EKONOMİ - 29 Aralık 2025 Pazartesi 12:04

Pegasus Hava Yolları ve Tüpraş’tan sürdürülebilir havacılık için iş birliği

A
A
A
Pegasus Hava Yolları ve Tüpraş’tan sürdürülebilir havacılık için iş birliği

Pegasus Hava Yolları, Tüpraş ile sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) kullanımına yönelik stratejik bir iş birliği anlaşması imzaladı. Tüpraş tarafından üretilecek ve ICAO CORSIA kriterleriyle uyumlu sertifikasyona sahip SAF’ın kullanımına başlanmasının, Pegasus’un 2050 Net Sıfır Karbon Emisyonu yol haritasında önemli bir dönüm noktası olacağı aktarıldı.



Tüpraş ile Pegasus Hava Yolları, Türkiye havacılık sektörünün karbonsuzlaştırmasına katkı sağlayacak Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) kullanımını artırmaya yönelik önemli bir iyi niyet anlaşması imzaladı. Enerji sektörünün önde gelen şirketlerinden Tüpraş teknolojik altyapısı ve sürdürülebilirlik vizyonuyla Türkiye’nin enerji dönüşümüne destek sağlarken; sürdürülebilir havacılığı iş modelinin merkezine alan Pegasus Hava Yolları ise karbon ayak izini azaltma hedefi doğrultusunda bu anlaşma ile havacılık sektöründe düşük karbonlu bir geleceğin inşasına katkı sağlayacak.



İmzalanan anlaşma doğrultusunda, Pegasus Hava Yolları operasyonlarının belirli bir bölümünde, Tüpraş’ın üretmeye başlayacağı SAF’ı kullanacak. Bu iş birliği, Pegasus’un Net Sıfır Karbon Emisyonu yol haritasına katkı sağladığı belirtilirken, Türkiye’de SAF üretiminin geliştirilmesi ve tüketimin yaygınlaştırılması açısından güçlü bir örnek oluşturduğu kaydedildi. Ayrıca Türkiye’nin IATA/CORSIA nezdindeki dekarbonizasyon taahhütleri ile uyumlu olarak yayınlanan SAF tüketim yönetmeliklerine hizmet ediyor.



Tüpraş, 2021’de "Enerjimiz Geleceğe" mottosuyla açıkladığı ve Nisan 2025’te revize ettiği Stratejik Dönüşüm Planı doğrultusunda, Türkiye’nin önde gelen SAF üreticilerinden biri olma hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, İzmir Rafinerisi’nde 2026 yılında üretime başlanacak ve öncelikle mevcut tesislerin üretim kabiliyetlerinden yararlanılacak. Bitkisel ve hayvansal ham maddelerden üretilecek SAF, ICAO’nun Karbon Dengeleme ve Azaltma Programı (CORSIA) kriterleriyle uyumlu olacak ve uluslararası geçerliliğe sahip sertifikasyonlarla belgelendirilecek. Diğer yandan Pegasus "Rotamız Sürdürülebilir bir Gelecek" sloganıyla duyurduğu 2050 Net Sıfır Karbon Emisyon yol haritası doğrultusunda enerji verimliliği yüksek filo yatırımları ve operasyonel verimlilik çalışmalarına ek olarak yurt içinde artan SAF kullanımı ile karbon azaltım çalışmalarının kapsamını genişletiyor.



Bu sayede Pegasus Hava Yolları, emisyon azaltım hedeflerini uluslararası standartlarla uyumlu şekilde ilerletirken; Tüpraş da bugün olduğu gibi geleceğin sürdürülebilir yakıtlarının tedarikinde de Türkiye’nin önde gelen üreticilerinden biri olması yolunda önemli bir adım atarak, Türkiye’nin enerji ve havacılık alanlarında sürdürülebilir geleceğine katkı sağlayacak.



Pegasus Hava Yolları Finans Genel Müdür Yardımcısı Barbaros Kubatoğlu, iş birliğine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Sektörümüzün küresel hedefi olan ‘2050 net sıfır’ doğrultusunda 2022 yılından bu yana, artan hacimlerde ve daha geniş bir coğrafyada SAF kullanıyoruz. Şimdi de Tüpraş ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğiyle Türkiye’de uluslararası standartlara uygun şekilde üretilen SAF’ı kullanmaya başlayacağız. Bu yolla 2050 Net Sıfır Karbon Emisyonu yol haritamızda önemli bir adım atarken, ülkemizde sürdürülebilir yakıt ekosisteminin gelişimine katkı sağlayacağız" dedi.



Tüpraş Genel Müdür Yardımcısı Atilla Ulusu, iş birliği anlaşmasına ilişkin olarak şunları söyledi: "Pegasus Hava Yolları ile SAF alanında gerçekleştirdiğimiz iş birliği anlaşmasıyla hem ülkemizin karbon nötr hedeflerine katkı sağlamaktan hem de havacılık sektöründe düşük karbonlu bir geleceğe öncülük etmekten memnuniyet duyuyoruz. 2026 yılında İzmir Rafinerimizde mevcut tesislerimizdeki üretim kabiliyetlerimizden faydalanarak SAF üretimine başlayacağız. Pegasus ile gerçekleştirdiğimiz bu anlaşma hem bugünün hem de geleceğin sürdürülebilir yakıt tedarikinde Türkiye’nin lider üreticisi olma yolunda kıymetli bir adım niteliğinde. 2050’de karbon nötr bir enerji lideri olma hedefimiz doğrultusunda; sürdürülebilir rafinajdan sıfır karbon elektrik üretimine, SAF’tan yeşil hidrojen teknolojilerine uzanan geniş yatırım alanlarımızı kararlılıkla sürdürüyor ve ülkemizin düşük karbonlu geleceğine öncülük etmeyi sürdürüyoruz".


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Milli Eğitim Bakanı Tekin’den Aydın’da ’Demokrasi ve Însan’ dersi Bir dizi program ve etkinlik için Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen özel programda Aydın’daki bir grup öğrenciye ‘Demokrasi ve İnsan’ konulu ders verdi. Yıllar sonra öğrencilerin karşısına geçip ders veren Bakan Tekin, yaklaşık 1 saatlik gecikme ile başladığı programına öğrencilerden helallik isteyerek başladı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen programda Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi, Aydın Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Fen Lisesi ve Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen öğrenciler ‘Demokrasi ve İnsan Dersi’ni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in anlatımı ile dinledi. Dersine; yasama, yürütme ve yargı sistemini anlatarak başlayan Bakan Tekin, Türkiye’de demokrasinin 1878’de başladığını ancak Adnan Menderes Dönemi’nde yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını belirterek, "Bizde demokrasi tartışması bize bu konuda akıl verenlerden çok önce 1878 de başlamıştır" dedi. "Nisan ayını Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı ilan ettik" Demokrasi ve milli egemenlik tarihi bakımından Nisan ayını önemsediklerini ve bu nedenle bu ayı ‘Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı’ ilan ettiklerini kaydeden Bakan Tekin, Demokrasi Müzesi’nde verdiği dersinde demokrasi şehidi Aydınlı Başvekil Adnan Menderes’in siyasi hayatı ve o dönemde yaşananlardan bazı kesitlere yer verdi. Adnan Menderes’in içinde siyasete başladığı CHP’nin takip ettiği politikayı, ülke çıkarları adına beğenmeyerek Celal Bayar ile Demokrat Parti’yi kurduğunu belirten Tekin, Türkiye’de birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk seçimde açık oy kullanılıp gizli sayım yapılan günleri anlattı. 27 Mayıs 1960’da halkın iradesi yok sayılarak yapılan darbeden de kısaca söz eden Bakan Tekin, millet iradesi ve demokrasinin önemine değindi. Dersin sonunda Bakan Tekin, öğrencilerin sorularını cevapladı. Türkiye’deki eğitim sistemi ülkemizin dünyadaki durumu hakkında da bilgiler veren Tekin, artık beceri odaklı bir eğitime odaklanıldığını kaydetti. "350 bin sınıftan 750 bin sınıfa geldik" Türkiye’nin 2002 yılındaki sınıf sayısının 350 bin civarında, öğretmen sayısının 500 bin civarında olduğunu geride kalan süreçte bu sınıfların yaklaşık 150 binin deprem veya çeşitli nedenlerle yok olduğunu belirten Tekin, "Bugün gelinen noktada 750 bin sınıf 1 milyon 250 bin öğretmen ile eğitim devam ediyor" dedi. Bakan Tekin, "Eskiden bilgiyi erişmek için tek enstrüman okul idi. O zaman bizim sistem bunun üzerine kurulu idi. Artık bilgi vermek değil beceri temelli bilginin hayata dönüştürüldüğü bir sistem önem kazandı. Beceri odaklı eğitim müfredatına geçtik. Türkiye’de 75 bin okulumuz var. Kararları alırken aldığımız kararın yan etkilerini de düşünerek alıyoruz" dedi. Program sonunda Bakan Tekin’e Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni tarafından anlık olarak çizilen bir portre hediye edildi.
Tunceli Tunceli’de otizm farkındalığı paneli düzenlendi Tunceli’de düzenlenen "Otizmi Anlamak" adlı farkındalık paneli düzenlendi. Tunceli’de otizm farkındalığını artırmak amacıyla "Otizmi Anlamak" konulu panel düzenlendi. Tunceli Valiliği himayesinde, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinasyonunda Munzur Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa; Vali Yardımcısı Adem Eser, protokol üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, otizmli bireyler ve aileleri yoğun ilgi gösterdi. Panelde, alanında uzman isimler otizmi çok yönlü ele alarak hem bilimsel hem de toplumsal boyutlarıyla değerlendirdi. Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hüseyin Okan, otizmin bir engel değil, insan doğasının bir zenginliği olduğunu vurguladı. Okan, "Bakanlığımızın 2’nci Ulusal Eylem Planı çerçevesinde, Tunceli’de engelli bireylerimizi sadece hizmet alan değil, toplumun aktif ve üreten özneleri olarak konumlandırıyoruz. 2025 Eylül ayı itibarıyla hayata geçirdiğimiz ’Engelli Dostu Üniversite’ ve ’Engelsiz İş Gücü’ programlarıyla Türkiye’de öncü bir modeli uyguluyoruz. Şimdi ise 6.4 milyon TL bütçeli ’Tunceli Engelsiz Nefes Evi’ projemizle ilimizde ilk kez gündüzlü bakım merkezini kuracağız. Amacımız hem evlatlarımızın gelişimini desteklemek hem de fedakâr ailelerimize, özellikle annelerimize bir nefes aldırmaktır" dedi.
İstanbul 72. Milliyet Yılın Sporcusu Ödülleri sahiplerini buldu Bu yıl 72.’si düzenlenen Milliyet Yılın Sporcusu Ödülleri’nde 7 kategoride yılın en başarılı sporcuları seçildi. İstanbul’da düzenlenen ödül törenine Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım Demirören, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ’ın yanı sıra spor, sanat ve iş dünyasından birçok isim katıldı. Törende; Yılın Sporcusu, Yılın Antrenörü, Yılın Kadın Sporcusu, Yılın Futbolcusu, Yılın Takımı, Yılın Çıkış Yapan Sporcusu ile Yılın Paralimpik/Engelli Sporcusu-Takımı olmak üzere toplam 7 kategoride ödüller sahiplerini buldu. Milliyet Yılın Sporcusu Ödül Töreni’nin 72. kez düzenlendiğini hatırlatan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "72. Milliyet Yılın Sporcusu Ödül Töreni’nde bir aradayız. Bu da benim herhalde 10, 15 olmuştur. Hem federasyon başkanıyken hem önceki dönemdeki bakanlığımızda hem de diğer süreçlerde bir aradaydık. Güreş Federasyonu Başkanı’yken güreşçilerimizin olimpiyat şampiyonlukları varken özellikle onlara oy kullanılması için baya organizasyon yapardık kendi aramızda, çalışırdık. Güreşle başlamıştık bu işlere ama onun öncesinde hepimiz Milliyet kuponları biriktirip, kutulara atarken o zamanlarda spor aşkı içimizdeydi. Güzel bir gelenek, 72.’si yapılıyor" diye konuştu. "Biz milli duyguları yüksek olan bir milletiz" 2025 yılı Türk sporu için önemli başarıların kazanıldığının altını çizen Bakan Bak, "Başta Sayın Cumhurbaşkanımıza, Türk sporuna verdiği destek için, spor tesislerini yapımında dünyada en fazla yatırım yapan ülkemizde, sporcuların başarılarını gördükçe her zaman gururumuz artıyor. Millet olarak seviniyoruz. Biz milli duyguları yüksek olan bir milletiz. Yine hep beraber en son A Milli Futbol Takımımızın 24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılmasının sevincini tüm ülke olarak yaşadık. Oradaydık, Kosova’da millilerimizle beraber güzel bir duygu yaşadık. Basketbol Milli Takımızın, şampiyonadaki maçların yine onlarla beraberdik. Burada emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Voleybol ile devam edeyim. Kadın Voleybol Takımımızın finalinde oradaydık. Onlar da daha fazla sayı almalarına rağmen finalde kaybettik ama bizim gönlümüzde onlar şampiyon" ifadelerini kullandı. "Türk sporu için gurur duyuyoruz" Bakan Osman Aşkın Bak, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Bireysel branşlarda halterde dünya şampiyonluğu, özellikle yüzmede gelen Kuzey Tunçelli’nin gelen Avrupa ve dünya şampiyonu olması. Bunların hepsi spora yapılan yatırımlar, değişik branşlarda elde edilen başarıları ortaya koyuyor. Yine gururlu bir süreç. Basketbolda Fenerbahçe’nin başarısı, Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ndeki başarıları hepsi bizi gururlandırıyor. Türk sporu için gurur duyuyoruz. Bunları ödüllendirmek çok kıymetli. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Türk sporunun daha iyi işler yapacağını daha başarılı süreçler elde edeceğine yürekten inanıyoruz. A Milli Futbol Takımımıza Amerika’da başarılar diliyoruz. İnanıyoruz ki kupaya kadar gideceğiz. Çünkü buna yürekten inanıyoruz. 86 milyonun desteği ve duası var. Bu çok önemli. Federasyon başkanına, teknik ekibe teşekkür ediyoruz. Yine A Milli Basketbol Takımımız, 2027 Dünya Şampiyonası için pencere maçları oynuyor. Onlara başarılar diliyoruz. Onlar da iyi işler yapıyor. Voleybolda Avrupa Şampiyonası burada olacak. Pek çok organizasyon 2027 Avrupa Oyunları burada olacak. Türk sporu; tesisleriyle, sporcularıyla, antrenörleriyle, enerjisiyle beraber tüm dünyada Türk’ün gücünü gösterecek." Törende bir konuşma gerçekleştiren Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım Demirören de, "72. Milliyet Yılın Sporcusu Ödül Töreni’nde sizlerle olmaktan gurur duyuyoruz. Normalde ben çıkmayacaktım. Rahmetli babamın torunları Murat Oktay ve Cemal Demirören’in çıkmasını istedim. Bizler hep buralara çıktık, bu ödülleri hak edenlere verdik. Artık gençlerin dönemi diye özellikle onların çıkmasını talep ettik" dedi. 72. Milliyet Yılın Sporcusu Ödülleri’nde kazanan isimler şekilde: Yılın Sporcusu: Alperen Şengün Erdoğan Demirören Büyük Ödülü: Türkiye Basketbol Federasyonu Yılın Takımı: A Milli Kadın Voleybol Takımı Yılın Kadın Sporcusu: Melissa Vargas Yılın Futbolcusu: Victor Osimhen Yılın Antrenörü: Sarunas Jasikevicius Altınyıldız Classics Ödülü: Uğurcan Çakır Sürdürülebilirlik Özel Ödülü: Bengisu Avcı Namık Sevik Ödülü: Ayşe Yeşin Yılın Paralimpik Sporcusu: Defne Kurt Renkli Sporcu Ödülü: Dusan Alimpijevic Yılın Çıkış Yapan Sporcusu: Zeynep Sönmez