SAĞLIK - 03 Kasım 2025 Pazartesi 12:01

"Rahim ağzı kanseri ilerlemeden belirti vermez"

A
A
A
"Rahim ağzı kanseri ilerlemeden belirti vermez"

Rahim ağzı kanserini önlemede erken teşhisin tek yolunun belirti oluşmasını beklemeden düzenli tarama yaptırmak olduğunu vurgulayan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Yasemin Aydın Çam, "Rahim ağzı kanseri, erken evrede genellikle hiçbir belirti vermez, bu yüzden düzenli tarama testleri hayati önem taşır. HPV aşısı ve düzenli taramaları zamanında yaptırıldığı takdirde, rahim ağzı kanseri önlenebilir bir hastalıktır" dedi.



Medical Park Bahçelievler Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Yasemin Aydın Çam, rahim ağzı kanseri hakkında bilgilendirmede bulundu. Rahim ağzı kanserinin, rahmin vajinaya açılan kısmı olan servikste gelişen bir kanser türü olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Çam, hastalığın genellikle yüksek riskli HPV (İnsan Papilloma Virüsü) tiplerinin serviks hücrelerinde zamanla değişiklik yapmasıyla ortaya çıktığını belirtti.



"Hastalığın sinsi doğasına dikkat"


Uzm. Dr. Çam, hastalığın sinsi doğasına dikkat çekerek, "Erken evre genellikle belirti vermez. İlişki sonrası ya da menopozdan sonra görülen anormal kanamalar, kötü kokulu akıntı veya kasık ağrısı gibi belirtiler ortaya çıktıysa, çoğunlukla kanser zaten gelişmiş demektir" diye konuştu.



"Taramayla erken dönemde yakalanabilir"


Rahim ağzı kanserinin belirti vermeden ilerlemesi nedeniyle, kadınların şikayet beklemeden kontrole gitmesinin şart olduğunu belirten Uzm. Dr. Çam, şunları söyledi: "Ne yazık ki çoğu hasta belirtiler başladıktan sonra, yani hastalık ilerlediğinde geliyor. Oysa tarama testleriyle, kanser henüz hücresel değişiklik aşamasındayken yakalanması mümkündür. Erken teşhis hayat kurtarır. Çünkü kanser öncüsü hücre değişiklikleri bu aşamada tespit edilirse, hastalık tamamen tedavi edilebilir."



"HPV testi virüsü, smear testi hücresel değişimi saptar"


Erken teşhiste iki temel yöntemin kullanıldığını belirten Uzm. Dr. Çam, "HPV testi virüsün kendisini tespit ederken, smear testi bu virüsün rahim ağzı hücrelerinde yaptığı değişiklikleri inceler. Güncel rehberlere göre, genellikle 21-29 yaş arası kadınların üç yılda bir smear testi, 30 yaşından itibaren ise beş yılda bir HPV testi yaptırması önerilmektedir" ifadelerini kullandı.



"Utanç ve korku, kontrole gitmeyi engelliyor"


Türkiye’de tarama oranlarının istenilen düzeyde olmadığını belirten Uzm. Dr. Çam, bunun önündeki engelleri şöyle sıraladı: "Farkındalık eksikliği, bazı bölgelerde sağlık hizmetlerine erişimin zor olması ve yanlış inanışlar en büyük engeller arasındadır. Utanç, muayeneden çekinme, ağrı yaşayacağına dair inanç, ’bende bir şey yoktur’ düşüncesi ve bazı kültürel tabular ne yazık ki kadınların düzenli kontrole gitmesini engelleyebiliyor. Çıkabilecek sonuçlara dair korku da önemli bir etkendir. Fakat unutmamak lazım ki kontroller düzenli yapıldığında alabileceğimiz sonuçlar çok daha tedavi edilebilir seviyelerde olacaktır."



"Aşı sadece kadınları değil, erkekleri de ilgilendirir"


Kanserden korunmada en güçlü yöntemin HPV aşısı olduğunu belirten Uzm. Dr. Çam, toplumdaki bilgi kirliliğine de değinerek, sözlerine şöyle devam etti: "Aşıyla ilgili yanlış bilgiler, güven endişesi ve ’erken yaşta aşı cinselliği teşvik eder’ gibi önyargılar ailelerin kararsız kalmasına yol açıyor. Bir diğer yanlış algı da ’bu sadece kadınları ilgilendirir’ düşüncesidir. Oysa erkekler de HPV taşıyıcısı olabilir, hatta kendileri de genital siğillerle ve bazı genital bölge kanser türleriyle karşılaşabilirler. Aşılamada amaç, toplumda yeterli bağışıklamayı sağlayarak HPV’nin dolaşımını azaltmaktır. Bu yüzden erkeklerin de aşılanması hem kendi sağlıkları hem de toplum sağlığı için çok önemlidir. Ne kadar genç yaşta aşılama yapılırsa, etkinliği de o kadar güçlü olacaktır."



"Kanser ilerlediğinde kemoterapi gerekebilir"


Uzm. Dr. Yasemin Aydın Çam, tedavi sürecinin hastalığın evresine göre değiştiğini belirterek, "Erken evrelerde cerrahi yeterli olurken, ilerlemiş olgularda radyoterapi ve kemoterapi gerekebilir" dedi.



Uzm. Dr. Çam, sözlerini kadınlara şu çağrıyla sonlandırdı: "Kadınlara en büyük tavsiyem, kontrollerini ertelememeleri ve utanmadan sağlıklarını sahiplenmeleri. Rahim ağzı kanseri önlenebilir bir hastalıktır; tek şart, gereken adımları zamanında atmaktır."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Büyükkılıç, Millet Caddesi’nde yapımı tamamlanan aydınlatma sistemini inceledi Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, kent ticaretinin merkezi Tarihi Kapalı Çarşı ve çevresindeki çalışmalar kapsamında Millet Caddesi’nde yapımı tamamlanan aydınlatma sistemini inceledi. İncelemeleri esnasında esnaflar ve vatandaşlarla sohbet eden Büyükkılıç, esnaflara hayırlı işler temennilerini iletti. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, kentin her noktasında yerel yönetim hizmetlerini etkin bir şekilde sürdürürken Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç da dev projelerden en küçük çalışmalara kadar her bir hizmeti yakından takip ediyor. Bu çerçevede Başkan Büyükkılıç, Büyükşehir Belediyesi İşletme ve İştirakler Daire Başkanlığı Teknik, Bakım ve Onarım Şube Müdürlüğü tarafından kent ticaretinin merkezi Tarihi Kapalı Çarşı’nın başında, iki yanında esnaf dükkânları ile vatandaşların uğrak noktası olan Millet Caddesi’nde yapımı tamamlanan aydınlatma sitemini inceledi. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, tamamlanan çalışmaları değerlendirerek, "Millet Caddemizde yapımını tamamladığımız ışıklandırma çalışmalarını akşamın bereketiyle yerinde inceledik. Hemşehrilerimizle ve kıymetli esnafımızla bir araya gelerek samimi sohbet ettik. Şehrimizin her köşesine değer katmak için gece gündüz demeden çalışan tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. İncelemeleri esnasında çevredeki esnaflar ve vatandaşlarla samimi sohbetler gerçekleştiren Büyükkılıç, esnaflara hayırlı ve bereketli işler temennisinde bulunurken esnaflar da hizmetlerinden dolayı Başkan Büyükkılıç’a teşekkür ettiler.
Denizli Ulayıcılık ve dokuma gençler tarafından ilgi görmüyor Denizli’nin Buldan ilçesinde baba mesleğini devam ettiren ulama ustası, ulayıcılık mesleğinin vatandaşlar tarafından ilgi görmediğini ve mesleğin son zamanları olduğunu belirtti. Denizli’nin Buldan ilçesinde 59 yaşındaki dokuma ve ulama ustası Ahmet Salih Gümüşkaya, baba mesleğini devam ettiriyor. 6 yaşından beri dokumacılıkla uğraştığını belirten Gümüşkaya, ulama mesleğinin artık vatandaşlar tarafından heves eden olmadığı dile getirdi. El tezgahlarında Buldan bezi, peştamal, şal, fular gibi ürünleri dokuduğunu ifade eden usta Gümüşkaya, "Bizde elimizden geldiğince, sağlığımız elverdiğince bu ata mesleğimizi sürdüreceğiz" dedi. "Yeni nesil yetişmiyor, şu anda çalışanlar 60 ve üstü yaşlardaki dokumacılar" 45 yıldır hem dokumacılık hem de ulayıcılık yaptığını belirten Ahmet Salih Gümüşkaya, "Ulayıcılık, dikkat, sabır, el çabukluğu ve iyi bir göze sahip olmakla gerçekleşir. Ben bu işi babamdan öğrendim. 6 yaşından beri dokumacılıkla uğraşıyorum. Hem ulayıcılık hem de dokumacılık baba mesleğimdir. Buldan kültüründe dokumacılık çok önemlidir. Yumak bittiğinde dokumacılar beni arar haber verirler. Zaten şu anda bu işi yapan kişiler çok azaldı. Zamanında ulayıcılıktan çok ekmek yedim. El tezgahları ve motorlu tezgahlarda azaldı. Artık eskisi gibi dokumacılığa heves eden yok. Yeni nesil yetişmiyor. Şu anda çalışanlar 60 ve üstü yaşlardaki dokumacılar. Bu meslekte artık eski bir sanat oldu. Otomatik tezgahlarda çok daha fazla üretim yapıldığı için el tezgahlarında ve kara tezgahlarda dokuma yapan sayısı azaldı. El tezgahlarında Buldan bezi, peştamal, şal, fular dokunuyor. Bizde elimizden geldiğince, sağlığımız elverdiğince bu ata mesleğimizi sürdüreceğiz" diye konuştu. (Bİ-MB-