SAĞLIK - 21 Mayıs 2025 Çarşamba 09:52

Novo Nordisk, klinik araştırma yatırımlarını ikiye katladı

A
A
A
Novo Nordisk, klinik araştırma yatırımlarını ikiye katladı

Geliştirdiği yenilikçi tedavilerle diyabet ve obezite tedavisinde öne çıkan global sağlık şirketi Novo Nordisk, 2024 yılında Türkiye’de gerçekleştirdiği klinik çalışmalar için yatırımlarını bir önceki yıla oranla iki katına çıkardı. Türkiye, klinik araştırmalarda hem bilimsel üretim hem de hasta erişimi açısından stratejik bir rol üstleniyor.



Sağlık şirketi Novo Nordisk, 20 Mayıs Dünya Klinik Araştırmalar Günü kapsamında açıklamalarda bulundu. Şirket hem Türkiye’de yürüttüğü bölgesel klinik çalışmalar hem de küresel Ar-Ge stratejileriyle ciddi kronik hastalıklarla mücadelede bilimsel liderliğini sürdürüyor.


Türkiye, şirketin klinik araştırma üssü konumunda


Yapılan açıklamaya göre, Novo Nordisk’in 2018 yılında Türkiye’yi Klinik Araştırmalar Bölgesel Merkezlerinden biri olarak konumlandırması, Türkiye’yi sadece bir uygulayıcı değil, aynı zamanda bölgesel bir koordinasyon noktası haline getirdi. Bugün Türkiye merkezli bu yapı, Cezayir, Fas, Lübnan, Mısır, Umman ve Suudi Arabistan dahil olmak üzere toplam 7 ülkedeki klinik araştırmaları koordine ediyor. Bölgesel merkez yapısı, Türkiye’deki deneyimli ekiplerin, operasyonel altyapının ve uluslararası araştırmalara uyumlu çalışma düzeninin bir sonucu olarak faaliyet gösteriyor. 2024 yılı itibarıyla yalnızca Türkiye’de 570 hekim ve 462 hastayla 23 uluslararası nitelikli klinik araştırma yürütüldü. Son 5 yılda bu sayı toplamda 822 hekim ve 1838 hastaya ulaştı. Şirket, bu çalışmalar sayesinde hastalara en gelişmiş tedavilere erken erişim sunarken, sağlık profesyonellerine de yenilikçi ilaçlarla ilgili erken hasta deneyimi kazanma imkânı sağlıyor.


Ar-Ge’ye önemli yatırım


Açıklamaya göre şirket, her yıl global satışlarının yaklaşık yüzde 16’sını Ar-Ge’ye ayırarak bu alanda dünyanın en çok yatırım yapan şirketlerinden biri konumunda. Türkiye’deki yatırımlar da bu büyümenin bir parçası. Şirket 2024 yılında Türkiye’de gerçekleştirdiği klinik çalışmalar için yatırımlarını bir önceki yıla oranla iki katına çıkardı. Şirketin Türkiye’de yürüttüğü araştırmalar; diyabet, obezite ve nadir hastalıkların yanı sıra kardiyovasküler hastalıklar (KVH), Alzheimer ve alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması (MASH) gibi yüksek oranda karşılanmamış tedavi ihtiyaçlarına sahip alanları da kapsıyor.


Konu hakkında değerlendirmede bulunan Novo Nordisk Türkiye Kıdemli Klinik, Medikal ve Ruhsatlandırma Direktörü Dr. Ömer Buğra Bahadır, "Klinik araştırmalar, sadece yeni ilaçların geliştirilmesini değil, aynı zamanda daha geniş bir hasta kitlesine umut olmayı da ifade ediyor. Türkiye’deki klinik araştırma altyapımız, hem uluslararası standartlarda bilimsel üretime hem de yerli sağlık ekosistemine katkı sağlıyor. Bilimi merkezimize alarak sağlıkta sürdürülebilir çözümler sunmayı sürdüreceğiz" dedi.


Global ortaklıklarla geleceği inşa etmek: Septerna iş birliği


Açıklamaya göre, Novo Nordisk’in bilimsel gücünü pekiştiren adımlardan biri de şirketin son yıllarda gerçekleştirdiği Ar-Ge iş birlikleri ve stratejik yatırımlarının bir parçası olan, yakın dönemde duyurulan Septerna ile stratejik ortaklığı oldu. Bu anlaşma, özellikle obezite ve tip 2 diyabet gibi kardiyometabolik hastalıkların tedavisinde kullanılmak üzere oral küçük moleküllü ilaçlar geliştirmeyi hedefliyor. Septerna’nın G proteinine bağlı reseptör (GPCR) uzmanlığı ile şirketin metabolik hastalıklar alanındaki liderliği birleşerek; GLP-1, GIP ve glukagon reseptörlerini hedefleyen çok sayıda aday molekül üzerinde ortak araştırma yürütülmesini mümkün kılıyor. Şirket, bu iş birliği kapsamında 2,2 milyar ABD doları tutarında yatırım taahhüdünde bulunuyor.


Bilimle büyüyen gelecek


Bugün şirket, 60 ülkede yürütülen 195 klinik çalışma ile 10 bin 600’den fazla araştırmacı ve 39 binden fazla hastaya ulaşıyor. Türkiye bu yapının önemli bir parçası olarak, yalnızca bölgesel değil küresel sağlık çözümlerinin geliştirilmesinde de stratejik bir konuma sahip. Klinik araştırmalar sayesinde yalnızca yeni tedaviler geliştirmekle kalmayıp, aynı zamanda hastalıkların seyrini değiştiren çözümleri topluma kazandıran Novo Nordisk, sağlıklı bir geleceği bilimle inşa etmeye devam ediyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır DİKO Başkanı Sanal: "Kuyumculuk sektörü sahipsiz değildir" Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası (DİKO) Başkanı Özer Sanal, geçtiğimiz günlerde yeni açılacak kuyumcu esnafına hizmet vermeyeceklerini söylemişti. Sanal, bu kelimelerinin çarpıtıldığını dile getirerek açıklamalarda bulundu. DİKO Başkanı Özer Sanal, son günlerde şahsı ve oda üzerinden yürütülen kasıtlı linç kampanyasını ibretle takip ettiklerini söyledi. Sanal, "Açık ve net söylüyorum, kuyumculuk sektörü sahipsiz değildir. Bu meslek; herkesin istediği gibi, hiçbir ölçü, denetim, yeterlilik ve sorumluluk aranmadan çoğaltılabilecek sıradan bir alan değildir. Kuyumculuk güven mesleğidir. Vatandaşın alın teriyle biriktirdiği altını, emeğini ve tasarrufunu ilgilendiren bu sektörde başıboşluğa, kayıt dışılığa, haksız rekabete ve ehliyetsizliğe sessiz kalmayacağız. ’Kuyumcu açılmasına dur diyoruz’ sözümüzün arkasındayız. Bu ifade, kimsenin ekmeğine göz dikmek değildir. Bu ifade, mesleğin itibarını koruma iradesidir. Bu ifade, vatandaşın güvenli alışveriş hakkını savunmaktır. Bu ifade, yıllardır vergisini veren, istihdam sağlayan, kurallara uyan dürüst esnafın emeğine sahip çıkmaktır" dedi. "Hiç kimse bu açıklamayı çarpıtarak bizi esnaf düşmanı, girişimci karşıtı veya keyfi yasakçı gibi göstermeye çalışmasın" diyen Sanal, "Bizim derdimiz şahıslarla değil; denetimsizlikle, plansızlıkla, mesleki yeterlilikten uzak uygulamalarla ve sektörü itibarsızlaştıran anlayışladır. Diyarbakır Kuyumcular Odası olarak görevimiz sadece alkışlamak değil; gerektiğinde uyarmak, gerektiğinde itiraz etmek, gerektiğinde de sektörümüz adına güçlü bir duruş ortaya koymaktır. Bu duruşumuzdan geri adım atmayacağız. Eleştiri başımızın üzerinedir. Ancak küfür, hakaret, tehdit, iftira ve sosyal medya linçi asla kabul edilemez. Şahsımı, ailemi, kurumumuzu ve meslektaşlarımızı hedef alanlarla ilgili hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanacağımızın bilinmesini isteriz. Kuyumculuk sektöründe kalite, güven, denetim, mesleki yeterlilik, kayıtlı çalışma ve haksız rekabetle mücadele kırmızı çizgimiz. Oda olarak mesleğimizin itibarını, vatandaşımızın güvenini ve dürüst esnafımızın emeğini korumaya kararlılıkla devam edeceğiz" diye konuştu.
Manisa Aileleri korkutan iddialara uzmanından rahatlatan açıklama Manisa Şehir Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Hekimi Uzm. Dr. Yunus Emre Sarı, son günlerde çocuklarda "kalp krizi" görüldüğüne dair çıkan haberlerin ailelerde kaygıya neden olduğunu belirterek, çocukluk çağında erişkin tipi kalp krizinin son derece nadir görüldüğünü söyledi. Sarı, ailelerin paniğe kapılmadan doğru bilgi kaynaklarına başvurması gerektiğini vurguladı. Manisa Şehir Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Hekimi Uzm. Dr. Yunus Emre Sarı tarafından çocuklarda kalp sağlığı konusunda toplumu doğru bilgilendirmek amacıyla hazırlanan açıklamada, "kalp krizi" kavramının çoğu zaman yanlış kullanıldığına dikkat çekildi. Kalp krizinin tıbbi adıyla miyokard enfarktüsü olduğunu ifade eden Sarı, bunun genellikle kalbi besleyen koroner damarların tıkanması sonucu ortaya çıktığını ve erişkinlerde damar sertliği nedeniyle daha sık görüldüğünü belirtti. Çocuklarda ise bu mekanizmayla gelişen kalp krizinin oldukça nadir olduğunun altını çizdi. Öte yandan çocuklarda ciddi kalp rahatsızlıklarının tamamen görülmediği anlamına gelmediğini kaydeden Sarı, ritim bozuklukları, kalp kası hastalıkları, doğuştan gelen kalp anomalileri, miyokardit gibi kalp kası iltihapları ve koroner damarlarla ilgili bazı özel durumların ciddi tablolara yol açabileceğini ifade etti. Ailelerin özellikle sosyal medyada yayılan bilgi kirliliğine karşı dikkatli olması gerektiğini belirten Sarı, tıbbi konularda çocuk sağlığı ve çocuk kardiyolojisi uzmanlarının görüşlerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi. Bazı belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini de vurgulayan Sarı, "Çocukta eforla ortaya çıkan göğüs ağrısı, egzersiz sırasında bayılma veya bayılacak gibi olma, tekrarlayan çarpıntı, morarma, açıklanamayan nefes darlığı, çabuk yorulma, bilinen kalp hastalığı varlığında yeni gelişen şikayetler ya da ailede genç yaşta ani ölüm öyküsü varsa mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" dedi. Çocukluk çağındaki kalp hastalıklarının önemli bir kısmının erken tanı ve düzenli takip ile güvenli şekilde yönetilebildiğini ifade eden Sarı, ailelerin rutin sağlık kontrollerini aksatmaması gerektiğini belirtti. Uzm. Dr. Yunus Emre Sarı, "Çocuklarda erişkin tipi kalp krizi çok nadir görülen bir durumdur. Kaygı verici haberler karşısında paniğe kapılmadan, ancak uyarıcı belirtileri de ihmal etmeden bilinçli hareket edilmelidir" ifadelerini kullandı.
Bayburt Mayıs ortasında Bayburt’un Kop Dağı’na kar yağdı Bayburt’un 2 bin 409 rakımlı Kop Dağı’nda Mayıs ayının ortasında kar yağışı etkili olurken, kent merkezinde sabahın erken saatlerinde başlayan yağmur, aralıklarla devam ediyor. Bayburt’ta hava sıcaklıklarının düşmesiyle yüksek kesimlerde kar yağışı başladı. Kentin önemli geçiş güzergahları arasında yer alan Kop Dağı’na kar yağdı. Mayıs ayının bitimine sayılı günler kala yağan kar, yüksek kesimlerde kış manzaraları oluşturdu. Kent merkezinde ise sabah saatlerinde çiseleyen yağmur, aralıklarla etkisini sürdürüyor. Kop Dağı güzergahını kullanan tır şoförü Yıldıray Ata, yaz mevsiminin Bayburt’a gelmeyeceğini belirterek, "18 Mayıs 2026, Kop Dağı’na kar yağıyor. Güzel bir kar yağışı var, iyi yağıyor. Bu sene Bayburt’a yaz gelmeyecek, bizim bölgeye bu yıl yaz yok" dedi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü de Bayburt’un da aralarında bulunduğu kuzey kesimler için yerel kuvvetli yağış uyarısında bulundu. Uyarıda, 18 Mayıs Pazartesi günü sabah saatlerinden itibaren Orta ve Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinde yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak beklendiği bildirildi. Kuvvetli yağışların akşam saatlerine kadar aralıklarla etkili olabileceği belirtilirken, sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar ve fırtına ile ulaşımda aksamalara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerektiği kaydedildi.
Gaziantep GİBTÜ bilim söyleşileri başarıyla tamamlandı Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi tarafından toplumda bilim kültürünü yaygınlaştırmak, öğrencilerin bilimsel düşünme becerilerini geliştirmek, bilim iletişimini güçlendirmek ve akademi ile gençler arasında güçlü bir bağ kurmak amacıyla yürütülen "GİBTÜ Bilim Söyleşileri", 2025-2026 eğitim-öğretim yılı kapsamında planlanan tüm programların tamamlanmasıyla başarıyla sona erdi. Gaziantep İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen proje kapsamında Gaziantep genelinde toplam 26 okulda bilim söyleşileri düzenlendi. Program boyunca üniversitenin farklı fakülte ve akademik birimlerinden öğretim elemanları öğrencilerle bir araya gelerek bilim, teknoloji, sağlık, çevre, matematik, yapay zekâ, iletişim, yabancı dil, değerler eğitimi ve sosyal yaşam gibi birçok farklı alanda söyleşiler gerçekleştirdi. Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Bayram Bala’nın koordinatörlüğünde yürütülen program kapsamında öğrenciler; yapay zeka teknolojileri, akıllı sistemler, biyoteknoloji, mühendislik uygulamaları, matematiğin doğadaki yansımaları ve geleceğin bilim dünyası gibi konularla buluşturuldu. Bunun yanında gençlerin kişisel gelişimine katkı sağlayacak iletişim becerileri, sınav kaygısıyla baş etme yöntemleri, sağlıklı yaşam farkındalığı, çevresel bilinç, inanç ve değerler eğitimi ile yabancı dilin küresel dünyadaki önemi gibi başlıklarda da söyleşiler gerçekleştirildi. Program süresince gerçekleştirilen etkinlikler sayesinde öğrencilerin bilimsel meraklarının artırılması, üniversite hayatına yönelik farkındalık kazanmaları ve akademik dünyanın farklı disiplinlerini yakından tanımaları hedeflendi. Aynı zamanda bilim iletişiminin gençler arasında yaygınlaştırılması ve akademik bilginin toplumla daha güçlü şekilde buluşturulması amaçlandı. Söyleşilerde öğrenciler yalnızca bilgi edinmekle kalmadı; aynı zamanda akademisyenlerle birebir iletişim kurma fırsatı da elde etti. Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi başta olmak üzere İlahiyat Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Tıp Fakültesi, Yabancı Diller Yüksekokulu ve diğer akademik birimlerden öğretim elemanlarının projede aktif olarak yer alması, Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nin disiplinlerarası akademik birikimini sahaya taşıdığını ortaya koydu. 26 okulda gerçekleştirilen bilim söyleşilerinin tamamlanmasının ardından, programın kapanış ve değerlendirme etkinliği niteliğindeki "GİBTÜ Bilim Söyleşileri Zirvesi"nin önümüzdeki günlerde üniversite ev sahipliğinde gerçekleştirilmesi planlanıyor. GİBTÜ Bilim Söyleşileri, üniversitenin toplumsal katkı vizyonunu güçlendiren, akademik bilgiyi toplumla buluşturan, bilim iletişimini destekleyen ve gençlerin bilimsel farkındalığını artıran örnek bir sosyal sorumluluk projesi olarak tamamlandı. Üniversite yönetimi, ilerleyen dönemlerde daha geniş kitlelere ulaşacak yeni bilimsel ve sosyal projelerle çalışmaların devam edeceğini ifade etti.