SAĞLIK - 19 Ocak 2026 Pazartesi 09:26

Milli sağlik teknolojisinde güçlü adım: TCT Sağlık Teknolojileri hematolojik kanserler için yerli CAR-T’de teknoloji transferini tamamladı

A
A
A
Milli sağlik teknolojisinde güçlü adım: TCT Sağlık Teknolojileri hematolojik kanserler için yerli CAR-T’de teknoloji transferini tamamladı

TCT Sağlık, hematolojik kanserler için geliştirilen Nespe-cel (AT101) CAR-T tedavisinde teknoloji transferini tamamlandı, 2026’da yerli üretim hedefleniyor.


TCT Sağlık, hücre ve gen tedavileri alanında Türkiye’de sürdürülebilir bir üretim ve uygulama kapasitesi oluşturma hedefi doğrultusunda, Nespe-cel (AT101) yeni nesil CAR-T hücre tedavisi için yürüttüğü teknoloji transferini tamamladı ve üretim hazırlığı çalışmalarında gelinen aşamayı kamuoyuyla paylaştı.


TCT Sağlık’tan yapılan açıklamada, AbClon ile yürütülen lisans ve teknoloji transferi programının, Türkiye’de hayata geçirilmesi planlanan CAR-T üretim altyapısının yüksek kalite standartları, tekrarlanabilir üretim süreçleri ve ölçeklenebilirlik esaslarıyla uyumlu biçimde kurgulanmasının temelini oluşturduğu vurgulandı. TCT Sağlık, bu adımla yalnızca ileri hücresel tedavilere erişimi artırmayı değil, aynı zamanda Türkiye’yi CAR-T ve hücre-gen tedavileri alanında bölgesel bir üretim ve uygulama merkezi haline getirmeyi hedefliyor.


Nespe-cel’in üretim süreçlerinin Türkiye’ye yüksek kapasitede uyarlanması kapsamında, Cytiva Fast Trak Ar-Ge ekibinin katkısıyla yürütülen proses geliştirme ve optimizasyon çalışmaları tamamlanmıştır. Bu ileri çalışmalar Cytiva’nın tam otomatik ve entegre Cell Therapy FlexFactory platformu üzerinde gerçekleştirilerek GMP standartları ile FDA ve EMA düzenleyici gereklilikleriyle uyumlu, ölçeklenebilir bir üretim altyapısı oluşturuldu.


2026’da yerli üretim kapasitesi iki merkezle büyüyor


TCT Sağlık, hücre ve gen tedavileri alanında Türkiye’de sürdürülebilir bir üretim kapasitesi oluşturma hedefi doğrultusunda, 2026 yılı içinde ilgili izin süreçleri ve düzenleyici gereklilikler çerçevesinde iki ayrı yerli üretim merkezini kurarak devreye almayı planladığını duyurdu. Şirketten yapılan açıklamada, kurulumuna başlanan altyapıların GMP uyumluluğu, uçtan uca izlenebilirlik, güçlü kalite kontrol sistemleri ve standartlaştırılmış üretim süreçleri esas alınarak tasarlandığı, bu merkezlerin başta Nespe-cel olmak üzere ileri hücresel tedavilerde Türkiye’nin ölçeklenebilir, güvenilir ve sürdürülebilir bir üretim ve uygulama kapasitesine kavuşmasında kritik rol üstleneceği vurgulandı.


TCT Sağlık açıklamasında, CAR-T gibi ileri tedavilerin "tek başına bir ürün" olarak değil, uçtan uca yönetilmesi gereken bir klinik süreç olarak ele alınması gerektiğinin altını çizerek; üretim kapasitesi kadar uygulama merkezlerinin hazırlığı (readiness), hasta sevk ve koordinasyon modeli, uzun dönem izlem ve sürdürülebilir ödeme yaklaşımları gibi başlıkların da ekosistemin vazgeçilmez unsurları olduğu vurgulandı.


Kamuoyuna düzenli bilgilendirme ve uygulama merkezleri ağı


TCT Sağlık, 2026 yılı boyunca düzenli, şeffaf ve anlaşılır bir kamuoyu bilgilendirme yaklaşımıyla CAR-T ve ileri hücresel tedaviler alanında doğru ve güvenilir bilgi paylaşımını sürdürmeyi hedeflediğini açıkladı. TCT Sağlık’ın bu kapsamda üniversiteler ve sağlık kurumlarıyla iş birliğini genişleterek, CAR-T tedavilerinin klinik uygulamasına yönelik uygulama merkezi altyapı ve hazırlık çalışmalarını yaygınlaştırmayı planladığını da kamuoyuyla paylaştı.


TCT Sağlık CEO’su Dr. Erkan Mankan, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye’nin ileri hücresel tedaviler alanında kalıcı bir kapasiteye kavuşmasının stratejik önemine dikkat çekerek, "Bizim hedefimiz net: Türkiye’de CAR-T tedavisini yalnızca konuşulan ya da takip edilen bir teknoloji olmaktan çıkarıp; uluslararası standartlarda, yüksek kaliteyle ve nitelikli insan kaynağıyla birlikte üreten, sürdürülebilir ve güvenilir bir kapasite haline getirmek istiyoruz. Bu yaklaşımın, hem hastaların ileri tedavilere erişimini güçlendireceğine hem de ülkemizin hücre ve gen tedavilerinde bölgesel bir merkez olma vizyonuna katkı sağlayacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Giresun Giresun’un yeni valisi Mustafa Koç görevine başladı Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Ağrı Valiliği görevinden Giresun Valiliği’ne atanan Mustafa Koç, bugün şehre gelerek görevine başladı. Vali Koç, Giresun Valiliği binası bahçesinde düzenlenen törende protokol üyeleri tarafından karşılandı. Karşılama töreninin ardından açıklamalarda bulunan Vali Mustafa Koç, Giresun’da görev yapmaktan onur duyduğunu ifade etti. Koç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleri ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın takdirleriyle yayımlanan Valiler Kararnamesi kapsamında Giresun Valiliği görevine atandığını belirterek, bu görevi devlet ciddiyeti ve sorumluluğu içinde yürüteceklerini söyledi. Giresun’un tarihi ve kültürel birikimine dikkat çeken Vali Koç, "Fındığın başkenti, kirazın anavatanı, mavi ve yeşilinin destansı şehri Giresun’umuzun köklü birikimini, gelecek nesillere aktarılacak kalıcı bir değer olarak görüyoruz. 42. ve 47. Gönüllü Alaylarıyla fedakarlığın simgesi olmuş, Harşit Savunması’yla vatan müdafaasında müstesna bir yere sahip bu kadim şehirde, insanı merkeze alan bir kamu anlayışını esas alacağız" dedi. Görev süresi boyunca adalet, ölçülülük ve hukukun üstünlüğü ilkeleri doğrultusunda hizmet edeceklerini vurgulayan Koç, 2000 yılından bu yana sürdürdüğü mülki idare amirliği tecrübesini sahadaki birikimle birleştirerek Giresun’a en iyi şekilde hizmet etmeyi amaçladıklarını sözlerine ekledi.
Ankara Bakan Uraloğlu: "Kıyı Emniyeti ekipleri 2025 yılında 199 can kurtarma operasyonu ile 631 kişiyi kurtardı" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Kıyı Emniyeti ekipleri 2025 yılında 199 can kurtarma operasyonu ile 631 kişiyi kurtardı. 2025 yılında 28 gemi kurtarma operasyonunu başarı ile gerçekleştirdik" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün (KEGM) 2025 yılına ait operasyonel faaliyetlerini değerlendirdi. Bakan Uraloğlu, "Yerli ve milli yazılım ve teknolojilerle, çeşitli tip ve sınıfta modernize edilmiş 109 araçlı filomuz ve 2 bin 266 deneyimli personel kadromuzla 7 gün 24 saat, başta Türk boğazları olmak üzere, Mavi Vatan’da seyir emniyetini sağlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Kıyı Emniyeti ekipleri 2025 yılında 199 can kurtarma operasyonu ile 631 kişiyi kurtardı" Denizlerdeki seyir emniyeti, can, mal ve çevre güvenliğinin artırılması adına önemli çalışmalara imza atan Kıyı Emniyeti ekiplerinin 2025 yılında İstanbul ve Çanakkale boğazlarındaki kurtarma operasyonları hakkında bilgi veren Bakan Uraloğlu, "Kıyı Emniyeti ekipleri 2025 yılında 199 can kurtarma operasyonu ile 631 kişiyi kurtardı. Aynı dönemde, 28 gemi kurtarma operasyonunu başarı ile gerçekleştirerek denizlerimizde seyir emniyeti, can, mal ve çevre güvenliğinin artırılmasını sağladık" açıklamalarında bulundu. "2025 yılında 12 bin 753 gemiye refakat hizmeti verildi" Bakan Uraloğlu, başta yoğun deniz trafiğinin olduğu noktalarda gemilerin emniyetli bir şekilde geçiş yapmasını sağlamak amacıyla refakat hizmeti verdiklerini de kaydederek, "2025 yılında 12 bin 753 gemiye seyir emniyetinin artırılmasına yönelik olarak muhtemel bir arıza ve acil durumda ivedi olarak müdahale edilmesi amacı ile refakat hizmeti verildi" diye konuştu. Limanlarda ve dar sularda gemilerin manevra yapabilmesine yardımcı olmak amacıyla verilen liman römorkörcülük hizmeti kapsamında ise 6 bin 89 operasyon gerçekleştirdiklerini bildirdi. "2025 yılında boğazlarda 48 bin 579 kılavuzluk hizmeti verildi" İstanbul ve Çanakkale Boğazlarında gerçekleşen kılavuzluk hizmeti verilerini de paylaşan Bakan Uraloğlu, "2025 yılında İstanbul Boğazından geçiş yapan 40 bin 172 geminin yüzde 61,3’ünü oluşturan 24 bin 608 gemiye kılavuzluk hizmeti verdik. Çanakkale Boğazından geçiş yapan 44 bin 471 geminin ise yüzde 53,9’u yani 23 bin 971 gemi kılavuz kaptanlarımız tarafından yönetildi. Böylece 2025 yılında boğazlarda 48 bin 579 kılavuzluk hizmeti verildi" ifadelerini kullandı.
Ordu Ordu merkezli 2 ilde uyuşturucu operasyonu: 6 gözaltı Ordu merkezli 2 ilde jandarma ekipleri tarafından gerçekleştirilen uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 6 şüpheliden 1’i tutuklandı. Ordu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından uyuşturucu madde ile mücadele kapsamında, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, İstihbarat Şube Müdürlüğü, Ünye ve Fatsa İlçe Jandarma Komutanlıkları koordinesinde uyuşturucu madde imal ve ticareti ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurdukları tespit edilen şahıslara yönelik operasyon düzenlendi. Ekiplerin, Ünye ilçesinde M.C.K. (29), H.T. (46) ve S.S.K. (23) isimli şahısların üzerinde ve aracında yaptıkları aramalarda toplamda 756 adet sentetik ecza, 1 gram metamfetamin, 1 gram bonzai ham maddesi, 1 adet ruhsatsız tabanca, 5 adet tabanca fişeği, 3 adet cep telefonu ele geçirildi. Ordu ilinde ikamet eden yabancı uyruklu M.A. (37) ve Samsun ilinde ikamet eden M.D. (46) ile M.C. (30) isimli şahıslara ait 4 ikamet, 2 araç ve 1 iş yerinde yapılan eş zamanlı aramalarda ise 4 gram metamfetamin, 5 gram bonzai, 48 adet sentetik ecza, 1 gram kokain, 4 gram kenevir tohumu, 1 adet likit esrar içerikli elektronik sigara, 10 adet uyuşturucu kullanma aparatı, suçtan elde edildiği değerlendirilen 22 bin 200 TL, 1 adet altın bilezik, 1 çift altın küpe, 1 adet ruhsatsız tabanca ve fişeği, 1 adet hassas terazi ile 4 adet cep telefonu ele geçirildi. Olayla ilgili ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti’, ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak ve bulundurmak’ suçlarından gözaltına alınan toplamda 6 şüpheliden 5’i adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden M.D. tutuklanırken, M.C.K., H.T. M.A., ve M.C. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. S.S.K. isimli şüpheli ise ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Uyuşturucu ile mücadele çalışmalarının devam edeceği bildirildi.