bulundu Toplantının ardından Muhtar Levent Ay ve mahalle sakinleriyle birlikte saha incelemesine çıkan Başkan Balaban, teknik ekiplerden planlanan çalışmalar hakkında bilgi aldı. İncelemeler sırasında mahallede yaşam kalitesini artıracak projelerin kısa sürede hayata geçirileceğini belirtti. Ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getiren mahalle sakinleri, taleplerinin yerinde incelenmesinden dolayı Belediye Başkanı Balaban’a teşekkür etti. Programın sonunda Başkan Balaban ve CHP İlçe Başkanı Yalçın Arcak mahalle esnafını da ziyaret ederek hayırlı işler temennisinde bulundu.