SPOR - 08 Ocak 2026 Perşembe 10:07

Ömer Bayram: "Van Dijk’ın Galatasaray’a gelmesini dört gözle bekliyorum"

A
A
A

Sarıyer’in tecrübeli futbolcusu Ömer Bayram, çocukluk arkadaşı olan Liverpool’un Hollandalı savunma oyuncusu Virgil Van Dijk’ın Galatasaray’a karşı oynadığı UEFA Şampiyonlar Ligi maçında tribün atmosferinden çok etkilendiğini söyleyerek, "Ona her zaman, ’Umarım seni bir gün Galatasaray’da görebilirim’ dedim. Dört gözle de onun Galatasaray’da oynamasını bekliyorum açıkçası" dedi.

Trendyol 1. Lig ekiplerinden Sarıyer’in deneyimli sol beki Ömer Bayram, sezonun geride kalan dönemi, kariyeri, hedefleri, Liverpool’un Hollandalı savunmacısı Virgil Van Dijk ile arkadaşlığı, Galatasaray dönemi, gurbetçi oyuncuların Türkiye’ye adaptasyonu gibi birçok konuda İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine özel açıklamalar yaptı. İlk olarak sezonun ilk devresinin kendisi ve takımı adına nasıl geçtiğini anlatan Bayram, "Aslında hareketli, heyecanlı bir dönemdi. Stres de vardı açıkçası. Çünkü buraya geldiğimde bunu öğrenmiştim; bu takım çok geç kuruldu ve belli zorlukları vardı. İki tane de hoca değiştik. Her şeye rağmen bulunduğumuz konum bize umut veriyor. Takım olarak birbirimize iyi alıştık, herkes kenetlendi. İyi bir enerji yakaladığımızı düşünüyorum. Kesinlikle ligin ikinci yarısından umutluyuz. Çok renk katacağımıza inanıyoruz" şeklinde konuştu.

"Süper Lig artık oyuncu kalitesinin çok yüksek olduğu bir lig"

Süper Lig ile 1. Lig arasındaki farklar ile ilgili düşüncelerini aktaran tecrübeli futbolcu, "Süper Lig, daha taktiğe dayalı bir lig. Ama bu ligde de gerçekten savaşçı olmayan oyuncular zorluk çekebiliyor. Çok mücadeleci bir lig. Birçok takım hedefe oynuyor. Aralarındaki en büyük fark bence en çok taktiksel. Son yıllara bakınca Süper Lig artık oyuncu kalitesinin de çok yüksek olduğu bir lig" açıklamasında bulundu.

"Hollanda ile kıyasladığımızda altyapıda eksikliğimiz olduğunu düşünüyorum"

Yurt dışından Türkiye’ye gelen gurbetçi futbolcuların adaptasyon süreçlerine ve Avrupa’daki altyapı ile buradaki altyapı eğitimlerinin farkına değinen Ömer Bayram, "Yurt dışında doğan Türk arkadaşlarımız veya gurbetçilerin Türkçesi bazen geride olabiliyor. O konuda Türkiye’ye geldiğinde bir öz güven sıkıntısı yaşanabiliyor. Adaptasyon süreci oluyor aslında bu. Her ne kadar Türk olsak da sonuçta yurt dışında doğmuş oluyoruz. Ama en büyük avantajımız da yurt dışı altyapısını görmemiz. Ben uzun zamandır Türkiye’de oynuyor ve yaşıyorum. Yaşım da ilerledikçe altyapıyı gözlemlemeyi seviyorum. Genç arkadaşlarımızın burada aldığı eğitimi özellikle Hollanda ile kıyasladığımız zaman bu konuda bayağı bir eksikliğimiz olduğunu düşünüyorum" sözlerini dile getirdi.

"Servet Çetin’in futbol felsefesini ve taktiksel anlayışını beğeniyorum"

Amed Sportif Faaliyetler’in ardından Sarıyer’de de beraber çalıştığı Teknik Direktör Servet Çetin ile arasındaki ilişkiden de bahseden deneyimli sol bek, "Çok güzel bir ilişkimiz var. Diyaloğumuz çok iyi. Birbirimizi iyi anlıyoruz. Hocamızın futbol felsefesini ve taktiksel anlayışını beğeniyorum. Bütün arkadaşlarımızla beraber elimizden geleni yapıyoruz" ifadelerini kullandı.

"Fatih Terim ile çalışmak nasip oldu, bu benim için bir hayaldi"

Kariyerinde Fatih Terim ve Okan Buruk gibi teknik direktörlerle çalışmış olmanın kendisi için gurur verici olduğunu söyleyen Ömer Bayram, "Fatih hocaya ayrı bir parantez açmak lazım. Hollanda’da doğduğumuz için ve 2000 yıllarını yakından gördüğümüz için gerçekten bir Galatasaray hastasıydık. Burada Fatih hoca ile beraber çalışmak nasip oldu. Bu benim için bir hayaldi. Ondan çok şey öğrendim. Özellikle bir oyuncuyu mental olarak, zihinsel olarak hazırlamakta çok güçlüydü. İnandırıcılığı çok önemliydi. Fatih hocayı bu konuda övebilirim. Okan hocayla da çok güzel bir geçmişimiz oldu. Akhisar’da beraber kupalar kazandık. Onun da diyaloğu güzeldi. Taktiksel olarak takım halinde iyi bir enerji, iyi bir ortam oluşturup öyle başarılı olduk. O da sağ olsun bize çok şey kattı. Okan hoca ile Servet hocanın oyun anlayışını biraz karşılaştırabilirim. İkisi de oynamak istiyor, hiçbir şekilde takıma defans yaptırmak veya zamana oynatmak istemiyorlar. Hep oynamaya dayalı bir düşünceleri var. Bu kadar değerli ve önemli insanlarla beraber çalıştığım için de çok memnunum" diye konuştu.

"Almanya’da Bayern Münih nasılsa Galatasaray’ın da bunu başarabileceğini düşünüyorum"

Süper Lig’deki şampiyonluk yarışında Galatasaray’ı avantajlı gördüğünü ve sarı-kırmızılıların Alman ekibi Bayern Münih gibi bir başarıya ulaşma yolunda gittiğini söyleyen Bayram, "Ben Galatasaray’ı kesinlikle avantajlı görüyorum. Hatta bana göre gidişat şöyle; Almanya’da Bayern Münih son zamanlarda nasılsa Galatasaray’ın da bunu başarabileceğini düşünüyorum. Çünkü artık üstüne koya koya gidiyor. Çok üst düzey oyuncular geliyor ülkemize. Bu konuda da artık sınır olmadığını düşünüyorum. Bu gidişle Galatasaray’ın Türkiye’ye hala çok önemli isimler kazandıracağını düşünüyorum" sözlerini aktardı.

"Van Dijk ile cebimizde 2’şer Euro olurdu, sandviçimizi paylaşırdık"

Çocukluk arkadaşı olan İngiliz ekibi Liverpool’un savunma oyuncusu Virgil Van Dijk ile iletişimlerinin sürdüğünü belirten ve beraber yaşadıkları anılardan bahseden 34 yaşındaki futbolcu, "Hala iletişimimiz var. Onun da tabii yoğun bir maç programı var. Onunla gurur duyuyorum. Semtten kaynaklı çok genç yaşta dışarıda, sokakta, halı sahalarda beraberdik. Ben ona orta kesmeyi, o da kafa vurmayı çok severdi. Birbirimize ters top atardık. Birbirimize çok şey kattık. Ben hayal edemeyeceğim başarılara imza atabildim. Kendim için hayalimde her zaman Galatasaray’da oynamak vardı. Bana sorarsanız dünyanın en iyi stoperlerinden biri Van Dijk’ı söyleyebiliriz. Böyle anılarımız var. Beraber çarşıya gidiyorduk mesela ikimizin cebinde de 2’şer Euro oluyordu. Onunla beraber bir sandviç veya başka bir şey paylaşırdık. Oralardan biz buralara geldik. Onun için Van Dijk’ın yeri her zaman bende farklıdır" dedi.

"Van Dijk’ın Galatasaray’da oynamasını dört gözle bekliyorum"

Van Dijk’ın UEFA Şampiyonlar Ligi’nde Galatasaray’a karşı RAMS Park’ta oynadığı maçta tribün atmosferinden çok etkilendiğini söyleyen Ömer Bayram, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bayağı etkilendiğini söyleyebilirim. Ben de ona her zaman, ’Umarım seni bir gün Galatasaray’da görebilirim’ dedim. Bu konuda olumsuz bir şey yok. Ama tabii karar onun. Ben çok sevinirim böyle bir şey olursa. Dört gözle de onun Galatasaray’da oynamasını bekliyorum açıkçası."

"Arda Turan bana çok büyük bir örnek oldu"

Futbolculuğunda ve daha sonraki kariyerinde hedeflerinin ne olduğunun sorulması üzerine Ömer Bayram, "Galatasaray her zaman kupalara oynayan ve kupalara alışık olan bir camiadır. Ben de oraya geldiğimde o DNA’ya sahip oldum. Hep başarıya aç, hep daha fazlasını istemek. Galatasaray’dan sonra da Eyüpspor’da şampiyonluklar kazandık. Ben her zaman en üstlere oynamak isteyen ve takımımla bir şeyler kazanmak isteyen bir oyuncuyum. Sarıyer, uzun zaman sonra ilk defa bu lige katıldı. Bu sene Allah’ın izniyle bu ligde kalıcı olup seneye yukarılara oynamak isterim. Çünkü bu semtin insanları bunu hak ediyor. Taraftarımız çok renk katıyor bence bu lige. Bizi hiçbir zaman yalnız bırakmıyorlar. Gençlere de örnek olmak istiyorum. Birine yüzde 1 katkım olsa bile bu beni çok mutlu eder. Üstleri gördük, bu bize nasip oldu. Bu çocuklara da bunu anlatmaya çalışıyoruz. Bu arada Arda Turan hocaya da ayrı bir parantez açmak isterim. Onun için oynamak da bana nasip oldu. Galatasaray’da beraber de oynamıştık. Bana çok büyük bir örnek oldu. Çünkü futbola kendisini çok veriyor. Oynadığı kulüplere bakınca da bunu gerçekten görebiliyorsun. Bu da aslında hocalık yönünden beni biraz heyecanlandırıyor. Çünkü Türkiye’nin en önemli hocalarıyla beraber çalıştım ve onlardan bir şeyler kaptım. İlerleyen zamanlarda olacak mı bakacağım. Ama hala futbol oynamaktan keyif alıyorum. Genç oyuncular ve altyapıyla ilgili de kafamda birkaç proje var" yanıtını verdi.

"Asist vermekten çok keyif alıyorum"

Kariyerinde kendisi için en özel gol veya asistin sorulması üzerine başarılı oyuncu, "Ben daha çok asistlerimle ortaya çıkan bir oyuncuyum. Özel diyemem belki ama beni önemli konuma getiren sezonlardan bir tanesi Galatasaray’da asist krallığına oynadığım sezondu. Yanlışım yoksa toplam 14 asist vermiştim. Hepsi benim için ayrı ayrı değerli. Ben asist vermekten çok keyif alıyorum. Hedefim de her zaman arkadaşlarıma gol attırmak ve bunun için de elimden geleni yapıyorum" şeklinde cevapladı.

"Milli takımı tekrar yaşamak isterdim"

Kariyerinde tekrar yaşamak istediği anların neler olduğunu da söyleyen Bayram, "Tabii ki her oyuncu için A Milli Takım. O inanılmaz bir histi. Onu tekrar yaşamak isterdim. Belki en üzüldüğüm konulardan biri de 2020 Avrupa Şampiyonası pandemi yüzünden ertelenmişti. Ben de o sezon asistlerimle ön plana çıkmıştım. O sene birçok kampa da katılmıştım. Bu bir talihsizlik artık yapacak bir şey yok. Galatasaray’da bana Bernabeu’da Real Madrid’e karşı oynamak nasip oldu, Paris Saint-Germain’e karşı oynamak nasip oldu. Bunları ne olursa olsun tekrar yaşamak isterdim" ifadelerini kullandı. Ömer Bayram, futbol kariyerinde en üzüldüğü olayın Galatasaray’da oynarken 2020-2021 sezonunda averajla Beşiktaş’a kaptırdıkları şampiyonluk olduğunu belirtti.

"Pes etmeyip Galatasaray’da devam etsem birçok daha anılar birikmiş olabilirdi"

Deneyimli futbolcu içinde ukde kalan şeyin ne olduğu sorusunu da, "Belki Galatasaray’da 2 sene daha sözleşmem olmasına rağmen oynamak istediğim için oradan ayrılmak istemem. Pes etmeyip devam etseydim birçok daha anılar birikmiş olabilirdi" diyerek yanıtladı.

Ömer Bayram’ın beraber oynadığı en iyi 11

Ömer Bayram, kariyerinde birlikte oynadığı en iyi 11’i ise şu şekilde oluşturdu:

"Kalede Muslera, sağ bekte Mariano, stoper ikilisi Merih Demiral ile Marcao, sol bekte Nagatomo, orta saha üçlüsünde Selçuk İnan, Arda Turan, Hakan Çalhanoğlu, sağ kanatta Emre Mor, sol kanatta Barış Alper Yılmaz ve forvette Radamel Falcao."

Mehmet Ekrem Ceylan - Enes Gümüş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Burdur 39 yıldır korunan ve sadece bilim insanlarına hizmet veren orman Burdur’un Bucak ilçesinde bulunan ve Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) ekiplerince koruma altında tutulan Sığla Ormanı Tabiatı Koruma Alanı, baharın gelişiyle birlikte adeta renk cümbüşüne büründü. Dünyada yalnızca belirli bölgelerde görülen Anadolu Sığla Ağacı’na ev sahipliği yapan alan, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı için gelen misafirlerini ağırladı. Burdur’un Bucak ilçesine bağlı Kargı köyü sınırlarında yer alan Sığla Ormanı Tabiatı Koruma Alanı, dünyada ender rastlanan Anadolu Sığla Ağacı (Liquidambar orientalis) türünün yaşam alanları arasında bulunuyor. Türkiye’de yalnızca Burdur ve Muğla’da doğal yayılış gösteren bu özel orman, sahip olduğu endemik yapı nedeniyle Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar 6. Bölge Müdürlüğü Burdur Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından 7 gün 24 saat korunuyor. Burdur-Isparta-Antalya sınırlarının kesişim noktasında, Aksu Çayı yatağı kenarında ve Karacaören I Baraj Gölü mansabında bulunan alan, eşsiz ekosistemi ve izole yapısı nedeniyle 27 Temmuz 1987 tarihinde "Tabiatı Koruma Alanı" ilan edildi. Toplam 83,82 hektarlık alanı kapsayan bölgeye yalnızca bilimsel ve akademik çalışmalar kapsamında özel izinle giriş yapılabiliyor. Baharın etkisiyle yeşil tonlarına bürünen ormanda oluşan manzara havadan dron ile görüntülendi. Anadolu Sığla Ormanı sadece Fethiye ve Bucak’ta Burdur Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürü Gökhan Albayrak, "83 hektar alanımız 1987 yılında koruma alanı ilan edilmiştir. Toplamda burada 6 bin metrekare sığla ağacımız mevcuttur. Sığla ağaçlarımızın burada koruması ve dışarıdan etkilerden korumak amaçlı sadece biz bilimsel çalışma amacıyla açıyoruz. Buraya girmek isteyen arkadaşlarımız bize başvuru yapıyorlar. Biz de bu onayları sadece bilimsel çalışma için yapıyoruz. Dışarıdan gelenler bizim koruma ekiplerimiz ile beraber çalışma yapıyorlar. Sığla ormanı dünyada, Güney Kore ve Amerika’da mevcuttur, Anadolu Sığla Ormanı ise sadece Fethiye ve Bucak’ta bulunuyor. Sığla ağacı parfümeri sanayide kullanıyordu ama şu an için ülkemizde sığla yağı üretimi yapılmamaktadır. Bunun temel sebebi ise sentetik ürünler çoğaldığı için artık sığla ağaçları sadece korunuyor" dedi. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri çerçevesinde koruma altına alınan Sığla Ormanını yürüyüşü yapan gençler ise essiz doğanın tadını çıkardıklarını belirterek doğanın korunması gerektiğini hatırlattı.
Kütahya Kütahya’daki trafik kazasında 22 yaşındaki genç hayatını kaybetti Kütahya’da içerisinde 5 kişinin bulunduğu otomobilin karıştığı kazada 22 yaşındaki genç hayatını kaybetti, 1’i ağır 4 kişi yaralandı. Kütahya merkez Demirciören köy yolu üzerinde gece yaşanan kazada, içerisinde 5 kişinin bulunduğu otomobil henüz belirlenemeyen bir nedenle kontrolden çıkarak kaza yaptı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kazada araçta bulunan 5 kişi yaralanırken, sağlık ekipleri tarafından olay yerinde ilk müdahaleleri yapıldı. Yaralılardan 22 yaşındaki Furkan Okayay, ambulansla hastaneye kaldırıldığı sırada doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Genç yaşta yaşamını yitiren Furkan Okayay’ın ölümü ailesi, yakınları ve sevenlerini yasa boğdu. Kazada yaralanan kişilerden birinin durumunun ağır olduğu öğrenilirken, diğer yaralıların hastanedeki tedavilerinin sürdüğü bildirildi. Öte yandan, Ülkü Ocakları Kütahya Şube Başkanı Veli Özdamar da yayımladığı taziye mesajında, Furkan Okayay’ın Ülkü Ocakları Ortaöğretim Birim Başkanı olarak görev yaptığını belirterek, "Ocak yönetimimizin değerli bir parçası, Orta Öğretim Birim Başkanımız Furkan Okayay kardeşimiz Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. Beraber omuz omuza yürüdüğümüz, davamıza ve gençliğimize büyük emekleri geçen değerli kardeşimizin vefatı bizleri derin bir üzüntüye boğmuştur" ifadelerini kullandı. Özdamar, mesajının devamında merhuma Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diledi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
İstanbul Hollanda’nın peşinde olduğu isim İstanbul’da yakalandı Hollanda merkezli uyuşturucu kartelinin kritik isimlerinden kırmızı bültenle aranan Wilhelmus Adrianus Leijdekkers, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve İstanbul polisinin düzenlediği operasyon ile yakalandı. 2024’te de kokain ticaretinden dolayı Türkiye’de yakalanan, ancak bir süre sonra salıverilen şüpheli, Hollanda yetkili makamlarınca, "Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama" suçu kapsamında ülkesine iadesi isteniyor. Alınan bilgiye göre, ülkesinde önde gelen uyuşturucu kartelinin baronlarından biri olduğu belirtilen ve Interpol’ün uluslararası düzeyde kırmızı bültenle aradığı Wilhelmus Adrianus Leijdekkers, MİT, İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube ile Narkotik Şube Müdürlüğü ekiplerinin radarına girdi. Hollandalı uyuşturucu baronu Johannes Leijdekkers liderliğindeki kartelin en kritik isimleri arasında yer alan Wilhelmus Adrianus Leijdekkers, Hollanda makamlarınca, uyuşturucu kaçakçılığı nedeniyle "Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama" suçu kapsamında hakkında kırmızı bültenle aranıyordu. Uluslararası suç örgütü lideri Johannes Leijdekkers’in kardeşi olan 51 yaşındaki Wilhelmus Adrianus Leijdekkers’in Pendik’te olduğunu belirleyen güvenlik ve istihbarat birimleri, belirlenen adrese dün operasyon düzenledi. Yakalanarak gözaltına alınan Leijdekkers, emniyete götürüldü. "Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama" suçundan Türkiye’de ilgili adli makamlarca verilmiş yakalama emri kapsamında aktif olarak aranan 51 yaşındaki Wilhelmus Adrianus Leijdekkers’in emniyetteki ifadesi devam ediyor. 2024 yılında polis tarafından gözaltına alındıktan sonra yargılama sürecinde firar etmişti Hollandalı uyuşturucu baronu Joseph Johannes Leijdekkers liderliğindeki çetenin Türkiye’de saklanan yönetici ve mensuplarına Haziran 2023’te yapılan operasyonlarda 34 kişi gözaltına alınmıştı. 2023 ve 2024 yıllarında suç ağına yönelik polisiye operasyonlarda, çete üyelerine ait 1,1 milyar liralık mal varlığına el konmuştu. Kartelin önde gelen isimlerinden "Kara Mamba" lakaplı Isaac Bignan ve Jurean Anthony Finix de yakalananlar arasındaydı. 2024’te yakalandıktan sonra yargılama sürecinde arasında Leijdekkers’in de bulunduğu bazı şüpheliler serbest bırakılmıştı. Savcılığın tahliye kararlarına itirazını kabul eden İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi; Abdullah Alp Üstün, oğlu Efe Alp Üstün, Aziz Demir, Bahadır Mert Oğur, Eric Schroeder, Selçuk Aydın ve Wilhelmus Adrianus Leijdekkers’in yeniden tutuklanmasına karar vermiş, ancak tüm sanıkların firar ettiği ortaya çıkmıştı. O tarihlerde 82 yıla kadar hapisle yargılanan 15 mafya üyesini tahliye eden 15. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı ve heyeti HSK kararıyla açığa alınmıştı.
Sivas Tarihi Gürün Ulu Cami yıl sonunda ibadete açılacak 6 Şubat depremlerinde ağır hasar alan ve uzun süredir ibadete kapalı olan Gürün Ulu Camii’nde restorasyon süreci planlanan şekilde ilerliyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından cami yıl sonunda tekrardan cemaatiyle buluşacak. Sivas’ın Gürün ilçesinde bulunan ve 15’inci yüzyılda yapıldığı düşünülen tarihi Ulu Camii, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar gördü. Son olarak 1922 yılında onarılarak ibadete açılan caminin, yaşanan iki büyük deprem sonrası minare ve kubbe kısmında ciddi hasar oluştu. Depremin ardından yapılan hasar tespit çalışmalarının ardından yaklaşık 3 yıldır ibadete kapalı olan tarihi yapının aslına uygun şekilde restore edilmesi için çalışma başlatıldı. Tarihi caminin restorasyonu için 50-60 milyon liralık maliyet öngörülürken, ekiplerin çalışmalarını yoğun şekilde sürdürdüğü öğrenildi. Devam eden restorasyonla alakalı açıklama yapan Gürün Belediye Başkanı Nami Çiftçi, restorasyon çalışmalarının planlanan takvim doğrultusunda devam ettiğini belirterek caminin yıl sonuna doğru yeniden ibadete açılmasının hedeflendiğini ifade etti. "Ekim-Kasım aylarında yeniden ibadete açmayı planlıyoruz" Belediye olarak da üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirdiklerini belirten Başkan Çiftçi, "2023 yılında yaşanan 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde hasar alan Gürün Ulu Camimiz, o günden bu yana sürdürülen hummalı restorasyon çalışmalarıyla, inşallah en kısa sürede yeniden ayağa kalkacak. Şu an gerçekleştirilen çalışmalar doğrultusunda, camimizi yıl sonuna doğru, Ekim-Kasım aylarında yeniden ibadete açmayı planlıyoruz. Devlet büyüklerimizin himayelerinde, emeği geçen tüm hemşerilerimizin destekleriyle Ulu Camimizi tekrar ibadete kazandıracağız. Depremin ardından yapılan hasar tespit çalışmalarıyla birlikte, Ulu Camimizin aslına uygun şekilde restore edilmesi için 50-60 milyon liralık bir maliyet ortaya çıktı. Bizler de kaymakamlığımızla birlikte üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirerek, yüklenici firmanın işini kolaylaştırmaya ve restorasyonun en kısa sürede tamamlanması için mücadele etmeye devam ediyoruz" dedi.