ASAYİŞ - 13 Şubat 2026 Cuma 23:44

Polisi ve eşini darbeden şüpheliler serbest bırakılmıştı: İtiraz üzerine tutuklandılar

A
A
A
Polisi ve eşini darbeden şüpheliler serbest bırakılmıştı: İtiraz üzerine tutuklandılar

Küçükçekmece’de sokakta otomobille çarptıkları polis memuru ve eşini çıkan tartışma sonrası darbeden 3 şüpheli, adli kontrolle serbest bırakılmasının ardından savcılık itirazıyla tutuklandı.


Olay, 6 Şubat’ta saat 23.00 sıralarında Küçükçekmece İstasyon Mahallesi İstasyon Caddesi üzerinde meydana gelmişti. İstirahatli polis memuru T.Y., ile eşi E.Y., ile birlikte yürüdüğü esnada otomobil eşi E.Y.’ye çarpmıştı. Bunun üzerine polis memuru ile otomobil sürücüsü arasında tartışma başlamıştı. Taraflar arasındaki tartışma bir süre sonra kavgaya dönüşmüştü. Otomobilde bulunan kişiler iddiaya göre arkadaşlarını da olay yerine çağırmış ve kalabalıklaşan grup polis memuru T.Y. ile eşi E.Y.’yi darbederek, cep telefonunu elinden alıp hakaret ettikten sonra olay yerinden uzaklaşmıştı.


Olay sonrası çalışma başlatan polis ekipleri, M.A.G., Ş.A. ve E.K. isimli 3 şüpheliyi yakalayarak gözaltına almıştı. Emniyetteki işlemlerinin ardından 3 şüpheli, sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece serbest bırakılmıştı. Devam eden çalışmalarda, kavga sırasında olay yerinde bulunan ve kavgaya karıştığı belirlenen B.K. ve F.A. isimli şüpheli şahıslar ise 10 Şubat’ta yakalanmış, sevk edildikleri mahkemece adli kontrolle serbest bırakılmıştı.


Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından F.A., Ş.A. ve B.K. isimli şahıslar hakkında tekrar gözaltı kararı verilmesi üzerine şüpheliler kısa süre içerisinde yakalanarak gözaltına alındı.


Şahıslar, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri Küçükçekmece Adliyesinde savcılık ifadelerinin ardından tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. F.A., Ş.A. ve B.K. isimli şüpheliler, nöbetçi hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Ramazan Ayı’nın yaklaşmasıyla hurma ve helva satışları yoğunlaştı Eskişehir’de Ramazan Ayı için hazırlıklara başlayan vatandaşlar, hurma ve helva ürünlerine yoğun ilgi gösteriyor. İlk oruç için geri sayım başladı. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın dini günler takvimine göre, 18 Şubat’ı 19 Şubat’a bağlayan gece ilk sahura kalkılacak. Eskişehirli vatandaşlar da Ramazan Ayı hazırlıklarını sürdürüyor. Sahur ve iftar sofralarının vazgeçilmezlerinden olan hurma ve helva satışlarında büyük yoğunluk yaşanıyor. Şu anda hurmanın kilosu ortalama 120-650 TL arasında değişiklik gösterirken, helva ise yaklaşık 320 TL’ye satılıyor "Yumuşak ve az şekerli hurmalar daha çok tercih ediliyor" Hurma satışlarıyla ilgili son durumu anlatan kuruyemişçi Ahmet Dönder, "Ramazan Ayı geldiği için çok sayıda çeşit tezgahlarda yerini almış durumda. Şu an elimizde İran, Irak, Medine, Kudüs ve Mebrum hurmaları mevcut. En çok tercih edilenler tabii ki az şekerli ve yumuşak olanlar. Kudüs, Medine ve Mebrum hurmaları yumuşak ve az şekerli olduğu için daha çok tercih ediliyor. Fiyatlar 120 TL’den başlıyor, 650 TL’ye kadar devam ediyor. Vatandaşlarımıza işlem görmemiş hurmaları tercih etmelerini öneriyoruz" dedi. "Tahin, pekmez ve helvalarımız revaçta" Helvacı Nurettin Yıldız ise, satışlarla ilgili olarak şunları söyledi: "İnşallah Ramazan bereketli, işlerimiz daha iyi olur. Ramazan Ayı’nda tahin, pekmez ve helvalarımız revaçta. Met helvası genellikle Eskişehir dışına gidecek olanlar için hediyeliktir. Bir yere hediye götürüleceği zaman met helvasını tercih ediyorlar. Ramazan Ayı’nda ise hem sofralarda tercih ediliyor hem de misafirliğe gidilirken götürülüyor. Şu anda rağbet genellikle susam ve tahinedir. Ben burada tahini kendim çekiyorum. Met helvasının kilosunu 420 TL yaptık, sade helvalarımız 320 TL, pekmezlerimiz ise 250 lira. Bu ürünleri Ramazan Ayı’nda biz kendimiz de tüketiyoruz. Helvalarımız ve tahinlerimiz sahurda tüketilince tok tutuyor."
İstanbul Biruni Üniversitesi ev sahipliğinde "Sağlıklı Yaşam Tıbbı" sempozyumu düzenlendi Biruni Üniversitesi ev sahipliğinde, Sağlık Bakanlığı’nın destekleriyle düzenlenen "2’inci Türkiye Sağlıklı Yaşam Tıbbı" sempozyumunda, sağlıklı uzun yaşam ile ilgili yaklaşımlar ele alındı. Yaşam Tarzı Tıbbı Derneği tarafından sempozyum, Biruni Üniversitesi Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programa Türkiye’nin önde gelen sağlık kuruluşlardan ve yurt dışından akademisyenler, hekimler ile sağlık profesyonelleri katıldı. Programda yaşam tarzı tıbbının bilimsel temelleri, uluslararası uygulamaları ve Türkiye’deki kurumsallaşma süreci ele alındı. "Bakış açısını değiştirmek ve sağlıklı yaşamı öne çıkarmak lazım" Sempozyumun ardından konuşan Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Esra Kaytan Sağlam, "Bugün yurt dışından gelen misafirlerimizle beraber sağlıklı yaşam tıbbını konuşuyoruz. Aslında bu tamamen sağlık sektöründe ve doktorların eğitiminden, temelden değişmesi gereken bir durum. Çünkü biz doktorlar olarak hep hastalıkları tedavi ediyoruz. Oysa ki bakış açısını değiştirmek ve aslında nasıl sağlıklı ve uzun yaşamı sağlayacağımızı öne çıkarmamız lazım" dedi. "Sağlıklı, uzun bir yaşama ulaşmamız mümkün" Sağlıklı yaşam tıbbının tıp fakültesi eğitimimizden başladığını söyleyen Prof.Dr. Esra Kaytan Sağlam, "Eğitimle beraber aslında doktorlar olarak ve sağlık çalışanları olarak bizlerin görevi tüm toplumun sağlıklı yaşamını uzatmak ve bu konudaki bilgilendirmeyi arttırmak. Burada en önemli sacayakları egzersiz, beslenme, stres yönetimi ve düzenli uykudur. Yaşam tarzımızı değiştirmek ve bilinen risk faktörlerini; sigara gibi, alkol gibi yaşamımızdan uzaklaştırmakla aslında hastalıklardan korunmamız mümkün. Ve böylece de sağlıklı, uzun bir yaşama ulaşmamız mümkün" diye konuştu. Prof.Dr. Esra Kaytan Sağlam, "Tüm doktorlar ve sağlık çalışanları olarak halkımızı bu konuda eğitmeli, bilinci arttırmalı ve Sağlık Bakanlığımızın da yeni Sağlıklı Yaşam Tıbbı Sertifika Programları ile bu konuda tüm halkımıza, toplumumuza farkındalığı arttırıcı iyi bir yaşam verme konusunda çalışmamıza devam etmemiz lazım. Bugünkü sempozyumda da burada detaylarıyla tartıştığımız konuların temelleri bunlar" şeklinde konuştu. "Savaş meydanlarda değil, hücresel düzeyde" Yaşam Tarzı Tıbbı Derneği Başkanı Dr. Hande Türkyılmaz ise konuşmasında "Artık belirleyiciler patojenler değil, bizim tercihlerimiz diyoruz. Artık tehdit mikroplar değil, bizim metabolik yükümüz. Ve artık savaş meydanlarda değil, hücresel düzeyde meydana geliyor. Bu nedenle de içinde bulunduğumuz bu çağda artık sağlık politikalarının, bizim tıbbi yaklaşımlarımızın eksen değiştirmesi gerekiyor. Tedavi merkezli sistemden önleme merkezli bir sisteme, hastalık yönetiminden sağlık inşasına geçmemiz gerekiyor. Yaşam tarzı tıbbı sadece bireysel bir tercih değil, aslında kamusal bir sağlık stratejisi olarak karşımıza çıkıyor" dedi. "Artık kronik hastalıklarla mücadele etme zamanı" Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Toplum Sağlığı Hizmetleri ve Eğitim Dairesi Başkanı Dr. Aslıhan Külekçi Uğur konuşmasında, "Sağlıklı Hayat Merkezleri sağlıklı yaşamın teşvikini amaçlayan, bu amaç doğrultusunda da sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırılması, hareketli yaşam tarzının benimsetilmesi, sağlık okuryazarlığının geliştirilmesi hususu olması konusunda hızla yol alıyoruz. Artık kronik hastalıklarla mücadele etme zamanı ve en büyük savaşımızı bununla vereceğiz ve burada sağlıklı yaşam tıbbının kıymeti çok büyük. Çünkü sadece hastalığı iyileştirmek değil, yaşam tarzını değiştirerek ancak kronik hastalıklarla mücadele edebiliriz" dedi.
İstanbul Ümraniye’de ortaya çıkan 2’nci cinayette acılı baba fenalaşarak hastaneye kaldırıldı Ümraniye’de iki cinayetin yaşandığı evde, öldürülen genç kadının Türkiye’deki anne babası bulmayı bekledikleri kızlarının ölüm haberiyle sarsıldı. Bugün fenalaşan baba, ambulansla hastaneye kaldırılırken acılı aileyi Özbekistan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu yetkilileri ziyaret etti.İstanbul’un Şişli ilçesinde 24 Ocak’ta cesedi parçalar halinde bulunan Durdona Khokimova’nın öldürüldüğü Ümraniye’deki dehşet evinde, bir kadının daha öldürüldüğü ortaya çıktı. Edinilen bilgiye göre Sayyora Ergashaliyeva’nın Özbekistan’da yaşayan ailesi, 23 Ocak’tan sonra kızlarından haber alamamaları üzerine Türkiye’deki Özbek Kadın Hakları Derneği’ne ulaştı. Dernek Başkanı Azade İslamova ve Derneğin Avukatları Ezgi Ekin Arslan ile Cevat Bozkurt’un aileyle görüşmesi ve Durdona Khokimova’nın öldüğü evde bulunduğu şüphesi üzerine aileye yapabilecekleri hakkında bilgi verildi. Sonrasında 5 Şubat’ta Türkiye’ye gelen aile, 6 Şubat’ta Savcılığa başvuru yaptı. Başvuru sonrası yapılan çalışmalarda, cinayet ortaya çıktı.Zanlılar cinayeti itiraf ederken genç kadının Türkiye’de olan anne ve baba, kızlarının sağ salim beklerken gelen acı haberle yıkıldı. Katledilen Ergashaliyeva’nın babası Bakhromjon Bustonov, bugün bir anda fenalaştı. Hemen 112 ekiplerine haber verilmesiyle gelen ekipler, ilk müdahalenin ardından acılı babayı, ambulansla hastaneye kaldırdı. Tansiyon yüksekliği yaşadığı öğrenilen baba tedavilerinin ardından taburcu edildi. Öte yandan Özbekistan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu yetkilileri de acılı aileyi ziyaret ederek, olayın üzerinde durduklarını bildirdi. Ziyaret sırasında ailenin yaşadığı acı ve üzüntü kameralara yansıdı.